Yaratıcılığın Sınırı Yok: Yeme İçme sanatında Tatlı Kareler

Zaman; insanın dönüşüm zamanı. Artık hiç bir şey eskisi gibi değil.

Örneğin basma kalıp olan her şey artık  neredeyse hiçbir  sektörde bir şey ifade etmiyor. İnsanlar özgün birşeyler arıyor. Farklı yaratımlar ve enerjiyi harekete geçirecek cinsten değişim dalgalanmaları. Hemen her sektörde buna benzer şeylerle karşılaşıyoruz. Ancak itiraf etmek gerekir ki iş yiyecek ve içecek olunca ve içine özgünlük katılınca yaratıcılığın tadına doyum olmuyor.

tatlıkareler3

İşte bu alanda yaratıcılığını Tatlı Kareler adı altında toplamış bir ustanın  Meltem Turhan Yöndem ‘in hikayesini dinleyelim hep birlikte…

Röportaj : Rüya Yüksel

Tatlı Kareler Macerası nasıl başladı?

Bu benim içimde çocukluktan beri olan tutkumu ortaya çıkarma isteğimden dolayı başladı. Çocukken içimizden geleni yaparız. Babaanneme, kokusunu kendimin oluşturduğu çeşitli çiçekleri ezip karıştırarak sabun yapardım mesela. Annemle mutfakta olmaktan da çok keyif alırdım. Ama o zaman okumak en önemli odak noktasıydı ve annem bizi mutfaktan kovalardı.

Daha sonra evlendim, iki çocuğum oldu. Onların doğum günlerini farklı, konulu, çok şaşalı kutlamak önceliğim oldu. Senenin başından itibaren doğum günü temasının ne olacağı hakkında konuşulur, hangi renk seçileceği ve hangi tür oyunlar olacağını tasarlamaya başlarız.

Tasarımların konusunda bilgi alabilir miyiz?

Örneğin geçen sene küçük oğlum Fırat Skylanders denilen Wii oyun konsolunda oynanan bir oyunu seçti. Bununla ilgili üçgen bayrakları kendimiz bastırdık ve süslemelerini elimizle yaptık. Peçetelik, su şişelerine bant, yakalara rozet yaptırdık. Kapımıza da 10 metrelik branda. Skylanders pasta ve cupcakeler yapıldı. Oyun için 7×5 metre karton hazırladık. Üzerine insan piyonların adım atabileceği kareler çizdik. Gruplar için ateş, su gibi element kartları hazırladık ve yepyeni bir oyun tasarladık. Genelde içerikler bu şekilde tasarlanıyor.

Arkadaşıma kuş temalı doğumgünü yaptım. Tüm ev ve bahçe kuşlarla doldu. Pastasını kuşevi yapıp, popcakelerini de kuş yaptık. Yemekler, müzik, süsler herşey onun ne hayal edeceğini düşünerek oluşturuldu.

Tüketicinin istekleri için nasıl bir yol izliyorsunuz?

Önceliğimiz kişiyi, ihtiyacı tanımlamak olduğu için analiz yapıp kişiye ve duruma özel tasarım yapıp, uygulamak oluyor. Tıpkı mühendislik projelerinde olduğu gibi varolan durum ve ihtiyaç anlaşılmaya çalışılır. Daha sonra da tasarım yapılır. Benim butik organizasyonda da yaklaşımım aynı.

tatlıkareler6

Yaptığınız organizasyonlar veya butik çalışmalarınız hangi sektörleri kapsıyor?          

Önceliğim doğumgünleri ama sınırımız yok. Sevgililer günü sürprizleri, evlilik teklifi, yılbaşı partileri, anneler günü organizasyonları da yaptık. Bilgisayar Mühendisi olduğum için daha önce pek çok kez konferans organizasyonları da yaptım.

Yeni başlangıçlar kutlanmalı bence. Çok büyük organizasyonlar olması de gerekmiyor, komşularınızı süslü yılbaşı ağacınızın altında çaya davet edebilirsiniz.

Eşinize maç akşamı yapabilirsiniz belki. Ya da fasıl, sıra gecesi.

Çok stresli ve monoton hayatı kişisel gelişim oyunları oynatarak eğlenceli kılabilirsiniz.

Belki 5. evlilik yıldönümünüzde eşinize hayatınızda olduğu için teşekkür etmek için kareoke partisi yapabilirsiniz.Hamileliği nedeniyle gidemeyen arkadaşınıza Çin, Meksika, Fransa temalı parti düzenleyebiliriz.

Yeni gelen bebeği kutlamak en sevdiğim çalışmamdır. O kutlamanın belki en özel olması gerekir. Yepyeni bir canlının dünyaya merhaba demesinin yanında, anne-baba olmak, anneanne-babaanne-dede, teyze, hala, dayı, amca olmak hepsi yeni kimliktir. Herkes hem çok mutlu, hem de biraz heyecanlı ve gergindir. Biz kutlama kısmını sizin için yapıyoruz. Ben, “deliye hergün bayram” atasözünü sevdiğim için, Cadılar Bayramı dahil tüm bayramları  da değerlendiririm. Bekarlığa veda partilerini, kına gecelerini de çok sever oldum yaş aldıkça. Bu satırları okuyan ve evliliğimi hatırlayacak kadar eski olan arkadaşlarım kalp krizi geçirmesin diye hemen açıklıyorum. Ben çok uyuz davranmıştım evlenirken, şimdi çok farklı olabileceğini düşündüğüm bu anları yeni evlenecek çiftlere ve ailelerine stressiz ve coşkuyla yaşatmak istiyorum. İlla gelinin ve kaynananın ağlaması gerekmiyor. İçine Hindistandaki gibi geçmiş aileleri onurlandırmak, Malezyadaki gibi çiçeklerle taçlandırmak da eklenebilir. Çünkü ben evlenme hazırlığını trafik kazası yapan iki aileye benzetiyorum. Her iki tarafta kendinde değil. Bu anlarda araya girip onları anlayarak keyfe döndürmek en sevdiğim şey.

Siz sadece neyi bahane etmek istediğinize karar verin, düşlerinizi benimle paylaşın, çünkü Kutlama Bahane, Hayat Şahane.

Sizlerle tam olarak kimlerin buluşmasını istersiniz? Müşteri kitleniz kimler?

Sevdiklerini şaşırtmak isteyen ve yeniliğe açık kişiler ile  buluşmaktan çok keyif alıyorum. Butik kavramını bilen, kaliteden anlayan kişilerin beğenisini kazanmak da müthiş keyifli oluyor.

Kullandığınız malzemelerde en çok nelere dikkat edersiniz?

Bu sektörün içinde kendimi bulmamın bir sebebi de malzemelerde kalite arayışımdı. Yıllarca birçok şeften kurs aldım. Kendi işyerlerinin mutfaklarına girince, yemek sektöründe kimyasal kullanımını öğrendim. Kaliteli malzeme kullanarak diğerleriyle rekabet etmenin zor olduğunu gördüm. Bu nedenle çocuklarıma dışarıda yemek yedirirken hep şüpheci oldum. Benim şu an beraber çalıştığım pastaevi de benim gibi kaliteli malzeme konusunda çok hassastı. Bu nedenle onlarla çok iyi anlaştık. Kendimin evde kullanmadığı hiçbir marka ve malzemeyi kullanmıyoruz. Çikolatamız İsviçre çikolatası. Günlük kullanmaya çok özen gösteriyoruz. Bir de temizlik konusunda obsesif olmak gerekiyor.

İşin yemek boyutu da var mı? Neler yapıyorsunuz?

Yemek de yapıyoruz. Bence kutlamaların, özellikle Türk kutlamalarının olmazsa olmazı yemek. Eşim bir davete gittiğinde ilk masaya göz gezdirir, beğenmezse “çıkışta kebapçıya gitsek mi?”der mesela. Bence bu Türk erkeklerinin genelinde var. Ya da tiyatroya, konsere gidişler de hep yemeklerle bağlanır. Tüm dünyada da Konser salonlarının yakınında güzel restoranların bulunma sebebi budur.

Ben geleneksel lezzetleri küçük değişikliklerle, güzel görüntülerle küçük parçalar halinde sunmayı seviyorum. Davet sahibi ile beraber oluşturuyoruz menüyü. Ama köfte istediyse ben küçücük kayak tabakların altına domatesli fesleğenli sosla minik iki köfte şeklinde sunuyorum. Yani işin estetik kısmına özen gösteriyoruz.

Ustalaşma döngüsü içinde biri olarak özgün şeyler yaratma düşüncesi nasıl bir duygu? Tarif edebilir misiniz?

Ustalaşma kelimesi egomun çok hoşuna gitse de realitede usta olduğuma inanmıyorum. Ben kendi hayat yolculuğum içerisinde yaş aldıkça kendimi olduğum gibi kabul etmeye daha çok yaklaştım galiba. Artık kafamda yarattığım dış insanların ne düşüneceği fikri yerine ben ne yapmak istiyorum daha öne çıkmaya başladı. Ben, her insana Allah’ın çok özel bir dokunuşla bir yetenek verdiğini düşünüyorum. Bizler ancak o özelliğimizi bulup, yaratım yaptığımızda birbirimizi olduğumuz gibi gerçek anlamda sevebileceğiz inancındayım. Benim için bu kişiye özel keyifli ve farklı çözümler üretmek. Bunu yaparken başka birine dokunabiliyorsam ne ala.

Neden “Tatlı kareler” ismini taktınız?

Ben hayatta  kareleri seviyorum. Hatta öyle görüyorum anları. Torununun okula gidişinin ilk gününde başını okşayışını, yan masada kocasının eline yumuşak bir teselli dokunuşunu, kızının anlattığı olayda tüm masa kahkahalar atarken babasının gözündeki gurur ışığını karelerle görmeyi çok seviyorum. Kafamda hep böyle kareler ve ona eşlik eden hoş nameler oluyor. İşte size de böyle unutulmayacak anlar, mutlu kareler hediye etmek istiyorum.


Sizinle nasıl temasa geçebiliriz?

Çekmeköy’de yerimiz. Ama her yerden ulaşmak mümkün 05323743141 ve 05323516494 telefon numaralarım. www.tatlikareler.com.tr ev sayfamız. tatlikareler@gmail.com e-posta adresimizden ulaşılabilir. Takip etmek isteyenler de tatlıkareler ismi ile instagram’da bizi bulabilirler. İlginize çok teşekkür ederim.

meltem-e1400259201915Biyografi: Meltem Turhan Yöndem

Ankara doğumluyum. ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde lisans, yüksek lisans ve doktora çalışmalarımı yaptım. 15 sene bu bölümde öğretim üyesi olarak çalıştım.  Işık Üniversitesi, Atılım Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Birmingham Üniversite’lerinde de öğretim üyeliği ve proje yürütücülüğü görevlerinde bulundum. Bilgisayar Olimpiyatlarına takım yetiştirme ve yarışlarda takım yöneticiliği yaptım. Birçok Tübitak Ar-Ge projesinde çalışmalarım devam ediyor. Avrupa Birliği çerçeve projelerinde yöneticilik yaptım. Çok sayıda konferans ve dergi yayınlarım mevcuttur. Halen Okan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde yardımcı docent olarak görev yapıyorum.