Yay Burcu: Bilginin peşinde koşmak

Önce kendini geliştirecek olan Yay; bu süreçte, bilgeliğe, deneyime sahip olmak için bilginin peşinde koşturacak, nerede olduğuna inanıyorsa oralara gitmek isteyecektir.

Yay Burcu: Bilginin peşinde koşmak

22 Kasım 21 Aralık Yay burcu zamanı. Yay, “Çok gezen mi yoksa çok okuyan mı bilir” sorusuna; ‘her ikisi de’, diye cevap verir. Çünkü o, çok okur ve çok gezer.

Yılın en karanlık döneminde, 21 Aralık’a kadar uzun geceleri, yaktığı ateşle aydınlatmaya çalışır. İnsanlığı bilgeliğin ışığıyla yüceltir. Bilgeliği, kehaneti, şansın büyüsünü ve seyahati yönetir. Ne kadar iyimsersen o kadar gerçekleştirirsin mantığını güder.

Yay; astrolojik sembolü, yay ve ok taşıyan, yarı insan yarı tanrı Santor,

Burcun yönetici gezegeni Jüpiter’in, tüm donanımlarını kullanarak, insanlığın gelişimi için çalışır. İnanç, gerçek, merhamet, mutluluk ve mucizelerin gezegeni Jüpiter, kaderin gerçekleştirilmesinde ona yardım eder. Olasılıkları büyüterek, yeni fırsatların çıkmasına ve yeni umutların yeşermesine olanak verir. 

Önce kendini geliştirecek olan Yay: bu süreçte, bilgeliğe, deneyime sahip olmak için bilginin peşinde koşturacak, nerede olduğuna inanıyorsa oralara gitmek isteyecektir. Kehanetleri araştırması, gerçeği bulmak içindir. Yaşamın felsefesini yapmak, hayatın anlamını keşfetmek için, büyük maceralara atılır, uzak yerlere, bilinmeyen diyarlara yelken açar.

Dinin de burcu sayılan Yay, yüksek bilgeliklere, dinleri, değişik kültür ve gelenekleri araştırarak ulaşır. Yüksek öğrenim ve ileri eğitimi planlar. Ahlaki değerleri belirlemek için çalışır. Değişken durumlarda alternatif programları ve projeleri vardır. Yüksek hedeflere odaklanır. Onlara ulaştıktan sonra, yeni hedefleri hazırdır.

Büyük ve derin düşünür. Felsefi ve dini konularda en zor sorunların, en güç açılımların üstüne yürümekten çekinmez. Dinsel işlerle ilgilenip, kusursuz değerler peşinde koşturur. Bunu da araştırarak ve seyahat ederek bulmaya çalışır.

Bilimsel çalışmalara öncülük ederken, gerçeğin ve bilginin saf haline ulaşmak ister. Güçlü ve derin bir din duygusu vardır. Kalben hep ileri yönelik hareket eder. İnsanlık, hak ve özgürlükler adına, otoriteye karşı gelebilir ve kavgadan çekinmez.

Her güzelin bir kusuru vardır.

Ne kadar güzel ve yüce değil mi? Ama her güzelin bir kusuru vardır. Yıkılmış çamların arasında oturup ta, kendi devirdiklerinin farkına varmayan ondan başkası değildir. İstemeden ağzından çıkanları, kulağı duymaz. İnsanı serseme çevirecek kadar patavatsız olup, dobra sözlerle kırabilir.

Sonra da, bu insanlar neden surat asıyor diye hayret eder. Çünkü iyi niyetli ve masumdur. Gerçekten incittiğini anladı zaman çok üzülür. Hemen telafi etmeye çalışır. Çocuksu tavırlar, zekice esprilerle güldürür. Muzip karakteri, etrafındakileri neşelendirmesine yeter.

Yalan söylemeyi beceremez, aldatma onun kitabında yazmaz. Kandırmacalar ve yapmacıklık onu dehşete düşürebilir. Duygu ve düşünceleri olduğu gibi açığa çıkarmaya, beğenen alsın diye ortaya koymaya bayılır. Tam bir dürüstlükle aklına geleni, kalbinden geçeni söyleyiverir.

İnsanların bundan rahatsızlık duymalarını anlayamaz, onun için gerçek herkesin olmalıdır. İnsanları saf bir düşünceyle eleştirebilir ama o doğruyu bildiğini varsaydığından, eleştirilmeye dayanamaz. Şiddetle öfkeye kapıldığında, yaydan fırlayan okunu geri döndürecek bir kuvvet yoktur. Doğrudan kalbe, can alıcı noktaya nişan alır. Zekâsıyla güçlendirdiği oklar tüm zırhları delebilir. Her türlü hedefinde, genellikle tam isabetlidir.

Yay’ı sevmeyen yok gibidir.

Pervasızca açık konuşan, muhalefeti seven, adil olmaya çalışan, çok konuşup, çok hareket eden Yay’ı sevmeyen yok gibidir. Ama o, kolay sevemez. Sevse bile, uzun ilişkilere girmesi, evcilleşmesi zordur. Bir kimseye, bir yere bağlanması uzun zaman alır. O, hareketsiz duramaz.

Her an hareket halinde olmak ister ve bu, bazen aşırılıklara neden olur. Yeme içme düşkünlüğü obeziteyi davet eder. Spor yaparak bunu önlemeye çalışır. Ekstrem ve tehlikeli sporlar hobileri arasındadır. Saf ve çocuksu olduğu için, çocukça oyunlar oynamaktan zevk alır. Riskler onu heyecanlandırır.

Tehlikelere aldırmaz. Dikkatsiz hareketleri kazaları davet eder ama o hiç umursamadan yoluna devam eder. Pek az Yay, hayvandan korkar. Genellikle hayvanları sever ve onlarla vakit geçirmekten, oynamaktan hoşlanır. Her Yay’ın içinde biraz kumarbazlık vardır. Şansına güvenir. Jüpiter’in desteğiyle şansını kovalar. Dürtülerini kontrol altına alamazsa büyük kayıplar yaşar. Piyango her zaman iki ihtimallidir, en büyüğü kazanma ve kaybetme ikisi de şanstır.

Yay süreci boyunca, bulmak istediğimiz kendi gerçeğimize odaklanabiliriz. Olaylara iyimser yaklaşarak, yeni umutların yeşermesine fırsat verebiliriz. Uzun ve karanlık gecelerde yabancı kültürlere, felsefeye ve dine odaklanabiliriz. Seyahatler, küçük ziyaretler, hafta sonu gezintileri yapabiliriz. Yenilen ve içilenlerde aşırılıklardan kaçınabiliriz. Bana göre, bu süreç yeni bir diyete veya rejime başlamak için uygun değil. Ciğerlerimize, kollarımıza, omuzlarımıza, kalça ve bacaklarımıza biraz daha özen gösterebiliriz. Diğer tüm renklerle ahenk sağlayan, bilgelik ve güven niteliklerini çeken, gökyüzü kadar sonsuz ve okyanus kadar derin görüntü veren, mavi renkle hayatımızı şenlendirebiliriz.

Astroloji: 1 Ekim’de gelen yeniay – Burç ve yükselen burç yorumları

1989’dan beri Astroloji ile ilgilenen Ümit Çilingiroğlu, 2000 - 2004 yılları arasında Yasemin Boran’dan astroloji dersleri alarak ileri astroloji sertifikasını aldı. 2005 yılından beri İndigo Dergisi'nde astrolojik ve felsefi yazılar yazdı. Birçok uluslararası astroloji grubuna üyedir. Odak olarak "Astroid Astrolojisi" ve "Politik Astroloji" üzerinde çalışmaktadır. Dört yıl boyunca Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi'nde (CKM) temel seviyede Modern Astroloji dersleri verdi. Çeşitli TV programlarında astrolojinin gerçekleri hakkında bilgilendirmeler yaptı. Ümit Çilingiroğlu 24 Mayıs 2018 tarihinde hayata veda etmiştir.