yeni başlık  |  kontrol paneli  |  profil  |  üye olun | indigo dergisi |

İndigo Dergisi Blog » astroloji


O Bir Sembol Değil (Astroloji)

Oct 01, 2008 @ 06:37 pm by Umit Cilingiroglu

Yazar: Ümit Çilingiroğlu - Astroloji Editörü
İndigo Dergisi – Eylül 2008
umit@indigodergisi.com

İnsanoğlu çağlar boyunca duyularıyla ifade edemediği şeyleri, sembol denilen, somut nesne veya işaretlerle betimlemeye çalışmıştır. Geniş bir kullanım alanı olan semboller; biçimsel ve sayısal olabildiği gibi, renkli, canlı, cansız nesnelerden, kişi ve kişiliklerle, olaylarla ilgili olabilirler. Kullanım alanlarına göre, dini, sanatsal, siyasi, bilimsel, askeri ve ezoterik gibi geniş bir yelpaze oluştururlar.

Şekillerin, harflerin, seslerin ve renklerin kullanıldığı kavramsal fikirlerle ifadeler güçlendirilmektedir. Sembol, göstergebilimde (semiyoloji) anlam taşıyan bir temsildir. Bu, yan anlamın ve benzerliğin ifade edilmesini gösterir. Ayrım, ilişki veya birleştirme işlemleri birey ya da bir topluluk için bir anlam oluşturur. Sembol böylece, beş duyu ile algılanan görünür realiteden yola çıkılarak, görünmez realitelerin keşfini sağlar.

Eski Mısır dilinden Grekçe’ye geçmiş sembol sözcüğü; bir araya getirmek, birleştirmek, bir bütün haline getirmek, birbiriyle karşılaştırmak, açıklamak anlamlarına gelen “sumbalerin” (symballerin) fiilinden türetilmiş, “sym” ve “ballein” sözcüklerinden oluşan symbolon kelimesidir. Bu çok emin bir şekilde bilmenin işaretiydi. Bu bağlamda bir sembol; soyut yada doğaüstü bir realiteyi temsil etmeye yönelik algılanabilir, görünür ve görünmez olan ifadeler arasındaki kıyaslamada görünür olan ifadeydi, halada öyle. Türk Dil Kurumu web sitesinde sembol kelimesi karşılığında, açıklama yerine alıntı bir cümle yer alırken, simge kelimesinin anlamları içinde iki virgül arasına sembol sıkıştırılıvermiş. Benzer anlamda kullanılsalar da ayrı ifadelendirilmeleri gerekli diye düşünüyorum. Simge, bir kavramın uzlaşımsal betimlemesidir.
Bir düşüncenin, nesnenin, niceliğin ruhbilimsel ve düşün bilimsel açıdan tüm kavramlar, doğaları itibari ile simgesel olup, betimlemeleri simgesel anlam taşıyan belirtilerdir. Örneğin bir orkestra şefinin sopası (baton, baget) şeflik simgesidir, somut bir nesnedir ancak, simgesel amacına bir şef tarafından kullanıldığında ulaşır. Uygulama açısından sopa olarak kabul görmüş herhangi bir değnek de bu amaçla kullanılabilir. Leslie White’a göre simgeler, simgeleşme sürecinin ürünleri olarak tanımlanır. Bu durumda sopanın orkestra şefinin simgesi olması, simgeleşme sürecinin bir sonucudur, bu süreç öncesinde sopa bu anlamdan yoksundu. Simgeleşme, sopayı bir nesne olarak, önceden sahip olmadığı bir güç ile donatmaktadır. Alışılmış bir değneğin olağan insanlara herhangi bir etkisi yokken, şeflik sopası için aynı şey söylenemez. Ancak bu güç sadece sopada değil, onun konumunda, söz konusu orkestra şefinde, müzisyenlerde, dinleyicilerde ve insanlarda olmak üzere bölünmüştür. Bu simgeleşmenin sembolü sopadır.
Ezoterizm’de, herhangi bir şeyi ifade etmek üzere kullanılan her simgeye, her temsile, her işarete, her tasvire sembol denilmez. Örneğin bir şirketin broşüründe veya bir kartvizitte yer alan çizim bir amblemdir, sembol değildir. Eski uygarlıklara ait eserlerde çizim, kabartma ve heykel olarak, mitolojide ve kutsal metinlerde ise sözcük ve kavramlar olarak sembollere rastlanmaktadır. Evrensel hakikatlerin, evrendeki ilke ve yasaların keşfinde birer araç olan ve kişiye doğa üstü denilen alemi anlama, kavrama olanağı sunan semboller genellikle doğaya ve doğal örneklere dayalıdır ve tek anlam içermezler.
Bir sembolün içerdiği anlamlar git gide derinleşen bir derecelenme gösterirler. İnsanlar kavrayış, anlayış, zihinsel yapı, idrak, şuur ve seziş bakımından farklı olduklarından bir sembolün anlamını idrak etmeleri de doğal olarak farklıdır. Sembol ortadadır, onu herkes o anki gelişim düzeyi oranında anlar. Kendisi geliştikçe o sembolün yüksek anlamlarının da farkına varacaktır. Kutsal metinlerdeki sembolizm amacıda budur.
Yerinde, zamanında ve dozunda bilgi. Sembolleri çözmede bilgi ve akıl, göz ardı edilemeyecek etkenlerse de, asıl etken sezmedir. Her sembol bir bütünün, büyük işaretin bir parçasını içerir. Her ne kadar bir sembolde görünenden yola çıkılıyorsa da, her sembol görüneni değil, görünmeyen hakikati içerir. Günlük yaşantımız simge ve sembollerle sarılmış gibidir. Evimiz, işyerimiz ve yollar sembollerle doludur. Örneğin, yollarda üniformalar ve trafik işaretleri, araçların marka amblemleri, sağda solda asılı çeşitli tabelalar, reklamlar, resimler, renkler sembol haline gelmiştir. İçinde yaşadığımız kültürün kabulleri ve kendi duyularımızla sembolleştirdiklerimiz ile, iç içe geçmiş bir şekilde, bilinçsiz bir farkındalıkla yaşarız. Önemli olan genel anlamlarından ziyade, anda karşılaştığımız sembollerin içerdiği görünmeyen hakikati sezmek ve değerlendirmektir. Hakikat sezgisini bir başka yazıya bırakıp, bu ay zodiaktaki sembollerin içerdiği potansiyellere göz atalım.

EKİM AYI POTANSİYELLERİ
Tüm dünyadaki ekonomik kriz bu ayda büyüyerek devam ediyor. Ay sonuna doğru piyasalarda bir toparlanma gözlense de, kesin rahatlama 2009un ilk yarısı sonunu bulabilir. Amerika’daki mali ve ekonomik çöküş, ilişkide olduğu ülkelere de benzer sorunları getirecek. Uluslar arası sermaye kuruluşlarının çözüm arayışları sürerken, yüksek cirolu şirketlerdeki sıkıntıların artışı, iflaslar ve çöküşler yaşanabilir. Ticaret, banka ve borsa işlemlerinde büyük kayıplar gözlenebilir. Yatırımlar; doğu orijinli şirketler, enerji, yer altı kaynakları, metaller ve bakır üzerinde yoğunlaşabilir. Bu ay nükleer enerji santrallerinde atıklardan kaynaklanan sorunlar, kaçaklar ve kaza potansiyeli yüksek. Doğal afetler de hızını, şiddetini arttırarak insanlığın yaşantısını felakete dönüştürürken, can ve mal kayıpları 21. yüzyılın tarihsel kayıtlarında ilklere neden olabilir. El değmemiş doğal alanlarda keşfedilecek yeni canlılar, bitki ve hayvan türleri insanlığın geleceğine ışık tutabilir.
Amerika’daki seçim heyecanı ülkeyi, beyaz siyah ve eski yeni mücadelesiyle ikiye bölmüş durumda. Adaylardan siyahi lider Obama’nın seçilme şansı her ne kadar yüksekse de, bu seçim sonucu Amerika’ya şans getirmeyecek. 8 Ekimde Slovenya’da ve 12 Ekim’de Litvanya’da yapılacak Parlamento seçim sonuçları Avrupa Birliği genelinde hoşnutsuzluk yaratabilir. 12 Ekim’de Belarus’taki parlamento seçimleri ise Rusya’nın güçlenmesiyle sonuçlanabilir. 15 Ekim Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı seçimi ülkede bir şeyleri değiştirmeyecek. Antilerdeki Dominik Cumhuriyeti seçimleri, şiddet ve istikrarsız ortamı daha da gererken, ülkenin İngiltere’yle ilişkilerinde sarsıcı gelişmelere neden olabilir. Asya’da ise, Taliban ve El-Kaide gibi terör örgütlerinin güçlü çıkışları ve şiddet eylemleri tüm dünyada ses getirebilir. Terörist örgütlenmelerde sürpriz ilişkiler açığa çıkabilir. Çin’in denizleri ısıtacak hamleleri, Rusya’yla işbirlikleri can sıkıcı olabilir. Ülkemizde ise, içte ve dışta hükümeti zorlu günler bekliyor. Ekonomi paydaşları arasında sürtüşmeler büyüyebilir. Hukuki ve sosyal adalet konularında ilginç gelişmeler yaşanabilir. Toplumsal sağlık tehditleri sınırları aşabilir. Üniversitelerde gençler arası ideolojik çatışmalar çıkabilir. Tüm yaşananlar ve yaşanabilecekler insanlık bilincinde, hakkaniyetler arası dengenin oluşmasına yardımcı olacak.

1 EKİM: Düzenlerde karışıklık gözlenebilir. Toplum liderlerinin sözlerinden gerçeklerin çarpıtıldığı anlaşılabilir. Her türlü kaza potansiyeli yüksek bir gün. Tüm gün Ay boşlukta, önemli sözlerin verilmemesinde fayda olabilir. Uluslar arası mali krizle ilgili önemli gelişmeler yaşanabilir.

2 EKİM: Sansasyonel olaylarla duvarlar yıkılabilir. Kızdırmalar, tahrikler artabilir. Güç ve iktidar hırsı yanlış davranışlara neden olabilir. Aşırı yağış dolayısıyla, toprak kaymaları, sel baskınları can ve mal kayıpları yaşanabilir.

4 EKİM: Mars gezegeni Akrep burcunda. Yaşam ve ölüm enerjilerinin yükseleceği, bir çok gizli bilginin açığa çıkacağı bir dönem. Manyetik alanlarla ilgili değişimler yeni hesaplamalar gerektirebilir. Jeoloji, madenler, yer altı zenginlikleri ve sismik alanda başarılı çalışmalar yapılabilir. Bu gün popüler liderlerden soğuk ve hissiz kaosu arttırıcı açıklamalar işitilebilir. Liderler arası çekişme, tavandan tabana yansıyabilir.

6 EKİM: Gizlenmeye çalışılan ilişkilerin ardındaki gerçek gün yüzüne çıkarılabilir. Kararlılıkla üstüne gidilen ortaklıkların altında hükümet baskısı olduğu açıklanabilir. Medya, işbirlikçilerin gizli anlaşmalarını yayınlayabilir. Basın organları ve ülke yöneticileri arasındaki sert atışmalar genişleyebilir. Acı tecrübelerden ders almayan yöneticilerin taraflı söylemleri toplumsal infiale neden olabilir. Banka, borsa ve para işlemlerinde dikkatli olmak zararları azaltabilir.

7 EKİM: Ay ilkdördün konumunda Boğa burcunda. Kişisel veya toplumsal hiçbir şekilde risk alınabilecek bir gün değil. Yeni başlanılacak işlerde olumsuzluklar ve riskler iyi hesaplanmadığında başlanılan yere geri dönülebilir. Askeri heyecan yaratan olaylar yaşanabilir. Sanat karşıtı hareketler görülebilir. Duygusal sağlıkla ilgili problemler oluşabilir. Suyla ilgili doğal olaylar can ve mal kayıplarına neden olabilir.

8 EKİM: Benzersiz bireysel davranış ve görüşlerin ifadesi, beklentilerin dışında gelişmeler getirebilir. İletişim sektörü yaşanmakta olan hukuki kaosu arttıracak yayınlar yapabilir. Tayfun ve hortumlar can ve mal kayıplarına matemlere neden olabilir.

9 EKİM: Duygusal öfke krizleri yaşatabilecek açıklamalar duyulabilir. Sıra dışı ilişkiler açıklanabilir. Arkadaşlıklarda, aşklarda ve evliliklerde ani değişimler yaşanabilir. Yaratıcı potansiyel kullanılarak duygu ve düşünceler eyleme dönüştürülebilir. Para piyasalarında büyük çöküşler görülebilir. Sınır anlaşmazlıklarıyla ilgili sorunlar baş gösterebilir. Üzüntü verici şiddet olayları yaşanabilir.

10 EKİM: Neptün gezegeninde tutulma yaşanmakta. Uluslar arası politik olaylar siyasi ve ekonomik sıçramaya neden olabilir. Yeni toplumsal tepkiler oluşabilir, sosyal gerilim artabilir. Sağlık sistemiyle ilgili sorunlar çıkabilir. Getirilmek istenen inanç odaklı çözümler, problemleri büyütebilir. Dinler arası diyalog çalışmaları tıkanabilir. Doğal felaketler kuzey ve güney yarıkürede kayıplara neden olabilir.

11 EKİM: Çarpık resimdeki en büyük parça yerine oturabilir. Abartılı açıklamalar, kandırmaya ve aldatmaya yönelik söylemler duyulabilir. Otoriteye karşı çıkışlar görülebilir. Uyuşturucu ticaretiyle ilgili yeni gelişmeler olabilir. Sezgilerle duyular arasında ikileme düşülebilir.

13 EKİM: Parayla ilgili konularda dikkat, kayıplar yaşanabilir.Özgürlük duygularının kabardığı, duygusal enerjilerin yoğun olduğu bir gün. Kurumlar arası koordinasyon eksikliği yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Abartılı yayınlar ortamın güvensizliğini arttırabilir. İftira ve suçlamalarla sorumluluklardan kaçılamayabilir.

14 EKİM: Dolunay Koç burcunda gerçekleşmekte. Global ve doğal afetler üzüntü verici sonuçlara neden olabilir. Oluşacak büyük bir sağlık probleminin ardından skandallar yaşanabilir. Market zincirlerinde, temel gıda maddelerinin stoklanmasıyla ilgili problemler çıkabilir. Toplumlar arası ilişkilerde sıkıntılar gözlenebilir. Başarılı bilimsel keşifler insanlığa yeni açılımlar getirebilir.

15 EKİM: Merkür gezegeni Terazi burcundaki geri hareketine son veriyor, yoluna düzelerek devam ediyor. Tüm iletişim sorunlarının sonuna gelinmiş değil, etki bir iki gün daha devam edecek. Uluslararası borsa hareketlenmelerinden ülkemizde nasibini alacak. Yeni sorunlar ayrılıklara neden olabilir. Başlanacak yeni projelerde paydaşlar arası anlaşmazlıklar çıkabilir. Yaşananlardaki kör nokta bulunabilir. Yöneticiler sert ve baskıcı çıkışlar yapabilirler. Dikkatsizlikten oluşabilecek kazalar yaşanabilir.

16 EKİM: Duyguların bastırılması sağlık sorunlarına neden olabilir. Kritik hukuksal kararlar alınabilir. Senaryoların en kötüsüne hazırlanırken, basitlikle karşılaşmak şaşırtabilir. Hatalar mantık kullanılarak bulunabilir. Kopya teknolojilerde sorunlar yaşanabilir.

17 EKİM: İlişkilerde dikkat çekici gelişmeler yaşanabilir. Korunmaya ve bakıma muhtaç insanlar özellikle çocuklarla ilgili konular gündeme gelebilir. Barınma, beslenme ve sağlık gibi toplumsal sıkıntılar genişleyebilir. Siyasi arenadaki olumsuz etkileşimlere yeni aktörler dahil olabilir. Yurtdışı bağlantılı ve yabancı ortaklı kuruluşlarda geçmişte yaşanmış çarpıklıkların açıklanması sarsıcı açılımlara neden olabilir.

18 EKİM: Venüs gezegeni Yay burcunda. İdealist çıkışların, bağımsızlık söylemlerinin, uluslar arası ilişkilerde gelişimlerin, yeniçağ bilgileriyle geleneksel felsefenin karşılaştırılmasının yaşanacağı bir dönem. Olaylar volkanik patlama gibi gelişebilir. Tüm sistemleri sarsıcı gelişmeler yaşanabilir. Güvensiz ortamlar, hoşnutsuzlukları ve korkuları tetikleyebilir. Baskıcı tutum ve söylemler iplerin iyice gerilmesine neden olabilir.

20 EKİM: İlginç Galaktik olaylar yaşanabilir. Uzay ve havacılıkla ilgili yeni açıklamalar yapılabilir. Doğal yaşam alanlarının sürdürülebilirliği konusunda yapılan uluslararası çalışmalarda elde edilen yeni bilgiler şaşırtabilir. Takip edilmekte olanlarla ilgili, ele geçmeyeceği düşünülenler bilgi ve belgeler açıklanabilir. Ateşli duygusal konuşmalar gerçekleri yansıtmayabilir. Parasal tahminlerde büyük yanılgılara düşülebilir. Basın ve medyada kuruluşları karşı karşıya gelebilirler.

21 EKİM: Ay Yengeç burcunda son dördün konumunda ve 12.30dan 15.30a kadar boşlukta. Tekrarlamak istemediğiniz işlere dikkat gösterebilirsiniz. Başkalarının kaybından elde edilen kazançlar uzun ömürlü olmayabilir. Liderlerin değişimle ilgili söylemleri, gerçekleri yansıtmayabilir. Değiştirilmek istenenler toplumsal ve sosyal olumsuzluklara neden olabilir. Büyük dönüşler yaşanabilir.

22 EKİM: Para piyasalarındaki sallantı şiddetlenebilir. Dalgalanmalardan küçük yatırımcılar etkilenebilir. Plan ve programlar uzun vadeli yapılabilir. Yeni olasılıkların ve açılımların denenmesi gerekebilir. Ümit verici yeni başlangıçlar ve birleştirici yapılanmalar tasarlanabilir. Ekonomik ve siyasal alanda yeni formüller geliştirilebilir. Liderlerin kararlı duruşları proveke edilebilir. Öfke krizleri kontrol edilemeyebilir. Bilinçaltından yükselen şiddet ve güç duyguları hoşgörü sınırlarını aştırabilir.

23 EKİM: Güneş Akrep burcunda. Meteor yağmurlarıyla evrenle ilgili yeni bilgiler gelebilir. İklim değişikliğine dayalı göçler artabilir. Yenilikçi fikirlerin uygulanmasında zorluklar yaşanabilir. Toy zihinlere aşılanan olumsuzlukları temizlemek zor olabilir. İlişkilerde iyileştirme çabaları sonuçsuz kalabilir. Banka, borsa ve para işlemlerinde dikkat, kayıplar yaşanabilir. Yer sarsıntıları ve depremler korkutabilir.

24 EKİM: Toplum katmanları arasındaki uçurumun büyüklüğünü vurgulayıcı olaylar yaşanabilir. Sosyal statülerde yer değişiklikleri ve işçi hareketlenmeleri gözlenebilir. Alışılmadık davranışlarla karşılaşılabilir. Beslenmeyle ilgili sorunlar çıkabilir. Tahıl ve un stoklarının yetersizliği gündeme gelebilir. Uluslar arası sağlık ve gıda kuruluşlarının uygulamaları tartışılabilir.

25 EKİM: Liderlerin yanlı ve diktatörce konuşmaları toplumun gerilmesine ve korku mekanizmalarının harekete geçmesine neden olabilir. Komşular ve uluslar arası ilişkiler konusunda birleştirici çalışmalar yapılabilir. Kalkınmada öncelikli bölgelerde uygulanmakta olan plan ve projelerde sorunlar çıkabilir. Yerel dinamikler yeterince kullanılamayabilir. Kariyer fırsatları içten çok dışarıda aranabilir.

27 EKİM: Politika sahnesinde, tasfiye çalışmaları ve büyük görev değişiklikleri gözlenebilir. Güvensizliği saklamak için otoriter ve saldırgan tutumlar sergilenebilir. Toplum liderlerinin mal varlıklarıyla ilgili açıklamalar yapılabilir. Liberal görüşlerin ağır basacağı söylemler duyulabilir. Asya kıtasındaki doğal ve siyasal olaylar gündemleri işgal edebilir. Saldırılar ve terörist ataklar yaşanabilir. Okyanuslarda yaşamsal tehlikelerin boyutu insan hayatını tehdit edebilir. Suda yaşayan büyük hayvan katliamları ve özellikle balina avcılığıyla ilgili uluslar arası tepkiler büyüyebilir.

28 EKİM: Yeniay Akrep burcunda gerçekleşmekte ve 11.00den 13.00e kadar boşlukta. Önemli işler tatil sonrasına ertelenebilir. Devlet liderleri halkın gözü önünde uyum içinde gözükseler de gelmekte olan kaosun işaretlerini verebilirler. Aşikar tehlikelerle yüz yüze gelinebilir. Korkusuzca risklere girmek beklenilenden çok zarar getirebilir. İflaslar yaşanabilir. Liderlerin, suçlamaları yönlendirdiği ve sert yaptırımlar önerdiği duyulabilir. Sorumsuz mali harcamalar ve yolsuzluklar şaşırtıcı boyutlara gelebilir. Para ve ekonomiyle ilgili manifestolar yayınlanabilir.

29 EKİM: Devlet kademelerinde uyum göstermelik olabilir. Askeri alanda başarı ve disipliner yapıların güven tazelemesi sevindirici olabilir. Bireysel söylemler kontrolü sağlama amacı güdebilir. İtimatsızlık özelliği, pozitif anlamda kullanılıp topluma yeni bir yaklaşım gösterilebilir. Sır gibi saklanan derin baskı planları medyada yer alabilir.

30 EKİM: Medya toplumsal reaksiyonları körükleyici yayınlar yapabilir. Halktan saklanan bilgiler açıklanabilir. İdeolojik ve ahlaki çıkışlar yaşanabilir. Politik oyunlar bir paradoksa dönüşebilir. Sanatla ilgili gelişmeler sevindirici olabilir.

AKREP BURCU
23 EKİM – 21 KASIM
Azimli, etkileyici, idareci, becerikli, inceleyici, tutkulu, uyanık gibi sıfatları kendine yakıştırır. Bilimsel ve araştırmacı kişiliğiyle yüksek motivasyonlu çalışmalar yapar. Kinci ve huysuz olabilir. Değişken mizacıyla kimi zaman alaycı ve iğneleyicidir. Çok çabuk şüphelenip, hoşgörüsüz olabilir. Mitoloji, yer altı ve ötesi, gizli bilimler en önemli konularıdır. Ölüm ötesi ve metafizikle ilgilenir. Lider potansiyeli yüksek ve karizmatiktir. Cinselliği ve seksüalitesi yüksektir. İçlerinde muazzam bir enerji barındırdığını kolaylıkla gizleyebilir.

Yönetici gezegeni Plüton’dur.
Gökeşleğinin güneyinde, burçlar kuşağında bir takım yıldızdır. Çadan, Çiyan, Kuyruklu, Scorpius gibi isimlerlede anılır. Bu takımyıldızın adı, hiç kuşkusuz açıkça görülebilen biçimden kaynaklanmaktadır. Eski çağlardan beri çeşitli kültürler bu ad konusunda görüş birliğinde olmuştur. Eski Grek mitolojisindeki öyküye göre, yer tanrısı Gaia, tüm hayvanları avlayabileceğini öne sürerek övünen avcı Orion’u cezalandırmak için bu akrebi göndermiş ve akrepte avcıyı topuğundan sokarak öldürmüştür. Ancak daha sonra yılancı Ofiukus avcıya bir iksir vererek onu canlandırmıştır. (Yıldız Adları Sözlüğü/Mustafa Putlar/İş Bank.Kült.Yay.)

İronik Sınırlar (Astroloji)

Sep 02, 2008 @ 02:55 am by Umit Cilingiroglu

Yazar: Ümit Çilingiroğlu - Astroloji Editörü
İndigo Dergisi – Eylül 2008 umit@indigodergisi.com

“İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut.” “Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç.” “ Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst sınır, limit.” “ Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit.” Tüm bu cümleler Türk Dil Kurumu sözlüğünde “sınır” kelimesinin karşılığı olarak yer almakta.

Bu açıdan baktığımızda sınır için, ölçülebilir bir değerdir diyebiliriz. İçine doğduğumuz, sınırlarına ulaşamadığımız evrende; yazılı veya yazısız olarak belirlenmiş, duygusal, düşünsel, kültürel, sosyal ve ekonomik sınırlar içinde yaşadığımızı zannederiz. Aslında sınır tanımayız. Sosyal ve kültürel yaşam kanunlarla sınırlandırılmıştır ama bir uymayız. İster yaya, ister sürücü birçoğumuz trafik kurallarını hiçe sayarız. Sevdiğimiz bir işi yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız, o mutlu anlar bitmesin isteriz. İstemediğimiz bir şeyi yaparken veya çalışmadığımız imtihanda, bir an önce bitsin deriz, süre dolmak bilmez. Zaman sınırlıdır ama duygularımızın sınırıyla uyuşmaz. Çok sevilene kızmakla, daha az sevdiğimize kızmanın reaksiyonları aynı değildir. Duygularımızın sınırlarını, durum ve kişilere göre biz belirleriz. Yaşamın her anına ait çok çeşitli örneklemeler yapabiliriz.

Biraz ironi yapalım. Bildiğimiz kadarıyla, Türkiye’nin kara ve deniz sınırlarının uzunluğu 11.086km dir. Peki bu gerçek uzunluk mudur? Hayır, matematiksel en yaklaşık bilgidir. İlk olarak 1975 yılında Polonya asıllı matematikçi Benoit Mandelbrot tarafından ortaya atılan Fraktal Boyut mantığına göre; kırıklı ve kıvrıklı bir uzunluğun ölçülmesi, kullanılan ölçüm aracının uzunluğuna bağlı olarak değişim gösterir. Fraktal, parçalanmış yada kırılmış anlamına gelen Latince bir kelimedir. Bir sahil şeridini ölçmek istediğimizi düşündüğümüzde, kullandığımız alet yarım metrelik bir pergel olsa, bulacağımız değer yaklaşık olacaktır. Çünkü pergel yarım metreden kısa olan girinti ve çıkıntıları ölçemeyecektir. Pergeli bir santime kadar küçültsek bile, geride ölçülemeyen bir değer kalacaktır. Bu zihinsel deneyi atom boyutlara inene kadar yaptığımızda, elde edeceğimiz uzunluk her seferinde artacaktır. Ancak atom ölçeğinde sonlu bir değere varılır ki, burada da ölçü biriminden bağımsız bir hata halen mevcuttur. Mandelbrot, bir birim cinsinden ölçülemez olan cisimlerin, bir pütürlülük derecesine sahip olduğunu ve bu pütürlülük derecesini ölçmenin bir yolunu, adını koymuş olduğu Fraktal Boyut’ta bulmuştur. Fraktal kavramı, bir çeşit düzenli düzensizlik diye de tanımlanabilir. Bu mantıkla bakıldığında, sınırlarımızda her an düzenli düzensizlik yaşanmakta.

Gökyüzü ve denizin maviliğinin birbirine karıştığı bir sahil kenarındayız. Ufukta meçhule giden beyaz bir yelkenli, biraz ileride kale yapan çocuklar ve rengarenk şemsiyelerde oturan büyükler. Yumuşacık, sıcacık kumlara gömülmüş ayaklara çarpan dalgaların sesi, meltemin hışırtısı, çocukların şen kahkahaları evrenin armonisi. Dalgaların, kimi bileklere kadar yükselirken kimi yakında sonlanıyor. Serinletirken, birikmişleri alıp götürüyor her gelen. İçerden bir yerlerden duygular yükselmeye başlıyor, bakış açıları farklılaşıyor. Huzur, mutluluk veriyor renkler, sesler. Sanki başka bir yerdeyiz. Durum değişiyor, sınırlar değişiyor an be an. Ülkelerin sınırları da böyle gelen her dalgayla değişiyor. Biriyle uzarken bir diğeriyle kısalıyor. Ölçülebilirliği zor üstelik mantıksız gibi gelebilir.

Daha önceki yazılarımızda değindiğimiz gibi, tanımlamayla uğraşmayan mantık, bir şeyin doğru ya da yanlış olduğuyla ilgilenir. İnsanlar ve onların kültürlerinden ortaya çıktığı için değişiklik arz eder ve mutlak doğru ve mutlak yanlış yoktur. Bunu her gün kullandığımız, davranışlarımızı yorumladığımız matematiksel bir disiplin olan Bulanık Mantık’la açıklayabiliriz. Hayat sadece beyaz ve siyahlardan ibaret değildir, grinin tonları da vardır diyen mantık yapısını, 1961de Azeri matematikçi Lütfi Askerzade oluşturmuştur. Bilim ve teknolojinin bir çok alanında, helikopterlerden, arabalara, evlerdeki elektrikli aletlere varıncaya kadar tatbik sahası çok geniş olan bulanık mantık, yöneylem araştırmalarının en önemli yardımcısıdır. Bir değeri, klasik mantıkta olduğu gibi iki yönüyle değil, çoklu yönleriyle tanımlamaktadır. Bu, bir şeye uzun derken ne kadar uzun olduğunun da belirtilmesidir ve kullanılan kelimelerin değişik anlamları olabileceğinin vurgulanmasıdır. Tanımlar ifadelere göre geliştirilebilir. Dilin zenginliğine göre çeşitlendirilebilir. Sadece uzun demek yetersizdir. Kısadan uzun, orta uzunlukta, çok uzun, neye göre, ne kadar uzun olduğu belirtilmelidir. İnsanlığın, hayatın temelinde bulanık mantık her zaman var olmuştur. Yazarken, konuşurken kullandığımız kelimelerin bir sürü manası olabilir. Sorun kastedilenle, anlaşılanın eşleşmemesindedir. Günlük yaşamda söylenen sözlerin ve kullanılan kelimelerin değişik anlamları olabileceği, olayların çok yönlü olduğu, olgunlaştıkça kazanılan esnek yapıda gözlenebilir. Verinin çıktığı kaynakla, alıcı kaynak arasında bilginin değişmesinin önlenmesinde bulanık mantık en önemli unsurdur. Kelimelerin esiri olmaktansa, daha değişik manaları olabileceğini bilerek ve anlayarak kısıtlamalardan kurtulup, katılıkların ve şartlanmaların önüne geçebiliriz. Bu mantıkla Eylül ayı geneline baktığımızda, bulanıklıkların açılacağını söylemek zor.

EYLÜL AYI POTANSİYELLERİ
Buzullar eridikçe sakladıkları açığa çıkmakta. Siyasi arenada, tozdan dumandan göz gözü görmüyor. Ateş neredeyse alevlenmek üzere. Amerika, Rusya çekişmesi soğuk savaş sınırlarının dışında seyretmeye başlayabilir ve global kriz ateşlenebilir. Benzeri sorunlar Orta Asya ülkelerinde de görülebilir. Amerika’nın Polonya’yla imzaladığı füze kalkanı projesinin detayları açıklandıkça, AB ülkelerinden de farklı sesler yükselebilir, Rusya’nın karşıt hamlesi, ki bu uzay teknolojisiyle ilintili olabilir, yeni gerginlikler doğurabilir. Sertleşmelerden en fazla nasibini alacak olan ülkemizde soğuk olarak bilinen Karadeniz iyice ısınırken, kuzey sınırlarımızda hareketlilik gözlenebilir. Durumdan faydalanmak isteyen terörist saldırılar artabilir.

Azerbaycan, Ermenistan ve İran üçlüsünden gelen farklı söylemler diplomatlar tarafından iyi değerlendirilemeyebilir, askeri güçler devreye girebilir. Uluslar arası ticaret ve ekonomiyi toparlayıcı önlemler dibe vuruşu önleyemeyebilir. 5 Eylül’de bir Afrika ülkesi olan Angola’da parlamento, 7 Eylül’de Hong Kong’da yasama organları, Güney Pasifikte Vanuatu’da parlamento ve yine Afrika’da Ruanda’da parlamento seçimleri yapılacak. Ülkemizi direkt olarak ilgilendirmeyen sonuçlar, bu küçük ülkelerden nemalanan Çin, Avustralya, Fransa ve İngiltere’nin etki alanlarının daralmasına sebep olabilir. Bilim ve teknolojide; enformasyon ve iletişim alanında, süper iletkenlikle ve fiber optikle ilgili çalışmalarda büyük ilerlemeler kaydedilebilir. Uluslar arası taşıma sistemlerinde özellikle hava taşımacılığında atılımlar gözlenebilir. Yaşamı kolaylaştıran robotlar, hibrit arabalar ucuz ve yeni modelleriyle günlük hayatta kullanılmaya başlanabilir. Uzay savaşları kızışırken, yarışa Japonya gibi yeni aktörler katılabilir. Doğa değişimini hızla sürdürürken, eko sistemlerde farklılaşma, tür kayıpları, salgınlar, tropikal fırtına hatlarının değişmesi ve zarar verebilirliklerinin arttığı gözlenebilir.

1 EYLÜL:Sabah 10.00 ile 12.00 arasında önemli görüşmelerinize ve imzalanacak evraklara dikkat etmekte fayda var, bu süreçte Ay boşlukta. Ortak sorunlara, cesur tavırlı, yol gösterici söylemler sertleşmeleri engelleyebilir. Körlemesine sert eylemlerin kısa vadede başarı şansı olmayabilir. Tehlike ve riskler öngörülerek uzun vadeli planlar yapılabilir. Acil olarak oluşturulan delegasyonların amirane yönlendirilmesi buruk gerçeklerle yüzleşme getirebilir. Yayımlanacak çok uluslu bildirge politik ve ekonomik alanda istenilen sonucu vermeyebilir. Gönüllü çalışmalarda aksaklıklar yaşanabilir.

2 EYLÜL:Felaketin geliyorum diyeceği, sıcak gelişmelerin yaşanabileceği bir gün. Tarih tekerrürden ibarettir sözünü bir kez daha hatırlatacak, hayatı etkileyecek farklı bir kriz patlak verebilir. Bildik koşulların değişeceği yeni ayrılıklar görülebilir. Askeri kargaşa oluşabilir. Kaos ortamında baskılar artabilir. Seçilen kolay yol başarı getirmeyebilir. Ekonomik olarak, kısa vadede nakit ve sıcak parada kalınması, orta ve uzun vadede ise teknolojik şirketlere yatırım kazanç getirebilir.

3 EYLÜL:Zor bir gün. İnsanlık evrensel açılımını panikten uzak kalarak gerçekleştirebilir. Kışkırtıcı olaylar ve tahrikler krizleri yenileyebilir. Zalim olamayan, kararlı ve korkusuz tutum içinde bulunmak elleri güçlendirebilir. Dik kafalı davranışlar oyunu bozabilir. Acı verici geçişler yaşanabilir. Yardım ve destek çağrıları artabilir.

4 EYLÜL:Parasal konularda çabuk verilen kararlar şans getirmeyebilir. Sigorta ve banka sektörü haricinde yapılan tedbirli yatırımlardan kazanç sağlanabilir. Erken olgunlaşma getirecek tecrübeler yaşanabilir. Büyüklerin baskısı duygusal problemlere neden olabilir. Güçlü yönlendirmelere gerek duyulabilir.

5 EYLÜL:Gelişmeler, esen sert rüzgarlara karşı birde yokuş yukarı tırmanırmış gibi çok zorlayıcı olabilir. Problemlere sağlıklı çözümler bulabilmek için işbirliği talep edenlerin gerçek niyetleri ortaya çıkabilir. Yardım maddelerinin taşınmasında nakliye problemleri çıkabilir. Karmaşık duygular doğru kararlar alınmasını geciktirebilir. Uluslararası yardım kuruluşları yeni projeleri hayata geçirebilir. Kişiliği kanıtlamak için aranan yeni alanlar bilimsel ve sezgisel olarak bilinmeyen konular, metafizik olabilir.

6 EYLÜL:Tayfunlarla gelen yağmurlar, Pasifikte ve Orta Amerika’da sel baskınlarına, can ve mal kayıplarına neden olabilir. Uluslar arası ilişkilerde kaygı verici gelişmeler yaşanabilir. Çok önemli bilgiler halktan gizlenebilir. Anlaşmazlık tarafları arasında daha büyük amaçlar uğruna yer değiştirmeler ve büyük talepler gündeme gelebilir. Sert tartışmalar, tehditkar söylemler artabilir. Ekonomik ve siyasi disipliner yapılarda çöküşler görülebilir. Amaçlara sabır ve itidalle ulaşılabilir.

7 EYLÜL:Ay ilk dördün konumunda, Yay burcunda. Uluslar arası adalet mekanizmalarının işlevselliğinin artacağı bir dönem. Yönetimler ve halk arasındaki gerilim büyüyebilir. Tartışmalar mali sorunlarda kilitlenebilir. Diplomatik girişimler fikir ayrılıklarına çözüm getiremeyebilir. İnsanlığı tehdit edici yeni savunma teknolojileri ve biyolojik silahlar gündeme gelebilir. Taraflı medyatik yayınlar tartışmaları alevlendirebilir. Halk sağlığı ile ilgili çalışmalar bekleneni vermeyebilir. Mutasyona uğramış virüsler ölümcül salgınların başlamasına neden olabilir.

8 EYLÜL:Mayıs ayından beri geri gidişte olan Jüpiter gezegeni, Zodiak’taki yolculuğuna düzelerek devam ediyor. Aydınlanma yolunda yeni açılımları ve fırsatları işaret eden süreç, ekonomilere rahatlatıcı bir soluk getirebilir. Bu gün yaşanabilecek provokasyonlar görmezden gelinebilir. Disipliner yapılar arasında sürtüşmeler yaşanabilir. Keskin ve sert söylemler istenmeyen enerjilerin açığa çıkmasına neden olabilir. Karşılaşılan büyük güçlüklerin üstesinden, özel oluşturulmuş birimlerle gelinebilir. İletişim ve bilişim sistemlerinde büyük aksaklıklar yaşanabilir. İkili ilişkilerde, entrikalar ve gizli aşklar ortaya çıkabilir.

9 EYLÜL:Yay burcundaki son geri hareketinde olan Plüton gezegeni yoluna düzelerek devam ediyor. Şaşırtıcı olayları ve doğaların başkalaşımını getirecek süreç, bir anda ortaya çıkabilecek değişimler ve beklenmedik sonuçlar getirebilir. Ortaklıklar ve partnerler arasında uyuşmazlıklar çıkabilir. Yaşanmakta olan uluslar arası gerginlik uzlaşmazlıkla ve sert reaksiyonla sonuçlanabilir. Güç dengeleri savaşında, Doğa’da buradayım der gibi, yer kabuğu hareketlenmeleri volkanlar ve depremlerle sert yüzünü gösterebilir.

10 EYLÜL:Tüm öğleden sonra Ay boşlukta, yazılı veya sözlü önemli işlere dikkat. Bu gün, kabul edilemez sınırlar zorlanabilir. Sularda tehlikeli hareketlilik gözlenebilir. İletişimler kesintiye uğrayabilir. Büyük resimdeki tüm parçalar yerine otururken, olayların gidişatı, saklanan gerçekler ve gizlenen yalanların ortya çıkmasına neden olabilir. Daha derin bakış açılarıyla ve objektiflikle sorunlara farklı çözümler aranabilir. Karadeniz’deki anlaşmazlıkların en aza indirgenmesinde, tutumların değiştirilmesi, diplomasi aktörleriyle birlikte Kızılhaç, Kızılay gibi uluslararası yardım kuruluşlarının daha aktif olması gerekebilir.

11 EYLÜL:Saldırı ve tehdide açık alanlarda sürprizlerle karşılaşılabilir. Yetersiz liderler galeyanı körükleyici açıklamalar yapabilirler. Aşağısı sakal, yukarısı bıyık misali arada kalan ülkemizde sıkıntılı olaylar baş gösterebilir. Tüm yaşananlar bir yana bu gün, ikili ilişkiler için senenin en romantik günlerinden biri gerçekleşebilir. Karşı cinsle yeni bir beraberlik, ilk aşk kıvılcımları başlayabilir. Sevdiğinizin ellerinden tutup gözlerinin içine bakarak tüm hislerinizi, kalbinizdekileri dile getirebilir, içinizdekilerin akmasına izin verebilirsiniz.

12 EYLÜL:Çatışmalar çıkabilir, tansiyonlar yükselebilir. Üzücü olaylar yaşanabilir. Otoriteler, gerilimi azaltıcı açıklamalarda bulunabilirler. Olaylar karşısında sakin ve serinkanlı duruşlar stresi azaltabilir. Kabul edilemez olanı, kabul ettirmek için uğraşanlar olabilir. Kritik kararlar alınması gerekebilir. Kuşku uyandırıcı siyaset ve politikalar taraflar arasındaki sürtüşmeleri arttırabilir. Siyaset ve diplomaside yeni aktörler görev alabilirler.

14 EYLÜL:Ana, baba ve eşler arasında yanlış anlaşılmalardan kaynaklanan sorunları çözmek için ideal bir gün. Enerjiler sevgi ve aşk konularında yoğunlaşmış durumda. Sevgiyi açığa çıkaran sözler, tutum ve davranışlar problemleri ortadan kaldırabilir. Deniz kenarında veya kırlık alanlarda küçük bir kaçamak yapılabilir.

15 EYLÜL:Dolunay Balık burcunda gerçekleşmekte. Duyguların derinleşeceği ve çeşitleneceği kısa bir dönem. Soğuk ve psikolojik savaş olgusu halklar üzerinde baskısını arttırabilir. Pazarlık için oturulan masadan beklenilmeyen sonuçlar çıkabilir. Arabulucular, taraflar arası dengeyi sağlamakta zorlanabilirler. Blokajlar yüzünden sadece bir konuda anlaşma sağlanabilir. Medyada, kadın erkek ayrımcılığını vurgular haberler yayınlanabilir. Temizliğe ve hijyene dikkatsizlik büyük sağlık sorunları çıkmasına neden olabilir.

16 EYLÜL:İlişkilerdeki kardeşlik ve yandaşlık olgusu olayların yönünü değiştirebilir. İhtiyaç duyulan birleşme ve bütünleşme yerel güçlerin katılımıyla sağlanabilir. Farklı yerlerde, dağınık halde bulunan güçlerin birleşmesi gerekebilir. Birlik içinde yapılanlar başarı getirebilir. Sorun yaşanan bölgede, hayat şartlarının iyileştirilmesi ve sağlık ihtiyaçlarının giderilmesi için acil yardım gerekebilir. Kalp ve damar hastalıklarıyla ilgili yeni tedavi yöntemleri açıklanabilir. Aşk tanrısı Eros, her şeye rağmen aşk ve sevgi diyor. Enerjiler çok yüksek. Seksüalite ve erotizm yaşama farklı bir renk getirebilir. Beklenen, özlenen sevgili çok yakında olabilir.

17 EYLÜL:Güç gösterileri baskı unsuru olarak kullanılabilir. Sataşmalar, çatışmalar yaşanabilir. İnsan hakları ve uluslar arası hukuk konularında sert çıkışlar ve söylemler duyulabilir. Dinamik potansiyeller taraflar arasındaki çekişmeyi engelleyebilir. Sağlanabilecek uzlaşı geçici olabilir. İçki ve sigara yasaklarıyla ilgili konular gündemi işgal edebilir.

18 EYLÜL:Kaderi olaylar yaşanabilir. Kutuplaşmalara yeni aktörler katılabilir. Olumlu gelişmelere karşı set oluşturmak isteyenler olabilir. Kısıtlamalar ve yokluklar halkın tepkisini arttırabilir. İdealist fikirler, yeni metot ve yöntemlerle gündeme getirilebilir. Enerjiler hayal gücünü tetiklemekte, düşünceler eyleme dönüştürülebilir. Resim, müzik gibi sanat dallarıyla uğraşanlar başarılı eserlere imza atabilirler. Büyük bir atlatma haber sansasyon yaratabilir.

19 EYLÜL:Kaba ve insafsız söylemler duyulabilir. Düşünce ve duygularda karmaşa yaşanabilir. Ani davranış değişiklikleri problemlerin büyümesine neden olabilir. Aldatmalar ve yanlış yönlendirmeler, sadakatsizlikler görülebilir. Meydan okuyucu tavırlar ve yıldırma politikaları karşısında toplu tepkiler verilebilir. Futbolla ilgili beklenmeyen açıklamalar yapılabilir.

20 EYLÜL:İsyankar tavırlar karşısında öfkeler kontrol edilemeyebilir. Bütün ilişkilerde ılımlı olmaya çalışılabilir. Enerjilerin yanlış yönlendirilmesi kayıplara neden olabilir. Beklenmeyen sert değişimler yaşanabilir. Başarısızlık getirecek faktörler, minnettarlığa dönüşebilir. Ortaya çıkarılan yakın tarihi içerir dokümanlardan şaşırtıcı gerçekler öğrenilebilir.

22 EYLÜL:Enerjilerin yoğun olduğu bir gün. Ay son dördün konumunda İkizler burcunda. Güneş Terazi burcuna girmekte ve sonbahar gündönümü (Ekinoks) gerçekleşmekte. Tamamlanmaların ve yeni başlangıçların dönemi. Uzayın yeni bir gizemi keşfedilebilir. Yaşamın psişik planını kucaklayıcı açılımlar görülebilir. Bu gün duygusal ve fiziksel enerjiler uyum içinde. Fiziksel dayanıklılık gerektiren işlerde çok başarılı olunabilir. Karşılanamaz talepler güven bunalımına sebep olabilir. Öfke duyguları kontrol edilmediğinde ilişkilerde kısıtlamalar yaşanabilir.

23 EYLÜL:Sabah saat 11.00e kadar Ay boşlukta, önemli işlerinizi bu saatten sonraya erteleyebilirsiniz. Provakatif söylemler duymazdan gelinebilir. Yüzleşmelerle, olayların ve davranışların gerçek nedenleri öğrenilebilir. Diyalogların sürmesi için, karamsar ve fanatik konuşmalar engellenebilir. Karşı cinsle problemler sadakatsizlikten kaynaklanabilir.

24 EYLÜL:Venüs gezegeni Akrep burcuna girerken, Merkür Terazi burcundaki yolculuğuna geri giderek devam edecek. Tüm iletişim ve bilişim sistemlerinde aksaklıklar, gecikmeler, radyo, televizyon, telefon, internet, bilgisayar gibi araçlarda bozukluklar, medya ve postayla ilgili sıkıntılar, kısa süreli yolculuklarda sorunlar, duyumsal algıda yanılgılar yaşanabileceklerden bir demet. Bu gün, akıl ve mantık uyum içinde, hissedilenler açıkça dile getirilebilir. Zihinsel enerjinin yüksek olması acele ve yanlış kararlar verilmesine sebep olabilir. Yargılayıcı söylemler tartışmaları alevlendirebilir. Yalan ve asparagas haberler toplumu gerebilir.

25 EYLÜL:Keder verici kayıplar yaşanabilir. Cesur atılımlarda bulunmak gerekebilir. Uluslar arası ilişkilerde, sömürgeci yaklaşımlar ve bağlayıcı hükümler taşıyan dayatmalarla karşılaşılabilir. Azınlık sorunları sert bir şekilde gündeme gelebilir. Kafkas bölgesinde yeni sorunlar çıkabilir. Özgürlükçü söylemler, tanınma istekleri, toprak talepleri tartışmaları alevlendirebilir. Ortak paydada birleşebilmek için kolaylaştırıcılara gerek duyulabilir. Kayıp getirecek taşkınlar ve su baskınları yaşanabilir.

26 EYLÜL:Ateşli çatışmalar ve tartışmalar yaşanabilir. Yer hareketlenmeleri ve volkanik patlamalar görülebilir. Yardım ve kurtarma çalışması gerektirecek durumlarla karşılaşılabilir. Uzak doğu ülkelerinden (Vietnam, Çin, Hindistan ve Japonya) sıkıntılı haberler duyulabilir. Uluslar arası para politikalarında değişiklikler mali ve ekonomik çöküşleri geciktirse de engelleyemeyebilir.

27 EYLÜL:Bu gün yakıcı enerjilerle başa çıkmak zor olabilir. Baskı altında tutulan hisler, öfke dolu sessizlik beklenmeyen bir şekilde bozulabilir. Ülke liderlerinin görüşmelerinden istenen sonuç çıkmayabilir. Çıkarılmak istenen ve uygulamaya konan yeni kanunlara tepkiler büyüyebilir. Birliklere uyumlu yeni üyeler katılabilir. Umulmadık zamanda eski dostlardan yardım gelebilir. Hava alanlarında ve uçuşlarda tehlikeler yaşanabilir.

29 EYLÜL:Yeniay Terazi burcunda gerçekleşmekte. Durgunluk, gelişmekte ve gelmekte olanın iyi anlaşılması için zaman kazandırabilir. Kutlama yapmak için erken olabilir. Düşmanın ve problemlerin gerçek nedeni görülebilir. Yandaşlar arasında anlaşmazlıklar yaşanabilir. Himaye altındakilerin ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanılabilir. Zor durumda olanlara acil yardım ulaştırmak gerekebilir.

30 EYLÜL:Beklenmedik durumlar ve taleplerle karşılaşılabilir. Yanıltıcı sözler ve kandırmacalar yaşanabilir. Sıvı taşımacılığı ve nakliyeyle ilgili problemler çıkabilir. Ekonomi, banka ve borsa ile ilgili yeni sıkıntılar oluşabilir. Hoşnutsuzluklar sertliklerle dile getirilebilir. Zorlama politikaların sonu gelebilir. Doğal felaketler can ve mal kayıplarına neden olabilir.

TERAZİ BURCU
23 EYLÜL – 23 EKİM
Adalet deyince ilk akla gelenlerden. Uyumlu, ahenkli, zarif, saf, sıfatlarının yanı sıra, barış seven, işbirliğinden hoşlanan, tatlı dilli, ikna kabiliyeti yüksek olandır. Platonik ve romantiktir. Sanat anlayışı ve sanat potansiyeli yüksektir. Daha çok ses ve müzik alanlarıyla ilgilenir. Gelişmiş estetik duygularıyla güzele düşkündür. Şaşırtmayı sever. Diplomatik yapısını, ne olursa olsun barış diyerek korumakta zorluk çekebilir. Adalet bilgisi güçlüdür. Adil olmadığında dengesi bozulabilir. Kararsızlıklar yaşar, kolayca vazgeçirilebilir. Uyum, ahenk ve güzellik ihtiyacındadır. Burcun yönetici gezegeni Venüs’tür.

Terazi, gökeşleğinin güneyinde yer alan bir takımyıldızdır. Ülgü, Karakuş, Mizan, Terazü-i Çerh, Terazu-i Felek, Libra diyede isimlendirilir. Grek mitolojisine göre adalet tanrıçası Astraea’nın, cennete mi cehenneme mi gideceklerini belirlemek üzere ölülerin ruhlarını tarttığı terazidir. (Yıldız Adları Sözlüğü/Mustafa Putlar/İş Bank.Kült.Yay.)

————————————————————
+++Her ay guncellenen astroloji yazilarini Astrolog Ümit Çilingiroğlu‘nun kaleminden asagidaki linkten takip edebilirsiniz:
Indigo Dergisi Astroloji Servisi

1 Ağustos 2008 Güneş Tutulması

Aug 01, 2008 @ 06:43 am by haber merkezi

Hava şartları uygun olursa, Türkiye’nin kuzey bölgelerinden kısmen izlenebilecek tam tutulma, Kanada’nın kuzeyinden başlayacak. Grölland ve kuzey kutbunu geçip, Rusya’nın kuzeyinden, Kuzey Buz Denizinden, Sibirya ve Altay’lardan gelerek Çin üzerinde sonlanacak. Türkiye saatiyle 13.21de kuzey Marmara ve Doğu Karadeniz’de Güneş’in %20si kapanmış olarak gözlenebilecek.

Tam güneş tutulması Kanada’dan başlayıp kutup bölgelerini geçtikten sonra Asya’ya girerek Rusya, Moğolistan’ı kat edip Çin’de son bulan 237 km genişliğinde dar bir koridor içinden görülecektir. Parçalı tutulma Kuzey Amerika’nın kuzeydoğusu, Avrupa ve Asya olmak üzere geniş bir alandan görülebilecektir. Ay’ın gölgesi Türkiye saati ile12:23′de kuzey Kanada üstüne düştüğünde tam tutulma başlayacaktır. Türkiye saati ile 13:21′de tam tutulmanın 2 dakika 27 saniye ile en uzun süreceği yer Rusya’da olacaktır. Gölge Dünya üzerinde 2 saat süreyle 10.200 km yol kat ederek saat 14:20′de Dünya’yı terk edecektir.

Astrolojik Yorum: Ümit Çilingiroğlu
İndigo Dergisi, Astroloji Editörü

Tutulmanın en önemli etkileri, teknolojik gerilim ve kapitalizm mekanizmalarının değişmesi olarak söylenebilir. Tutulmadan en çok etkilenebilecek ülke Çin. Can ve mal kayıplı büyük bir deprem, olimpiyatlarda sorunlar, özgürlük hareketlenmeleri yaşanabileceklerden. İran’da da sıcak noktalar hareketleniyor, deprem olasılığının yanı sıra tansiyonlar yükselebilir. Ekonomik yaptırımlar ve baskılar artabilir. İran hükümeti uykusuz geceler geçirebilir. Ülkemizde ise “Kaderi değişim zamanı”. Son geri sayım başlıyor. Güneş tutulmasının, hem Cumhuriyet’in ilan edilmesi (29.10.1923) hem de Meclis’in açılışı (23.04.1920) haritaları üzerindeki vurguları göz önün alındığında, toplum olarak büyük geçişler yaşayacağımızı söyleyebiliriz. Toplumsal korkularımızı açığa çıkaracak politik olayların yanı sıra doğada rahat durmuyor. Şiddetli bir deprem, aşırı yağışların neden olacağı büyük bir yer kayması (Karadeniz) can ve mal kayıpları getirebilir. Politik arenada karşılıklı çekilen silahlar hedefini bulmayabilir. Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi baş gösterebilir. Baskıcı tutumlar ve olası suikastlar tüm hesapları değiştirebilir. Korkulanın beklendiği kadar güçlü olmadığı görülebilir. Hukuk sürecine müdahaleler ters tepkilere neden olabilir. Üretim ve tüketim arasındaki açık büyürken, ekonomik değişkenler sıkıntıları arttırabilir. Yönetim sistemleri ve askeri mekanizmalar karşı karşıya kalabilir. Büyük dağın efsanesi ardına saklanmak istenen, asıl gerçek açığa çıkabilir. Pandorra’nın kutusundan, umulmadık kişilerin (büyük bir şirket patronu, meşhur bir sanatçı, eski bir din adamı, dışişlerinden bir bürokrat) akıl almaz ilişkileri fırlayabilir.

  • Hazır Ol! (Astroloji Servisi, Ağustos 2008, İndigo Dergisi)
    ——————————————–
  • Gelişim

    May 09, 2008 @ 09:53 am by Umit Cilingiroglu

    Güneşli bir bahar sabahında sıcacık bir Merhaba,
    Her yerde sabah, her yerde bahar olmasa da içten bir Merhaba ısıtabilir insanı. Dosttan gelen düğün bayram demiş birisi. Burada yazmaya nasıl başlasam diye düşünürken, birkaç gün önce dost bir maile cevap yazarken geldi açılımlar. Enerjiler çok yoğun. Gökyüzündeki işaretler daha da yükseleceğini gösteriyor. Yükseklikte göreceli bir kavram. Bildiğimiz ölçütleri kullanarak bir şeye yüksek diyebiliriz. Dağın eteklerindeysek zirve bizim için yüksektir. Zirvedeysek bulutlar bizden yüksektedir. Değerlendirmelerimizi bulunduğumuz yere göre yaparız. Peki ya öyle değilse! Düşünce perspektiflerimizi değiştirdiğimizde, her şey değişir. Deneyim ve paylaşım, kelebek etkisi gibi gerçekleştirmelerimizde bize yardımcıdır. Aynı şeyin çokça tekrar edildiğini vurgulamak için kullandığımız bir benzetmedir “Amerika’yı yeniden keşfetmek gerekmiyor”. Her ne ise o yitirmekten korktuğumuz, her ne ise o mutluluktan uçuracak, diğerlerininkinden farklı olmalı bizimki. Kural aslında bu.
    Farklılıklarla bütün oluşuyor.
    Astrolojik bir haritaya bakıldığında, bir dairenin büyüklü küçüklü oniki parçalı olduğu göze çarpar. Bu gösterir ki her insan bütün burçlardan etki alır. Doğum tarihine göre, ben İkizler burcuyum diyerek, köşelerdeki İkizler burcu yazılarını okumak genel bilgi verir. Birimize uyarken, birimize uymaz. Doğumumuzla birlikte harekete dahil oluyoruz. Hareket her yerde ve her şeyde. Durmaksızın devam eden bir süreç. Bu süreçte biz büyüyüp gelişiriz, haritamız bize gelişim sürecimizi işaret eder. Daire 360 derece ve 12 burç dediğimizde, her burcun yolculuğu 30 derecelik bir aradır. Doğum anımızda burcumuzu belirleyen Güneş’i ele alalım. Bir dereceyi bir yıl gibi düşünürsek; şimdi kaç yaşındaysak, Güneş o kadar yıl ilerlemiş durumda olur. Elli sene önce İkizler burcunun son derecesinde yolculuğuna başlamış Güneş, şimdi Aslan burcundadır. Bu İkiz’ler Aslan olur demek değildir. Bu yaşanacakların yönüyle ilgili işarettir. Küçük ve kaba bir hesapla kendi gelişmiş Güneş’inizi bulabilirsiniz. En azından köşelerdeki burç yorumlarına meraklıysanız, sahip olduğunuz burçtan sonra gelenide okuyarak belki biraz daha uyumlu bilgi sahibi olabilirsiniz. Sorularınızda yardımcı olabilirim.
    Farkındalıklarımızla yaşanmışların, gerçek duygusunu içimizde uyandırabildiğimizde değişimi yaratabiliriz.


    yeni başlık

    kontrol paneli

    profil

    üye olun

    indigo dergisi