Ana Sayfa İlişkiler Karanlık üçlü nedir? Toksik kişiliklere karşı sınır koymak

Karanlık üçlü nedir? Toksik kişiliklere karşı sınır koymak

Karanlık üçlü, narsistik kişilik, Makyavelistlik ve antisosyal eğilimlerin bir arada görüldüğü kişilik örüntüsüne verilen ad. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu üç özelliğin birleştiği toksik kişiliklerin empati kurmadığını, yalnızca “hep bana” dediğini belirtiyor ve en önemli korunma yolunun sınır koymak olduğunu vurguluyor.

Karanlık üçlü ve toksik kişilik

Karanlık üçlü kanser hücresi gibi davranıyor

Psikoloji literatüründe kavram, 2002’de Delroy Paulhus ve Kevin Williams tarafından narsisizm, Makyavelistlik ve psikopati özelliklerinin birlikteliğini tanımlamak için ortaya atıldı. Tarhan bu birlikteliği şöyle benzetiyor: “Bu üçlü bir araya geldiğinde kanser hücresi gibi davranır. Kanser hücresi sınırsızdır, sorumsuzdur, doyumsuzdur. Sadece kendini büyütür, çevresini yutar. Vücudumuzda bağışıklık sistemi kanser hücresine sınır koyar. İnsan ilişkilerinde de aynı yöntem geçerlidir: Sınır koymazsanız toksik kişilikler büyür.”

Tarhan’a göre karakterdeki bazı özellikler yılan zehri gibi: “Dozunda ilaç olur, fazlası öldürür. Yerinde ve ölçülü kullanıldığında faydalı olabilir, ama manipülatif şekilde kullanılırsa toksik hale gelir.”

Empati yoksunluğu ortak özellik

Tarhan, özellikle B kümesi kişilik bozukluklarının risk taşıdığını söylüyor: “Narsistik, antisosyal, histrionik ve paranoid kişilik bozuklukları toksik ilişkilere zemin hazırlar. Bu kişiliklerin ortak özelliği empati yoksunluğudur. Egoları çok yüksektir, eleştiriye kapalıdırlar. Eleştiriyi tehdit olarak algılar, hemen dost-düşman ayrımı yaparlar.”

Yöntemler farklı olsa da amaç aynı: karşı tarafı kontrol altına almak. Tarhan’a göre narsistik kişilik eşini önce över ve yüceltir, ardından “Bana her istediğimi yapacaksın” diyerek bir efendi-köle ilişkisi kurar; bir başkası ise eşini aşağılayıp özgüvenini yerle bir eder ve bunu “senin için yaptım” diye sunar. Dışarıya melek gibi görünüp evde zorbalaşan pasif-agresif narsistler, herkesi kontrol etmeye çalışan mükemmeliyetçi narsistler ve çıkarlarına dokunulana kadar alçakgönüllü görünenler de bu tablonun farklı yüzleri.

Tarhan, bu kişilerin arka planında çoğu zaman sıradan olma korkusu ve düşük özgüven bulunduğunu, kendilerini yetersiz hissettikleri için güçlü rol oynadıklarını söylüyor. Gerçek kişiliği görmek için ise kriz anlarına bakmak gerekiyor: “Bir insanın gerçek kişiliği ya stres, kayıp, ticari kriz ya da uzun bir yolculuk sırasında ortaya çıkar. Çünkü maskeler uzun süreli ilişkilerde düşer.”

Karanlık üçlü karşısında sessizlik en büyük hata

Tarhan’a göre toksik ilişkilerde en sık yapılan hata “Aman olay çıkmasın, çocuklar etkilenmesin” diyerek içine atmak. Bunun yerine sakin ama net biçimde sınır koymak öneriliyor: “‘Bu yaptığın yanlış, ben bunu onaylamıyorum. Ama evliliğimizin geleceği için katlanıyorum’ denirse karşı taraf savunmaya geçmez.” Fedakârlığın kültürel olarak yüceltildiğini hatırlatan Tarhan, sürekli taviz veren kişinin sonunda hasta olabileceğini, kendi ruh sağlığını hiçe saymanın kabul edilemeyeceğini belirtiyor. Hayır diyememenin sonuçları için sağlıklı sınır nasıl konur yazımıza da göz atabilirsiniz.

Ego savaşlarına girmek de çözüm değil. Tarhan, “O bağırınca sen de bağır” türü önerilerin ego savaşlarını körüklediğini söylüyor: “Karşı taraf bağırmaya başladığında ‘Yavaş konuşur musun, seni anlamak istiyorum’ demek çok etkilidir. Çünkü bağırarak yavaş konuşmak mümkün değildir. Böylece düşünen beyin devreye girer ve öfke kırılır.”

Değişim mümkün mü?

Tarhan’a göre narsistik kişilikler eleştiriye kapalı olsa da hayatın “sert duvarına” çarptıklarında, yani değer verdikleri şeyin zarar gördüğünü fark ettiklerinde değişmeye başlayabiliyor. Bu durumlarda ilaç tedavisi tek başına yetmiyor; çift terapisi, stres ve ilişki yönetimi eğitimleri gerekiyor. Tarhan, genetiğin kader olmadığını, aileden öğrenilen davranış kalıplarının fark edildiğinde değiştirilebileceğini de vurguluyor. Toksik ilişkilerde neler yapılabileceğini toksik kişiler için ne yapmalı yazımızda da ele almıştık.

Karanlık üçlü hakkında sık sorulan sorular

Karanlık üçlü hangi özelliklerden oluşur?

Narsisizm, Makyavelistlik (çıkarcı manipülasyon) ve antisosyal ya da psikopatik eğilimlerden oluşur.

Toksik kişiliklerin ortak özelliği nedir?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre empati yoksunluğu, yüksek ego ve eleştiriye kapalılık.

Toksik bir ilişkide ne yapılmalı?

Sessiz kalıp içine atmak yerine sakin ve net biçimde sınır koymak; gerektiğinde çift terapisi gibi profesyonel destek almak öneriliyor.

Görüş: Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Psikiyatrist, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü

Kaynaklar

Kendini sevmek narsisizm midir?

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.