Bir Lider Arıyoruz

“Bey, iki şey ile beyliğini bozar: Bunlardan biri zulüm, biri ihmalkarlıktır. Beyler, örfe nasıl riayet ederlerse halk da onu örnek alır, öyle davranır.”

Yusuf Has Hacib/ Kutadgu Bilig

lider

Ülkemiz geçtiğimiz yerel seçimlerde büyük bir sınav verdi. Kimileri yönetime oylarıyla destek vermezken kimileri de “evet” mührünü bastı. Bu seçimler aynı zamanda bir ülkenin geleceğini ve kaderini belirleme seçimiydi. Sonuçlar birçok şaibeli örnekle belirlendi. Halkın iradesi gibi görünen bu seçimler gerçekte bir iradenin mi, yoksa iradesizliğe konulan bir başka iradenin sonuçları mıydı? Cumhuriyet rejimi, halkın kendisini yönetmek istediği kişiye oy vererek elde ettiği çoğunlukla tayin ettiği bir yönetim şeklidir. Ancak oluşturulan çoğunluk her zaman doğru olan mıdır? İstatistikler akıllı, bilgili, erdemli kişilerin sayılarını verecek olsalar acaba bu kaç bin kişi eder? Herhalde çoğunluğun karşısında küçük bir yüzde payına ulaşır. Bu durumda akıllı azınlık akılsız çoğunluğu yönetmez tersine akılsız çoğunluk akıllı azınlığı yönetmeye kalkmış olur. Bir diğer önemli konu da üreme üzerine; önce üç çocuk, sonra da beş çocuk meselesidir. İşte bu politika akılsız çoğunluğun çoğalması sonucunda oluşacak oy çokluğunu sağlama politikasıdır.

Bir ülkenin yönetimine aday olacak kişi ve kişilerin alt yapılarında; bilgi, görgü, deneyim, doğruluk, dürüstlük ve erdem sahibi olmakla birlikte evrensel değerlerinin tartışmaya gerek bırakmayacak düzeyde olma özelliği aranmalıdır. Ne gariptir ki, orta ölçekli bir işletmede dahi okuduğunuz okulun çalışacağınız işte ön şart olarak istenmesine ve aynı zamanda sabıka kaydının olmaması gerekmesine rağmen, bir ülke yönetiminde öğrenim durumunuzun ve sabıka kaydınızın bir gerekliliği yoktur. Mesela, ilkokul mezunu biri milletvekili olabilir. Herhangi bir nedenle hapse giren birinin devletin en yetkin makamında görev aldığı da görülmektedir.

Atatürk Doğmasaydı

Pekiyi, ülke yönetimi bir ulusun, bir devletin en önemli makamı iken nasıl oluyor da bu kadar avam söylemler, kavga-dövüş, tekme-tokat, kaba küfür içeren sözlerle ve insana yakışmayan davranış örnekleri sergilenebiliyor?

Yusuf Has Hacib’in kitabında “Beyler (hükümdar, yönetici) örfe nasıl riayet ederlerse halk da onu örnek alır, öyle davranır.” sözü yer almaktadır. Hükümdarın önemini kısa ama etkili anlatan bir ifadedir. Buradan bir sonuç çıkaracak olursak, ülkemiz ve halkımız adına en vahim olan şey çocuklarımızın izlediği, tanık olduğu bu davranış biçimlerini örnek model almalarıdır. Bu üzeri çabuk geçilecek bir durum değildir. Çünkü büyümekte olan her çocuk gördüklerini duyduklarını hafızaya alır ve ilerleyen yaşlarında ya bunları sorgular ya da olduğu gibi uygular.

Yıllar önce bir gazetede şunları okumuştum: Yetişkin olan bir kadın çocukluğunda, annesinin kendisine kızdığı zaman saçlarından tutup sürükleyerek dövdüğünden ve kendisine söylenen ağır küfürlerden yakınıyordu. O anları yaşarken, büyüdüğünde annesinin kendisine yaptıklarını asla çocuğuna yapmayacağını düşündüğünü buna rağmen yıllar sonra anne olduğunda aynı davranışı çocuğuna yaptığını ve bu durumdan nefret ettiğini, her seferinde pişman olduğunu, ama yine de bunları yapmaktan vazgeçemediğinin çaresizliğini sorguluyordu. İşte bu örnekte olduğu gibi, geçmişi düzenlemek, tortulardan arındırmak hiç de söylendiği kadar kolay olmamaktadır.

O halde ülkeyi yöneten bir liderin yaşadığı çocukluğu da son derece önemlidir.

Geçmişine öfke duyan bir lider, gücü elde ettiğinde geçmişinden intikam alırcasına davranır ve kendisini haklı gösterecek gerekçelerle gizler.İmam hatiplerin hızla çoğalması geçmişin ezikliğinin intikamıdır. Suçsuz insanları suçlu göstererek yıllarca hapiste tutmak, geçmişin intikamıdır. Bir söylenenin diğer söylenenle çelişmesi egonun ne kadar güçlü olduğunun göstergesidir. Yoketmek korkakların seçimidir. Güce sığınmak ve onu istemek güçsüzlere mahsustur. İnsanların umutlarını çalarak iktidara geçmek en kolay olandır. Benliğine arkasını dönen birinin gözleri perdeli, kulakları duymayacak kadar sağırdır.

Düşünen bir insan aklını doyurmak ister, aklını kullanmayan biriyse karnını…

lider

Bir lider arıyoruz…


Kendisine yapılmasını istemediği hiçbir şeyi başkasına yapmayan, yüreği insan sevgisiyle dolu, evrensel kavrayışı ile güçlü, doğayla barışık, geleceği aydınlatan, topluma huzur, barış ve güven getiren bir lider…

Bir lider arıyoruz: İnsana zulmetmeyen, davranışlarında asaleti yansıtan, kin, nefret, öfke, intikam duygularından arınmış, sen-ben gütmeden birleştirici ve kucaklayıcı olan..

Bir lider arıyoruz: Onursal değerlerini kişisel çıkarlarının en önünde tutan, yalan söylemeyen, doğruluktan şaşmayan, erdemliliğiyle binlerce yıl adından söz ettirebilecek bir lider…