İş dünyasının değişen beklentilerine yenilikçi çözümlerle yanıt veren Meditopia, 100 şirketteki 15 binden fazla çalışanla gerçekleştirdiği geniş kapsamlı araştırmasını tamamladı. Meditopia’nın veri odaklı wellbeing yaklaşımıyla hazırlanan 2025 çalışan wellbeing raporu, Türkiye’deki çalışanların genel esenlik skorunun 54,8 ile kırılgan bir dengede olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları, çalışanların yıl boyunca en çok yorgunluk hissettiğini ve fiziksel sağlık desteğine ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

📌 Öne çıkanlar:
- Çalışanların %48’i en büyük stres kaynağı olarak fiziksel sağlık sorunlarını ve uyku kalitesini görüyor.
- Yıl boyunca çalışanların en baskın hissettiği duygu %37 ile yorgunluk olurken, stres ve kaygı indeksleri yüksek seviyelerde seyretmeye devam ediyor.
- Çalışanların %81’i gün içinde fiziksel ağrı hissettiğini belirtirken, %54’ü hayatında hiç egzersiz yapmadığını ifade ediyor.
- İş ve eğitim hayatı, %70’lik bir oranla aile ve özel ilişkileri geride bırakarak duygu durumunu etkileyen en temel faktör haline geldi.
📊 İş dünyasının fiziksel ve ruhsal röntgeni
Günümüz iş dünyasında wellness, insan kaynakları stratejilerinin merkezine yerleşirken, çalışanların dayanıklılığını korumak kurumlar için artık ertelenemez bir öncelik haline geldi. Meditopia, 2025 yılının tamamını kapsayan verilerle hazırladığı rapor ile Türkiye’deki çalışanların bütüncül iyi oluş durumuna dair en güncel tabloyu ortaya koydu. Farklı sektörlerden 15 binden fazla çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre, çalışanların genel iyi oluş seviyesinin azaldığı görülüyor.
Son çeyrekte genel esenlik puanı, yıl ortalaması olan 54,8’in üstüne çıkarak 56,9 seviyesine yükselse de genel tablo kırılganlığını koruyor. 100 puan üzerinden yapılan analizlerde, 65,6 puanla stres ve 62,9 puanla kaygı indekslerinin yüksek seviyelerde seyrettiği, yıl boyunca çalışanların en baskın duygusunun ise %37 ile yorgunluk olduğu öne çıkıyor. Bu yorgunluğa, çalışanların günlük hayatını doğrudan etkileyen fiziksel ağrılar ve bedensel zorlanmalar da eşlik ediyor. Uyku skorunun 50,4 puan ile skalanın ortasında kalması, zihinsel yükle birlikte fiziksel toparlanmanın da yetersiz kaldığını gösteriyor.
Buna karşın raporda her 10 çalışandan 6’sının 2026 yılına dair umutlu olması dikkat çekiyor. Raporun ortaya koyduğu bu tablo, çalışanların fiziksel sağlığına dair verilerin ayrıca ele alınması gerektiğini de açıkça ortaya koyuyor.
🏃 Çalışanların yarısı hiç egzersiz yapmıyor
Rapor, çalışanların fiziksel sağlığına dair endişe verici bir tabloyu da gözler önüne seriyor. Verilere göre çalışanların %81’i fiziksel ağrı ya da rahatsızlık hissettiğini belirtirken, %54’ü hiç egzersiz yapmadığını ifade ediyor. Hareket indeksinin 36,8 puanla tüm esenlik parametreleri arasında en düşük skora sahip olması, çalışanların motivasyon eksikliği ve zaman bulamama gibi nedenlerle fiziksel sağlıklarını geri plana attığını gösteriyor.
Diğer yandan çalışanların %65’inin bireysel antrenmanlar yerine grup egzersizlerini daha motive edici bulması, spor topluluklarının ve birlikte hareket etmeyi teşvik eden yapıların fiziksel aktiviteyi artırmada kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Rapora göre hareketsizlik, orta seviyede kalan uyku kalitesini de olumsuz etkileyerek çalışanların genel esenlik dengesini daha da kırılgan hale getiriyor.
🧠 Duyguların kontrolü iş hayatının elinde
Araştırma, iş yaşamının çalışanların duygu durumu üzerindeki belirleyici etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor. Çalışanların %70’i duygu durumlarını en çok iş ve eğitim hayatının etkilediğini belirtirken, bu oranın aile ve ilişkilerin dahi önüne geçtiği görülüyor. Bu tablo, iş-özel yaşam dengesinde yaşanan bozulmaların çalışanların ruh haline doğrudan yansıdığını gösteriyor.
Sektörel wellbeing skorlarına bakıldığında, teknoloji sektörü 64,7 puanla Türkiye genel ortalamasının üzerinde seyrederek iyi seviyedeki tek alan olarak öne çıkıyor. E-ticaret sektörü ise 51,9 wellbeing skoru ile ortalamanın altında seyrederek, çalışan tükenmişliğinin daha yoğun hissedildiği sektörler arasında yer alıyor.
🏢 Çalışan sağlığı ve iyi oluş kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası
2025 çalışan wellbeing raporu sonuçlarını değerlendiren Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, şu açıklamalarda bulundu:
“2025 raporumuz, iş dünyasında çalışanların iyi oluşuna dair önemli bir tabloyu ortaya koyuyor. Yıl boyunca yorgunluk, stres ve kaygının öne çıktığını görüyoruz. Buna rağmen çalışanların %58’inin 2026 yılına umutla bakması, doğru adımlar atıldığında iyileşmenin mümkün olduğuna işaret ediyor. Bugün wellbeing, şirketler için artık ‘olsa güzel olur’ denilen bir yan hak değil, çalışan bağlılığını ve kurumsal sürdürülebilirliği doğrudan etkileyen stratejik bir öncelik haline geliyor.”
Çelebi, çalışanların kariyer hedeflerinin yanı sıra uyku düzenini, stres seviyesini ve fiziksel sağlığını da bütüncül biçimde destekleyen kurumların, geleceğin rekabetçi iş dünyasında fark yarattığını vurguladı. Raporda yer alan veriler de bunu doğruluyor ve WellnessPass kullanan çalışanların hareket indeksi skorunun kullanmayanlara kıyasla %48 daha yüksek olması, hareketli bir yaşamı teşvik eden yan hakların çalışanların günlük hayatında somut ve olumlu etkiler yarattığını gösteriyor.
📈 Kurumsal esenlik stratejilerinde veri odaklı yaklaşımlar
2025 çalışan wellbeing raporu verilerinin de gösterdiği üzere, modern iş dünyasında artık tahminlere dayalı insan kaynakları yönetimi yerini veri odaklı stratejilere bırakıyor. Kurumsal esenlik (wellbeing) sadece meyve sepetleri veya spor salonu üyelikleriyle sınırlı bir kavram olmaktan çıkıp, çalışanların nabzını tutan analitik bir sürece dönüşmüştür. Şirketler, çalışanlarının stres seviyelerini, fiziksel aktivite oranlarını ve uyku kalitelerini anonim veriler üzerinden takip ederek, nokta atışı müdahaleler geliştirebiliyor.
Veri odaklı yaklaşımın kurumlara sağladığı temel avantajlar şunlardır:
- Çalışan bağlılığını ölçülebilir verilerle takip ederek proaktif önlemler alma şansı.
- Tükenmişlik (burnout) riskini henüz kriz aşamasına gelmeden tespit etme yeteneği.
- Yan haklar bütçesinin çalışanların gerçek ihtiyaçlarına (örneğin uyku desteği veya fiziksel terapi) göre optimize edilmesi.
💤 Çalışanlarda kronik yorgunluk ve tükenmişliği önleme yolları

Raporun en çarpıcı sonuçlarından biri olan %37’lik yorgunluk oranı, iş dünyasında sessiz bir salgının habercisi niteliğinde. Çalışanların kendilerini sürekli tükenmiş hissetmesi, sadece bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda kurumsal verimliliği baltalayan stratejik bir engeldir. Kronik yorgunluğun önüne geçmek için kurumların sadece iş yükünü değil, zihinsel yükü de yönetmesi gerekir.
“Yorgunluk sadece fiziksel bir dinlenme ile geçmez; zihinsel berraklık ve duygusal destek mekanizmalarıyla desteklenmelidir.”
Bu süreçte mikro molalar, esnek çalışma saatleri ve dijital detoks uygulamaları, çalışanların pillerini yeniden şarj etmelerine olanak tanır. Özellikle gün içindeki zihinsel boşlukların teşvik edilmesi, yaratıcılığı ve odaklanma kapasitesini doğrudan artırmaktadır.
🔋 Fiziksel sağlık ve uyku kalitesinin iş performansına etkisi
Çalışanların %48’inin ana stres kaynağı olarak fiziksel sağlık ve uykuyu işaret etmesi tesadüf değildir. Biyolojik olarak iyi dinlenmemiş bir beyin, stres faktörlerine karşı %60 daha savunmasız kalmaktadır. Uyku kalitesi düştüğünde, karar verme mekanizmaları yavaşlamakta ve hata payı artmaktadır. 2025 çalışan wellbeing raporu, bu iki temel parametrenin iş performansıyla doğrudan korelasyon içinde olduğunu kanıtlıyor.
Fiziksel sağlığı desteklemek adına sunulan çözümlerin başında ergonomik çalışma alanları ve düzenli hareket teşvikleri geliyor. Hareketsiz bir yaşam tarzı, sadece bedensel ağrılara değil, aynı zamanda dopamin ve serotonin seviyelerinin düşmesine yol açarak depresif eğilimleri tetikleyebiliyor.
🤝 Grup egzersizlerinin çalışan motivasyonu üzerindeki rolü
Araştırmaya katılanların %65’inin grup egzersizlerini daha motive edici bulması, kurumsal aidiyet duygusunun sporla nasıl pekiştiğini gösteriyor. Bireysel antrenmanlar genellikle zaman darlığı nedeniyle ertelenirken, topluluk temelli aktiviteler bir “sosyal kontrat” işlevi görerek devamlılığı sağlıyor.
- Grup dersleri, departmanlar arası iletişimi doğal bir ortamda güçlendirir.
- Birlikte hareket etmek, rekabet duygusunu sağlıklı bir motivasyon aracına dönüştürür.
- Kurumsal spor toplulukları, çalışanların iş dışındaki sosyal kimliklerini zenginleştirir.
🚀 Yeni nesil yan haklar ve sürdürülebilir kurum kültürü
Klasik yan hak paketlerinin yerini artık “kişiselleştirilmiş esenlik paketleri” alıyor. WellnessPass gibi uygulamalar, çalışana dilediği yerde ve zamanda spor yapma özgürlüğü tanıyarak, kurumsal desteği günlük yaşamın içine entegre ediyor. Bu tür esnek çözümler, çalışanın kendisini değerli hissetmesini sağlayarak uzun vadeli sadakat oluşturuyor. Sürdürülebilir bir kurum kültürü, çalışanın sağlığını sadece ofis sınırları içinde değil, tüm yaşam döngüsünde önemseyen bir bakış açısıyla mümkündür.
💻 Teknoloji sektöründe yüksek esenlik skorlarının nedenleri
Teknoloji sektörünün 64,7 puanla ortalamanın üzerine çıkması, bu sektördeki esnek çalışma modellerinin ve dijitalleşen esenlik çözümlerinin bir sonucudur. Teknoloji şirketleri, çalışanlarına sundukları otonomi ve sonuç odaklı çalışma prensipleri sayesinde stres yönetiminde daha başarılı bir grafik çiziyor. E-ticaret gibi operasyonel baskının yüksek olduğu sektörlerde ise esenlik skorlarının düşük kalması, bu alanlarda daha yoğun ve özelleştirilmiş destek programlarına ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
❓ Sıkça sorulan sorular
- 2025 çalışan wellbeing raporu sonuçlarına göre en büyük stres faktörü nedir?
Çalışanların %48’i için en büyük stres kaynağı fiziksel sağlık sorunları ve yetersiz uyku kalitesi olarak öne çıkmaktadır. - İş hayatındaki yorgunluk hissi ne kadar yaygın?
Araştırma verilerine göre çalışanların %37’si yıl boyunca en baskın hissettiği duygunun kronik yorgunluk olduğunu belirtmiştir. - Grup egzersizleri çalışan motivasyonunu nasıl etkiliyor?
Çalışanların %65’i grup egzersizlerini bireysel çalışmalara göre daha motive edici bulmakta ve bu etkinlikler kurumsal bağlılığı artırmaktadır. - Hangi sektör en yüksek wellbeing skoruna sahip?
Teknoloji sektörü 64,7 puan ile Türkiye genel ortalamasının üzerinde yer alarak en yüksek esenlik skoruna sahip sektör olmuştur. - Wellbeing uygulamaları hareketlilik oranını nasıl değiştiriyor?
WellnessPass gibi esenlik çözümlerini kullanan çalışanların hareket indeksi, kullanmayanlara oranla %48 daha yüksek seyretmektedir.
🌐 Bunlar da ilginizi çekebilir:
- 2025 Çalışan Wellbeing Raporu ve İş Hayatında Duygu Durumu
Çalışanların psikolojik iyi oluş düzeyi, iş yaşamındaki duygusal eğilimler ve kurumsal ortamın etkileri. - İK Tükenmişliği, Çalışan Esenliği ve Büyük İstifa
İnsan kaynakları alanında tükenmişlik, çalışan esenliği kavramı ve küresel iş gücü hareketleri. - X Kuşağı Çalışanların Yeniden İşverenlerin Gözdesi Olması
X kuşağının deneyim, uyum ve iş disiplini gibi özellikleriyle öne çıkan yönleri.








