Ana Sayfa Güzellik Estetik Şişkin dudak modası bitti: Dolgu eritme talebi neden artıyor?

Şişkin dudak modası bitti: Dolgu eritme talebi neden artıyor?

Estetik kliniklerinde yeni bir randevu tipi öne çıkıyor: dolgu eritme. Birkaç yıl öncesine kadar istisna sayılan bu talep, artık düzenli bir hasta akışına dönüşmüş durumda. Uluslararası bir hasta anketine göre dolgu yaptıranların yüzde 47’si bir noktada dolgusunu erittirmiş; oran en yüksek 18-34 yaş grubunda.

Dolgu eritme ve dudak dolgusu uygulamalarında dudağa yapılan bir enjeksiyon

Medikal estetik uzmanı Dr. Merve Demir Güzel, erittirme talebiyle gelen hastaların büyük bölümünün “keşke daha az yaptırsaydım” dediğini söylüyor. Güzel, eritmenin her durumda çözüm olmadığı konusunda da uyarıyor.

Dolgu eritme talebi neden arttı?

Değişimin arkasında birkaç etken bir arada bulunuyor: abartılı hacim trendinin sona ermesi, sosyal medyada “doğal görünüm” talebinin yükselmesi ve yıllar içinde biriken dolguların yüzde beklenmedik değişimlere yol açması.

Erittirme talebinin arkasında genellikle dört durum var:

  • Aşırı hacim: Trend döneminde yapılan, bugün orantısız görünen dudak, elmacık ve çene dolguları
  • Dolgu göçü: Ürünün uygulandığı bölgeden kayarak başka bir alanda birikmesi; en sık dudak üstünde
  • Birikmiş dolgu: Önceki dolgu tamamen çözülmeden üzerine yenisinin eklenmesi
  • Komplikasyon: Damar tıkanıklığı, nodül, asimetri gibi tıbbi gerekçeler

Dr. Güzel, hastalardan duyduğu ortak cümleyi şöyle aktarıyor:

“Erittirme için gelen hastaların büyük bölümü şunu söylüyor: ‘Keşke az yaptırsaydım.’ Kimse ‘keşke daha çok yaptırsaydım’ demiyor. Bu bana şunu gösteriyor: Sorun dolgunun kendisi değil, miktarı ve tekrarı. İlk uygulamada ‘biraz daha’ diye ısrar eden hasta, iki yıl sonra eritme randevusuna geliyor.”

Hızlı ve belirgin sonuç beklentisinin estetikte nasıl aşırılığa yol açtığını bu yazımızda ele almıştık.

Dolgu yıllar sonra bile yüzde kalabilir

Hyalüronik asit dolguların genellikle 6-18 ay içinde vücut tarafından emildiği bilinir. Ancak klinik gözlemler ve görüntüleme çalışmaları, bazı dolguların yıllar sonra bile dokuda kalabildiğini gösteriyor. Önceki dolgu tamamen gitmeden üzerine yenisi eklendiğinde ise yüzde planlanmamış bir hacim birikiyor.

“Hastalar ‘benim dolgum çoktan eridi’ diyerek geliyor, ultrasonla baktığımızda beş yıl önceki dolgunun hâlâ orada olduğunu görüyoruz. Bunun üzerine yıllarca ekleme yapılmış. Sonuç, kimsenin planlamadığı bir yüz. Bu yüzden yeni bir dolgu öncesinde mevcut durumu değerlendirmek, işlemin kendisinden daha önemli.”

Dolgu eritme nasıl yapılıyor?

Hyalüronik asit içerikli dolgular, hyalüronidaz adı verilen bir enzimle çözülebiliyor. Enzim dolgu maddesini parçalıyor ve vücudun kısa sürede emmesini sağlıyor. Bu, hyalüronik asit dolguların önemli bir güvenlik avantajı: Sonuç beğenilmediğinde ya da komplikasyon geliştiğinde işlem geri döndürülebiliyor. Hyalüronidazın dolgu komplikasyonlarındaki kullanımını ve doz önerilerini inceleyen JMIR Dermatology’deki bir derleme de enzimin bu alandaki yerine dikkat çekiyor.

Hyalüronik asit dolgunun ne olduğunu ve nasıl etki ettiğini hyalüronik asit dolgu uygulaması yazımızda anlattık.

Dolgu eritme her durumda çözüm değil

Dr. Güzel, eritmenin sınırlarını açıkça belirtiyor:

“Eritme sihirli bir silgi değil. Enzim yalnızca hyalüronik asit dolguyu çözer; kalıcı dolgu, silikon veya bilinmeyen içerikli ürünlerde işe yaramaz. Ayrıca eritme, dokunun kendi hyalüronik asidini de etkileyebilir. Bu yüzden ‘tamamını eritelim’ yerine, hangi bölgede ne kadar erimesi gerektiğini planlıyoruz. Bazı hastalarda hiç eritmeden, sadece bekleyerek daha iyi sonuç alınıyor.”

Erittikten sonra ne olur?

Hastaların en sık sorduğu soru, cildin eski hâline dönüp dönmeyeceği. Cevap, dolgunun ne kadar süredir yerinde olduğuna ve hacmine bağlı. Uzun süre gerilmiş kalan cilt, dolgu çözüldükten sonra hemen toparlanmayabiliyor ve geçici bir gevşeklik dönemi görülebiliyor. Bu dönem genellikle haftalar içinde düzeliyor; ancak yıllarca aşırı hacim taşımış bölgelerde kalıcı esneklik kaybı olabiliyor.

“Eritme sonrası bir ‘boşluk dönemi’ var. Hasta ilk hafta aynaya bakıp panikleyebiliyor. Bunu önceden anlatıyorum: Cildin toparlanması zaman alır, hemen yeni dolgu yapmıyoruz. Bekliyoruz, cildin ne yaptığını görüyoruz, sonra gerekiyorsa çok daha az miktarla, doğru yere yeniden başlıyoruz. Aceleyle ‘boşluğu dolduralım’ demek, döngüyü yeniden başlatmak.”

Dolgu eritme öncesi bilinmesi gerekenler

  • Hangi dolgunun uygulandığını öğrenin; hyalüronik asit değilse eritme mümkün olmayabilir.
  • Ne kadarının eritileceğini hekimle planlayın; tamamını eritmek her zaman doğru değil.
  • Eritme sonrası geçici gevşeklik olabileceğini bilin.
  • Yeni dolgu için acele etmeyin; cildin toparlanma süresini bekleyin.
  • Eritme de tıbbi bir uygulamadır; yalnızca hekim tarafından, ruhsatlı bir sağlık kuruluşunda yapılmalı.

Dolgu eritme hakkında sık sorulan sorular

Dolgu erittirme acıtır mı?

Uygulama iğneyle yapılıyor; hafif bir yanma hissi olabiliyor. İşlem genellikle kısa sürüyor.

Dolgu eritme ne kadar sürede etki eder?

Enzim hızlı etki ediyor; değişim saatler içinde başlıyor, birkaç gün içinde belirginleşiyor.

Her dolgu eritilebilir mi?

Hayır. Yalnızca hyalüronik asit içerikli dolgular hyalüronidazla çözülebilir. Kalıcı dolgular ve silikon için bu yöntem geçerli değil.

Erittikten sonra hemen yeni dolgu yaptırabilir miyim?

Önerilmiyor. Cildin toparlanması için bekleme süresi gerekiyor; bu süreyi hekim belirliyor.

Yıllar önce yaptırdığım dolgu hâlâ duruyor olabilir mi?

Evet. Bazı dolgular beklenenden çok daha uzun süre dokuda kalabiliyor. Bu nedenle yeni uygulama öncesinde değerlendirme öneriliyor.

Kaynaklar:

Dolgu estetiği uygulamalarında dikkat edilmesi gerekenler

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.