Piyanonun Ruhumuzla Valsi: Evgeny Grinko

Öylesine bir gündü, kahve içmek için oturduğum mekanda onunla tanışacağımdan habersiz kafamdaki tilkilerin kuyruklarıyla uğraşıyordum.  Hayatıma girişi çok ani oldu ama en ihtiyacım olan zamandı. Sonra birden içimde bir şeyler oldu, olağanüstü şeyler. Kelebek uçuşması gibi değil, huzur bulmak gibi biraz.

Hani biriyle tanışırsınız ama yıllardır tanıyormuş hissi olur ya içinizde, Evgeny Grinko’nun müziği de benim için öyle oldu. Yıllar önce dinlediğim ama adını çıkaramadığım bir parça gibi… “Bu çalan ne?” kızlardan cevap alamadım, kasiyere sordum sonra ve o ismi yanlış da olsa telaffuz etti. “Evgeny Grinko” yerine Ayn Rand’ın Atlas Silkindi’sindeki Richard Halley’in beşinci senfonisi dese şaşırmazdım muhtemelen. (romana göre Richard Halley’in dört senfonisi var.)

Dört yıl önce Winter Sunshine albümü ile tanıdım onu. Valsini dinlediğimde ise bağımlılık benzeri bir duygu uyandı içimde. piyanonun akordiyonla valsi benim fırçayla valsime eşlik etti resim yaparken dinledim. Yolculuklarda dinledim, uykudan uyandığımda ya da kahvaltıda. Bir Rus yazarın klasiğini okumak gibiydi. Notaların arasında Raskolnikov’a da rastlamak mümkündü, yaşlı ev sahibesine de.
Kendini acılara; dünyaya ait, şahsi olmayan ama bütün insanlığı ilgilendiren acılara kapatmak yerine acı eşiğini düşürmüş bir insandı karşımdaki.

Evgeny Grinko-indigodergisi


Cinematic Melodies EP’nin kapanış şarkısı “Morning in Pripyat” Ukrayna’daki Pripyat şehrini bir hayalet şehre nasıl dönüştüğünü anlatıyor, notalarla, insanlığın kalbine dokunurcasına. Pripyat, 1970’de Çernobil Nükleer Santrali çalışanları için inşa edilmiş. ve 1986’da Çernobil faciası sonucu boşaltıldı. şu an şehir ruhun ayrıldığı bedenden farksız. Grinko bu durumu popülarite amaçlı kullanmıyor sadece duyarsız olmadığını vurgularcasına onu en göz önünde olacak yere taşıyor, müziğine.

Ukrayna-Pripyat-nükleer-çernobil-indigodergisi

Piyano onun konuşma şekli, albümlerini kendisi sanal ortama yükleyebiliyor bütün maddi kaygıları selamlarcasına.

“Nükleer Santrale Hayır” yazılarını okurken kaç kişinin aklına Grinko geliyor ya da kim gerçekten neyin karşısında duruyor? Bu açıdan bakınca dinleyicilerin büyük çoğunluğunun Türk olması ironik. Youtube’da yorumlara bakarken İngilizce ya da Rusça yorumlarla karşılaşmayı bekliyordum Türkçe yorumların çokluğunu görünce hem şaşırdım hem mutlu oldum. Hâlâ duyarlıydık demek ki; sanata, doğaya, insana ve acıya…
Grinko bu duyarlılığI karşılıksız bırakmıyor. Mabel Matiz’in Twitter hesabından son albümüne Evgeny Grinko’nun konuk olduğunu öğreniyoruz. Tekrar Türkiye’ye geliyor ve ben 10 Aralık İzmir konserine gün sayıyorum.


Film Müziğinin Einstein’ı Hans Zimmer