Ana Sayfa Psikoloji Hafızayı güçlendirmek için beyni gereksiz bilgilerden arındırın

Hafızayı güçlendirmek için beyni gereksiz bilgilerden arındırın

Anahtarınızı nereye koyduğunuzu unutuyor, bir odaya girince neden orada olduğunuzu hatırlayamıyor musunuz? Uzmanlara göre unutkanlık her zaman bir hastalık belirtisi değil. Hatta hafızayı güçlendirmek için beynin gereksiz bilgileri ayıklayabilmesi, yani “unutabilmesi” gerekiyor.

hafızayı güçlendirmek

 

Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, beynin gereksiz yükünü hafifletmenin ve hafızayı daha verimli kullanmanın yollarını anlatıyor.

Beyin neden bazı şeyleri unutup bazılarını saklıyor?

Bazen önemsiz ayrıntılar aklımızda kalırken, gerçekten öğrenmek istediğimiz bilgileri kolayca unutuyoruz. Prof. Dr. Kurt’a göre bunun temel nedeni, beynin sık tekrar edilen ve duygusal açıdan önem taşıyan bilgileri daha güçlü biçimde pekiştirmesi.

Bir düşünce, endişe ya da olumsuz deneyim zihinde ne kadar sık tekrar edilirse ilgili sinir ağları da o kadar sık etkinleşiyor. Bu tekrarlar güçlü duygularla birleştiğinde anılar daha kalıcı hale gelebiliyor. Bu yüzden travmatik yaşantılar ya da zihni sürekli meşgul eden olumsuz düşünceler, zamanla silinmek yerine daha kolay hatırlanabiliyor.

Dijital tekrar hafızayı güçlendirmek için yeterli değil

Prof. Dr. Kurt’a göre bilginin kalıcı olması yalnızca kaç kez karşılaşıldığına değil, ona ne kadar dikkat edildiğine ve ne kadar derin işlendiğine bağlı:

“Tekrar, özellikle dikkat ve anlamlı işlemeyle birlikte olduğunda bellek izini güçlendirir. Buna karşılık, dijital ortamda hızla tüketilen içerikler çoğu zaman yüzeysel düzeyde işlendiği için aynı etkiyi oluşturmaz. Dolayısıyla zihni bu tür yüzeysel tekrarlarla doldurmak, hafızayı güçlendirmek yerine gereksiz bilişsel yükü artırarak asıl önemli bilgilerin etkili biçimde işlenmesini zorlaştırabilir.”

Kurt, eskiden zihnin dış uyaranlardan uzak kaldığı kısa dinlenme anlarının daha fazla olduğunu hatırlatıyor: “Şimdi ise yürürken, beklerken, yemek yerken bile telefon ekranına bakıyoruz. Sürekli uyaranlara maruz kalmak, beynin önemli bilgileri derinlemesine işlemesini ve dikkatin yeniden düzenlenmesini zorlaştırabiliyor.” Ekranların hafıza üzerindeki etkisini dijital amnezi yazımızda da ele almıştık.

Unutmak beynin hatası değil, en önemli becerilerinden biri

Prof. Dr. Kurt’a göre hafıza kusursuz çalışan bir kayıt cihazı değil:

“İnsan beyni her gün milyonlarca uyaranla karşılaşıyor. Eğer bunların tamamını aynı ayrıntıyla saklasaydık, yeni bilgi öğrenmek ve doğru karar vermek çok daha zor olurdu; çünkü zihin, gerçekten önemli olanı bulmak için sürekli gereksiz ayrıntılar arasında kaybolurdu. Dolayısıyla unutmak, çoğu zaman bozuk değil, tam tersine sağlıklı çalışan bir hafızanın doğal ve gerekli bir sonucudur.”

“Beyin bir depo değil, bir editördür” diyen Kurt’a göre hafıza; dikkat, duygu, anlam ve tekrarın etkisiyle sürekli yeniden düzenleniyor, hatta her hatırlama anında bir bakıma yeniden yazılıyor. Kurt, bu doğal unutmanın travma sonrası hafıza kaybı ya da demans gibi durumlardaki patolojik unutmayla karıştırılmaması gerektiğini de vurguluyor.

Odaya girince neden ne yapacağımızı unutuyoruz?

Psikoloji literatüründe “kapı eşiği etkisi” (doorway effect) olarak bilinen bu durum, bir ortamdan diğerine geçildiğinde beynin bağlamı güncellemesiyle ilişkilendiriliyor. Yeni bir ortama geçildiğinde çalışma belleğinde tutulan bilgi dikkatin odağından çıkabiliyor. Bu etki herhangi bir dikkat dağıtıcı olmadan bile ortaya çıkabiliyor; sadece bir kapıdan geçmek, beynin adeta “sayfayı çevirmesine” yol açabiliyor.

“Sorun çoğu zaman hafızada değil, dikkattedir. Bir işi düşünürken telefon bildirimi geliyor, ardından başka biriyle konuşuyoruz, sonra başka bir odaya geçiyoruz. Dikkat sürekli bölündüğünde, çalışma belleğinde tutulan bilgiye erişmek zorlaşabiliyor. Çoğu zaman birkaç saniye durup yeniden odaklandığımızda ya da bulunduğumuz bağlamı hatırlatan bir ipucu gördüğümüzde bilgi tekrar aklımıza geliyor.”

Unutkanlıkta ne zaman endişelenmeli?

Zaman zaman isim unutmak, anahtarın yerini karıştırmak ya da randevuyu hatırlamakta gecikmek çoğu zaman normal. Dikkat edilmesi gereken durumlar ise şunlar:

  • Unutkanlığın günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi
  • Aynı soruların sık sık sorulması
  • Tanıdık ortamlarda yön bulmakta zorlanılması
  • Para yönetimi gibi günlük işlerde güçlük yaşanması

Prof. Dr. Kurt, “Uykusuzluk, depresyon, kronik stres, yoğun iş temposu, bazı ilaçlar ve dikkat dağınıklığı da hafızayı önemli ölçüde etkileyebilir. Ancak unutkanlık kişinin günlük yaşamını belirgin biçimde aksatmaya başladığında ya da zaman içinde giderek kötüleştiğinde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır” diyor.

Kötü anıların etkisi azaltılabilir

Travmatik ya da olumsuz anıları tamamen silmek bugün için mümkün değil. Ancak araştırmalar, bu anıların duygusal yükünün azaltılabileceğini gösteriyor. Kurt’a göre amaç unutmak değil, anının yaşam üzerindeki etkisini azaltmak: “Psikoterapi, sağlıklı baş etme yöntemleri ve gerektiğinde profesyonel destek sayesinde kişinin anıyla kurduğu ilişki değişebilir.”

Hafızayı güçlendirmek için 7 yaşam alışkanlığı

“Hafızayı korumak için tek bir mucize yöntem yok” diyen Prof. Dr. Kurt’un önerileri şunlar:

  1. Kaliteli uyku: Düzenli ve yeterli uyku hafızanın temelini oluşturuyor.
  2. Fiziksel aktivite: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta hareket öneriliyor.
  3. Yeni deneyimler: Yeni beceriler öğrenmek ve zaman zaman rutinin dışına çıkmak zihinsel esnekliği destekliyor.
  4. Sosyal ilişkiler: Güçlü ilişkiler kurmak ve sürdürmek beyin sağlığına katkı sağlıyor.
  5. Dengeli beslenme: Akdeniz tipi beslenme gibi modeller öne çıkıyor.
  6. Stres yönetimi: Kronik stres hafızayı olumsuz etkileyebiliyor.
  7. Odaklanarak çalışmak: Dikkati sık bölen çalışma alışkanlıklarından kaçınmak gerekiyor.

Yetişkinler için haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite önerisi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nın Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü bilgilendirme notunda da yer alıyor.

Kurt sözlerini şöyle tamamlıyor: “Hafızayı güçlendirmek için mucize yöntemler aramak yerine beynimizi koruyan yaşam alışkanlıklarına odaklanmalıyız. Unutmayalım; iyi çalışan bir beyin sadece hatırlayan değil, gerektiğinde unutabilen beyindir.” Zihinsel yükü hafifletmenin pratik yollarını ise dijital yorgunluk yazımızda bulabilirsiniz.

Hafızayı güçlendirmek hakkında sık sorulan sorular

Unutmak kötü bir şey mi?

Hayır. Unutmak çoğu zaman sağlıklı çalışan bir hafızanın doğal sonucu. Beyin, gereksiz ayrıntıları eleyerek önemli bilgilere yer açıyor.

Kapı eşiği etkisi nedir?

Bir odadan diğerine geçildiğinde beynin bağlamı güncellemesi nedeniyle ne yapmak için oraya gidildiğinin kısa süreliğine unutulması.

Sosyal medyada gördüklerimiz neden aklımızda kalmıyor?

Hızla kaydırılan içerikler çoğu zaman yüzeysel bir dikkatle işlendiği için kalıcı bir bellek izi bırakmıyor.

Hafızayı güçlendirmek için ne yapılmalı?

Kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite, yeni beceriler öğrenmek, sosyal ilişkiler, dengeli beslenme, stres yönetimi ve dikkati bölmeden çalışmak öne çıkan alışkanlıklar.

Unutkanlık ne zaman doktora gidilmeli?

Unutkanlık günlük yaşamı belirgin biçimde aksatıyorsa ya da zamanla giderek kötüleşiyorsa bir uzmana başvurulmalı.

Kaynaklar:

Beyin detoksu: Beynin kendini temizleme mekanizması Glimfatik sistem nedir?

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.