Bolca Caz ve Mafya: The Cotton Club

‘Francis Ford Coppola’nın 1928 – 1931 arası yeraltı dünyasını gerçek ve kurguyu harmanlayarak bolca dans ve caz eşliğinde sunduğu The Cotton Club, döneme dair farklı bir bakış açısı sunuyor.’

the cotton club başlık  

Harlem’de trompetçilik yapan Dixie, bir gangster olan Dutch’ın hayatını kurtarır. Dutch, önce Dixie’nin kardeşi Vincent’ı suç dünyasına sokar. Sonra da Dixie’nin hoşlandığı Vera’yla birlikte olmaya başlayıp Dixie’yi de ona göz kulak olması için görevlendirir.

Bir dansçı olan Sandman, kardeşiyle beraber gangster dünyasının etkili isimlerinden Owney’nin gece kulübü Cotton Club’da çalışmaya başlar. Sandman, kulüpta şarkıcılık yapan Lila’yla aşk yaşamaya başlar.

Dixie, Vera’yı Dutch’la görmeye dayanamaz ve Owney’nin kendisinin yüzü olma teklifini kabul eder. Böylece Dixie’ye Hollywood yolu açılır. Kısa sürede şöhrete ulaşır. Yeraltı dünyasında kontrolünü yitiren kardeşi Vincent ise Owney tarafından öldürtülür.

Sandman, yeraltı dünyasına girmeye karar verir. Lila’yı tekrar bulduktan sonra ise Cotton Club’ta sahne almaya başlar. Dixie’yle Vera’nın kulüpte gözden kaybolmaları Dutch’ın sinirlenmesine ve Dixie’ye silah çekmesine neden olur. Ancak Sandman, Dixie’yi kurtarmayı başarır. Gece kulübüne gelen ünlü mafya babası Charlie Luciano, Dutch’ın temizlenmesi gereken bir problem olduğunu söyler. Kulüpten atılan Dutch, mekanında öldürülür. Özgür kalan Vera, Dixie’yle birlikte gider.

Francis Ford Coppola, Pulitzer ödüllü yazar William Kennedy ve efsane yazar Mario Puzo’nun birlikte yazdıkları hikaye, Coppola ve Kennedy tarafından senaryolaştırılır. 1928 – 1930 arasında geçen yarı gerçek, yarı kurgu senaryo, 1984 yılında Coppola tarafından “The Cotton Club / Gangsterler Dünyası” adıyla sinemaya aktarılır. Yaklaşık 58.000.000 dolara mal olan film, Amerika genelinde 25.928.571 dolar hasılat elde eder.

the cotton club 2

Filmde Charlie Luciano, Charles Chaplin gibi gerçek karakterler doğrudan, ana karakter George Raft ise ismi Dixie Dwyer olarak değiştirilerek kullanılır. Filmin ilk bölümü, yani Dixie’nin Dutch’ın hayatını kurtarması, ikisinin de Vera’ya ilgileri, Vera yüzünden birbirlerinden nefret etmeleri gibi detaylar, 1946 yapımı “Gilda” ile benzeşse de, hikayenin devamında akış değişir.

Vera rolü ilk olarak Brook Shields’e verilir. Ancak Shields, Princeton Üniversitesi’nde Fransız Dili ve Edebiyatı okuduğu için rolü oynamaktan vazgeçer. Rol böylece Diane Lane’e gider. Sandman rolü için Richard Pryor düşünülse de, filmin bütçesi oyuncunun istediği maaşı karşılamaya yetmez ve rol Gregory Hines’a gider. Richard Gere, filmde gerçekten trompet çalar. Yönetmen Francis Ford Coppola, yapımcı Robert Evans’la sette gerginlik yaşadıktan sonra yapımcıyı bir daha sete sokmaz.

Filmin tek kazandığı ödül “En iyi kostüm” dalında kazandığı Bafta olur. Bununla beraber film, Razzie yani Altın Ahududu’ya aday gösterilen ilk ve tek Coppola filmi olarak tarihe geçer. Bu adaylık, Diane Lane’in “En kötü yardımcı kadın oyuncu” dalındaki adaylığıdır.

The Cotton Club, hiçbir zaman Coppola’nın önemli filmleri arasında gösterilmese de, yönetmenin sinemasını sevenler tarafından izlenebilecek bir yapım. Film ayrıca özellikle 90’lı yılların yıldız isimleri Laurence Fishburne ve Nicolas Cage gibi oyuncuların gençlik dönemlerini görmek için de bir fırsat.