Tüm Bilgi İnsan Hücrelerinde Mevcuttur

İnsan isteyen bir varlıktır. Durmadan, bıkmadan ister. İstedikçe ve isteği oldukça, daha çok, daha çok istemeye devam eder. Peki niçin bunca istek?

insan

 

Yaşam tüm zıtlıkların birbiriyle dansıdır. İnsan yaşama tüm bu zıtlıklarla dans etmeye gelmiş bir dansçıya benzetilebilir. Ve insan yaşamda Olsun istediklerini, niyetiyle evrene salar. Evren bu isteği en uygun anda yine insanın özgür iradesiyle istediği ve yaptığı seçimlerle şekillendirir. Ol’an hayırlıdır, tüm olan… Kendi bilincimiz bize istetir, deneyimi seçer. Bilinç, beden ve ruh hazır oldukça yeni deneyimleri yaratır. Bilinçsizce isteyerek,  dilekte bulunan kişi bile tezahür ettirebilir. Çünkü istediği şey ile bir enerji oluşturur.

İnsan bedeni eşsiz bir yaratımdır. Tüm hücreler bilgi taşırlar. Ünlü bir moleküler biyolog olan Profesör Michael Denton, hücrenin nasıl bir yapıya sahip olduğunu anlatmak için şöyle bir benzetme yapar:

Moleküler biyoloji tarafından ortaya çıkarılan yaşam gerçeğini kavrayabilmek için, bir hücreyi yaklaşık bin milyon kez büyütmemiz gerekir. Bu durumda hücre, New York ya da Londra gibi büyük bir şehri kaplayacak boyutta dev bir uzay gemisine benzeyecektir. Hücrenin yakınına gelip onu incelediğimizde, üzerindeki milyonlarca küçük kapıyla karşılaşırız. Ve eğer bu kapıların herhangi birinden içeri girersek, olağanüstü bir teknoloji ve bizi şaşkınlığa düşürecek bir komplekslikle yüzyüze geliriz (Denton, 1985).

Bedendeki her atom bilinçliliğe sahiptir. Tüm bilgi insanın hücrelerinde mevcuttur. Akaşik kayıt da denilen tüm bilginin deposu belki de hücrelerimizdir. Edgar Cayce de, tüm bedenimizde bilinçlilik oldugunu belirtir. Cayce, insanların hayatları ile ilgili bütün ayrıntıları içeren kitapların bulunduğu eşsiz bir kütüphaneden söz eder. Bu kayıtlar tarih boyunca yaşamış bulunan insanların bilinçaltından toplanmıştır. Cayce, doğru dua ve alçak gönüllülükle istediği zaman oraya gidebildiğini iddia eder. Buna göre, içinde rahatlıkla sörf yapılabilen bir internet kütüphanesine benzetilebilir. O da, dünya gerçeklerine göre bunun bir film arşivine benzetilebileceğini söylemişti. Cayce, astral planda seyahat edebilen herkesin, bu evrensel kayıtlara girebileceğini düşünüyordu. Edgar Cayse, Nostradamus’tan sonra dünyanın en büyük kahini olarak biliniyor.

insan

Ve insan dua eder… Nedir dua etme isteği veya dileme isteği? İnsana dua ettiren güç nedir? En inançsız diyebileceğimiz insan bile ister ve diler… Peki, kimden ya da nereden diler? Ya dualarımızın dile gelmesini sağlayan şey nedir? İnsan kaderinde olana dua ediyor olabilir mi? Ya da geçmiş, gelecek zaman döngüsünden çıkarak, anda kaderini dualarla, birlikte yaratıyor olabilir mi? O büyük irade, insanı özgür iradesiyle yarattığına göre, insan seçerek, dileyerek, yaratıcısıyla Bir Olarak yaşamanın farkına vardığında, aslında dua ettiği, dua ettiren güç, istek nedir?

Bilim adamları beyinde anıların depolanmadığını DNA’mızla bir barkod gibi boşluktaki kendi bilgilerimize (kayıtlarımıza) ulaştığımızı farketmişlerdir. Şimdi anında, tüm zamanların bilgisine ulaşabiliyor insan ve belki de aslında kendi bilincinde olana (Tanrısal Ben’ine) dua ediyor ve kendinde olanı istiyor…

Duymak istedim ve söyledi. Teşekkürler…


* Denton, M. (1985). Evolution: A theory in crisis. London: Burnett Books, s. 242.