Rakamlar Yalan Söyler

Hep bir klişe var ya rakamlar yalan söylemez. Söyler söyler eğer doğru okumazsanız rakamlar palavra bile atabilir.

rakalmlar yalan söyler fibonacci altın oran istatistik ekonomi ekonometri
golden ratio

İstatistik bilimi muhteşem bir bilim, ama “bana itaat et” demiyor “beni analiz et” diyor. Tembelliği, okumayı araştırmaktan daha çok sevdiğimizden midir bilmem; rakamları görünce altını oymadan sorgulamadan hemen kabul eden hop cebine veri olarak atan milyonlarca kişi var. Unutmayalım her data analiz edilmeye muhtaçtır. Buna en basit sayısal datalar bile dahildir.

Gelin size rakamları analiz etmezsek ne olur ondan bahsedeyim. Yarı yolda kalırız, gerçek yerine yalana bulaşır tokadı yediğimizde ” hıım, böyle miydi ” demekle yetiniriz. Sayılar artık her bilimin vazgeçilmezi durumunda. Ölçemediğiniz bir şeyi ne değiştirebilir ne de iyileştirebiliriz, yeter ki ölçütler kabul edilebilir adil olsun.

İstatistiki verilere duyulan aşk, biraz da verimlilik mevzusunun kalın harflerle söylenmeye başlamasıyla daha da arttı. Her bilim dalı kullanıyor. Siyaset, spor, müzik, sosyal medya aklınıza ne gelirse bir delilik yarışı gibi sen ben kavgası niteliği soran yok. Nicelik varsa oldu, ya nitelik! Gelin teker teker inceleyelim.

Sporda, örneğin futbolda, inanın o kadar tuhaf sayısal veriler var ki şaşırıp kalıyorsunuz. Yanılmıyorsam doksanlı yıllardı Galatasaray Antalyaspor ile İstanbul’da oynuyor, sıkı durun topla oynama GS %81 iken Antalya %19. Peki sonuç ne? Galatasaray: 0 – Antalyaspor: 3. Dersiniz ki aradan yıllar geçer, değişiklik olur. Olmadı Yıl 2014, Sivasspor Trabzonspor’dan daha çok topla oynuyor ama Trabzonspor 4-0 maçı kazanıyor. Bunda bir tuhaflık yok mu, var elbette var. Verimlilik yerine doğru zamanda doğru etkinlik yerine sadece rakamlara tapma var.

Eğitimden bir örnek PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) üçer yıllık dönemlerde yapılan bir araştırma her okuldan okullar seçiliyor ve uzun soluklu bir çalışma yapılıyor. Burada en dikkati çeken unsur Türkiye’nin sürekli bir iyileşme katettiği konusu ve bu sayısal verilerle destekleniyor. Ancak siz sadece işinize gelen sayısal verileri okursanız Türkiye’deki gelişimin aynısının diğer ülkelerde de olduğu bu yüzden sıralama da bir ilerlemenin olmadığını görürsünüz. 2014 verileri geçen günlerde açıklandı, yani hala matematikte 43. sıradayız.

Sayılar veriler ehil ellerde işlenirse elmas olur, ama çakıl taşı sevenler hala çok.

Hurufilik ve Sayıların Önemi

Matematik ve kutsal metinlerde 40 sayısının önemi