Alternatif eğitim sistemleri nelerdir?

Çocuklarımızı keşif yolculuğumuzda , onların oluşturacağı yeni dünyaya hazırlanmaları için eğitimin önemini vurgulamak ve alternatif eğitimlerle de neler yapılabileceğine hepbirlikte bir göz atalım.

Alternatif eğitim sistemleri nelerdir?

Son yıllarda Dünyanın evrimleşmesinden, değişmesinden söz ediyoruz. Bu değişimin değişen insan bilinçlerinin yansımaları olarak göreceğimizi biliyoruz. Bu büyük değişimin kaynağı ise çocuklarımız. Onlara baktığımızda onların dünyaya bizlere göre daha farklı bilinçlerle geldiklerini görebiliyoruz. Algılamaları, hayata bakış açıları, yaşamı değerlendirmeleri, tepkisizlikleri gibi daha birçok özelliklerini sayabiliriz. Peki bizler yetişkinler olarak onların bu yeni yapısallıklarına uygun eğitildiklerine inanıyor muyuz ? Çocuklarımız mevcut sistemlerden ne kadar mutlular ? Mevcut sistemler onların kendilerini ifade etmelerine imkan tanıyor mu ? .
Amacımız mevcut sistemleri yargılamak değil elbette ancak artık çağın gerisinde kalmak yerine bizleri ileriye taşıyacak alternatif sistemlerin varlığını bilmek. Ve hatta uygulamaya geçmenin zamanı gelmedi mi ?

Alternatif eğitim sistemleri nelerdir?

Eğitim, bir anlamda dünya gerçeklerinin şekillenme araçlarından biridir. Bu nedenle devlet , din, siyaset, iş dünyası, toplum ve sivil kuruluşlar olmak üzere birçok kurum eğitimle yakından ilgilenmektedir. Her biri içinde bulunduğumuz ihtiyaçlar doğrultusunda ve süreçler içinde eğitim sistemlerine yenilikler getirmekte ve okullar, bu bakımdan bilgi, beceri ve değerleri üreten, yansıtan sistemlerdir.

Bu bağlamda değişen dünya gerçekleri nedeniyle de alternatif okul oluşumları başlamıştır. Bunlar arasında Montessori eğitim okulları ile Waldrof eğitim okullarını sayabiliriz.

Montessori eğitim okulları

Montessori okulları; ilk kadın tıp doktoru ve eğitimci Maria Montessori (1870-1952) tarafından 1907’de kurulmuştur. Eğitim sistemini kurarken çocukluğun kendine özgü niteliklerinden yola çıkan Montessori, yeni eğitimin ilk amacının, çocuğun keşfedilmesi ve özgürleştirilmesi olduğunu belirtmiştir.

Alternatif eğitim sistemleri nelerdir?

Waldorf Okulları


Waldorf Okulları ise, I. Dünya Savaşı sonrası yoksul Almanya’sında 1919 yılında Stuttgart kentindeki Waldorf-Astoria sigara fabrikasının işçileri için verdiği bir dizi eğitim konferansı sonucu Rudolf Steiner tarafından kurulmuştur. Eğitimle ilgili olarak önemli olanın çocuk eğitimi değil, insan eğitimi olduğuna işaret eden Steiner, aslında bir irade eğitimi gerektiğini, zeka ve ahlakın karakter gelişimiyle at başı gittiğini öne sürmüştür.Alternatif eğitim sistemleri nelerdir?

Her iki alternatif eğitimin de temel felsefeleri , amaçları, insana bakış açıları , nasıl bir insan yetiştirmeyi hedefledikleri yönündedir.Gerçek amaç bağımsız düşünebilen, kendilerine güvenen, kendilerini bilen ve yeteneklerini özgürce sergileyebilen bireyler yetiştirebilmektir. Bu eğitimlerin seçilmesi halinde yeni gelen çocukların nasıl bir alt yapıyla geldikleri ve doğal yetenekleri hakkında , bu bilgilerin açığa çıkarılmasına imkan tanınacağı için , bilgi sahibi de olunabilir. Çocukların zihinsel, duygusal, ruhsal , fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarına bireysel gerçeklik gözüyle bakabilmek ve aynı zamanda da insan potansiyelinin doğasını ve farkındalığı keşfedilmiş olacaktır.

Farklı eğitim ve öğretim sistemlerinin faydaları

Her iki örnekten de anlaşılacağı gibi her alternatif okul kendi eğitim ve öğretim metodlarını ve yaklaşımlarını yaratır ve sürdürür. Bu nedenle okullarda öğrenci sayısı 400’ü geçmez ve bireysel eğitimler söz konusu olabilir. Yani öğrencinin yapısallığıyla ilişkili olarak eğitim süreci değişebilir. Çünkü bu okullarda bireyselliğe odaklanılır ve bireysel farklılıkların önemi çoktur.
Bu sayede çocukların kendi bireysel gelişimlerinin tamamlanması sağlanırken aynı zamanda sosyal sorumluluklarının da gelişimi ile yaşadıkları toplumun değerlerini de koruyarak değişimde büyük adımlar atılacaktır.
Bütünsel bakış açısında ihtiyacımız olan kendi içinde bütünlenmiş, kendi yaratıcılığını sergileyebilen bireylerden oluşacak toplumların oluşumudur. Bu oluşum daha barışçı, daha gelişmiş dünyaları var edecektir. Bu nedenle bu sistemlerin okullarımızda da başlaması ülkemizin insan potansiyelinin artmasına da katkısı olacaktır.


Gençlik Meselesi: Eğitimin niteliği bina ile ölçülmez!