Su Dünyası

22 mart Dünya Su Günü için çalışmalar son hızla devam etti.

Ülkelerin çözüm projelerini bir araya getirip su kaynaklarını tasarruflu kullanma bilincini geliştirmek amacıyla belirlenen bu gün önemsenmeli ve tüm dünya suyun önemi üzerine insanı bilinçlendirici, doğaya sahip çıkan, koruyan bir çizgiyi korumalı.

2013logo_turkish

Gezegenimizin 4/3 ‘ü suyla kaplı; vücudumuzun % 60 ‘ı ; beynimizin % 80’i sudan oluşur gibi okuldan bu yana öğrendiğiniz klasik bilgileri bir kenara bırakalım.
Peki nedir su?
Yaşamsal faaliyetlerimizi sürdürmek için kullanmak zorunda olduğumuz bir araç! Gökten yağdığında kimimizin rahmet olarak; kimimizin kabus olarak gördüğü tatlı bela mıdır?
BM (Birleşmiş Milletler) nezdinde dünyada yaşanan sıkıntılara bağlı olarak, ülkelerin çözüm projelerini bir araya getirip su kaynaklarını tasarruflu kullanma bilincini geliştirmek amacıyla belirlenen bu günde ben de konuyla ilgili ufak birkaç bilgi paylaşmak istiyorum.

[quote]Birçok ülke hali hazırda bulunan insan gücüyle bilinçlenmemizi arttırıcı faaliyetlerde bulunuyor. Su konulu fuarlar düzenleniyor; konuşmalar, sempozyumlar, konferanslar… Hepsini faaliyete geçirmek oldukça zor bir durum elbet. Katılımcı ülkelerin birlikte hareket etmeleri bile durumun daha iyiye gitmesini sağlayamıyor.[/quote]

Her ülkenin yaşadığı sıkıntı farklı. Bunları ayrı ayrı dile getirmek yeteri kadar karışık olan ortamı daha fazla kaosa sürüklüyor. Çaremiz azaldıkça şiddet baş göstermekte. Herkes kendi sesini duyurma çabasında. Yapılabilirlik oranı ne derece fazla olursa; su verimliliği, kullandığımız suyun geri dönüşümü bize o derece fazla olacak. Sıkıntı yaşıyoruz fakat günü kurtardığı için kendimizce daha önemli konularla uğraşıyor, etrafımızla ilgilenmiyoruz.
Hepimizi konuyla ilgili kaygılanmaya davet ediyorum. Kaygılanalım çünkü kaygılandıkça düşünür insan, kaygılandıkça arayışa girer, çözüm arar. Basının da olumlu ve olumsuz payı olduğunu düşünüyorum aslında!
Yaptığı haberlerle gündemi sıcak tutmaya çalışırken aynı zamanda “felaket tellallığı”‘na da ev sahipliği yapıyor. Konuyla ilgilenmeye çağırırken, yaşanabilecek felaketleri sıralıyor bizlere. Yanılsama payları kadar haklılık payları da yok değil hani. Küresel ısınmadan kaynaklı kuruyan göller, nehirler; eriyen buzullar…
Şöyle de bir durum var ki zaten Dünya’mızın manyetik çekim gücü malum, manyetik alan ve yaşanan buzul çağları ardından gelen mevsimsel dönüşler. . .

Bunlardan kaçamayız, yaşanacak elbet; önemli olan en az zararla atlatabilmemiz.

[quote]Lütfen artık felaket senaryolarını bırakalım. Ülkelerin ortak bir pazarda buluştuğu, projelerini gerçekleştirdiği, daha oldurulabilir projeler üzerinde duralım ve destek olalım.[/quote]

4585953097_f6c87fb079

Gündelik koşuşturmalardan sıyrılıp bilgi amaçlı da olsa ilgilenmemiz, fikir edinmemiz gerekli. Yalnız su ile ilgili değil her konuda girişimci, çözüm odaklı olmalı, katılım sağlayıp bilinçlenip çevremizi de bilinçlendirmemiz en önemli vazifemiz olmalıdır.
Yapılan organizasyonlarla her ülke kendi ticari ilişkilerini geliştirmek ve sorunlarına çözüm arayışı ile tüm dünyadan ziyaretçi hedeflemektedir.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da düzenlenecek bir kaç fuar bilgisi paylaşmak istiyorum sizlerle;
• 15 Nisanda Dubai’de düzenlenecek olan Wetex 2013 fuarı-Uluslararası Su, Enerji Teknolojileri ve Çevre Fuarı
• 16 Mayısta İstanbul’da düzenleyeceğimiz Wateco 2013 fuarı-6. Su, Atık Su, Çevre Teknolojileri, Altyapı ve Tesisat Fuarı
• 22 Martta Bursa’da düzenleyeceğimiz Bursa Su Kongresi Ve Sergisi 2013-Toplantıda suyun önemi, atık su, dinlerde suyun önemi ve sürdürülebilir su yönetimi konuları yer almakta
• 3 Temmuzda Endonezya Jakarta’da düzenlenecek olan Indowater 2013 fuarı- Su ve Atık su Sanayi Expo & Forumu


gibi Japonya, Almanya, Paris gibi birçok ülkede gerçekleştirilecek olan su konulu fuarlar yapılmakta.
Amaç; çok geç olmadan uyanışı sağlamak.
Hiç olmazsa durumun farkında olalım, bu tür organizasyonlara katılma durumunuz yoksa bile internetten kolayca takip edebilirsiniz.

Bana göre sorun izlenen politikalarda.
Projelerimizi farklılaştırmalıyız!
Şöyle izah edeyim.
Doktor hastalara ilaç yazarken aynı hastalıktan muzdarip kişilere farklı ilaçlar yazar. Çünkü herkesin bünyesi farklıdır, değişik tepki verebilir.

Toprak ve içinde değişik canlılar barındıran su da öyle.
Her politika her toprağa, denize, göle uygulanmaz. O bölgenin iklim koşulları, şehirleşme durumu, sulama türü, toprak yapısı, canlıları hepsi bu politikanın içine girer.
Evimizde yaptığımız su tasarrufu tarımda yapılacak olanın yanında küçük kalacaktır.
Ya da tarımsal sulama çeşitliliği topraktan toprağa fark gösterecek, damla sulama bazı bölgelerde işe yaramayacak, buna bağlı verim alınamayacak, mahsul çıkmayacaktır. Küresel ısınma denilen sıcaklık artışı, geçtiğimiz 10 yılda bizleri ne kadar etkiledi, bir düşünün. Önümüze gelen felaket senaryolarından kaçı gerçekleşti. Kurak geçecek denilen dönemlerde ne kadar bol yağış aldı da dolup taştı barajlarımız. Tabiat bu kadar dengesizken tek tip projenin başarı getirmeyeceği oldukça aşikar görünmekte.
Temiz su sıkıntısı çeken bu kadar çok yer varken, temiz su kaynaklarımız hızla azalıyorken bizden sonrasını düşünen insanlar olmamız şartını getiriyor hayat.
Ahh! Biz biraz da kendimizden sonraki nesli düşünsek! En başta kendi neden olduğumuz sıkıntıları kendimiz çekmek zorunda kalmayacağız.