İngilizce nasıl öğrenilir?

Hayatımıza ısrarla dahil olan İngilizce eğitiminin üzerinde biraz daha durmaya ne dersiniz? Bu konuyu tüm detaylarıyla, Celal Bayar Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu’nda İngilizce Okutmanlığı yapan Şerif Yılmaz’dan dinleyelim…

London Eye/London

Röportaj: Beyza Elif Özer

Öncelikle, sizi yakından tanımak isteyenler için biraz kendinizden bahseder misiniz?

Tabii ki. Adım Şerif Yılmaz. 26 yaşındayım. 3 yıldır Celal Bayar Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu’nda İngilizce Okutmanıyım. Akademik camiada 4. yılımı dolduruyorum. Kişisel gelişime inanan, hem okumayı hem de yazmayı seven biriyim. Yeni bir dilin, birey için her zaman önemli olduğunu düşünmüşümdür. Yeni bir dil demek, yeni kültür, yeni sosyal çevre ve yeni insanlar demektir. Ben de kendimi sosyal değil ama yarısosyal olarak tanımlayabilirim.

İngilizce öğrenme süreciniz ne zaman başladı?

Lise hazırlıkta İngilizce öğrenmeye başladım. Henüz liseler Anadolu Lisesi olmamışken, düz lise ve süper liselerde hazırlık zorunluydu. İlk tanışmam bu şekilde oldu. İngilizce öğrenip, öğretme kararı o anda verdim. 2001-2002 yıllarından bu yana hala İngilizce öğrenmeye ve öğretmeye devam ediyorum diyebilirim.

Tower Bridge/London

Sizi, İngilizce öğrenmeye iten faktör neydi?

Dil öğrenmenin sosyal alana girdiği eğitim sistemimizde iyi bir tercih olduğunu düşünmüştüm. Artı sayısal alana ilgim yoktu, matematik ve fizik derslerinden de nefret ediyordum. Zaten sevdiğim alan olan İngilizceyi sevmemde etkili olan bir hocam vardı; Arzu Ağaoğlu Besci hocamın bize karşı samimi oluşu ve bize empatinin öneminden bahsetmesi eğitimde pozitif pekiçtireç rolü görmesi ve sürekli bizi dile karşı motive edişi, beni İngilizce öğrenmeye iten sebeplerdendir.

İngilizce öğrenim aşamasında pes edip, yıldığınız ve hatta bu dil eğitimini bırakmayı düşündüğünüz bir zaman dilimi oldu mu?

İngilizceyi bırakmayı hiçbir zaman düşünmedim. Bu alanda kendimi olabildiğince geliştirmeyi amaçladım.

İdeal ve başarılı bir İngilizce eğitimi için, İngilizce öğrenmeye başlama yaşı kaçtır?

Öncelikle ideal bir yaş yok. Bu çok geniş bir yelpaze. Bazı aileler çocuk daha anne karnındayken öğretmeye başlıyorlar. Diğer yandan da profesyonel insanlar gerek iş gerek kültür gereği 60 yaşında da bu dili öğrenebiliyorlar. Bununla birlikte, bilimsel olarak en ideal dil eğitimi 3-6 yaş arasıdır. Çünkü o sırada, anadil öğrenildiği için, yabancı dil öğrenimi de buna paralel olarak daha kolaylaşıyor.

Mevcut eğitim sisteminde verilen ”İngilizce Eğitimi” nasıl buluyorsunuz?

Türkiye’de herkes her sistem hakkında olumsuz eleştiri yapıyor ve bu konuda maalesef haklıyız. Sadece eğitimde de değil, çoğu sistemde… Bizim mevcut eğitim sistemimizde İngilizce’nin ders olarak verilmesi, onun dil olduğu gerçeğini değiştirmiyor ve öğrenme sürecini sadece sınav odaklı bir hala getiriyor maalesef.

Coco Momo Marylebone Street/London
Coco Momo Marylebone Street/London

Yabancı dil eğitimi hakkında yapılan doğrular ve yanlışlar nelerdir?

Öncelikle en büyük yanlış işin kolayına kaçıp, sadece dizi/film izleyerek öğrenmeye çalışmaktır. Tabii ki İngilizce’yi dinlemek ve İngilizce’ye maruz kalmak, beyin gelişimini olumlu yönde etkiler ama bunun için tabii ki de, temel İngilizce kurallarını bilmek ve dili tanımak gerekir. Bir diğer yanlış ise, İngilizce’yi diğer dersler veya konular gibi belli bir süre içinde öğrenmeye çalışmaktır. Örneğin;1-2 yıl. Bu süreç kişiye ve bulunduğu interaktif durumlara bağlıdır. Dille ne kadar iç içe olunursa, o kadar ilerler.

Harrods London

Doğrulara gelince; kelime öğretiminin farkındayız ama ortada şöyle bir sıkıntı var; nasıl, ne zaman,ne kadar öğrenmemiz konusunda sıkıntı çekiyoruz. Üniversiteden örnek vermek gerekirse, Y.Ö.K’ün üniversite öğrencileri ve akademisyenlere uyguladığı öğretme yönetmeliği problemlidir. Mesela hazırlıkta genel İngilizce eğitimi alan öğrenci, bölüme geçince Mesleki İngilizce Eğitimi almadan derslere maruz kalır ve bu hazırlıktaki eğitim çok işe yaramaz. Buradaki yük ve sorumluluk yine dili öğrenecek öğrenciye düşmektedir.

Türkiye şartlarında “İngilizce Eğitim” ne işlevde ön planda?

Türkiye’de maalesef dil eğitimi bir lükstür. Çünkü dil eğitimi için extra zaman ve para harcamak bu işin temelidir. Bunu da, başarılı insanlarda görmekteyiz.  Başarılı insanlar zamanını ve parasını iyi kullanabilen insanlardır. Bu detaylara değindikten sonra, çoğu birey için,İngilizce sadece dersten ibarettir. Fakat bireyler bu durumun mesleki açıdan eksikliğini işe başladığı ilk günde hissetmeye başlıyorlar.

İngilizce eğitimi neden bu denli önem farz ediyor?

Teknoloji ve bilimi Batı’dan takip ettiğimiz için ve Dünya’da teknolojinin ve bilimin ana dili İngilizce olduğu için oldukça önem farzetmektedir. Hangi alanda çalışırsak çalışalım İngilizce kaynaklara ihtiyacımız vardır.

İngilizceyi meslek edinmiş biri olarak, bu mesleğin özgüveninize katkısı nedir?

Türk Kültürü’nde bir dil bir insan deyiminden yola çıkarsak elbette ikinci dil bilmenin özgüvene olumlu etkisi vardır. Bu özgüven de Dünya’daki olayları takip ederek, genel kültürü artırarak, bilgi seviyemizi yükseltir. Dolayısıyla daha bilgili insan daha özgüvenli olur.

İngilizce üç yolla geliştirilir diyebileceğiniz üç öneri alsak?

Öncelikle kişisel otonomi yani kendi kendimizi yönetmek, ikinci olarak; kültür önemlidir. Dil kültürü oluşturur dolayısıyla o kültürü yakından tanımak dil öğrenimini hızlandırır. Son olarak da; dinlemek… Bir bireyin bir dili konuşabilmesi onun dinleme yeteneğine bağlıdır. Konuşmanın %95’i dinleme yeteneğine bağlıdır. Dolayısıyla iyi bir dinleyici, iyi bir konuşmacıdır.

Üniversite eğitimini İngilizce olarak almanın avantajları nelerdir?

Öncelikle üniversite eğitimini İngilizce olarak almanın, yanlış olduğunu düşünüyorum. Çünkü öğrencinin anadilinde ilk defa duyduğu terimleri, yabancı dil olarak alması çok mantıklı değildir. Doğru olanı; öncelikle bölümün amaçları ve gerekleri anadilde verilip, sonra İngilizce devam edilmesidir. Tüm bunlara rağmen, üniversite eğitimini İngilizce alan bir öğrenci kendi çabalarıyla bu süreci olumluya dönüştürme durumuna sahiptir. Dolayısıyla yine avantaj yaratmak, öğrencinin elindedir.

Thames River/London

İngilizce eğitiminde ”Artık tamamım!” demek mümkün müdür?
Maalesef mümkün değildir. Kendimden örnek vereyim, 2001-2002 yıllarında başladığım eğitim sürecim 12 yıldır devam etmekte ve ölene kadar da devam edecektir. Çünkü dil sürekli kendini yenileyen ve değişen bir olgudur. Bu sebeple siz de değişimi takip etmek durumundasınızdır. Ama durum profesyonel çalışma ortamlarında farklıdır. Çünkü Mesleki İngilizce’de kendi işinizden ve alanınızdan sorumlusunuzdur. Dolayısıyla o alanı, temel İngilizce’niz varsa 6-9 aylık bir süreçte halledebilirsiniz.

Hyde Park/London

Yurtdışındaki İngilizce eğitimleri hakkında neler düşünüyorsunuz?

Yurtdışındaki İngilizce eğitimlerinin bireylere katkısı, kendi ülkesindeki dil eğitiminden çok çok farklıdır. Örneğin; burada verilen dil eğitimi Türk hoca tarafından, Türk kültürü içerisinde verilir ama yurtdışındaki eğitimde birey İngilizce’ye 7/24 maruz kalır ve İngilizce’nin zorunlu olduğu anavatanında yaşamış, tecrübe etmiş olur.

Yurtdışında İngilizce eğitim almayı düşünenler için önereceğiniz ilk ülke neresidir? Neden?

İngilizce eğitim denilince akla İngiltere ve ABD gelir. Bu ülkelerde eğitim almak bireyin tercihine göre değişir. Türkiye’de iş dünyasında rağbet gören İngilizce; Amerikan İngilizcesi’dir. Eğitimde ise İngiliz İngilizcesi tercih edilmektedir. Kişisel olarak bana sorarsanız; kültürel ve tarihsel açıdan İngiliz İngilizcesi daha köklü ve kapsamlıdır.

Son olarak, yurtdışına çıkıp, İngilizce konuşabilen biri olarak, özgüveninizin eğitiminize katkısı oldu mu?


Şüphesiz katkısı oldu. Yeni bir kültürde iletişim kurabilmek, bireyin iletişim gücünü arttırır dolayısıyla farklı ilgi alanları ve farklı çevreler oluşturur. Bu da bireyin özgüveninin ön planda olmasını sağlar ve bu özgüven size her zaman yeni kapılar açar…

Biyografi: Şerif Yılmaz

serif-yilmaz-roportaj

1988 doğumlu olup, ilk ve orta öğrenimini Uşak’ta tamamladı. Lisansını Celal Bayar Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladıktan sonra, aynı bölümde yüksek lisansını tamamladı. İzmir Gediz Üniversitesi’nde 1 yıl İngilizce Okutmanlığı yaptıktan sonra, 2012 yılında Celal Bayar Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu’nda çalışmaya başladı. Halen Celal Bayar Üniversitesi’nde İngilizce Okutmanı olarak çalışmaktadır…


PAYLAŞ
Önceki yazıChristopher Nolan’ın Yeni Filmi: Yıldızlararası
Sonraki yazıMeraklı Çocuk ve Kaka Amca
3 Ocak 1995 doğumluyum. Belki de istediğim her şeyi gerçekleştireceğime inandığım yaşlara geldiğim vakit, yazma isteğimin oluştuğunu farkettim. Öncesi/sonrası olmayan hayatımızın sadece bir an'ını dahi yazarak kendimi avuttum. Sadece düşünmek ve düşündüklerini anlamlandırmak adına yazdım hep. İnsanları anlama konusunda güçlük çekip,sırf bu yüzden kişisel gelişime merak sardım. Uzun yıllar basketbol ve voleybol oynadım. Aynı zamanda fotoğraf ve dekorasyon meraklısıyım. Ve özellikle şuanda aldığım eğitimden dolayı yabancı dizi ve film delisiyim. İzlemekten en çok keyif aldığım dizi; House. Bunların haricinde yapmaktan en çok keyif aldığım şey; Kendimden daha bilgili/kültürlü insanlarla konuşup, onların deneyimlerinden faydalanmak. Binevi hayatıma yön verirken her şeyi düşünüp ona göre yol almak... En sevdiğim insan şekli; her açıdan kendini geliştirip, yarın'ını düşünen insan.. Bu arada şuanda eğitimime Celal Bayar Üniversitesi/ İngilizce Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde devam ediyorum.. Yazmaya/okumaya olan ihtiyacımızın hiçbir zaman eksilmemesi dileğiyle.. Son olarak,hayat felsefem; ''ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.''