Naci Görür: Yedisu Fayı kırıldı kırılacak, deprem eli kulağında!

Prof. Dr. Naci Görür, Yedisu Fayı’nın 250 yıllık deprem periyodunu tamamladığını belirterek, “Bu fay kırıldı kırılacak! Deprem eli kulağında. Bunu kesin söylüyorum” ifadelerini kullandı.

naci görür

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu tarafından Bingöl Belediyesi Konferans Salonu’nda organize edilen “Bingöl’ün Depremselliği ve Deprem Dirençli Bingöl” başlıklı programa katılan Görür, Anadolu’nun deprem gerçeğine dair bilimsel verileri paylaştı.

“Depremler levha hareketlerinin kaçınılmaz sonucu”

Konuşmasında depremlerin temel nedenini anlatan Görür, şu ifadeleri kullandı:

Anadolu levhası ile Avrasya levhası arasında sürekli hareket var. Faylar bu hareketle stres biriktirir, tıpkı bir kumbara gibi. Stres, birim alana düşen kuvvettir ve zamanla kritik seviyeye ulaşınca deprem kaçınılmaz olur. Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Fayları da bu gerçeğin parçası. Bunu engellemek mümkün değil, ancak zararları azaltmak elimizde.

Yedisu Fayı hangi illerden geçiyor?

Yedisu Fayı

Yedisu Fayı, doğrudan iki ili etkiliyor:

  • Erzincan (özellikle Üzümlü ilçesi ve çevresi)
  • Bingöl (Yedisu ilçesi)

Ancak uzmanlara göre, muhtemel bir Yedisu depremi yalnızca bu iki ili değil; Tunceli, Elazığ, Muş, Erzurum ve Diyarbakır gibi yakın bölgeleri de ciddi şekilde etkileyebilir. Fayın kırılması durumunda geniş bir coğrafyada sarsıntı hissedilebilir.

“Yedisu Fayı’nın 250 yıllık periyodu doldu”

Görür, özellikle Yedisu Fayı’na dikkat çekerek tarihsel verileri şöyle aktardı:

Yedisu Fayı’nın en son kırılımı 1784’te gerçekleşti. 250 yıllık periyodun üzerinden geçen süre, bu fayın artık kritik stres seviyesinde olduğunu gösteriyor. 1939 Erzincan depreminde bile kırılmayan bu fay, bugün ‘kırıldı kırılacak’ noktada. Söylemek istediğim, depremin zamanını bilemememiz değil; Bingöl’ü nasıl dirençli hale getireceğimiz.

“1939’da 40 bin can kaybı yaşadık, aynı acıyı tekrarlamayalım”

1784’ten bu yana geçen 250 yılın yanı sıra bölgedeki diğer depremlerin de Yedisu Fayı’na ek stres yüklediğini vurgulayan Görür, uyarılarını şu sözlerle sürdürdü:

1939’da 40 bin can kaybettik. Amacım korku yaymak değil, bilimin sesi olmak. Yedisu Fayı’nın üzerindeki enerji birikimi bilimsel bir gerçek. Önemli olan, deprem öncesi altyapıyı güçlendirmek, yapı stokunu iyileştirmek ve toplumu bilinçlendirmek.

Programın ana temasına uygun olarak “deprem dirençli kent” vurgusu yapan Görür, sözlerini şöyle tamamladı:

Depremleri engelleyemeyiz, ancak etkilerini minimize edebiliriz. Bunun yolu; sağlam zemin etüdleri, dayanıklı bina standartları ve toplumsal hazırlıktan geçiyor. Bingöl’ün ve tüm Anadolu’nun bu bilinçle hareket etmesi şart.

Deprem Bilgi Sistemi: Fay hatları ve hangi büyüklükte deprem üretebileceği bilgisini veriyor


Editor
Haber Merkezi ▪ İndigo Dergisi, 20 yıldır ilkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışan bağımsız bir medya kuruluşudur. Amacımız: Gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonumuz: Okurlarımızda sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerlerimiz: Dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın çevrimiçi yayınlarından biri olarak, iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul eder. Bu doğrultuda Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İndigo Dergisi ayrıca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildirgeyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya toplumsal köken, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İndigo Dergisi herhangi bir çıkar grubu, ideolojik veya politik hiçbir oluşumun parçası değildir.