Olumsuz Düşünce Fazla Kilo

Midenize giren şeylere dikkat ediyor musunuz? Rastgele şeyler mi yiyorsunuz, yoksa özenli misiniz? Yiyeceğin kalitesinden, kalorisinden, miktarından falan bahsetmiyorum, özeni soruyorum!

karın

Analitik kişiler beyinleriyle kararlar almasına karşılık, sezgisel kişisel genellikle karınlarındaki hislerle yol alırlar. Ben de koçluk bakışıyla biraz karın bölgemizi incelemek istedim.

Karın Bölgesinin Önemi

Karın bölgemizin Uzak Doğu’da ikincil beyin diye adlandırıldığını biliyor muydunuz?

Bizim kültürde de karınlı, göbekli birçok deyiş vardır:

‘Göbeğim oynamadı’ deriz mesela onay vermediğimizi söylemek için.

hara-225

‘Karnıma oturdu’ deriz, canımızı acıttıysa bir şey.

Karnımızda kelebekler uçuşur, heyecanlandığımızda. Bazı olaylarla ‘göbek bağımız’ vardır, aramızdaki ilişkiyi betimleriz.

Ve daha başkaları…

Üzülen bir nineyi düşünün mesela! Bir eli alnındayken, diğeri nerededir genelde? Karında!

Namazda erkeklerin el tutma pozisyonu nerededir? Karında.

Kadınlar göğüste, kalp hizasında tutar, bu da ayrı bir konu.

Tabi kalp demişken, yine uzaklardan bir öğreti paylaşayım mı?

Kalbin daha yumuşak, daha sağlıklı atmasını sağlayan bir egzersiz vardır. Sağ laogang, sol laogangın üstünde, dantienin üzerine gelecek şekilde harada konumlandırılır. Dizlerin hafif kırılarak güneye doğru durulmasıyla yapılan bu hareketin meali: sol avuç sağ avucun içinde, karnın üstüne konur ve güneye durulur. Namazdan tanıdık geliyor mu size de?

Ruhani konulara girmişken, ruh-beden birliğini sağladığı varsayılan gümüş kordon da göbek düğümümüzdedir.

Peki göbeğiniz, karnınız, mideniz bu kadar önemliyken, ona gereken özeni gösteriyor musunuz?

Mesela midenize giren şeylere dikkat ediyor musunuz? Bunu sorgulamak için illa koçluk becerilerine gerek yok!

Rastgele şeyler mi yiyorsunuz, yoksa özenli misiniz? Yiyeceğin kalitesinden, kalorisinden, miktarından falan bahsetmiyorum, özeni soruyorum!

Mesela kendi adıma konuşayım, mutfakta hünerli olduğumu söylerler. Çünkü bir salata da olsa yumurta da kırsam, duruyorum bir saniye, öyle başlıyorum. Çünkü o hazırladığım şey benim ve sevdiklerimin midesine gidecek.

Kardeşimle çok itişiriz, itişirdik en azından. Eğer kızdığı, birilerine söylendiği bir vakitte bana kahve hazırlıyorsa, o fincana dokunmazdım genelde. İlla yiyecek veya içeceksem, yine duruyor, içimde sakinleştiriyordum bazı duyguları, o şekilde tüketiyordum tükenmemek için!

gobekKilo üzerine koçluk çalıştığım bir danışanımla ufak bir deneyimi paylaşayım mı?

Yemek yerken küfürler ediyormuş. Özellikle yemek yerken aklına geliyormuş ödenmeyen senetler, ertelenen alacaklar, kötü niyetli esnaflar, hayırsız arkadaşlar vs…

Akılda küfür varken, o an ağızdan geçip de mideye giden yiyecekte durum nedir sizce?

Zihnini yönetebilme becerisine yönelik çalıştık ve 1 olmadan 8 kilo verdi.

Çünkü göbeğine de küfrediyordu farkında olmadan ve artık göbeği kalmadı.

Bir başka koçluk danışanım, ağır bir diyet uyguluyordu. Yediği yemediği her şeye dikkat ediyordu. Biz başlamadan bir gece öncesine dair bir şey söyledi:

Gece canım kayısı istedi. Bir tane yedim. Lezzetli olduğu için bir tane daha yedim biraz söylensem de. Ama canım daha fazla istedi. Kendime kızsam da, küfür ede ede kendimi tutamayıp bir tane daha yedim.Sizce o kayısı taneleri keyif mi verdi olumsuz duygulara mı boğdu?

Bir minnacık kayısının onda yaratabileceği kiloyu da göz önünde bulundurun, buna karşılık yarattığı kötü duyguları da… Hiç bir şey kendimize kızmamıza sebep olmamalı!

Seans boyunca başka şeyleri de konuştuk ve ondan ufak bir ricada bulundum. Normalde böyle yönlendirme de yapmam ama ödev olarak 1 hafta ne yemek istiyorsa yemesini, ama yemeden önce biraz vakit geçirmesini istedim. Keyfi hissetmesini, oluşabilecek her türlü kızgınlığı süzmesini istedim.

Kaybedebileceği en fazla 1 haftaydı ve kilo alacak olursa fazlasıyla telafi edeceğimi garanti ettim.

Bir haftayı kendisine verdi. Kendisine şans verdi!

Dilediği her şeyden yemiş, abartmamış da tüketimini. Aç kalmamış yani hiç, gayet gözü de karnı da tok geçirmiş. Bu bir haftada kendisiyle sohbet etmeye de başlamış, çevresiyle de iletişimi güçlenmiş. Kendisine kızdığı diğer alanları da görmeye başlamış, çevresindeki insanların güzelliklerini de. Ve daha bir sürü kazanımdan bahsetti bana…

Ha sonuç?

Diyetiyle ancak kilo veremeyip, kilo almayı engelleyebiliyorken, o özgür haftasında 5 kilo verdi.

Buradaki tek sihir, mide serüveninde gerekli olmayan olumsuz düşünceleri yönetmek, çözmek oldu!

Bu yazıyı okuduğunuza göre kuvvetle muhtemel daha önce de çeşitli psikolojik yazılar okumuşsunuzdur ve gereksiz ve olumsuz düşüncelerinizin neler olabileceğine dair fikirleriniz vardır. Fazla kilolarınızı vermek istiyorsanız, o fikirlere özen gösterin ve kurtulun onlardan. Gerisi akacak gidecek.

düşüncelilik