Ah Gazze!

Gazze! Bir insanlık dramının, bir vicdan tutulmasının adresi Gazze…

Gazze; sözün bittiği, çocuk cesetlerinin yürekleri, ağıtların kulakları dağladığı bir cehennem.

gazze-indigo dergisi

Siyasi, askeri gerekçeleri ne olursa olsun, sivil halkın katledilmesi bir insanlık suçudur. Dili, dini, ırkı ne olursa olsun hiçbir insan böyle bir katliamın mağdur tarafı olmayı hak etmez. Bunun bir savaş olduğu iddia ediliyorsa, vahşete kılıf aranıyor demektir. Savaşmanın da bir adabı olmalıdır. Savaş, adabına uygun, adil ve orantılı güçle yapılmazsa adı katliam, vahşet, soykırım olur.  Adı Gazze olur. Adı Doğu Türkistan olur. Adı Hocalı, Arakan ve daha niceleri olur…

12547Ateş düştüğü yeri yakar. O yerde bir soydaşlık ve ya din kardeşliği bağınız varsa sizin de içiniz yanar. Ama ateş karşı köydeyse siz yangını görüp bana ne? Diyebilir misiniz? Ya da sizden olmayan ölsün mü? İnsanlığınız sızlamaz mı?

Dünyada din uğruna kutuplaşan taraflar insanlıklarını mı unutuyor ne? Evet din kardeşliği önemli bir ortak paydadır. Birleştirici olduğu sürece tabi ki. Bir tarafı birleştirirken diğer tarafa diğerlerini koyup savaş açıyorsa düşündürücüdür.

Daha önce yaptığı gibi özellikle müslümanlar için kutsal bir ayda bu zulmü başlatan ve sivil halkı katleden İsrail bir insanlık suçu işliyor.

Nasıl olsa bizden değil diye suskun kalarak zulmü destekleyen sözüm ona dünyanın en güçlü ülkeleri de bu suça çanak tutuyor.

Fakat müslüman ülkelerde din kardeşlerimize destek verilirken yürütülen Hitler’e övgü propagandası da beni şaşırtıyor. Zulme karşı olan öfkeyi anlayabilirim. Fakat  Hitler’in Yahudi katliamını haklı bulan bir zihniyet, nasıl zulme karşı mazlumu savunacak? Zulmü haklı görürken, aynı zamanda zulme nasıl engel olacak? “Filistin’li annelerin hepsi ölsün” diyen İsrail milletvekilinden ne farkı kalacak?

Nedir bu senlik benlik kavgası. Sana ve din kardeşine yapılmasını kınadığın şeyi vahşeti, soykırımı nasıl haklı görürsün? Doğu Türkistan’da, Irakta türkmen soydaş kardeşlerimize yapılmaya çalışılan da makbul müdür o zaman? Bu nasıl bir vicdan muhakemesi? Zulmün karşısında haklı, onurlu, adil ve kararlı bir tutum sergilemek varken, “Hitler hepsini gebertseydi keşke Ellerine sağlık” demek de nesi? Bir yanlışı başka bir yanlışla nasıl savunursun ey Müslüman? Dininin öğretileriyle çelişmez misin böyle düşünürsen?

Ankara’da İsrail konsolosluğunun önü eylemsiz bir gün geçirmiyor. Birleşmiş milletler binası ise küçük ve zararsız grupların protestolarıyla bu olaylardan nasibini alıyor. Ne var ki çareler çaresiz. İmkanlar imkansız. Eller kollar bağlı, gözler kör, dumanlı. Bir tarafın içi yanıyor ama bir şey yapamıyor, bir taraf da çok şey yapabilecekken yangını görmezden geliyor.

Diliyorum Gazze topraklarında ve zulmün olduğu her yerde mazlumun ahının şaha kalktığı ve bu ahın barış güneşini doğuracağı günlere en kısa zamanda ulaşırız ve bayramımız bayram olur inşallah.