Aralık 2012: İnanma güdüsü…Yalana İnanma!

Bu iki kelimelik bütünü, istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. İster öneri, öğüt gibi alır inanmamaya, ister inanmaya devam edersiniz. Türkçe’mizde bazı kelimelere, kullanıldığı yere göre olumlu veya olumsuz anlam yüklenebiliyorlar. Üstelik bu yüklenti, algılayanın kapasitesiyle orantılı olarak, kastın tam tersi anlaşılabiliyor.

Aralık 2012: İnanma güdüsü...Yalana İnanma!

İnanma ihtiyaçtır. Özünde sevgi veya korku olan bir dine, bir kişiye veya bir düşünceye gönülden bağlı olma duygusudur. Kişi, duygusunu tatmin edebilmek için, çocukluktan itibaren yönlendirmeleri biriktirir. İçine doğduğu ailenin, toplumun değerleriyle yoğrulan duygular doruğa eriştiğinde, açığa çıkmaya ve öğretilmiş aklının doğrularıyla hareket etmeye başlar.

İnanma güdüsü, zaman içinde bir yerlere götürür

İnanma güdüsü, zaman içinde bir yerlere götürür ama o yer; beklediği, varmak istediği yer olmayabilir. Kişinin varoluşsal hareketleri, inanmalarını meşrulaştırmaya yetmeyebilir. O an geldiğinde ki bu kolay bir zaman değildir; tümden değişmek ve değiştirmek zorundadır.

Kaçınılmazdan ve kendinden korunabileceği, tutunabileceği bir şey kalmamıştır. Anda değişmelidir ve bu sadece kendini değiştirmekle gerçekleşir. Karşıdan, diğerinden bir şey beklemek; hiçbir adak, kurban, ayin, sembol kar etmez.

En büyük canlı kutsalın, kendi olduğunu kabul etmekle değişimini başlatır. Vahdet-i vücut fikrine bağlı, İbn El-Arabi’nin öğrencisi Sadreddin Konevi, ” Bir şeye dair bilginin gerçekleşmesi ve onu tam olarak bilmek, bilinen şey ile bir olmaya; bir olmak ise, bileni bilinenden ayırt eden her şeyin ortadan kalkmasına bağlıdır.” der.

Sözün özü “Gerçek, mutlak bilgide gizlidir”. Mutlak bilgiye ulaşmış çok az bilge vardır. Biz, 21 Aralık’ta oluşacak gökyüzü konumuyla ilgili dünyasal bilgimize bakalım. Öncelikle belirtmeliyim; ne kıyamet kopacak, ne foton kuşağının etkisiyle dünya günlerce aylarca karanlıkta kalacak ne de Hz. İsa yeniden doğacak. Bir şey olacağı yok, felaket tacir ve tellallarına prim vermeyiniz.

Astrolojik olarak 21 Aralık’ta oluşacak denilen “Galaktik hizalanma” için durum söylenenlerden farklı… 21 Aralık, 0° Oğlak burcunun başladığı gündür. Bu sene Galaktik Merkez 21 Aralık günü 27°01´ Yay burcunda. 2001 yılı Ocak ayından beri Gökgünlüğü’nde yer alan Galaktik Merkez, 26°51´Yay’daki konumunu o günden beri bir derece bile değiştirmedi.

Öyle sık burç değiştirmeyen Galaktik Merkezin, 0° Oğlak olmasına daha on yıllar var. Gerçekte, Güneş’imiz 19 Aralık günü GM’nin bulunduğu dereceden geçecek. Yıllardır da bu noktadan geçip gidiyor. +3 derece yaklaşımla, 21 Aralık görünümünü kavuşum gibi kabul eden astrologlar, acaba neden tam derece geçişinin yaşanacağı 19.12.2012 gününü baz almıyorlar? Güneş, her yıl olduğu gibi 21 Aralık gecesi, kuzey yarı kürede Oğlak dönencesinde en kısa günle kışı ve Oğlak burcunu başlatacak, felaketleri değil.

Sözde hizalanmaya bilimsel mercekle baktığımızda; olasılığın gerçekleşme hızına, dünyasal boyutla ulaşmak mümkün değildir. Işığın ve tüm elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızı yaklaşık 300.000km/sa (299.792.458m/sn)dir. Dünya’mız Güneş sisteminin orta boy gezegenlerinden biridir. Çekim etkisiyle Güneş’in etrafında dönerken, kendi etrafında da döner.

Dünya’nın kendi etrafında dönüş hızı 1.600km/saat, Güneş etrafında dönüş hızı 107.000km/saattir. Güneş’imiz, Samanyolu sarmal galaksisinin kollarından biri üzerindeki sistemin idarecisidir, onda olan tüm değişimler sistemi etkiler.

Samanyolu’ndaki hareket hızı 900.000km/saattir. Samanyolu’nun 150milyon ışık yılı uzaklıktaki diğer galaksi kümesine doğru hareket hızı 3.000.000km/saattir. Samanyolu galaksisinin orta noktası “Galaktik Merkez” diye isimlendirilir ve orası sanal bir noktadır. O noktanın enerjisinin ne olduğu kesin olarak tespit edilip kanıtlanmamıştır.

21 Aralık günü Güneş’imiz ve o nokta, Dünya’dan bakıldığında aynı çizgi üzerinde (aynı hizada)görünecek ve buda felaketlere neden olacak diyor birileri. Yukarıda belirttiğim hızlar düşünüldüğünde, göz açıp kapamadan bile kısa sürecek, anda gerçekleşecek, hizalanma izlenemez. Bilgisayar programları sayesinde, -miş gibi yansıtılabilir.

26 bin yılda değiştiği ve değişimin 21.12. 2012’de olacağı söylenen “Presesyon(devinme) kutupsal döngü”ye gelince; bu temel olarak yer için kullanılır. Bir gök cisminin dönme ekseni hareketi, bir topacın dönüş hareketi gibidir.

Yaklaşık her 25765 yıldız yılında(=27000tropikyıl), Dünya’mız kendi dönme ekseni doğrultusunda, 360°lik döngüsünü tamamlar. Döngü, Güneş’in ve Ay’ın ve az da olsa diğer gök cisimlerinin, dönmekte olan yer eşleğine(ekvatoruna) uyguladıkları çekim etkisiyle ortaya çıkar.

Bununla birlikte, eksenin daha küçük hareketi olan nutasyon ve kutup hareketi vardır ki tarihsel olarak da, bu hareket nedeniyle, kutup noktaları değişmiştir. Günümüzde kutup yıldızı olarak, kutup noktasından yarım derece uzakta bulunan, 2.1 kadir parlaklığında bir yıldız olan Polaris’i görüyoruz. Bilim insanları, MS.14000lü yıllarda Lyra(Çalgı)takımyıldızının en parlak yıldızı olan Vega’nın kutup yıldızı olacağını öngörmekteler ki bu kutupsal/döngüsel değişimin ne kadar uzakta olduğunun işaretidir. Bilim tüm tahminleri yaklaşık verirken, birilerinin çıkıp kesin tarih belirtmelerinin dayanakları uydurmacadır.

 

Geçmiş uygarlıkların bıraktıkları verilere bakarak yapılan değerlendirmelere daha önceki yazılarımda değinmiştim, bir kez daha tekrarlamakta fayda var. Özellikle üstünde durulan 21.12.2012’de bittiği ve dünyanın sonunu, kıyameti gösterdiği varsayılan Maya takvimini yorumlamak için, Maya Uygarlığı’nı ve tarihçesini iyi bilmek gerek.

Orta Güney Amerika uygarlığı olan Maya’ların MÖ10.000 – 11.000 yıllarında bölgede meskûn olduğu ve son Maya devletinin 1901’de ortadan kalktığı bilinmektedir. Kabaca bir hesaplama gerçeği gözler önüne serecektir. Başlangıç MÖ 11.000 ve günümüz tarihi MS 2012 toplandığında eriştiğimiz yıl 13012dir, 26000 değildir, yani yolu anca yarıladık.

Bu yukarıda bahsettiğim bilim insanlarının, yeni kuzey yıldızı görünüm tarih tahminiyle örtüşmektedir. Mayaların uygarlık sahnesinden silinmeden önce hazırladıkları, öncelikle kendi yok oluşlarını gösteren son takvimini, dünyanın sonuna yormak; gökyüzü konumlarının etkilerinin bölgesel farklılıklar gösterdiğini bilerek, sanal yorumlar, zorlama kurgular yapmak doğru değildir.

Nostradamus’un kehanetlerinde de 2012 yılına ait kesin bilgi yoktur. Mitolojik referanslar, semboller kullanarak gelecekle ilgili tahminlerini, örtüleyerek genelin bilgisinden sakladığı için, araştırmacılar ancak olaylar gerçekleştikten sonra “O bunu yazmıştı.” demekteler.

21 Aralık geçtikten sonra kim ne diyecek belli değil. Kıyamet kopacak veya Hz. İsa doğacak diye Dünya’nın çeşitli şehirlerinde olduğu gibi, ülkemize gelerek İzmir’in Şirince ilçesinde beklemeye geçenlere hoş geldiniz, kış mevsimini genellikle karsız geçiren yöre halkına ve esnafına bereket getirdiniz, iyi ki geldiniz diyorum.

21.12.2012 günü, gerçekten dünyanın dört bir tarafında her dakika onlarca bebek doğacak, bunlardan birinin İsa olması ve bizim topraklarımızda doğacak olmasından daha güzel ne olabilir. Özel zamanlarda özel çocuklar doğar denir ancak her an özeldir ve tekrarı yoktur. Doğmakta olan tüm çocuklar özelken, aynı anda doğmuşlardan hangisinin daha özel olduğunu, önceden belirleyecek kıstas yoktur.

Sayın okuyucu, tüm bu bilgilerin ışığında yine de yalana inanmaya devam ediyorsan bilmelisin ki; kıyamet kopacak, yeryüzü günlerce ışıksız kalacaksa, hiçbir hazırlık yeterli değildir ve kaçış yoktur. 21.12.2012 tarihinde yapılabilecek en güzel şey; felaket olacak diye korkup saklanmak, tedbir almak yerine; gülüp geçmektir. Olmayacak felaketin hiçbir tedbiri, ilahi takdirin önüne geçemez.

Aralık Ayı Gökyüzü Potansiyelleri

Doğanın tüm muhteşemliğiyle karşımıza çıkacağı Aralık ayı, öğretilmiş aklımıza sokuşturulmuş bilgileri deneyimlemeye ve keskin dönüşlere neden olacak olaylara gebe. Bozduğumuz, yaralamaya devam ettiğimiz Doğa, yeni bir denge için var gücüyle geliyor. Şiddeti ve sayıları artan afetlerle, insanoğlunun can ve mal güvenliğini tehdit ediyor. Söylenecek değişik bir şey yok.

Devletlerin ekonomik, siyasal ve sosyal sorunlarında iyileşme beklentileri başka bahara. Hepsi, Ali’nin külahı Ahmet’e, Ahmet’inki Veli’ye hesabıyla kısır döngü içinde, aradıkları çıkış yolları şimdilik kapalı. Avrupa’da ekonomik(Yunanistan, İspanya, İtalya, Belçika) sıkıntı, Asya(Afganistan, Pakistan, Hindistan), Ortadoğu (Suriye, İsrail, İran) ve ülkemizde bölgesel sıcak çatışmalar, gerilimler yaşansa da, top yekûn savaş ihtimali az.

Parlamentomuz ve tepedeki liderlerimiz açısından gelişmeler sıkıcı sayılabilir. İlim, tıp ve bilişim teknolojileri ilerleyen, keşiflere açık alanlar. İnsani boyuta geldiğimizde, dinsel ve tinsel tüm inançların sorgulanabileceği, korkularla yüzleşebileceği, bilinç açılımlarının ve farkındalık yükselişlerinin yaşanabileceği, geçmişin gizemlerinin ortaya çıkacağı özel bir aydayız.

3 Aralık

Adalet. Parasal işlerde, banka ve borsa yatırımlarında dikkat, kısa vadeden kaçınmak, teknolojik ve tarımsal orta vadeli projelere yatırım yapmak kar getirebilir. Bugünkü gelişmeler beklendiği gibi olmayabilir. Plan ve projelerde değişiklik gerekebilir. Otoriter yapılardaki gerginlik sürerken, ajitasyonlar ve tepkiler artabilir.

4 Aralık

60’lı yılar, slogan “Savaşma seviş”. Medusa’nın yılanlı saçlarına dönmüş problemin çözümü yine tarihten, İskender’in kılıcını kullanabilecek bir cesur yürekten. Umut verici açılımlar, lakin kısa ömürlü. Taraflar arası diyalogta yeni fırsatlar çıkabilir ve arabulucu çalışmalar yapılabilir. Açıklanamayan görüşmeler basına sızabilir. Sağlık alanında sıkıntılı zamanlar geliyor, bulaşıcı hastalıklara, grip, nezle ve bağırsak enfeksiyonlarına dikkat.

6 Aralık

Ay, Güney yarıküre hareketinde ve Akrep burcunda son dördün konumunda. Ay’ın son dördün günleri bedenlerdeki uzaması istenmeyen tüylerden kurtulma zamanıdır. Bu günlerde kesilen saçlar ve tırnaklar çabuk uzamaz. Ayrıca bilinçaltının derinliklerini tetikleyecek bu durum, eski kadim bilgilere, saklanmış gizlenmişlere ulaşım sağlayabileceği gibi derin korkuları da tetikleyebilir, rüyalara dikkat, uyarıcı haberci rüyalar görülebilir.

11 Aralık

Sürpriz haber. Merkür gezegeni Yay burcunda ve Neptün’le zorlu bir açı yapmakta. Ortaya çıkacak yalanlar ve büyük aldatmalar, medyada flaş haberler şaşırtabilir. Sanat camiasında uyuşturucuyla ilgili bir skandal patlak verebilir. İlaç kullanımında dikkat, doz aşımı veya tarihi geçmişler sıkıntı yaratabilir.

13 Aralık

Zorlu enerjiler. Yeniay Yay burcunda ve 13 Temmuz’dan beri geri(retro) hareketinde olan Uranüs yola düzelerek devam ediyor. Bu demek değildir ki, o düzeldi biz rahat edebiliriz, etkisi ay sonuna kadar sürecek. Hak, hukuk, adalet duygularını ayaklandıracak olaylar, beklenmeyen kayıplar bir süre daha zorlayabilir. Yeni anayasa çıkarımıyla ilgili çalışmalara tepkiler büyürken, zirve liderleri arasında uyuşmazlık ve sağlık problemleri gündemi değiştirebilir. Amaçlar doğrultusunda kullanılanlar, inşaat kalıpları gibi sökülüp atılabilirler.

16 Aralık

Politika zor zanaat. Venüs gezegeni burç değiştirerek Yay burcuna giriyor. Teslimiyetçi ve yanlış politikalar bireysel ve toplumsal sıkıntı yaratabilir. Derin stratejiler hüsran getirebilir. Üst düzey yabancı politikacıların kirli çamaşırları ortaya çıkabilir. Bulanık sular durulmaya ve acı gerçekler ortaya çıkmaya başlıyor.

17 Aralık

Bugün, satın alma ve sözleşme yapılması, iş anlaşmalarının başlatılması için uygun bir gün değil. Para transferleri, banka borsa işlemlerinde dikkat, eksiklikler, yanlışlıklar yapılabilir. Önemli hukuk davalarında alınacak kararlar tartışma yaratabilir. İkili ilişkilerde, arkadaşlıklarda ve evliliklerde sözlere, söylemlere dikkat, yanlış anlaşılmalar sıkıntılara neden olabilir.

 20 Aralık

Ay ilkdördün konumunda Balık burcunda parlıyor. Gecenin geç saatlerinde oluşmaya başlayan, Jüpiter’in Satürn ve Plüton gezegenleriyle özel etkileşimi 29 Aralık gecesine kadar sürecek, doğudan batıya tüm Dünya’ya ve insanlığa karmik ve kozmik açılımlar getirecek. Benzer etki 2013 Mart ayının ilk yarısında da hissedilecek. Bu beklendiği gibi felaketlerin değil, her türlü özgürleşmenin kapısını açacak.

21 Aralık

Güneş Oğlak burcunda parlamaya başladı. Hoşgeldin Kış!

26 Aralık

Enerjilerde yükseliş. Mars gezegeni Kova burcunda. Tüm Dünya’da özgürleşme sürecinin tetikleneceği olaylar çıkarabilecek, enerjiler yayılmakta. Şiddetli hava olayları, havada kazalar, patlamalar yaşanabileceklerden.

28 Aralık

Ayaklanan duygular. İlk dolunayda olduğu gibi, senenin son dolunayı da Yengeç burcunda gerçekleşmekte. Geçmiş, gecikmiş duygular, ailevi konular gündeme gelirken, duygusal sevinçler yaşatacak Dolunay’a dikkat, baş edilemeyecek duygularla da karşılaştırabilir.

Astroloji: 9 Eylül 2016 – 10 Ekim 2017 Jüpiter Terazi burcunda