Gazi Özdemir ile Din Beyin Enerji (2)

Prof. Dr. Gazi Özdemir ile Din ve Beyin II. Bölüm

Prof Dr Gazi Özdemir, 1969 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1974’e kadar Diyarbakır Tıp Fakültesi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Nöropsikiyatri ihtisasını yaptı. 1980’de Nöroloji Doçenti oldu. 1987’de İngiltere Bristol’de Nöroloji Bölümünde çalıştı. 1988’de ise Nöroloji Profosörü oldu. 1981 yılından beri Eskişehir Tıp Fakültesi’nde Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapan Prof. Dr. Ozdemir’in, yayınlanmış sekiz kitabı bulunmaktadır.

din_beyin_bilim_islam_musluman_3

Söyleşinin birinci bolümü için tıklayın

Röportaj | Prof. Dr. Gazi Özdemir

Enerji Kirliliği Ve Dua

prof_gazi_ozdemir_din_beyin_6Bu enerji kirliliği nasıl giderilebilir?

Prof. Dr. Ozdemir: Bu elektrik, belirli bir miktardan sonra, AKBEH’in yansıması olan ve vücudun etrafında bulunan manyetik alanımızın dengelilik halini olumsuz etkileyerek bizi gergin ve huzursuz bir ruh haline sokabilir. Bunun için vücudu toprağa değdirerek (çıplak ayakla dolaşmak gibi) veya su ile vücudun bu uç yerlerini veya tüm vücudu yıkayarak sağlanabilir.

Elektrik kirliliğini temizlemek özellikle dua etme sırasında çok önemlidir.

Bedendeki elektrik kirliliğinin dua ile nasıl bir bağlantısı var?

Her insan, yaradılışına bağlı olarak bir kod numarası ile Dünya’da tektir. Bu benzetmeye göre, bir cep telefonunun merkezdeki bir bilgisayara olan iletişimi gibi her bir yaratılmış da ilahi kozmik bir bilgisayara bağlıdır ve bu bilgisayar ile de bu kod numarası ile sürekli bir iletişim halindedir.

Uzaydaki olumsuz enerjiler yanında vücudun özellikle uç kısımlarında yoğun halde bulunan statik elektrik tabakaları da, dua enerjisine ilişkin düşünce enerjisinin, ilahi kozmik bilgisayara yönelmesini engelleyici ve parazit oluşturucu etki yapmaktadır. Bu nedenle statik enerjinin temizlenmesi, gerek salât aktivitelerinin ilki olan abdest sırasında düşünce enerjisinin vücuttan yayıldığı yerler olan yüz ve dirseklere kadar ellerin yıkanması ve baş ile ayakların mesh edilmesi ile sağlanmış olmaktadır. Dolayısıyla abdest almanın temelinde, buralarda yoğun halde bulunan statik elektriğin giderilmesi ve düşünce enerjisinin kayıt merkezlerine olacak olan yayılımının önündeki parazit tabakasının temizlenmesidir. Böylesi bir temizlik namaz dışında olacak herhangi bir andaki dua veya beddua sırasında oldukça önemlidir. Ancak Kur’an, statik elektriğin su ile giderilmesi işlemi olan abdest almayı sadece salât için farz kılmıştır.

Niyet mi önemlidir, dil ile söylemek mi?

İnsan neslinin ortak dili, ağzından çıkan kelimeler değil, düşünce enerjisidir. Mevlana bunu Mesnevi’de şu şekilde değinmiştir: ” Dünya’da nice diller var, nice diller, ama hepsinde de mana bir, anlam bir.”

Allah Kur’an’da;

“İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi onunla sorguya çeker de puan durumunuza göre bağışlar veya azap eder.”  (Bakara Suresi-284.Ayet)

Bu mesaj ile Allah’ın söylenen kelimelere değil, beyinde oluşan düşünce enerjilerine baktığı açıkça vurgulanmaktadır. Aynı vurgu Tevrat’ta da yapılmaktadır. 

“Düşüncemi uzaktan anlarsın. Çünkü dilimde söz yokken işte ya Rab, Sen onu tamamen bilirsin.” (Mezmur Suresi 139/2-4. Ayet)

Düşünce enerjisini genelde soyut olduğu için anlayamıyoruz. Somut bir olay şeklinde nasıl açıklayabiliriz?

Düşünmek, beyinde biyokimyasal işlemler ve elektrik enerjisinin sinir hücreleri arasında akışı demektir. Düşünce, beynin yakıt maddesi olarak şeker ve oksijen kullandığı bir aktivitedir ve bu aktivite frekanslı bir enerji-elektriksel bir akım şeklinde gerçekleşir. Örnek olarak telepati ve önsezi, altıncı his dediğimiz konular, düşünce enerjisinin aktarılabildiği ve dalgalar şeklinde yayılıp algılanabileceğini kanıtlamaktadır. 

din_beyin_bilim_islam_musluman_4

Akbeh’un Puan Durumuna Göre Beddua

Bir başkasına yapılan dua, beddua olayların olası tesirini nasıl açıklayabiliriz?

Bir başkası için yapılan olumlu bir dua ile oluşan olumlu enerji de aynı ilahi kozmik kayıt merkezi üzerinden, yani bir süzgeç işleminden geçtikten sonra ilgili kişiye ulaştırılmakta veya ulaştırılmamakta ve AKBEH’una eklenmekte veya eklenmemektedir. Bir başkasının AKBEH’una olan böyle bir eklenme ile belki de bu kişi af edilmeye, varsa bir hastalığından iyileşme için uygulanmakta olan tıbbi bir tedaviye katkı oluşmasına veya olumsuz bir olaydan kurtulmaya, bir başarıya veya koruyucu melekler aracılığı ile yapılacak uygun bir puan durumuna erişebilecektir.

Bedduada olan düşünsel enerji, beddua edenin beyninde oluşan enerjinin gücüne göre olduğu gibi, beddua edilen kişinin AKBEH’unun puan durumunun uygun olup olmayışına diğer bir ifade ile hak edip etmeyişine göre de kişiye ulaşmakta veya ulaşmamaktadır. Haklı bir beddua, beddua edilenin AKBEH’una olumsuz enerji ile eklenmekte ancak haksız bir beddua, beddua edilene ilahi kayıt ve değerlendirme merkezinin süzgecinden dolayı zaten ulaşmamaktadır.

Tövbeyi nasıl açıklayabiliriz?

Tövbe ve dua ederek Allah’tan af dilemek, kişiye bir sınav şansı daha vermek demektir. Ancak bu sınav hakkı, tabi ki amelleri ile olumlu puanlar almaya başlamışsa ve puan durumuna göre hak ediyorsa söz konusu olacaktır.

“Sonra muhakkak Rabbin, bir cehaletle/bilgisizlikle kötülük işleyen, sonra arkasından tövbe edip düzelen kimseler lehinedir, şüphesiz ki Rabbin, bunun arkasından elbette çok bağışlayandır, merhamet sahibidir.” (Nahl Suresi-119. Ayet)

Yaşamdaki varlığımızı AKBEH açısından nasıl yorumluyorsunuz?

Dünya hayatı canlılar alemi için geçici bir okul, evrimsel tekamül içi gerekli görülen bir eğitim yeridir. Ve ahret imkanlarına kavuşabilmek üzere değerlendirmemiz için bizlere tanınmış bir oyunda/sınavda sınıf atlamak (tekamül) üzere puan alma, ya da puanını yükseltme fırsatıdır.

din_beyin_bilim_islam_musluman_2

Yaşadığımız Deneyimlerin Arka Yüzü

Peki yaşadığımız deneyimlerin AKBEH ile ilişkilendirilmiş sebepleri neler olabilir?

Benim yıllar içinde vardığım sonuca göre bazı temel nedenler söz konusudur. Karşılaştığımız olaylar, kendi AKBEH’umuzun arınacak bir yönü arınsın diye bir sınav aracı olmak üzere, Allah Kaynaklı Bilinçli enerjinin son puan durumu hak ettiği için veya yakın veya uzak başka birilerinin sınavlarında görevlendirilmiş olarak olaylara muhatap olmak için gibi sebeplerle gerçekleşebiliyor.

Görevlendirmeye bir örnek verebilir misiniz?

Örneğin, daha bebek iken ölen veya özürlü doğan çocukların başka insanların/ailelerinin sınavları için görevlendirilmiş aracı bir ruh olarak gönderilmiş olabilmektedir.

Buyrun devam edelim

Ruhun bu görevlendirilmesi, bulunduğu aile, mahalle, şehir veya ülkenin genel AKBEH’larının puan durumu hak ettiği veya bu toplumun bazı özelliklerinin arınması veya pekiştirilmesi için veya oluşan olay, bizi silkeleyip uyanmamızı ve gerçeği görmemizi sağlamak, yanlış yere yönelmemizi engellemek veya dönüşü olmayacak derecede yanlış yolda isek bunu pekiştirmek için gerçekleşmiştir. Nadiren de birinin başına gelen bir olayın oluş nedeni biz olduğumuz için aynı olay başımıza gelebilir.

“Bir şeyi sevebilirsiniz ve o şey sizin için şerdir, bir şeyden tiksinebilirsiniz ve o şey sizin için hayırdır”  (Bakara Suresi-216. Ayet)

Bu olasılıkları yürütsek de karşılaştığımız bir olayın, gerçek amacını bilemeyeceğimizden, kesinlikle herhangi bir olayda “şu nedenle veya bu nedenle olmuştur” gibi görüş belirtmemiz yanlış olacağından, ancak “bir hikmeti vardır” deyip geçmek uygun olacaktır. Yoksa şirk hatası işlenmiş olur.

Akbeh ve Arınma

din_beyin_bilim_islam_musluman_5Aslında AKBEH kelimesini daha fazla açıklasak iyi olabilir.

AKBEH bir enerji havuzu demiştik. Sinir hücrelerinde olduğu gibi, AKBEH’unda da her an değişen puan durumuna göre açılıp kapanma özelliğinde olan, dolayısı ile kendine uygun olacak tipte ve miktarda enerji geçişine müsaade eden kanallar bulunmaktadır.

Bu kanallar şimdiye kadar bahsettiklerimiz dışında, ilahi idareci merkezler ve varlıklar (ilhamlar, şeytan vesveseleri vb) az da olsa dünya, ay ve gezegenlerin uzaydaki değişken konumları nedeniyle oluşan elektromanyetik alan enerjilerindeki değişimlerden de etkilenecektir. Aynı zamanda dünya hayatımızda etkili olan haklı-haksız, helal-haram kazançların da bu kanalları açarak veya kapatarak puan durumumuza etkileri olmaktadır.

AKBEH’umuzun ibresi hangi yayın frekansına uygunsa o kanaldan sinyal çekmeye yani AKBEH puan durumumuza göre sonsuz sayıda senaryolardan birine kaymaya başlar.

Dünya yaşamındaki AKBEH ‘lerimizin son puan durumu, ahiret hayatındaki cennet ve cehenneme mi denk gelecek?

AKBEH’unun arınması arttıkça Allah’ın tüm kainatı kuşatan saf enerji okyanusuna ulaşmamız gerçekleşecektir. Kuran’da birçok ayette bu kavuşma “Bana döndürüleceksiniz, dönüşünüz banadır” ifadeleri ile açıklanmış ve Cennet kelimesi ile sembolize edilmiştir.

Allah’a kavuşamama, onun saf enerjisine katılamama, sıkıntı ızdırap anlarına yol açacak olup, yaşanılacak ortamı biz canlandıralım diye Cehennem kelimesi ile sembolize edilmiştir.

Kuran’da bahsedilen çoğu şeyi sembol olarak mı değerlendirelim?

Evet. Örneğin arınmaya yönelik her bir aktivitenin puanlandırılma kriterleri yanında, hangi puana nasıl bir olay senaryosu olacağı, Allah’ın ezelde belirlemiş olduğu ve Levh-i mahfuzda bulunan evrensel değişmez kural ve bilgilere göre belirlenirken, insanlar kolay anlasın diye mubah-sevap ve helal deyimleri, olumsuz enerjilere yol açan düşünce ve davranışlar ise günah ve haram deyimleri ile tanımlanmıştır. Günahların affedilmesi, ruhun puan durumu ve bu kurallara göre yapılacağı halde, sanki Allah tarafından doğrudan bu affın yapılacağı gibi “Allah dilerse” ifadesi kullanılmaktadır.

Sabit ve Dinamik Kader

Kader hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kader, Allahın evren için kullandığı matematik ve geometridir. Kader, sabit ve dinamik kader olarak ikiye ayrılır. Irk, cins, ülke, şehir, aile, fizyonomi, kişilik ve mizaç özellikler gibi doğumsal ve kişinin kararının söz konusu olmadığı konular, evrimsel tekâmül basamağındaki temel basamaklar, yaşam projesine uygun düzenlenen sabit kader özellikleridir. Bu grupta olan; kişilik yapısı ve duygusal özellikler kişinin genetik birimi olan kromozomlarında bulunan DNA moleküllerinde kodlanmış olarak yaratıcı ilahi birimler tarafından yüklenmiştir.

Kişinin özgür iradesi ile vermiş olduğu kararlara göre almış olduğu puanlar temelinde karşılaşılan olaylar dinamik kaderdir. Dinamik kaderde süreç,  “düşündüğün ve yaptığın her şey sana geri döner, ne ekersen onu biçersin” prensibine göre çalışır.

“Her bir nefis, yanında sevk edici/yönlendirici/yol gösterici ve bir şahit/kaydedici ile gelmiştir” (Kaf Suresi-21. Ayet)

Bu süreç sırasında AKBEH’umuzun puan durumuna göre ve ilahi kuralların müsaadesi çerçevesinde olmak üzere görevli melekler aracılığı ile bizlere yardım edilebilmekte veya senaryolar üretilerek, zorluklar, sıkıntılar (maddi eşya-para-evlat-yakın birinin kaybı-duygusal terslikler) veya kolaylıklar, sevinçler, mutluluklar (maddi eşya-para-evlat-başarı) yaratılarak yeni arınma fırsatları, sınavları yaratılmakta veya kişilerin hak ettikleri yararlı veya zararlı yöne yönlendirici ilhamlar verilmektedir.

Peki ömür hangi kader grubuna giriyor?

Yani doğum ve ölüm mutlak olup kesin gerçekleşmekte, fakat kişinin her an değişken olan son puan durumuna göre süre oynamaları söz konusu olmaktadır.

“Bir yaşatılanın ömrünün uzatılması ya da kısaltılması da kesinlikle bir kitapta yazılıdır/evrensel kurallara göredir, şüphe yok ki, o Allah’a göre çok kolaydır” (Fatır Suresi-11. Ayet)

din_beyin_bilim_islam_musluman_1

Enerji Bölgeleri ve Hac İşlemleri

Ve bu ecel değişimi, sadece canlılar için değil milletler ve ülkeler için de geçerlidir.

Haç işlemlerinin enerji ile bir açıklaması var mı?

Tek Allah’lı dinlerin ilk tebliğ edildiği bölgelere baktığımızda Kudüs, Mekke, Medine, Hira Dağı, Sina Dağı ve Katmandu-Tibet Bölgesi gibi bölgeler ilahi güçlerin yeryüzü ile iletişim kurmayı tercih ettiği yerlerdir. Bu ilahi yerlerin, ilahi güçlerin ve kayıt merkezlerinin insanlar ile olan enerji alış verişlerine açık, güneş ve uzay enerjileri gibi başka engelleyici etkilerin en az olduğu dünya kanalları olduğunu söyleyebiliriz. Efes, Konya, Nevşehir, Urfa, Antakya, Meksika, Roma diğer iletişim kanallarına örnek olabilir.

“Yüzünüzü Mescid-i Haram’a dönün ki üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım”(Bakara Suresi-150.Ayet)

“Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi elbette Mekke’de, alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kabe’dir” (Al-i İmran Suresi-96. Ayet)

Namaz ve Elektrik Aktivitesi

Haç etme niyeti ile giden ve konsantre olup da dua edenlerin, yaptıkları olumsuzlukları bir daha tekrarlamayacaklarına dair söz verip tövbe edenlerin ve verdiği nimetler için Allah’a şükredenlerin bu düşünce enerjileri daha kolay, doğrudan ve parazitsiz olarak ilahi kayıt merkezlerine ulaşmaktadır. Ayrıca bu bölgelerde, insanların hem elektromanyetik enerji alanları daha kolayca dengelenebilmekte, hem de AKBEH’larındaki temizlenebilir özellikteki olumsuz lekeler yine daha kolay temizlenebilmekte ve arınmalarına olumlu katkı sağlanabilmektedir. Ancak bu dengelenme veya temizlenme, arınma işlevleri, herkes için değil, sadece puan durumu uygun olanlar için söz konusu olacaktır.

Namaz ve aptestin AKBEH açısından nasıl bir önemi vardır?

Namaz bir dua işlevi, dua da düşünce olduğuna göre, namaz, beyinde bir enerji oluşumu aktivitesi demektir.

Namaz sırasında kişinin dua isteklerinin ve şükranlarının ilahi kayıt sistemine ulaşma başarısı:

  • Dua sırasında oluşan düşünce enerjisinin gücüne
  • Belirli bir güce ulaşmak için, tören sırasında gereksiz düşünce ve uğraşlardan arınarak kişinin konsantre olmasına.
  • Düşünce enerjisinin vücuttan yayıldığı baş, yüz, eller ve ayakların statik enerji durumuna ve
  • Enerji yayılım frekansını ve niteliğini etkileyecek güneş ışınlarının varlığına bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Kuran’da namazdan önce aptes alma mecburiyetinin konmasındaki temel hikmet, işte bu statik enerji temizliğinin yapılmasıdır. Abdest sırasında yüz, kollar, kafatası ve ayaklar gibi vücudun uç bölgelerini ıslatan su, statik elektriği emerek kendisi yüklenmektedir.

Gece ve Enerji Akışları

Namaz ve gece ilişkilendirilmesinin sebebi ne olabilir?

Kuran’da namazın Güneş doğmasından önce, battıktan sonra ve orta bir zamanda kılınması üzerinde durulmaktadır.

Güneş ışınları ve manyetik akımlar, gündüz saatlerinde çok yoğun olmakla beraber dünyanın etrafında dengesiz ve parazitli bir tabaka oluşturmaktadır. Gece sakinliğinde ve karanlığında ibadet edildiğinde,  enerji akışlarının ilahi kayıt merkezlerine daha kolay ulaştığını söyleyebiliriz. Kuran da gündüz değil gece indirilmiştir.

“Kuşluk vaktine Andolsun. Sakinleşen geceye andolsun.” (Duha Suresi-1,2. Ayet)

“Gecenin bir kısmında da O’nu tesbih et, yıldızların batmaya yaklaştığı sıra da.” (Tur Suresi-48. Ayet)

Tabi aslında kitabınızın içeriği tüm bu uzunca çalışmamızdan çok daha fazlasını içeriyor. Okuyanlar için söyleyelim ” Din ve Beyin” kitabı Sınır Ötesi Yayıncılık’tan genişletilmiş 8. Baskı olarak çıktı. Teşekkürler dinsel metinlerin içindeki sembolik bilgileri ezoterik bir yaklaşımla ele aldığınız ve bunu bizlerle paylaştığınız için.Mevlana Mesnevi’sinde, “Hoşa gitmez bir renkte olan gecede çok iyilikler vardır. Ab-ı hayat karanlıkla dost olmuştur, karanlığın içine gizlenmiştir”demiştir.

Ben de teşekkür ederim Burçin Hanım. İyi çalışmalar diliyorum hepinize.

Prof. Dr. Gazi Özdemir ile Din ve Beyin – 1. Bölüm