Kan bağışı ile ilgili yeterli bilgiye sahip misiniz?

Kan grupları ile ilgili yeterli bilgiye sahip misiniz? Her ne kadar bu konuyu internet üzerinden araştırsanız da, yeterli bilgiye ulaşmak çok da kolay olmuyor. Biz de bu konuyu uzun yıllardır Kan Bankasında çalışan ve bu konu hakkında ciddi deneyim sahibi olan Başkent İstanbul Üniversitesi Kan Bankası Sorumlusu Meltem Eren’e sorduk.

sağlık-hemşire-indigodergisi

Hemşire Meltem Eren, Selçuk Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Mezunu. 1987- 2015 yılları arasında Marmara Üniversitesi Hastanesinde görev yapmış. Türkiye Kan Merkezleri ve Transfüzyon Derneği üyesi ve Kan Bankacılığı ve Transfüzyon Tıbbı Sertifikasına sahip. Sevgili Meltem hemşire, benim kan grupları hakkındaki bilgi talebimi kırmayarak, hepimizi bilgilendirmek için yazdı. Lütfen bu bilgileri göz ardı etmeyiniz, hatta bir kağıda not alarak, buzdolabınızın üzerine asınız ve ezberleyiniz. Dolabımızın üzerindeki pek çok gereksiz magnetten çok daha faydalı olacağına hiç şüphem yok. Hemşire Meltem Eren’e bu çok değerli bilgiler için teşekkürlerimizi gönderiyoruz.

Lütfen Dikkat!

Kan Grubu, insan kanındaki antikorlara (vücuda giren herhangi bir yabancı maddeye karşı vücudun meydana getirdiği savunma maddeleri) bakılarak, kanın özelliğini belirtmek için oluşturulmuş sınıflandırma sistemidir.

Loading...

[quote] İlk kez 1901 yılında Landsteiner bir bireyin kanındaki alyuvarlar ile başka bir bireyin kan serumu arasında meydana gelen reaksiyonlara göre, insanların kanlarını 4 farklı gruba ayırdı. Bu grupları; A, B, AB ve O olarak adlandırdı. [/quote]

Kan grupları kandaki kırmızı küreler ya da eritrositler için geçerli bir konudur. Eritrositler üzerlerinde A veya B antijenleri (vücut için yabancı olan ve antikor yapımına sebep olan maddeler) taşıyıp taşımadıklarına göre gruplandırılırlar. A, B, AB ve 0 gibi çeşitleri vardır Örneğin A grubu kanı olan bir kişinin eritrositleri üzerinde A antijeni vardır. Aynı şekilde B grubu kişiler B antijeni taşırlar. Her iki antijeni eritrositlerinde taşıyan kişiler AB grubu iken, ne A ne de B antijeni olmayanlar 0 (sıfır) grubu olarak adlandırılır.

[quote]A, B, AB ve 0 gibi bilinen kan gruplarının haricinde, A, B, O kan grubu sistemi içinde mutasyon sonucu ortaya çıkan ”Bombay” adı verilen farklı bir grup vardır.[/quote]

Bu fenotipin ortaya çıkması için ebeveynlerin her ikisinde de çekinik haldeki “h” alleli bulunmalıdır.

Bunların yanında (+) veya (-) olarak sınıflandırılan Rh sistemi de vardır. Rh Sistemi: Rh faktörü alyuvarların yapısında bulunan bir proteindir. Bu protein ilk defa “Rhesus” cinsi bir maymunda tespit edilmiştir. Bu nedenle Rhesus kelimesinin ilk iki harfi (Rh) alınarak, bu proteine “Rh” faktörü adı verilmiştir. İnsanların  ortalama %85’inin kanında Rh faktörü bulunmaktadır. Rh faktörü bulunan insanların kanına “Rh pozitif (+)”, bulunmayanlara ise “Rh negatif (-)” denir. Ancak kan grupları, sadece bununla sınırlı değildir. Bazı kişilerde hem ABO grup sistemine ait alt gruplar (A1,A2,gibi) ve hem de Rh sistemine ait alt gruplar (D, d, C, c, E, e… gibi) bulunmaktadır.

Kan Gruplarının Birbiriyle Transfüzyonu

[quote]

Kan transfüzyonu gerektiren durumlarda kan grupları arasındaki uyum önemlidir. Bu durumda:

  • A grubu sadece A grubuyla kan alışverişi yapabilir.
  • B grubu sadece B grubuyla alışveriş yapabilir.
  • AB grubu sadece AB grubuna kan verebilirken, her gruptan kan alabilir. (Genel alıcı)
  • 0 grubu (Bombay hariç) her kan grubuna transfüzyon yapılabilirken, sadece 0 grubundan kan alabilir.
  • Bombay kan grubu her kan grubuna transfüzyon yapılabilirken, sadece Bombay’dan kan alabilir.
  • Rh (+) kanında olan kişiler Rh(+) ve Rh(-) kanlarından nakil alabilirken, Rh(-) grubunda olanlar sadece Rh(-) grubundan kan alabilirler

[/quote]

Kan Bağışı

Gönüllü kan bağışçısı tamamen kendi özgür iradesiyle nakit para veya buna benzer hiç bir maddi karşılık beklemeksizin kan, plazma veya hücresel kan komponenti bağışlayan kişidir Tanımından anlaşılacağı gibi ideal olan gönüllü kan bağışıdır. Bağışçı işlem hakkında bilgilendirilmeli ve onayı alınmalıdır. Her bağışçıdan doldurması istenen “Bağışçı Sorgulama Formu” hem kanı bağışlayanı hem de bu kanı alacak hastayı korumak açısından önemli bir belgedir.

[quote] Bağışçının geçirmiş olduğu hastalıklar, operasyonlar; almakta olduğu ilaçlar, alışkanlıkları, daha önce kan verip vermediği, şüpheli cinsel ilişki yaşayıp yaşamadığı gibi konularda sorulanlara doğru cevap vermek, bağışlayanın hem kendisine hem de kanının verileceği hastaya karşı sorumluluğudur. [/quote]

Bağışçı açısından önemli bir nokta da, kendisine ait bütün kişisel bilgilerin, bağış reddi gerekçelerinin, laboratuar test sonuçlarının saklı tutulmasıdır. Gerek fizik muayenede gerekse sorgulama formunda bağış için uygun olmayan durumları bulunan bağışçı reddedilebilir. Kanında herhangi bir pozitiflik (HIV, HBV, HCV, RPR) saptanan bağışçı açısından bunun aile, iş ve toplum hayatına yansıyan olumsuz etkileri olabilir. Bu durum bağışçıya, doktor tarafından özel olarak izah edilmeli, bundan sonra tıbben takip etmesi gerekenler konusunda bilgilendirilmeli, aydınlatılmalıdır. Pozitif test sonuçlarının bildirimi zorunlu hastalıklar olmaları sebebiyle resmi makamlara rapor edileceği bağışçıya bildirilmeli, bağışçının izni olmadan durumu üçüncü kişilere söylenmemeli, ancak birinci derece yakınlarının sağlığı da doktor tarafından göz önüne alınarak bunun için gerekli uyarılar yapılmalıdır.

 Kimler Kan Verebilir?

  • Kan üretilemeyen bir dokudur ve tek kaynağı sağlıklı bağışçılardır.
  • 18 ve 65 yaş arası olan sağlıklı bulaşıcı hastalığı veya riski olmayan 50 kg üzerinde kişiler kan bağışlayabilirler.
  • Hemoglobin düzeyi, erkeklerde en az 13,5 g/dl en çok 18,0 g/dl ve kadınlarda en az 12,5 g/dl en çok 16,5 g/dl olmalıdır.
  • Ancak bağışçıların sağlık sorgulamasından ve temel bir muayeneden geçirilmesinin ardından kimlerin kan verebileceği tespit edilir.

 Bağış sıklığı: Tam kan bağış sıklığı; Erkeklerde bağış aralığı 90, Kadınlarda bağış aralığı 120 günde birdir.

 kan grupları kan bagisi

Kimler Kan Veremez?

Geçici Kan Verememe Durumları Aspirin kullanımı; Kan bağışına engel değildir. Sadece, trombosit amaçlı kan alımında veya tromboferezde 5 gün içerisinde almamış olması gerekmektedir.

Alkol kullanımı; Kan bağışçısı alkolün etkisinde olmamalıdır. Alkol alımını takiben 12 saat sonra kan verebilir.

Astım; Asemptomatikse, oral kortikosteroid tedavisi almıyorsa ve astım krizi emosyonel stresle ilgili değilse kan bağışı kabul edilir. İnhaler kortikosteroid tedavisi tek başına kan bağışına bir engel oluşturmaz.

Atenue bakteri ve virus aşısı yapılmış olanlar 4 hafta kan veremez. (Suçiçeği, sarı humma, kızamık, kızamıkçık oral polio, kabakulak, BCG, canlı atenue tifo aşısı, canlı atenue kolera aşısı)

Ölü bakteri aşısı olanlar(kolera, tifo, kapsüler polisakkaraid tifo aşısı, kişi iyi ise kabul edilir.


  • Hepatit A aşısı; Kişi iyi ise ve temas yok ise kabul edilir.
  • Hepatit B aşısı; Yalancı pozitifliği engellemek için 1 hafta süre ile kan alınmaz.
  • Abse; İyileşmesinden ve tedavinin tamamlanmasının üzerinden 3 gün geçmişse kan bağışı alınabilir.
  • Akupunktur, dövme, delici takılar yaptıranlar 12 ay süre ile geçici olarak ret edilir.
  • Alerjiler (Cilt); Tam şifayı takiben 1 gün sonra kan bağışı alınabilir. Cilt alerjilerinde lokal duyarlılık söz konusu değil ise ve kan alma bölgesinde değilse kan bağışı için sakınca yoktur. Antihistaminik ilaç enjeksiyonunda 1 gün beklenir
  • Antibiyotik kullanımı: Son antibiyotik kullanımını takiben 48 saat sonra donör olabilir.
  • Osteomyelit geçirmiş hastalar, tam düzelmeden 5 yıl sonra kan verebilirler.
  • Ateş, Grip Benzeri; 38 °C üstü ateşle giden grip benzeri tablolarda semptomların bitimini izleyen 2 hafta sonra kan bağışı kabul edilir.
  • Baş ağrısı/baş dönmesi; İyileştikten en az 1 gün sonra kan bağışı alınabilir.
  • Polikistik böbrek sendromu tek başına kan bağışına engel değildir, bağışçının sağlığı değerlendirilmelidir.
  • Brusella geçiren kişi; tam iyileşmeyi takiben 2 yıl süre ile kan bağışı kabul edilmez.
  • Epilepsi; İlaçla tedavi gerektirmiyorsa ve son 3 yıl içinde konvülziyon geçirmemişse kan bağışı kabul edilebilir.
  • Diyare-İshal; Tam iyileşme ve semptomların bitimini takiben 3 gün beklenir.
  • Diş Tedavisi; Kanal tedavisi, kaplama tedavisi, diş çekimi veya yapılan her türlü diş müdahaleleri sırasında kanama oluşmuşsa en az 7 gün süre ile kan bağışı ertelenir.
  • Dolgu tedavisi ya da diş taşı temizliği gibi yüzeysel müdahalelerde kanama yoksa 1 gün süre ile kan bağışı ertelenir.
  • Ekzama; Kan alma alanında lezyon yoksa kan verebilir.
  • Fobiler; Özellikle kan görme, iğne olma gibi fobileri olanlar tedavi olana dek beklenir.
  • Frengi geçiren hastalar, iyileşmeden 1 yıl sonra kan verebilirler.
  • Hayvan Isırıkları; Evcil ve kuduz şüphesi olmayan hayvanlarda iyileşene kadar beklenir.Diğer hayvanlarda ise ısırığın üzerinden 12 ay geçene kadar beklenir. Kan bağışı sırasında yaranın iyileşmiş olması gereklidir. Kuduz aşısı olmuşsa 12 ay kan bağışçısı olamaz. Kuduz immünglobülini kullanılmışsa 12 ay kan bağışçısı olamaz.
  • Hepatit A ve Hepatit E Virüs Enfeksiyonu öyküsü olanlara; tam şifadan sonraki 1 yıla kadar geçici ret verilir.
  • Hipertansiyon; Kan basıncı ilaçla veya ilaçsız kabul edilir sınırlar içindeyse hipertansiyona ait komplikasyon yoksa kan bağışı kabul edilebilir.
  • Akut glomerulonefrit geçirmiş olanlar ise, iyileşmeden 5 yıl sonra bağış yapabilir.
  • Hipertiroidizm/ Hipotiroidizm; Tiroid fonksiyonu normal ise kan bağışı kabul edilebilir.
  • Hipotansiyon Öyküsü; Kan basıncı kabul edilir sınırlar içindeyse kan bağışı kabul edilebilir.
  • Kan Transfüzyonu: Kan veya kan ürünü alan bağışçılar, 1 yıl boyunca kan veremezler.
  • Sıtma; Tedavinin sağlanmasından 3 yıl sonra kan verebilirler.
  • Anemisi olan kişiler tedavi bitiminden 6 ay sonra kan verebilirler.
  • Cerrahi İşlemler ve Ameliyatlar; 12 ay kan bağışı kabul edilmez.
  • Endoskopik ve Kolonoskopik muayene yaptıran kişiler 12 ay süre ile kan bağışı yapamazlar.
  • Sedef hastalığı; enfeksiyon halinde değilse, kan alınacak bölgede lezyon yoksa ve Etretinat (tegison )tedavi almıyorsa kan verebilir.

 Kalıcı Kan Verememe Durumları

  • Kanser/Malignite; Malignitesi ya da bu tür öyküsü olanlar,
  • İlaçlar; İntravenöz uyuşturucu kullanım öyküsü olanlar,
  • Hepatit B Hastalığı geçirenler,
  • Hepatit C Hastalığı geçirenler,
  • AIDS Hastalığı geçirenler,
  • Otoimmün hastalığı olanlar,
  • Kanama diatez’i (Kanama eğilimi) olanlar,
  • Kronik Bronşit hastaları,
  • Kronik nefrit ve pyelonefritli hastalar,
  • Kadavra kaynaklı doku-organ nakli: Böbrek, kalp, karaciğer ve her türlü kadavra doku ve organ nakli olanlar,
  • Kalp hastalıkları; Aort stenozu, Anevrizma, Kardiyomyopati, Koroner tromboz. Kronik kalp yetmezliği, Aritmi (Ağır kardiak aritmi öyküsü veya tedavi gerektiren aritmi), Myokard enfarktüsü öyküsü,  Kardiak stent takılmış olanlar,
  • Kronik böbrek yetmezliği,
  • Kronik karaciğer yetmezliği/siroz,
  • Diabet (şeker hastalığı):İnsulin kullanıyorsa,
  • Talasemi majör,
  • Mide rezeksiyonu geçirenler hiçbir zaman kan bağışçısı olamazlar.

İlgili yazılar:

Meme kanseri nasıl erken teşhis edilir?

 

PAYLAŞ
Önceki yazıEgonun halleri: Kişiliğin savunma mekanizması
Sonraki yazıTesla’nın frekansını anlamak

1973 İstanbul doğumluyum. ‘İlgi alanlarım şunlar ya da bunlar’ diyemem. Her şey ilgi alanıma girebiliyor. Orta okul zamanlarımda tuttuğum günlük sayesinde, kalemin sırdaşlığını keşfettim. Sırdaşlık dediğim şey, zamanla kelimelerin dansına döndüğünde ‘yazmalıyım’ dedim ve iki senedir yazıyorum. Sosyal Sorumluluk Projelerine karşı olan hassaslığım, günün birinde beni İndigo Dergisi ile buluşturdu. Kutsal amaçlar üzerine gerçekten azimle mücadele veren; dernek, vakıf, kurum ya da kuruluşların çalışmalarına aktif olarak katılmaktan mutluluk duyuyorum. Engelli bireylerin aileleri ve toplum içindeki uyuşmazlıklarını çocukluk yaşlarımdan itibaren derin bir yara olarak görmüşümdür. On dört yaşındaki oğlum Cansın’da, engellerini azimle aşmaya çalışan bir delikanlıdır. Beni en çok mutlu eden şey; konuşamayan yüreklerin sesi olabilmektir.
Yazdım, yazıyorum ve yazacağım.
Yaptım, yapıyorum ve yapacağım.