Ana Sayfa Psikoloji İntihar riski nasıl fark edilir? Uyarı işaretleri nelerdir?

İntihar riski nasıl fark edilir? Uyarı işaretleri nelerdir?

İntihar riski taşıyan kişilerde alışılmış davranışlarda ortaya çıkan ani ve belirgin değişiklikler ciddiye alınmalı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Özellikle ani içe kapanma, yoğun umutsuzluk, vedalaşma davranışları ve kişisel eşyalarını dağıtma gibi değişiklikler birlikte görülüyorsa bunu ‘bir dönemden geçiyor’ diyerek geçiştirmemek gerekir” diyor. Tunçel, intiharı doğrudan sormanın kişinin aklına bu fikri sokacağı inancının doğru olmadığını, yardım istemenin ise zayıflık değil iyileşme yolunda önemli bir adım olduğunu vurguluyor.

Masada el ele tutuşan iki kişi, intihar riski taşıyan kişiye destek olmak

Acil bir risk varsa beklemeyin: Kendinizin ya da bir yakınınızın güvenliğinden endişe ediyorsanız 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın ve durumu açıkça belirtin.

İntihar riski taşıyan kişide uyarı işaretleri

Tunçel, psikolojik krizin herkeste aynı şekilde ortaya çıkmadığını, bu nedenle kişinin alışılmış davranışlarındaki belirgin ve özellikle ani değişikliklere dikkat etmek gerektiğini söylüyor. Önemli uyarı işaretleri şunlar olabilir:

  • Yoğun umutsuzluk ve çaresizlik ifadeleri, “artık dayanamıyorum”, “bunun bir anlamı yok” gibi söylemler
  • Sosyal olarak geri çekilme, günlük sorumlulukları yerine getirmekte zorlanma
  • Uyku ve iştah değişiklikleri
  • Yoğun suçluluk veya değersizlik duyguları
  • Alkol ya da madde kullanımında artış

Tunçel, “Bunun yanında ölümden veya intihardan söz etmek, önemli kişisel eşyalarını dağıtmak, vasiyet niteliğinde düzenlemeler yapmak ya da yakınlarıyla vedalaşır gibi davranmak daha doğrudan risk göstergeleri olarak değerlendirilmeli. Burada önemli olan, bu belirtilerin her zaman intihar riski anlamına gelmediğini; ancak birkaçının bir arada görülmesi, yeni başlaması veya kısa sürede belirginleşmesi durumunda kişinin ciddiye alınması ve profesyonel değerlendirme için desteklenmesi gerektiğini vurgulamaktır” diyor.

Doğrudan sormak kişinin aklına bu fikri sokmaz

Tunçel’e göre daha önce intihardan söz etmemiş olmak risk olmadığı anlamına gelmiyor: “Bazı kişiler yaşadıkları yoğun sıkıntıyı çevreleriyle paylaşmayabilir veya yardım istemekte zorlanabilir.”

Böyle bir durumda varsayımlarla hareket etmek yerine doğrudan ve sakin bir şekilde konuşmak önemli. Tunçel, “Örneğin, ‘Son zamanlarda seni çok zorlanıyor gibi görüyorum. Kendine zarar vermeyi veya hayatına son vermeyi düşündüğün oluyor mu?’ diye sorulabilir. İntiharı doğrudan sormanın kişinin aklına intihar fikrini sokacağı yönündeki yaygın inanış doğru değildir. Aksine, yargılamadan sorulan açık bir soru kişinin yaşadığı sıkıntıyı ifade edebilmesine ve yardım alabilmesine alan açabilir” diyor. Türkiye Psikiyatri Derneği de intiharın önlenebilir olduğuna ve erken fark etmenin önemine dikkat çekiyor.

Kriz anında kişi yalnız bırakılmamalı

Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, kriz anında yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor: “Öncelikle sakin kalmaya ve kişiyi yalnız bırakmamaya çalışmalıyız. Onu yargılamadan dinlemek, yaşadığı acıyı küçümsememek ve ‘Bunu neden yapıyorsun?’, ‘Böyle düşünmek doğru değil’ gibi ifadeler yerine ‘Bunun senin için ne kadar ağır olduğunu görüyorum’ gibi destekleyici bir dil kullanmak önemli. Eğer kişi kendisine zarar verme konusunda yakın ve ciddi bir risk taşıyorsa, güvenliği önceliklendirmek gerekir. Mümkünse kişinin yalnız kalmaması, kendisine zarar verebileceği araçlara erişimin güvenli biçimde sınırlandırılması ve gecikmeden profesyonel/acil yardım alınması önemlidir.”

Tunçel, yakınların bütün sorumluluğu tek başına üstlenmesinin beklenmemesi gerektiğini, acil risk varsa 112’nin aranması gerektiğini vurguluyor: “Kaçınılması gereken en önemli şeylerden biri ise kişiyi utandırmak, suçlamak, tehdit etmek veya yaşadığı problemi küçümsemek olur. ‘Aileni düşün’, ‘Bunca şeyin varken nasıl böyle düşünürsün?’ ya da ‘Bunu yapacak kadar güçlü değilsin’ gibi ifadeler kişiyi daha da yalnızlaştırabilir.”

Sınırlara saygı, kişiyi kendi haline bırakmak değil

Zorlandığı görülen bir kişi yardım almayı reddettiğinde temel ilke, özerkliğine saygı gösterirken güvenliğini göz ardı etmemek. Tunçel, zorlayıcı, suçlayıcı veya tartışmacı bir tutumun genellikle işe yaramadığını, bunun yerine “Seni zorlamak istemiyorum ama yanında olduğumu bilmeni istiyorum” gibi bir yaklaşımın daha sürdürülebilir olduğunu söylüyor.

Tunçel şöyle devam ediyor: “Ancak intihar riski belirginse bunu yalnızca ‘kendi kararı’ olarak değerlendirmek doğru olmaz. Özellikle kişi kendisine zarar verme niyetinden söz ediyor veya yakın zamanda kendisine zarar verme ihtimali yüksek görünüyorsa güvenlik öncelikli hale gelir. Böyle bir durumda kişinin istememesi, yakınlarının profesyonel veya acil yardım aramasına engel olmamalı. Bazen en önemli destek, ‘Sen şu anda yardım istemesen bile ben bu süreci seninle birlikte taşıyacağım’ diyebilmektir.”

Krizin yatışması riskin bittiği anlamına gelmez

Tunçel, “Bazen kişi akut olarak sakinleşebilir; ancak krize neden olan depresyon, travma, yoğun kayıp, ilişki sorunları, madde kullanımı veya başka psikolojik güçlükler devam ediyor olabilir. Bu nedenle kriz sonrasında profesyonel değerlendirme ve düzenli takip son derece önemlidir” diyor. Tunçel’e göre psikoterapi, gerektiğinde psikiyatri değerlendirmesi ve sosyal desteklerin güçlendirilmesi tedavi planının parçaları olabilir; kriz sonrasında “artık düzeldi” diyerek takibi bırakmak yerine kişinin nasıl olduğunu düzenli olarak sormak gerekiyor.

Yardım istemek zayıflık değil

Tunçel, kendini çıkmazda hisseden kişilere şöyle sesleniyor: “Şu anda yaşadığınız acı ne kadar yoğun olursa olsun, bunu tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Yardım istemek zayıflık değil; zorlayıcı bir dönemden çıkabilmek için atılabilecek en önemli adımlardan biridir. Kendinizi çıkmazda hissettiğinizde bütün hayatınızı, bütün sorunlarınızı veya geleceğin tamamını bir anda çözmeniz gerekmiyor. Bazen ilk adım yalnızca güvendiğiniz birine ‘İyi değilim ve desteğe ihtiyacım var!’ diyebilmektir. İntihar düşüncesi bir ‘dikkat çekme davranışı’ olarak küçümsenmemeli; kişinin yaşadığı yoğun psikolojik acının bir işareti olarak ele alınmalı.”

Sık sorulan sorular

İntihar riskinin işaretleri nelerdir?

Ani içe kapanma, yoğun umutsuzluk, sosyal geri çekilme, uyku ve iştah değişiklikleri, ölümden söz etme, eşyalarını dağıtma ve vedalaşır gibi davranma önemli uyarı işaretleri arasında. Birkaçının birlikte veya kısa sürede ortaya çıkması ciddiye alınmalı.

Birine intihar düşüncesi olup olmadığını sormak doğru mu?

Evet. Tunçel’e göre yargılamadan sorulan açık bir soru kişinin aklına bu fikri sokmuyor; aksine sıkıntısını ifade edebilmesine ve yardım almasına alan açıyor.

Kriz anında ne yapılmalı?

Sakin kalın, kişiyi yalnız bırakmayın ve yargılamadan dinleyin. Yakın ve ciddi bir risk varsa gecikmeden 112’yi arayarak profesyonel yardım alın.

Kriz geçtikten sonra destek bırakılabilir mi?

Hayır. Krizin yatışması riskin bittiği anlamına gelmiyor; profesyonel değerlendirme ve düzenli takip sürdürülmeli.

Kaynaklar

İntihar psikolojisi belirtileri: Bu soruyu sormak neden hayat kurtarır?

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.