Babamızdan Bize Kalan; Miras

Miras, yani  TDK’ya baktığımızda  ‘birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke’ olarak açıklanan  kelime. Maddi bir açıklama olmuş gibi görünüyor, ama aslında mirasın tam anlamı sadece maddiyat değil.

 

121355834-thinkstock-baba-ogul-baba-cocuk-iliskisi-mkl

 

 

Neden mi? Miras yalnızca madde ile açıklanabilen bir değer değildir çünkü. Biraz düşünürseniz geçmişten bugüne elimize geçen her dokunuşun miras olduğunu görürsünüz. Ben bu yazımda kültürel mirasın yanında ‘babadan oğula geçen karakter mirası’ hakkında konuşmak istiyorum.

Kültürel miras veya kültür mirası daha önceki kuşaklar tarafından oluşturulmuş ve evrensel değerlere sahip olduğuna inanılan eserlere verilen genel bir isimdir. Bununla beraber karakter mirası tipik bir monarşi gibi babadan oğula geçmektedir. Bir babanın bir annenin çocuklarına bırakacağı o ‘Soyadı’ mirası aslında direkt olarak karakter mirasının ta kendisidir. Gelin karakter mirasınız bizlere göre nasıl şekillendiğini görelim.

Bizler karakter mirasının en güzelini helaliyle yaşayan insanlarız. Çünkü bizim babalarımız dini bir sömürge aracı olarak kullanmadan para kazanıyor, çünkü bizim babalarımız bulunduğu mevkiyi kara para aklamadan kazanıyor, çünkü bizim babalarımız helal ekmek yemek ne demek bize bunu öğretiyor. İşte tam da bu yüzden bizim babalarımız bize soyadını tertemiz bir şekilde, karakter mirasını bırakıyor.

Bizim babalarımız meydanlarda, mitinglerde ya da verdiği demeçlerde yanlışlıkla (!) ben çocuklarıma helal yedirmedim demiyor! Ben çocuklarımın rızkını haramla birleştirmedim diyor. Bize babalarımız evdeki parayı erit, bitir kalmasın demedi hiçbir zaman! Ayağımızı yorganımıza göre uzatmayı öğretti. Bizim babalarımız kendi çıkarı için yaşadığı evin, sokağın, ilçenin bir karış emeğini peşkeş çekmedi.


İşte biz babamızdan bize kalan bu mirası yaşıyoruz. Siyasi bir kimlik, hırsızlık mülkü kalmadan sadece soyadı mirasımızla. İşte biz bugünlere soyuyla böbürlenerek gelen bir milletiz. Atamızdan, atalarımızdan geldi bize bu anlayış, yiyecek ekmeğe bile muhtaç kalındı ama bir gram harama el uzatılmadı.

Biz babalarımızdan Atalarımızın hayatını, dürüstlükle harmanlanmış yiğitliklerini ve bunun yanında sözlerini dinledik, şimdi;  ‘Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz… Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türkiye Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir’ diyen  Büyük Önder Mustafa Kemal’ e hep olduğu gibi ve sonuna kadar kulak verme vaktidir.

İşte biz, böyle soylu bir milletin adını, soyadını taşıyoruz. İşte bu sayede hala  ATAM İZİNDEYİZ!