Ana Sayfa Ekonomi Gram altın fiyatlarında yükseliş trendi başladı mı?

Gram altın fiyatlarında yükseliş trendi başladı mı?

Altın piyasasında geçtiğimiz hafta yaşanan sert düşüş yerini hızlı bir toparlanma sürecine bıraktı. 6.200 TL seviyelerine kadar gerileyen gram altın, hafta sonuna girerken 7 Şubat 2026 tarihinde yeniden 7.000 TL sınırını zorlayarak yatırımcısını heyecanlandırdı. Küresel piyasalardaki jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının hamleleri, emtia piyasalarında dengeleri değiştirmeye devam ediyor.

gram altın fiyatlarındaki yükseliş trendi ve piyasa analizi

📌 Öne çıkanlar:

  • Altın piyasasında 8.000 TL zirvesinden 6.200 TL’ye kadar yaşanan sert geri çekilmenin ardından “dip görüldü” yorumları ağırlık kazanıyor.
  • TCMB’nin politika faizini yüzde 37,0 seviyesine çekmesi, güvenli liman olarak görülen altına olan talebi yeniden artırdı.
  • Kripto para piyasalarında yaşanan keskin düşüşler, riskli varlıklardan kaçan sermayenin emtia piyasasına yönelmesini tetikliyor.

📈 Güncel altın fiyatları ve piyasa verileri

Hafta sonu itibarıyla (7 Şubat 2026) Kapalıçarşı ve serbest piyasada altın fiyatları hareketliliğini koruyor. Güncel verilere göre gram altın alışta 6.942,61 TL, satışta ise 6.943,53 TL seviyelerinde işlem görüyor. Diğer altın türlerinde ise tablo şu şekilde şekilleniyor:

7 Şubat 2026 güncel altın fiyatları:

  • Çeyrek Altın: 11.320 TL (Satış)
  • Cumhuriyet Altını: 46.150 TL (Satış)
  • 22 Ayar Bilezik (Gr): 6.450 TL

📉 Uzman görüşlerine göre alım fırsatı değerlendirmesi

Piyasa uzmanı İslam Memiş ve önde gelen ekonomi analistleri, son dönemde yaşanan 1.800 TL’lik sert geri çekilmenin kalıcı olmadığını vurguluyor. 8.000 TL zirvesinden başlayan düşüş trendinin 6.200 TL bandında destek bulmasıyla birlikte, uzmanlar “alım fırsatı penceresinin” daralabileceği konusunda uyarıyor.

Analistler, önümüzdeki günlerde açıklanacak olan yılın ilk enflasyon raporunun piyasalar için yön tayin edici bir dönüm noktası olacağını belirtiyor. Eğer enflasyon verileri beklentilerin üzerinde gelirse, altın fiyatlarında 7.500 TL seviyelerine doğru yeni bir ralli dalgasının başlaması öngörülüyor.

📊 Altın ve gümüş piyasasında yaşanan ayrışma

Değerli metaller piyasasında dikkat çeken bir diğer unsur ise gümüş ve altın arasındaki fiyat ayrışması oldu. Külçe gümüş fiyatları 7 Şubat 2026’da yüzde 11’lik bir düşüşle 146.170 TL/kg seviyesine gerilerken, altın bu düşüşe direnç göstererek yukarı yönlü toparlanma eğilimine girdi. Analizler, portföy çeşitlendirmesi yapmak isteyen yatırımcılar için mevcut seviyelerin “kademeli toplama” dönemi olabileceğini ifade ediyor.

🔍 Altın fiyatlarının yükselmesini tetikleyen temel faktörler

Altındaki bu ani dönüşün ve yükseliş ivmesinin arkasında üç temel makroekonomik sebep yatıyor:

  • TCMB Faiz Kararı: Faiz politikalarındaki netleşme, Türk Lirası varlıklarda likiditeyi artırarak altına olan yerel talebi körüklüyor.
  • Kripto Piyasasındaki Çöküş: Bitcoin’in (BTC) 70.000 dolar sınırının altına inmesi ve haftalık bazda yüzde 20 değer kaybetmesi, sermayeyi geleneksel güvenli limanlara itiyor.
  • Jeopolitik Belirsizlikler: Bölgesel gerilimler ve enerji koridorlarındaki hareketlilik, emtia fiyatlarını destekleyen küresel risk primini canlı tutuyor.

💡 Yatırımcılar için kısa vadeli stratejiler

Şubat ayı sonuna kadar piyasalarda genel olarak “bekle-gör” stratejisinin hakim olması beklense de teknik analizler kritik seviyelere işaret ediyor. Teknik verilere göre, 6.850 TL üzerindeki kalıcı kapanışlar gram altını kısa vadede 7.200 TL hedefine taşıyabilir. Yatırımcıların bu süreçte lisanslı danışmanlar eşliğinde karar vermeleri öneriliyor.

altın piyasası içindeki güncel fiyat hareketliliği

🌍 Küresel enflasyon verilerinin gram altın üzerindeki etkisi

Küresel ekonomide enflasyon baskısı, emtia fiyatlarının yönünü tayin eden en güçlü unsurlar arasında yer alıyor. Gelişmiş ekonomilerde açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verileri, paranın alım gücündeki zayıflamayı ortaya koyarken yatırımcıları reel değerini koruyan varlıklara yönlendiriyor. Bu noktada gram altın, sadece yerel ekonomik gelişmelerle değil, aynı zamanda küresel enflasyon beklentileriyle de doğrudan ilişkilidir. Enflasyonun kontrol altına alınamadığı senaryolarda, yatırımcılar “değer saklama aracı” olarak gördükleri altına olan taleplerini artırarak fiyatları yukarı çekiyorlar.

🏛️ Fed faiz beklentilerinin emtia piyasalarına yansıması

ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından verilen faiz mesajları, ons altın üzerinden gram altın fiyatlarını baskılayan veya destekleyen bir mekanizma oluşturur. 2026 yılının ilk yarısında Fed’in faiz artırımlarına ara vermesi veya indirim sinyalleri vermesi, dolar endeksinde bir gevşemeye yol açabilir. Bu durum, dolar cinsinden fiyatlanan altın için daha fazla alıcı gelmesi anlamına gelmektedir.

“Küresel piyasalarda faiz oranlarının zirve noktasına ulaşması, getirisi olmayan bir varlık olan altının fırsat maliyetini düşürerek talebi canlandırıyor.”

⛏️ Altın madenciliği ve arz-talep dengesindeki son durum

Altın fiyatlarını belirleyen bir diğer temel faktör ise fiziksel arz ve talep dengesidir. Dünya genelinde altın madenciliği maliyetlerinin enerji fiyatlarındaki artışla yükselmesi, piyasada taban fiyat oluşumunu destekliyor. Özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomilerden gelen mücevherat talebi piyasada ciddi bir hacim oluştururken, merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme isteği talebi sürekli canlı tutuyor. Arzın sınırlı olması, talebin arttığı dönemlerde fiyat hareketlerini daha sert hale getirebiliyor.

📈 Teknik analiz: Gram altın için kritik destek ve direnç seviyeleri

Yatırımcıların yakından takip ettiği teknik grafiklerde, gram altın için bazı psikolojik sınırlar öne çıkıyor. Mevcut fiyat hareketleri incelendiğinde, teknik seviyelerin kısa vadeli stratejileri doğrudan etkilediği görülüyor:

  • Destek Seviyeleri: 6.700 TL ve 6.850 TL seviyeleri, olası geri çekilmelerde güçlü birer savunma hattı olarak görülüyor.
  • Direnç Seviyeleri: 7.200 TL bandının aşılması durumunda, piyasalarda 7.500 TL ve üzerine doğru bir momentumun oluşması bekleniyor.

🏦 Merkez bankalarının altın rezervi artırma stratejileri

Son yıllarda birçok merkez bankası, döviz rezervlerindeki riskleri minimize etmek amacıyla altın stoklarını artırma yoluna gitti. Bu stratejik hamle, altının küresel finans sistemindeki “nihai güvenli liman” statüsünü pekiştiriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) dahil olmak üzere birçok otoritenin altın alımlarını sürdürmesi, uzun vadeli fiyat istikrarı için bir güvence oluşturuyor. Bu kurumsal alımlar, bireysel yatırımcılar için de piyasaya olan güveni tazeleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.


❓ Sıkça sorulan sorular

  • Gram altın fiyatlarını en çok ne etkiler?
    Dolar kuru ve küresel ons altın fiyatı arasındaki denge gram altının yerel piyasadaki değerini belirleyen ana unsurlardır.
  • Altın fiyatları kısa vadede yükselmeye devam eder mi?
    Teknik analizler 6.850 TL üzerindeki kalıcı kapanışların kısa vadeli yükseliş trendini desteklediğini göstermektedir.
  • Gümüş altına göre daha mı avantajlı?
    Gümüş fiyatları daha yüksek volatiliteye sahip olsa da uzmanlar portföy çeşitlendirmesi için altınla birlikte değerlendirilebileceğini ifade ediyor.
  • Faiz oranları yükseldiğinde altın fiyatları neden düşer?
    Faiz oranlarının artması mevduat gibi getiri sağlayan araçları cazip kılarak, faiz getirisi olmayan altına olan talebi bir miktar azaltabilir.
  • Gram altın için 7.500 TL seviyesi gerçekçi mi?
    Enflasyon raporlarının beklenti üstü gelmesi ve küresel risklerin artması durumunda 7.500 TL hedefinin masada olduğu uzmanlarca belirtiliyor.

Not: Haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir.


🌐 Bunlar da ilginizi çekebilir:

Editor
Haber Merkezi ▪ İndigo Dergisi, 20 yıldır ilkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışan bağımsız bir medya kuruluşudur. Amacımız: Gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonumuz: Okurlarımızda sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerlerimiz: Dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın çevrimiçi yayınlarından biri olarak, iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul eder. Bu doğrultuda Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İndigo Dergisi ayrıca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildirgeyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya toplumsal köken, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İndigo Dergisi herhangi bir çıkar grubu, ideolojik veya politik hiçbir oluşumun parçası değildir.