Titreşen Işık Etkisi

Yaklaşık olarak 36 yıl önce yayılmaya başlayan ve günümüzde neredeyse her şeyde ve her tarafta kullanılan periyodik ve asenkron ışık teknolojileri ile telkine hazırlayıcı görsel uyaranlar arasında bir bağlantı olabilir mi?

ışık

Işık Türleri

Flash ışık, çakar ışık, flüoresan, belirli aralıklarla yanıp sönen ışık veya titreşen ışık olarak da adlandırılan ışık sistemleri günümüzde: Televizyonlar, Monitörler, Lambalar, Flüoresanlar, Sokak lambaları, Sahne ışıkları, Disko ışıkları, Otobüsler, Polis arabaları ve Ambulanslar vs olmak üzere hayatımızın her alanında bizlerle doğrudan etkileşim halindedir. Bilişim teknolojileri terimlerinde “tetikleme vurumu” olarak adlandırılırlar. Değişken veya sabit hızlarda, değişken veya sabit dalga boyu ve frekans aralıklarında kullanılırlar.

İnsan beyninin Alfa frekans aralığı 7-14 cps’dir. Amplitütleri: 30–50 mikro volt olan düzenli beyin dalgalardır.  Bu frekans aralığı bilinçaltı aralığı olarak bilinir. Rüyalar başta olmak üzere gündüz düşleri, genel meditatif haller, çoğu psişik fenomenler ve hemen hemen tüm hipnoz deneyimleri bu aralıkta meydana gelir. Düşünme faaliyetinin olmadığı anlarda beyin Alfa dalgaları yayınlar.

ışıkAlfa dalgaları yaşa göre değişiklik gösterir. 1,5 yaşındaki çocuklarda seyrek olarak görülür. 3 ile 5 yaş aralığında sabit bir şekilde görülmeye başlanır. 16 – 18 yaşlarında ise Alfa dalgaları tam olarak düzenli şekilde görülürler. Yaşlılık dönemlerinde ise giderek azalırlar.

Parapsikoloji araştırmalarında Alfa durumu olarak adlandırılır. Alfa durumu ile paranormal olaylar arasındaki ilişki ise deneysel araştırma laboratuarlarında araştırılmaktadır. Bu araştırmalar ile birlikte geliştirilen teoriye göre ise Alfa dalgalarının ışık, ses gibi çeşitli uyaranlarla aktive edilebildiği gözlenmiştir. Bu çalışmalar doğrultusunda bazı cihazlarda geliştirilmiştir.

Aslında Yoga, Okültizm, Ezoterizm gibi pek çok eski öğreti ve disiplinde beyin dalgaları ve tesirleri bilinmektedir. Yapılan Alfa durumu araştırmaların bir başka boyutu ise Teleportasyon, Materyalizasyon, Demateryalizasyon, Levitasyon, Durugörü, Telepati, Psikokinezi gibi ruhsal melekeleri deneysel olarak meydana getirmek ve bunları şimdilik bilinen beş ve bilinmeyen diğer beyin dalgaları ile açıklayabilmektir.

Dağınık zihin veya düşünmeyen zihin telkine hazırdır. Bu Alfa durumudur. Düzenli yada düzensiz ses veya ışık, tüm titreşim kaynakları zihni dağıtır ve telkine açık hale getirir. Eşik altı düzeyde olsa bile bilinçaltı için yine böyledir. Klasik flash ışık dalga titreşimlerini göz ayırt edebilir ama günümüzde gözün ayırt edemeyeceği kadar hızlı titreşim yayan teknolojiler kullanılmaktadır. Bunlar bariz olarak ayırt edilemese de tesiri aynı olmaktadır ve göz yorgunluğu ile birlikte genel bir yorgunluk hali ve benzeri rahatsız edici semptomlar olarak açığa çıkmaktadır. Fizyoloji yansımaları bunlar olmakla beraber bilinçaltı yansımaları ise tam bir netlikle bilinememektedir.

ışık

Eğer bir dalgınlık durumunda kitap okunuyorsa okunan bilgiler düşünülmez ve analiz edilip değerlendirilmez. Zihin doğru olarak kabul eder. Dikkat toplandığında ise değerlendirme mekanizmaları devreye girer ve bilinçli yargıda bulunulur. Tekrar edilen dış uyaranlarda ise dalgınlık benzeri bir durum meydana gelir. Yinelenen bilgiler bilinçaltında etki bırakırlar. Sırf yinelenmiş olmasından dolayı ve bırakılan izin etkisiyle bir tür şartlanma durumu meydana gelir ve bilgi nihayetinde kabul edilir.

Ses vücut kimyasında doğrudan etkili unsurlardandır. Duyguları kontrol eden salgı bezleri ile bir tür rezonansa girer. Bu etkileşim duyguları etkiler. Duygu değişimi beraberinde zihinsel süreçleri de etkilemektedir. Aynı şekilde organlar üzerinde olumsuz etki bırakan müzik frekansları da vardır. Çok düşük frekanslı sesler ve rock müziğinin vuruşları hipofiz bezini etkiler. Hipofiz bezi insanlarda şu fonksiyonları gösterir: Büyüme, STH çok salgılanırsa devliğe, az salgılanırsa cüceliğe yol açar. Kan basıncı. Hamileliği kontrol etmekle birlikte doğum sırasında dölyatağı kaslarının kasılmasını sağlayarak doğuma yardımcı olur. Anne sütü üretimi ve salgılanması. Erkek ve kadında cinsel organ fonksiyonları. Tiroid bezi fonksiyonları. Besinlerin enerjiye dönüşümü.Vücudun su dengesinin düzenlenmesi. Böbreklerden suyun geri emiliminin düzenlenmesi (ADH ile). Vücut sıcaklığının düzenlenmesi. Nazi Almanyası’nda ve eski Sovyetler Birliğinde toplumları belirli zihin formatlarına sokmak için müzik propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Hatta müzik propagandası için komisyonlar kurulmuş ve böylece ses etkisi ciddi derecede uygulamaya konmuştur.

Titreşen ışık

ışık

Televizyon görüntüsü durağan olarak algılanmasına rağmen öyle değildir. Titreşir. Bu titreşim televizyon seyreden insanlarda değişik bir zihin hali meydana getirir. Birçok insan kendisini boş gözlerle televizyon izlerken yakalar. Bu dalgınlık etkisi nedeniyle hangi tür yayın izleniyorsa eğer doğrudan bilinçaltı tarafından kabul edilir. Dirençle karşılaşmaz, sorgulanmaz. Işık, ses vs uyaranlarla farklılaştırılmış beyin frekans formuna sokulan zihin üzerinde telkin doğrudan etkilidir. Bu doğrudan etki gömülü veya açık olarak zihinde barındırılır. Uygun tetikleyicilerle ise devreye girer.

Titreşen ışıklara karşı oldukça hassas ve o derecede savunmasız durumda bulunan insan zihni rahatlıkla Alfa durumuna geçebilmekte ve işitsel uyaranlara karşı açık olabilmektedir. Trans haline girmek zannedildiği kadar zor ve değişik bir hal değildir. Gün içerisinde asansörde dalgınlaşan zihnin, inmemesi gereken katta diğer insanlara uyarak inmesi gibi gayet kolay bir şekilde gerçekleşebilmektedir. Benzeri durumlar farklı düzeylerde trans halleridir. Yoğun titreşimli ortamlarda ise zannedilenin aksine daha kolay gerçekleşmektedir.

Bilgileri sorgulayıp analiz eden bilinç bu farkındalığa sahip olsa bile aşırı kendine güven ters tepebilir. Bu durumda paradoksal tepki kuralı gereği olarak, uyumaya kendini zorlayan bir insanın uyuyamaması gibi daha kolay etkiye açık hale gelebilir. Her şey her şeyle daima etkileşime girer. Frekanslar dünyasında da bu böyledir. Rezonans yasası bunu bizlere gösterir. Zihnin bu belirli fizik kurallarından etkilenmeden sürecini devam ettirmesi ise mümkün değildir.


Bu yoğun titreşimli ışıkların her ne kadar doğrudan ve planlı olarak tasarlandığını ya da tasarlanmadığını bilemiyorsak bile zihin üzerinde titreşimin etkisini biliyoruz. Belirli gayelere yönelik olarak uygun frekans aralıklarının kullanıldığı iddiasında ise hiç değiliz.

Bu hem bir olasılık hem de bir risktir! Belki de gerçektir! Her ne şekilde değerlendirilirse değerlendirilsin sonuç olarak bilinçaltına açık bir kapı bulunmaktadır ve o kapı dış dünya dediğimiz çevremizin her tarafındadır. İşitsel çevremizden bizlere ulaşan her etki bu kapıdan girebilir ve bilinçaltı sorgulamadan her uyarıcı etkiyi emir olarak değerlendirebilir.

Yazar: Türker Ercan  | Sayı 72 | Eylül 2011 | Çarşamba, 28 Eylül 2011 18:09