Astroloji: Temmuz 2012 “Sen Öyle San”

İki hava gezegeninin ateş burçlarında geri hareketine başlaması, çetrefil olayların habercisi. Beş ay boyunca sürecek geri hareketine 13 Temmuz’da başlayan Uranüs, 8 Ağustos’a kadar ve her ne kadar artık alıştık desek de her seferinde başka bir yüzle karşımıza çıkan Merkür, 15 Temmuz’da geri gitmeye başladılar.

Astroloji: Temmuz 2012"Sen Öyle San"

Güneş patlamalarıyla desteklenecek hareketleri, iletişim ve ulaşımı olumsuz etkileyecek. Beklenmedik ani hava değişimleri kuzey ve güney yarıkürelerde can kayıplı afetlere neden olurken, hava taşımacılığı özel dikkat gerektiriyor.

Öyle San…Bu sözcükleri, kim bilir kaç kez söylemiş veya içimizden geçirmişizdir. Olma ya da olmama ihtimalini, karşıdakinin tercihine bırakan bir emir. Öyle zannet, diye de kullanılır ancak, bu kastedilmek istenenle örtüşmeyebilir, Arapça kökenli zan, şüphe ve suç unsuru içerir.

Loading...

Kelimelerin sözlük anlamlarıyla, güncel yaşamda kullanılış farklılıkları, öğretilmiş aklımızda farkında olmadığımız karışıklıklara neden olur. Sanat (SAN-AT), çok geniş alanlı, anlatım ve yaratıcılık yöntemlerinin tümüdür. Yazılı veya görsel her yaratılmış karşısında, bireylerin algıları ve duyguları farklıdır. Aynıda birleşmek, sanatçının kastedişiyle, diğerlerinin hisleriyle bütünleşmek neredeyse imkânsızdır.

Leonardo da Vinci’nin ölümsüz eserlerinden, gizemini hala koruyan Mona Lisa tablosuna bakanlar, önceden akıllarına sokuşturulmuş veriler doğrultusunda düşünürler. Yıllar boyu, modelin kimliği, yüzünün iki yönlülüğü, arka plandaki Çin etkisi spekülasyon konuları olmuş, geçmişten günümüze, eserle ilgili önyargı oluşturulmuştur.

Eserin bahsi geçtiğinde veya burada olduğu gibi, görüldüğünde ilk yargı bir tarafı gülen diğer tarafı üzgün bir kadın yüzüdür. Ellerin konumuna bakıp, sağ el üzerindeki bombeyi fark eden azdır. İnsan anatomisini çok iyi bilen Loenardo bir mesaj mı vermek istemiştir? El doğuştan mı öyledir? Sonradan oluşmuş bir anomali midir? Bilinmez, elimizdeki tek gerçek, Leonardo’nun yaptığı bir kadın tablodur.

Yaşam; sanattan siyasete, tarihten mitolojiye, dinden kültüre her alanda, yaratılmış tablolarla dolu. Doğumumuzla, hepsinde maddi, manevi yerimizi alıyoruz. Yaş aldıkça yaratıyor ve sanatımızı konuşturuyoruz. Yaratanların ve yaratılanların çeşitliliği, öğretilmiş aklın oyunlarıyla geçinip giderken, şimdilerde bir şeyler yetmemeye başladı ve kavramsal sınırlamaların farkındalığı yükseldikçe, anlama arayışları arttı.

Yaratılmışları algılayışımız özde değişti. Bilinçaltı yüksekliklerinden gelenlerle, bilinçtekinin uyumsuzluğu değişimi ve ona olan direnci körüklüyor. Ya bir resme takılıp kalınıyor, ya da yaratılmamış resimlerin olası yaratıcılarının peşinden koşuluyor. Kavramlara dışarıda/n sahip aranıyor.

Oysa kimse onların sahibi değildir, onlar yönlendirmek ve anlayışı geliştirmek için sembollerdir. Bu fark edildiğinde ve serbest bırakıldığında yaratıcılık eyleme geçer. Tablolar yaratıcının, yaratım anındaki duygu, düşünce ve modelleriyle vücut bulur. Verilmek istenen mesaj, öyle sansın veya öyle zannetmesin gibi farklı görünen aslında aynı kapıya çıkan şifreler içerir. Şifrelerin gizemi sanrıların, zanların ötesindeki düşüncelerle çözülür. Düşünceler yorumlayıcı veya yargılayıcı olmadığında, yaratıcı zihinle karşılaşacak ve gerçek yaratım başlayacaktır.

Yargı sürecindeki mahkemelerde tüm taraflar, zanlı, mağdur, avukat ve hâkim karar için birlikte bulunurlar. Gerçeği ortaya çıkarmak için uğraş verirler. İnsanoğlu da düşünce boyutunda, yaşamının büyük bir bölümünü mahkemedeymiş gibi rollerin hepsini birden üstlenerek geçirmekte. Olan biten karşısında savcı, avukat veya hâkim, bir rolden ötekine ışıktan bile hızlı bürünebilmekte.

Kendisinden istenmeyen, beklenmeyen bu roller, aslında bildiği şeyleri, olduğu kişiden ayırabilmesine yetmiyor. Düşünceleri serbest bırakmadığı, semboller arasında sıkıştığının farkına varmadığı müddetçe de yetmeyecek. Kelimelerin sözcük anlamları ardındaki şifreler, sembollerle uğraşmak yerine, o sözcüğün ilk anda çağrıştırdığı, zihinde uyandırdığının, o zihin için önemli olduğu gerçeğinden hareket etmek, yaratıcılığı tetikleyecek ve kişinin kendi gerçeğine dokunmasına yardımcı olacaktır.

Bir sembol ne kadar özel olursa olsun, ne yüklenmişse yüklensin ifşa edildiğinde, o genelin olur. Genel artık onu istediği gibi kullanır. İyi kötü, güzel çirkin yoktur, yorum ve yargı kullananındır. Her kelime&sembol kişinin özeli olmuştur, neleri, niçin, nerede kullandığı bir diğerine dokunmadıkça sorgulanamaz. Sorgulaması gereken sahiplenendir. Neden? Mutlağa ulaşmak. Mutlak gerçek tektir, herkes ona ulaşmak için önce kendi gerçekliğini keşfetmek zorundadır. Temmuz ayının gerçeği ise, gökyüzü karışıklığının artarak devam ettiğidir.

Gökyüzü hareketleri

2012’nin can sıkıcı bir yıl olacağı biliniyordu, madde el ve yer değiştirirken çetin olaylar yaşanabilirdi. Olasılıkları azaltmak yerine, değişmemekte vazgeçmemekte ısrar ettikçe, olayların kalitesinde ve kandititesinde artış kaçınılmaz oldu. Zorlayıcı şartlarla değişim mecbur edildi. İstanbul’da yaşanan trafik kaosu bunun en yeni örneklerinden biri, düzeni rahatlığı getiren, yetkililerin aldığı önlemler değil, vatandaşların vazgeçişleriydi.

İki hava gezegeninin ateş burçlarında geri hareketine başlaması, çetrefil olayların habercisi. Beş ay boyunca sürecek geri hareketine 13 Temmuz’da başlayan Uranüs, 8 Ağustos’a kadar ve her ne kadar artık alıştık desek de her seferinde başka bir yüzle karşımıza çıkan Merkür, 15 Temmuz’da geri gitmeye başladılar.

Güneş patlamalarıyla desteklenecek hareketleri, iletişim ve ulaşımı olumsuz etkileyecek. Beklenmedik ani hava değişimleri kuzey ve güney yarıkürelerde can kayıplı afetlere neden olurken, hava taşımacılığı özel dikkat gerektiriyor.

Hava haberleşme sistemlerinin gözden geçirilmesi ve kontrollerin arttırılması olası uçak kazalarının önüne geçebilir. Güneş fırtınası, Dünya’nın manyetik alanında değişiklikler getirirken, tüm iletişim sistemleri, elektrik ve elektronikle ilgili her alanda sıkıntılı olaylar yaşatacak. Özgürlükçü Uranüs, bağımsızlık hareketlerine hız verecek, fanatik ve terörist eylemler, asice karşı çıkışlar getirebileceği gibi, öncü davranışları, mekanik hareket gücünü ve keşfetme arzunu arttırabilir.

Aklın sembolü Merkür, sürmekte olan projelere ivme verirken, yenilerine başlanmasına izin vermeyebilir. Yeni sözleşmelerin ve alım satımların bir ay ertelenmesi olası tekrarları ve aksaklıkları engelleyebilir. Tüm ulaşım sistemlerinde sıkışıklıklar, karışıklıklar, ertelemeler ve kazalar görülebilir.

İkili ilişkilerde özellikle âşıklar arasında ayrılıklara neden olabilecek yanlış anlaşılmalar yaşanabilir. Çöküşteki ekonomileri kurtarma politikaları işe yaramayabilir. Çok uluslu, büyük sermayeli şirketler, mali krizlerini küçülmeyle, bölünmeyle atlatabilirler. Dünya genelinde sert iklim koşulları, normallerin üstünde sıcak ve soğuk dalgaları olarak kendini gösteriyor. Toprak kayması, sel, deprem gibi doğal afet riski taşıyan bölgelerin yanı sıra beklenilmeyen yerlerde ani gelişecek olaylar can ve mal kayıpları getirebilir.

17 Temmuz

İlahi adalet. Ekonomik çalkantı, banka borsa işlemlerinde ve alım satımlarda dikkat gerektiriyor. Hukuki sistem değişikliği yeni bir krizi tetikleyebilir. Mahkemelerden beklenmeyen kararlar çıkabilir. Yer altı kaynaklarıyla ilgili gelişmeler şaşırtabilir. Terörist saldırılar ve güvenlik güçlerini zorlayıcı olaylar yaşanabilir.

18 Temmuz

Yüksek tansiyon. Yer kabuğu hareketlenmeleri ve deprem riski büyük bir gün. Zorlu enerjiler kavgalara, çatışmalara neden olabilir. Kızgınlık ve öfke krizlerini önlenemeyebilir. Ani gelişen olaylar karşısında büyük tepkiler oluşabilir. Karşılıklı atışmaların dozu kaçabilir. Yanıcı ve patlayıcılarla uğraşanların, kazalara karşı tedbirleri arttırması gerekebilir. Ulaşımda hız sınırlarına dikkat.

19 Temmuz

Rüya. Yeniay Yengeç burcunda gerçekleşmekte. Derinlerde saklananların su yüzüne çıkmasının zamanı geldi diyen beş günlük dönemde, hislere ve duygulara önem verilmeli. Tetiklenen yaratıcılık, hedef odaklı çalışmalarda başarı getirecek. Ev ve aile konuları öne çıkarken, sezgiler güçlenecek.

Ruhsal olaylar, bilinç açılımları, ilginç ve haberci rüyalar duygusal duyarlılığı artıracak. Rüyalarınıza dikkat edin, mesajlar onlarda, görülen rüyalar sadece gören kişinindir. Ona buna anlatılması, her önüne gelenden yorum alınması için değildir. Yorumlayan kişinin yorumu kendi bilinci kadardır, sizin bilinçaltınızdakilerin genel sembollerle örtüşmesini beklemek, başkalarından size özel olanı ayırt etmesini istemek, hayal avcıları gibi rüya avcılarını beslemekten öte gitmez.


23 Temmuz

Aslan Burcu etkileri için tıklayın

25 Temmuz

Derin ilerleme. Ay ilk dördün konumunda Akrep burcunda. Merkür iletişimde zirve yapıyor. Yeryüzünde sistemleri bozarken, derin bilinç açılımlarıyla şaşırtıyor. Umulmadık gelişmeler, beklenmedik konuşmalar ilişkilerdeki problemlerin çözülmesine neden olacak. Uluslar arası sıkıntılarda yeni bir sayfa açılırken, gerilimi tırmandıracak olaylar karşısında soğukkanlı davranışlar gerekebilir.

Astroloji: Eylül ayı için burç yorumları

PAYLAŞ
Önceki yazıApril Deniz Picasso “O Bir Deha Kıvılcımı Taşıyor”
Sonraki yazıAstroloji: Aslanım Benim. Aslan Burcu 2012

1989’dan beri Astroloji ile ilgilenen Ümit Çilingiroğlu, 2000 – 2004 yılları arasında Yasemin Boran’dan astroloji dersleri alarak ileri astroloji sertifikasını aldı. 2005 yılından beri İndigo Dergisi’nde astrolojik ve felsefi yazılar yazmaktadır. Birçok uluslararası astroloji grubuna üyedir. Odak olarak “Astroid Astrolojisi” ve “Politik Astroloji” üzerinde çalışmaktadır. Dört yıl boyunca Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) temel seviyede Modern Astroloji dersleri verdi. Çeşitli TV programlarında astrolojinin gerçekleri hakkında bilgilendirmeler yaptı. Gönüllü evlerinde astrolojik bilgi ve gökyüzü konumlarıyla ilgili sohbetler yapmakta olup, kendi ofisinde Astroloji kursları vermeye devam etmektedir.