Ana Sayfa Gündem Doomscrolling: TikTok ve Instagram’da sonsuz kaydırma döngüsünü kırmanın 5 yolu

Doomscrolling: TikTok ve Instagram’da sonsuz kaydırma döngüsünü kırmanın 5 yolu

TikTok ve Instagram gibi platformlarda saatlerce kaybolmamıza neden olan sonsuz kaydırma (doomscrolling) döngüsü, kullanıcıların ekran süresini azaltma çabalarını zorlaştırırken dijital farkındalık düzeyini de her geçen gün aşağı çekiyor.

tiktok ve instagram'da sonsuz kaydırma döngüsü doomscrolling

📌 Öne çıkanlar

  • Doomscrolling, beynin dopamin ödül sistemini manipüle ederek kullanıcıyı sonsuz bir video akışına hapseder.
  • Mavi ışığa maruz kalmak, melatonin hormonunu baskılayarak uyku kalitesini ve biyolojik ritmi bozar.
  • Farkındalık yaratmak için Olivia Unplugged gibi içerik üreticileri “ekranı kapat” çağrısı yapmaktadır.
  • İradenin yetmediği durumlarda Opal veya ScreenZen gibi uygulamalarla teknolojik kısıtlamalar uygulanabilir.
  • Çevrimdışı kalmak günümüzde yeni bir lüks olarak kabul edilmekte ve analog araçlara dönüş hızlanmaktadır.

🧠 Algoritmaların dopamin döngüsü beynimizi nasıl etkiliyor?

TikTok ve Instagram platformlarının sunduğu “sonsuz kaydırma” (infinite scroll) özelliği, belirsiz ödül mekanizması üzerine kuruludur. Her yeni video, beyinde küçük bir dopamin salgılanmasına neden olarak bir sonraki içeriğin ne olacağına dair merakı tetikler.

Bu döngü, kullanıcıyı ödül sistemine bağımlı hale getirerek zaman algısını ortadan kaldırır. Bilgi sistemleri profesörü Ofir Turel, çoğu insanın çevrimiçi platformlarda harcadığı sürenin farkında olmadığını belirtmektedir. Turel, ekran sürelerini gören kişilerin genellikle şok yaşadığını ve bu farkındalığın kullanımı azaltma konusunda ilk adım olduğunu vurgulamaktadır.

Platformlarda kalmanı sağlamak için çalışan bir teknoloji ordusu var. Bu yüzden mesele irade değil; sistem seni orada tutmak için tasarlanmış.

💤 Doomscrolling uyku düzenimizi nasıl bozuyor?

Gece geç saatlerde yapılan kontrolsüz video izleme alışkanlığı, sadece zaman kaybı değil aynı zamanda ciddi bir sağlık sorunudur. Ekranlardan yayılan mavi ışık, vücudun uykuya geçmesini sağlayan melatonin hormonunu doğrudan baskılar.

Bu durum, sirkadiyen ritmin bozulmasına ve ertesi gün bilişsel performansın düşmesine yol açar. Aşağıdaki tablo, dijital alışkanlıkların biyolojik saat üzerindeki etkilerini özetlemektedir:

Etki Faktörü Dijital Müdahale Biyolojik Sonuç
Mavi Işık Gece geç saatte ekran kullanımı Melatonin baskılanması
Sonsuz Kaydırma Doomscrolling döngüsü Yüksek kortizol ve stres
Bildirimler Sık gelen uyarılar Dikkat dağınıklığı (ADHD benzeri belirtiler)

📱 Ekran süresini azaltma için hangi uygulamalar kullanılabilir?

Kişisel iradenin yetersiz kaldığı noktalarda, teknolojiyi teknolojiyle yenmek etkili bir yöntemdir. Yeni nesil uygulamalar, sadece süre ölçmekle kalmayıp uygulamaları tamamen kilitleyerek odağı geri kazanmaya yardımcı olur.

Kullanabileceğiniz bazı popüler dijital kısıtlama araçları şunlardır:

  • Opal: Sosyal medya akışlarını sizin belirlediğiniz saatlerde engelleyen ve odak puanı sunan bir uygulamadır.
  • ScreenZen: Her uygulama açılışında size bir “bekleme süresi” vererek dürtüsel kullanımı engellemeyi hedefler.
  • One Sec: Uygulamaya girmeden önce sizi derin bir nefes almaya zorlayarak o anki kararınızı sorgulatır.

🧐 Sosyal medya kullanımı bir bağımlılık mı yoksa alışkanlık mı?

Araştırmacı Ian A. Anderson, kullanıcıların büyük bir kısmının kendisini “bağımlı” olarak tanımlamasına rağmen klinik tanı oranının çok düşük olduğunu belirtmektedir. Kişinin kendini bağımlı hissetmesi, kontrol duygusunu azaltarak suçluluk hissini artırabilir.

Aslında çoğu kullanıcı için bu durum, otomatikleşmiş bir davranış kalıbıdır. Bu alışkanlığı kırmak için uygulamaların yerini değiştirmek veya bildirimleri kapatmak gibi basit müdahaleler fark yaratabilir. Dijital dünyadan gelen “ekranı kapat” uyarıları, bu noktada bir “sistem içi müdahale” olarak değerlendirilmektedir.

☎️ Offline yaşamın lüksü: Analog dünyaya dönüş mümkün mü?

Son yıllarda “Offline, yeni bir lüks” mottosuyla analog dünyaya dönüş akımı güç kazanmaktadır. Akıllı telefonlardan uzaklaşmak isteyenler, Bluetooth üzerinden telefona bağlanan ama ekrana bakmayı engelleyen fiziksel ahizeleri tercih etmeye başlamıştır.

Cat Goetze gibi içerik üreticileri, kendi ekran süresini azaltma yolculuklarını paylaşarak samimi bir farkındalık yaratmaktadır. Telefonu yatak odasından çıkarmak veya haftada bir günü tamamen çevrimdışı geçirmek, zihinsel sağlığı korumanın en etkili yolları arasında gösterilmektedir.


🔍 En çok merak edilenler: Doomscrolling ve dijital detoks

  • 🔸 Doomscrolling ne demek? İnternette veya sosyal medyada, özellikle TikTok ve Instagram gibi mecralarda durmaksızın olumsuz ya da ilgi çekici videolar arasında kaybolma eylemidir.
  • 🔸 Ekran süresi günde kaç saat olmalı? İdeal süre kişiden kişiye değişse de, sosyal medya için ayrılan sürenin günlük 1 saati aşmaması ruh sağlığı uzmanları tarafından önerilmektedir.
  • 🔸 Telefon bağımlılığından nasıl kurtulurum? Bildirimleri kapatın, yatak odasına telefon sokmayın ve ekranınızı “grayscale” (gri tonlama) moduna getirerek içeriklerin çekiciliğini azaltın.
  • 🔸 Gece telefon kullanımı neden zararlı? Mavi ışık melatonin hormonunu öldürür, bu da uyku kalitesini bozarak ertesi gün dikkat dağınıklığına yol açar.

🌐 Bunlar da ilginizi çekebilir:


🔗 Kaynaklar:



🎯 Sponsorlu içerik ve tanıtım yazısı fırsatımızı keşfedin. İndigo Dergisi’nde tanıtım yazısı yayınlatın; markanızı yüz binlerce okura ulaştırın. 👉 Reklam paketlerini incele
Editor
Haber Merkezi ▪ İndigo Dergisi, 20 yıldır ilkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışan bağımsız bir medya kuruluşudur. Amacımız: Gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonumuz: Okurlarımızda sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerlerimiz: Dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın çevrimiçi yayınlarından biri olarak, iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul eder. Bu doğrultuda Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İndigo Dergisi ayrıca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildirgeyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya toplumsal köken, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İndigo Dergisi herhangi bir çıkar grubu, ideolojik veya politik hiçbir oluşumun parçası değildir.