IŞİD İle Türkiye’nin Ölüm Dansı

IŞİD ile Kaosun adı Ortadoğudur ve emperyalizmin bölgede ekonomik-siyasi şifrelerinin yaşam alanı bulabilmesinin tek nedenidir. Ortadoğu da emperyalizmin sömürü düzenini yürütebilmesi için bu kaosun hiç bitmemesi gerekmektedir, asıl hedef budur!

IŞİD

Afrika nın kuzeyinden ortadoğuya uzanan Arap Baharı nın şifrelerini çözdüğümüzde: Bölgesel muhalif güçlerin silah, para, asker ve siyasal olarak desteklenerek, iktidarların nasıl devrildiğini gözlemleriz.

Emperyal güçler tarafından, NATO nun ileri karakolu olarak isimlendirilen Türkiye nin yanı sıra Katar, Suudi Arabistan gibi ülkeler, yapılan veya yapılacak olan darbelerin ve işgallerin öncü kuvvetleri olarak saptanmıştır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti IŞİD e (Irak Şam İslam Devleti) yapılacak operasyonda, kendisine verilmek istenilen rolü önce kabullenmeyerek, kendine ait bir rotasının olduğu kuşkusunu Batı üzerinde uyandırmasına rağmen, esir tutulan konsolosluk görevlilerinin özgür kalmasından sonra koalisyon güçleri ile birlikte aynı hedefte yer alacağının güvencesini verdi. Muhalif ana akım medyanın sıklıkla dile getirdiği gibi, Türkiye IŞİD e karşı mezhepsel bir yakınlık duyduğundan dolayı koalisyonda bulunmayı reddetmemiştir; ülkenin siyasilerinin kendilerine özgü alternatif bir çözüm önerileri yoktur; ABD nin ve Batılı ülkelerinin zorlamaları karşısında kendisine biçilen rolü oynamak zorunda kalacaktır.

[quote]IŞİD, Irak savaşının ilk yıllarında kurularak, 2004 tarihinde radikal El-Kaide terör örgütüne bağlılığını ilan eder. Tamamen Sünni mezhep üzerine kurulan yapılanmanın içinde Mücahidin Şura Konseyi, el- Kaide, Jund el Sahaba, Katbiyan Ansar el- Tevhid gibi grupları da barındırmaktadır.Örgüt, Hilafetini ilan ederek kendisini İslam Devleti adı ile Dünya kamuoyuna duyurdu. Yaptıkları eylemleri terörist saldırılar olarak değil, topyekün Cihat olarak görmektedirler. [/quote]

Petrole, doğalgaza ve diğer enerji kaynaklarına kesintisiz erişim, ABD (Amerika Birleşik Devletleri) ve AB (Avrupa Birliği) ülkelerinin vazgeçilmezidir. Bu erişimin kesintiye uğramaması için, kabile-kavim-aşiret ve mezhep farklılıklarından doğan ayrılıklar, demokratikleşmeyi beceremeyen otoriter liderlerin önderliğinde, düşmanlıklar keskinleştirilerek kanın akması gerekmektedir; silah tröstlerinin karlarını çoğaltabilmek için gözyaşlarına ihtiyaç vardır!

2014 Eylül ayının ilk haftasında yapılan NATO Zirvesinde ABD Başkanı Obama:  Özellikle Sünni çoğunluklu Arap Devletlerinin IŞİD in aşırılıkçı nihilizmini reddederek ve İslamla alakasının olmadığını belirterek, aktif savaşta katılımları kritik önemde. açıklamasını yaptı. Başkan Obama, sünni mezhebe dayalı IŞİD e karşı, sünni mezhep ağırlıklı ülkeleri göreve çağırarak, Ortadoğu da başlayacak olan operasyonun işaret fişeğini ateşledi.

IŞİD

IŞİD in, Amerikalı gazeteciler James Foley ve Steven Sotloff un ardından İngiliz yardım görevlisi David Haines in kanlı infazından sonra yapılacak operasyon her ne kadar yaşanılan vahşeti ortadan kaldırmak amaçlı görünse de; İslami radikal terör örgütünün bugüne kadar yaptığı eylemler ile Irak Kürdistanı na, Suriye deki Kürtlere büyük ölçüde yardım ettiği ortadadır. IŞİD Sünni olmayan Arap bölgelerine ve Türkmenler e saldırarak Kürtler in işini kolaylaştırdı. Kontrol edilemeyen IŞİD ne zaman ki, Erbil kapılarına dayandı, Batılı ülkeler ayağa kalktı!
[quote]Batılı ülkeler bu gün, ılımlı veya radikal İslam ın olmadığını, sadece Mutlak İslam ın olduğunu fark etti. Kendilerinin yarattığı yapay Arap Baharı nın oluşturduğu tabandaki insanlar öngörülen uyumu gösteremedi. [/quote]

Ana akım medya veya sosyal medyada infaz görüntüleri ile korku yaratan örgüte bugüne kadar müdahalede bulunmayan Batı Ülkeleri, IŞİD i çoğu zaman kendi tetikçisi gibi kullandı. Örgütün Kuzey ve Doğu Suriye de egemen olması, Suriye Kürdistanı nın (Rojova) yolunu açtı; ABD nin örgütü Suriye de vurma olasılığı, Kuzey Irak Kürdistanı nın Suriye oluşumunu tamamlamasına neden olacaktır.

Türkiye yi 11 Haziran 2014 tarihinden bu yana zorlayan rehine krizi 20 Eylül günü sona erdi. Fakat, ülke içinde mülteci durumda olan bir milyon Suriyeli içerisinde çok sayıda IŞİD ile bağlantılı olan militan bulunmaktadır. IŞİD e karşı yapılacak bir operasyonda, örgütün Türkiye içerisinde kanlı saldırılarda bulunma olasılığı siyasi erk üzerinde endişe yaratmaktadır. Batı ülkelerinin Irak ordusuna ve Peşmerge kuvvetlerine silah ve ve insani yardım başlatması, özellikle silahların kontrolsüz şekilde dağıtılacağı endişesi Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ni kaygılandırmaktadır. Ayrıca, yıllardır Suriye Devlet Başkanı Esad rejiminin devrilememesi ve bu operasyonla imkansız hale geleceği de Hükümet tarafından kabul edilmesi zor noktalardan biridir.

IŞİD in rehin tuttuğu Konsolosluk görevlilerinin serbest bırakılmasıyla birlikte, Türkiye nin operasyona katılmama bahanesi de ortadan kalktı.Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı nın daha önce yaptığı: IŞİD dediğimiz yapı radikal, terörize gibi bir yapı olarak görülebilir, ama oraya katılanlar arasında Türkler, Araplar, Kürtler vardır. Oradaki yapı daha önceki hoşnutsuzluklar, öfkelere büyük bir cephede geniş bir reaksiyon doğurdu. IŞİD öfkeyle büyüyen bir tehdit, ama işin özünü unutmamalı. açıklaması geçerliliğini yitirdi, yapılacak olan operasyonda Türkiye nin yıllardır politikalarını kabullendiği Batı dan ayrılması düşünülemez; daha önceki açıklamalarından dolayı kolay kolay da inisiyatif alamayacağı bir gerçektir.

IŞİD
[quote] Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı nın Galler deki NATO Zirvesinde orta koyduğu görüş: Bütünsel yaklaşım- Zemini ortadan kaldırmak. pek kabul görmemiş, silahlı müdahalenin geri dönüşü olmayacağı ABD Başkanı Obama tarafından açıkça dile getirilmiştir! [/quote]

Enerji kaynakları Batılı emperyalist ülkeler için tehlikeye düştüğünden ve silah tröstlerinin karları azaldığından dolayı asla bir geri dönüş, bir başka çözüm olmayacaktır.

ABD Kongresi Dışişleri Alt Komitesi nin Türkiye yi IŞİD Operasyonuna karşı aldığı tutumu eleştirirken çok ağır ithamlarda bulundu, Katar ile terörü finanse etmekle suçladı, Suriyeli Cihatçılara silah yardımı yaptığını gündeme getirdi, Müslüman Kardeşler ile aynı safta gördüğünü ve buna rağmen hala NATO üyesi olduğunu belirterek, artık safını belli etmesi konusunda zorladı. Türkiye Hükümeti nin görüşünün o kadar da bir öneminin olmadığı başka bir şekilde gösterilemezdi.

Amerikan Wall Street Journal gazetesi, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti nin operasyona sıcak bakmamasından kaynaklı, alternatif olarak Kürtler in bir seçenek olduğunu yazdı: Türkiye ile ilişkilerin geldiği nokta da kaçınılmaz sonucun iyi bir müttefik arayışı olacağı sonucudur! Türkiye nin gözden çıkarılabileceği ve yerine Irak Savaşı nda olduğu gibi desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Kürtler in kullanılabileceğini dile getirdi. İncirlik Üssü kartına karşılık Kuzey Irak taki Kürt topraklarını seçenek olarak gösterdi.

[quote]Türkiye nin, Terör Destekçisi Ülke konumundan sıyrılabilmek ve önünü görebilmek için, IŞİD in elindeki Konsolosluk görevlilerinin serbest bırakılmasını beklediği söylemi pek gerçekçi değil.Türkiye bölgedeki inisiyatifini Kürtler e kaptırmak üzere olduğunun ayrımına vardı! [/quote]

Irak ta olduğu gibi Kürt, Sünni ve diğer etnik veya mezhepler gibi bir bölünme IŞİD Operasyonu ile Suriye de uygulamaya sokulacaktır. BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) bu son operasyon ile tamamlanacak ama peki Türkiye nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu su bu projenin neresinde yer alacaktır?

IŞİD- GÖÇ-indigodergisiABD nin operasyonu hava saldırıları ile sınırlı tutacağını, kara harekatında Irak ordusunu ve Kürtler in rol alacağını belirtmesi ile birlikte IŞİD in Eylül 2014 ayının son haftasında Suriye nin Türkiye sınırındaki Kürt Bölgesi Kobani ye saldırı başlatmasını Meydan Okuma olarak isimlendirebiliriz. Bu saldırı sonucunda binlerce Suriyeli Kürt Türkiye sınırlarına yığıldı; NATO dan ve ABD den bu durumla ilgili herhangi bir çözüm veya yaklaşım ortaya sürülmedi. Kobani saldırısı sadece dünyaya değil, Türkiye ye de büyük gözdağıdır!

Türkiyeli Kürt muhalif liderlerinin, Kuzey Irak ve Rojava daki ikili görüşmelerini, ABD Başkanı Obama nın eylem planları içerisinde değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır. Bir halk defalarca kendini nasıl kullandıracak, sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.

[quote]Türkiyeli Kürt Siyasi liderlerin, Kürt halklarının güçlerini birleştirerek IŞİD e karşı ortak bir savunma gücü geliştirmeli tezi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin asla kabul edemeyeceği bir durumdur. [/quote]

Kürt-Türk ortak ordusunun kurulması, Çözüm Süreci nde Hükümetin elini zayıflatacak bir hamle olacaktır. Türkiyeli Kürtler in bu süreci rafa kaldırdıkları da son olaylar tahlil edildiğinde görülebilecektir.Kuzey Irak Kürt liderleri ile yapılan görüşmeler, Diyarbakır Belediye Başkanı nın mali kaynakların tasarrufu üzerine verdiği demeçler, Kürt dilinin temel alındığı eğitim kurumlarının izinsiz açılmaya çalışılması, Okulların yakılması, köy ve mezralardan militan arayışları, Çözüm Süreci nin Kördüğüme dönmek üzere olduğunu göstermektedir.


ABD nin 2.Körfez savaşı nda ordularını Türkiye den geçirmek istemesi ve hava operasyonlarını yönetme talebi, 2003 yılı Mart ayında T.B.M.M ye (Türkiye Büyük Millet Meclisi) sunulan tezkere destek görmeyerek, çoğunluğu bugünkü iktidar partisinin milletvekilleri tarafından reddedildi. Günümüze geldiğimizde IŞİD e karşı yapılacak operasyon ve getireceği kaos analiz edilmeden, Muhalefet Partileri tarafından onay verilmesi için Hükümet e baskı yapılmaktadır. On bir yılda ne değişmiştir?Hangi şekilde olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ni devirebilmek için, ülkenin radikal İslami teröre bulaşması, topraklarımızda bombaların patlaması, ne olacağı belirsiz mülteci akınlarının o kadar sorun edileceğini sanmıyorum. Kan ve gözyaşı herkesi vuracaktır!

Türkiye nin bu süreçten en az yara ile çıkabilmesi için ilkeli bir rota belirlemesi gerekmektedir.IŞİD in bir devlet olarak görülmesinden vazgeçilmelidir; bu yapılanmanın radikal terör örgütü olduğunu ilk elden siyasetçiler söyleyebilmelidir. Suriye deki Esad rejiminin devrilmesi konusunda yapılan resmi veya illegal çalışmalar gözden geçirilmeli, gerekirse sorumluluk kabul edilmelidir. Silah ve mühimmat yardımını kesmeli, mültecilerin içinde yuvalanmış olan militanlardan kurtulmanın yolları aranmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti nin dile getirdiği Suriye sınırındaki Tampon Bölge tezi uluslararası toplantılarda ısrarla dile getirilmeli, Türkiye için çözümün bu olacağı vurgulanmalıdır; aksi halde, sınırlarımızın üzerinde savaşı ensemizde hissetmeye devam edeceğiz.

IŞİD, Kürt terör örgütünün karşısında asla bir seçenek değildir; yoksa, çözüm olarak dayatılacak olan, Irak ve Suriye nin kuzeyi ile Türkiye nin doğusunda Bağımsız Kürt Devleti olacaktır. IŞİD in, Kobani saldırısı ile binlerce mülteci sınırlarımıza yığılıp, topraklarımıza geçerken; koalisyon güçlerinin saldırısında bu sayı milyonlarca çaresiz insan olacaktır!