Ana Sayfa Sağlık Evde diş beyazlatma güvenli mi? Doğru bilinen 7 yanlış

Evde diş beyazlatma güvenli mi? Doğru bilinen 7 yanlış

Evde diş beyazlatma amacıyla limonla ya da karbonatla diş fırçalamak gibi kontrolsüz “doğal” yöntemler, diş sağlığı için risk oluşturuyor. Diş beyazlatmanın sıklıkla başvurulan bir işlem olduğunu belirten uzmanlar, bu işlemle ilgili toplumda birçok yanlış inanış bulunduğunu söylüyor. Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, beyazlatmanın diş minesine zarar vermediğini, hassasiyetin ise geçici olduğunu vurguluyor ve işlemin mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerektiğinin altını çiziyor.

Evde diş beyazlatma yöntemleri yerine hekim kontrolünde yapılan beyazlatmanın önerilmesi

Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, diş beyazlatmayı diş renginden memnun olmayan hastalara önerilebilen minimal invaziv bir estetik diş hekimliği uygulaması olarak tanımlıyor ve işlemin kalıcı olmadığını hatırlatıyor: “Diş beyazlatma işlemi kalıcı değildir. Ancak iyi bir ağız bakımı ve düzenli ağız hijyeni ile beyazlatmanın etkisi 1 ila 3 yıl boyunca korunabilir.”

Evde diş beyazlatma: Kişiye özel plaklarla ev tipi yöntem

Yıldırım’a göre beyazlatma için iki farklı yöntem kullanılabiliyor: “Hekim kontrolünde klinikte uygulanan ofis tipi beyazlatma yöntemleri ya da hastanın evde, kişiye özel hazırlanan plaklar yardımıyla uygulayabildiği ev tipi beyazlatma yöntemleri bu amaçla kullanılabilir. Bu uygulamalar sayesinde hastaların doğal diş rengi birkaç ton açılabilir.” Doğru yöntem seçimiyle ilgili öneriler için sağlıklı diş beyazlatma için 7 öneri yazımıza da göz atabilirsiniz.

Diş beyazlatmada doğru bilinen 7 yanlış

Diş beyazlatma hakkında yaygın yanlış inanışlar olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, bunları şöyle sıralıyor:

Mit 1: Diş beyazlatma diş minesine zarar verir. “Diş hekimi kontrolünde, uygun ajanlar ve doğru konsantrasyonlar kullanılarak yapılan beyazlatma işlemleri diş minesine kalıcı zarar vermez. Bilimsel çalışmalar, uygun sürede ve uygun konsantrasyonlarla gerçekleştirilen beyazlatma işlemlerinin diş minesinde herhangi bir yapısal bozukluk oluşturmadığını gösteriyor.”

Mit 2: Diş beyazlatma dişleri aşırı hassas yapar. “Beyazlatma sonrası hassasiyet görülebilir; ancak bu durum geçicidir. Genellikle 24 ila 72 saat arasında kısa süreli bir hassasiyet oluşabilir. Uygun hassasiyet giderici ajanlar kullanılarak bu durum kontrol altına alınabilir.”

Mit 3: Beyazlatma işlemi kalıcıdır. “Diş beyazlatma işlemi kalıcı değildir. Zaman içerisinde çay, kahve ve sigara tüketimi gibi faktörlere bağlı olarak beyazlıkta azalma görülebilir.”

Mit 4: Herkesin dişi aynı derecede beyazlar. “Beyazlatma işleminin etkisi kişiden kişiye değişiklik gösterir. Hastanın doğal diş rengi, mevcut lekelerin tipi ve hastanın yaşı gibi faktörler beyazlatma sonucunu doğrudan etkiler.”

Mit 5: Evde yapılan doğal yöntemler güvenilirdir. “Limonla veya karbonatla diş fırçalama gibi yöntemlerin sık uygulanmasının güvenli olduğu düşünülse de bu tür doğal yöntemlerin kontrolsüz şekilde kullanılması kesinlikle tavsiye edilmez. Bu uygulamalar diş minesine kalıcı zarar verebilir, dişlerin daha hızlı renklenmesine yol açabilir ve zamanla hassasiyete neden olabilir. Bu nedenle söz konusu yöntemler güvenli değildir ve hekimler tarafından önerilmez.”

Mit 6: Beyazlatma dolgu ve kaplamaları da beyazlatır. “Beyazlatma işlemi yalnızca doğal diş dokularının rengini açabilir. Dolgu ve kaplama gibi restoratif materyaller üzerinde herhangi bir beyazlatıcı etkisi bulunmaz.”

Mit 7: Beyazlatma her yaşta yapılabilir. “Diş beyazlatma işlemi 18 yaş altındaki bireylere genellikle önerilmez. 18 yaşını doldurmuş erişkin hastalarda ise beyazlatma işlemi güvenli bir şekilde uygulanabilir.”

Yüksek konsantrasyon daha etkili değil

Yıldırım, bir diğer yanlış inanışın yüksek konsantrasyonlu ajanların daha etkili sonuç sağlayacağı yönünde olduğunu belirtiyor: “Hekimler olarak hedefimiz, uygun ve yeterli konsantrasyonda beyazlatma uygulamaktır. Yüksek konsantrasyonlu ajanlar hızlı etki gösterebilir; ancak bu durum daha yüksek riskler barındırır. Bu nedenle beyazlatma işleminin hekim kontrolünde, önerilen doz ve randevu sayısı doğrultusunda yapılması önerilir.”

Kimler diş beyazlatma yaptırmamalı?

Beyazlatmanın etkisinin genellikle 1-3 yıl boyunca korunabileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, bazı gruplar için bu işlemin önerilmediğini söylüyor: “Oluşabilecek hassasiyet kontrol altına alınabilir. Ancak bazı gruplarda beyazlatma işlemi önerilmez. Hamilelik, emzirme dönemi ve 18 yaş altı bireylerde beyazlatma yerine farklı tedavi seçenekleri tercih edilebilir.”

  • Hamileler
  • Emzirme dönemindeki anneler
  • 18 yaş altındaki bireyler

Evde diş beyazlatma ve beyazlatma mitleri hakkında sık sorulan sorular

Evde diş beyazlatma için limon ve karbonat güvenli mi?

Hayır. Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım’a göre limonla veya karbonatla diş fırçalama gibi yöntemler diş minesine kalıcı zarar verebiliyor, dişlerin daha hızlı renklenmesine ve hassasiyete yol açabiliyor; bu nedenle hekimler tarafından önerilmiyor.

Evde diş beyazlatma hangi yöntemle yapılabilir?

Hastanın evde, kişiye özel hazırlanan plaklar yardımıyla uygulayabildiği ev tipi beyazlatma yöntemleri kullanılabiliyor. Yıldırım, işlemin mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerektiğini vurguluyor.

Diş beyazlatma diş minesine zarar verir mi?

Diş hekimi kontrolünde, uygun ajanlar ve doğru konsantrasyonlar kullanılarak yapılan beyazlatma işlemleri diş minesine kalıcı zarar vermiyor.

Beyazlatmanın etkisi ne kadar sürer?

Beyazlatma kalıcı değil; ancak iyi bir ağız bakımı ve düzenli ağız hijyeni ile etkisi 1 ila 3 yıl boyunca korunabiliyor. Beyazlatma sonrası görülebilen hassasiyet ise genellikle 24 ila 72 saat sürüyor.

Görüş: Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, Restoratif Diş Tedavisi, Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi

Kaynaklar

Diş minesini eriten tehlikeli ikili: Asit ve şeker birleştiğinde ne oluyor?

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.