1660 yılında yapılan Mısır Çarşısı, kuşaklar boyunca bilinen ve sevilen bir yer olmayı sürdürmüştür. Daha kapısından içeri adım atmadan duyduğunuz baharat kokuları, tarihin derinliklerine yapılacak bir yolculuğa davet ediyor sanki bizleri…
Bu daveti kabul edip çarşıya ilk adımımı atmamla gezime başlamış oluyorum. Gelin siz de fotoğraf makinemin kadrajından bakın ve bu geziye katılın!
Mısır Çarşısı
« Dükkân » Mısır Çarşısı’nda klasik bir dükkân. Baharat tepelerinin ardında sizi bekleyen bir çok farklı lezzet var!
« Aşk Çayı » Tıpkı aşkın bize yaşattığı farklı duygular gibi bu çay da rengarenk bir karışımdan oluşuyor. Biraz pahalı gibi görünse de işe yarama ihtimalini de düşünmek lazım. Unutmayın, sevgilinizle geçireceğiniz mutlu dakikalar paha biçilmezdir.
« Pul Biber » Ateş saçan kırmızı rengi, acı bir lezzet deneyiminin habercisi sanki.
« Lokum » Her çeşidi size vaat edilen farklı bir lezzet yolculuğu gibidir adeta. Severek tükettiğimiz bu Türk tatlısı, 15. yüzyıldan beri Anadolu’da yapılmaktadır. Benim favorim çifte kavrulmuş fıstıklı lokum. Sizinki hangisi ?
« Baharat Tepeleri » Bu sıra dağlarda esen lezzet rüzgarlarının getirdiği baharat kokuları sarmış her yanı.
« Çiçekler » Kurutulmuş olsalar da hala güzelliklerini koruyorlar. Bu çiçeklerden çay demlediğinizde, güzellikleri çayın lezzetine karışıp, size bir şölen sunacaktır.
Mısır Çarşısı nerede?
Mısır Çarşısı, Eminönü’nde Yeni Camii’nin arkasında ve Çiçek Pazarı’nın yanındadır. İstanbul’un en eski kapalı çarşılarından biridir. Aktarlarıyla meşhur bu çarşıda halen tabii ilaçlar, baharat, çiçek tohumları, nadir bitki kök ve kabukları gibi eski geleneğine uygun ürünlerin yanı sıra; kuruyemiş, şarküteri ürünleri, değişik gıda maddeleri satılmaktadır. Mısır Çarşısı pazar günleri de açıktır.
Bizans zamanında Makro Envalos adında bir çarşının aynı yerde bulunduğu rivâyet edilmektedir. Bugünkü yapı, 1660 yılında Turhan Sultan tarafından Hassa baş mimarı Kâzım Ağa’ya yaptırılmıştır. Önceleri Yeni Çarşı ya da Vâlide Çarşısı olarak anılan ve rivâyete göre Mısır’dan alınan vergilerle inşâ edilen çarşı, 18. yüzyıldan sonra bugün bilinen adıyla anılmaya başlanmıştır. 1691 ve 1940’ta iki büyük yangın tehlikesini atlatmıştır. Çarşı, son olarak 1940-1943 yılları arasında İstanbul Belediyesi tarafından restore edilmiştir.
Yeni Cami’nin yanında yer alan L şeklindeki yapının altı kapısı bulunmaktadır. Bunlardan biri Haseki Kapısı’dır. Bunun üstündeki kısım iki katlı olup üst katta zamanında mahkeme olup esnafın kendi arasında ve halkla sorunları çözülürmüş.