Okul şiddeti, yalnızca güvenlik önlemleriyle çözülebilecek bir sorun değil. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şiddeti önlemede öğrencinin kendini güvende, değerli ve bir topluluğa ait hissetmesinin önemine dikkat çekerek güvenli ilişkilerin, erken müdahalenin ve aile-okul-uzman iş birliğinin rolünü değerlendirdi.

Prof. Dr. Tarhan, önleme çalışmalarının tüm öğrencilere yönelik duygusal beceri eğitimlerinden yüksek risk durumlarında kriz müdahalesine kadar uzanan bir bütün olarak ele alınmasını öneriyor.
Aidiyet ve değerlilik duygusu güçlendirilmeli
Gençlerin davranışlarını anlamak için karşılanmayan psikolojik ihtiyaçlarına da bakılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, aidiyet, değerlilik, anlam ve duyguları ifade edebilmenin önemine dikkat çekiyor. Bir topluluğa ait olmanın, kendini önemli hissetmenin ve yaşamına anlam katan amaçlara sahip olmanın gençler için temel ihtiyaçlar olduğunu, bu alanlardaki eksikliklerin yalnızlık, öfke ve umutsuzluk duygularına zemin hazırlayabildiğini söylüyor.
Prof. Dr. Tarhan, “Bir genç ‘kimse beni anlamıyor’ diyorsa dikkat!” uyarısında bulunarak gençlerin anlaşılma ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Güvenilir bir yetişkin koruyucu rol oynuyor
Öğrencinin hayatında güvenebileceği bir yetişkinin bulunması önemli bir koruyucu etken. Prof. Dr. Tarhan’a göre öğretmen, okul psikolojik danışmanı veya ebeveynle kurulan güvenli ilişki, çocuğun çevresine ve hayata duyduğu güveni destekliyor. Şiddeti önleme çalışmalarında öğrencinin yalnızca davranışına değil, kurduğu ilişkilerin niteliğine de odaklanılması; gençlerin kendilerini ifade edebildiği ve destek bulabildiği bir okul ortamı oluşturulması gerekiyor.
Kamera ve disiplin önlemleri tek başına yeterli değil
Okul şiddetinin yalnızca olay anına odaklanılarak ele alınamayacağını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir” diyor. Şiddetin çoğu zaman öncesinde işaretler veren bir süreç içinde geliştiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan; sosyal geri çekilme, tehdit dili, yoğun öfke ve planlama davranışlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Metal dedektörleri, kamera sistemleri ve disiplin cezalarının tek başına sorunun nedenlerini ortadan kaldırmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, güvenlik önlemlerinin psikolojik ve sosyal destek çalışmalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini kaydediyor.
Okul şiddetini önlemede 3 aşamalı yaklaşım
1. Birincil önleme: Tüm öğrencilerin sosyal ve duygusal becerileri
Prof. Dr. Tarhan’ın önerdiği modelin ilk aşaması bütün öğrencileri kapsıyor ve okul iklimini dönüştürmeyi amaçlıyor. Bu aşamada sosyal-duygusal öğrenme, empati eğitimi, zorbalık karşıtı programlar ve duygu düzenleme becerileri öne çıkıyor. Öğrencilerin duygularını tanıması ve dürtülerini yönetebilmesi büyük önem taşıyor. Zorbalığın çocuklar üzerindeki etkilerini Akran zorbalığı nedir? başlıklı yazımızda ele almıştık.
2. İkincil önleme: Sessizleşen öğrenciyi erken fark etmek
İkinci aşama, desteğe ihtiyaç duyan öğrencilerin erken fark edilmesini kapsıyor. Prof. Dr. Tarhan, “Bu çocuk neden sessizleşti, neden görünmez oldu ya da neden alışılmışın dışında davranmaya başladı?” sorularının erken müdahale açısından yol gösterici olduğunu belirtiyor. Yalnızlaşan öğrencilerin fark edilmesi, depresyon belirtilerinin izlenmesi ve okul psikolojik danışmanlığının etkin kullanılması gerekiyor.
3. Üçüncül önleme: Yüksek risk durumlarında ortak hareket
Üçüncü aşama, yüksek risk durumlarında kriz müdahalesini içeriyor. Prof. Dr. Tarhan, tehdit değerlendirme ekiplerinin kurulmasını, aile, okul ve ruh sağlığı uzmanlarının birlikte hareket etmesini ve gerektiğinde güvenlik önlemlerinin de devreye alınmasını öneriyor. Önleme ve müdahale sürecinin farklı birimlerin koordinasyonuyla yürütülmesi gerekiyor.
Psikolojik sağlamlık okul yaşamının parçası olmalı
ABD’deki okullarda yürütülen çalışmalara da değinen Prof. Dr. Tarhan, bilinçli farkındalık ve sosyal-duygusal öğrenme programları kapsamında öğrencilerin psikolojik sağlamlığını destekleyen uygulamalar yapıldığını belirtiyor. Bu çalışmalarda empati, anlam, amaç, paylaşımcılık, minnettarlık ve dürtü kontrolü gibi alanlara odaklanıldığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin duygusal becerilerini güçlendiren eğitimlerin şiddeti önlemedeki önemini vurguluyor.
Önleme çalışmaları dijital yaşamı da kapsamalı
Gençlerin dijital ortamda karşılaştıkları içeriklerin ve rol modellerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, yoğun ekran maruziyetinin sosyal izolasyona ve yüzeysel ilişkilere yol açabildiğini söylüyor. Mafya lideri gibi sunulan bazı rol modellerin şiddeti estetikleştirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Bu nedenle modern önleme çalışmaları sadece okul içinde değil, dijital yaşamı da kapsamalı” diyor.
Sık sorulan sorular
Okul şiddeti tamamen önlenebilir mi?
Prof. Dr. Tarhan’a göre okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir. Bunun için güvenlik önlemlerinin psikolojik ve sosyal destek çalışmalarıyla birlikte yürütülmesi gerekir.
Şiddet öncesinde hangi işaretler görülebilir?
Sosyal geri çekilme, tehdit dili, yoğun öfke ve planlama davranışları dikkatle değerlendirilmesi gereken işaretler arasında yer alıyor.
Okullarda kamera ve güvenlik önlemleri yeterli mi?
Metal dedektörleri, kameralar ve disiplin cezaları tek başına sorunun nedenlerini ortadan kaldırmaz. Öğrencinin aidiyet duygusu ve güvenilir yetişkinlerle kurduğu ilişkiler de koruyucu rol oynar.
Aileler neye dikkat etmeli?
Sessizleşen, yalnızlaşan veya “kimse beni anlamıyor” diyen bir gencin yaşadıklarını anlamaya çalışmak ve gerektiğinde okul psikolojik danışmanı ya da ruh sağlığı uzmanıyla iş birliği yapmak önemlidir.