Sporcunun Gereksinimi – Yaratıcı Düşünme

Spor hem teknik bilgileri bilmeyi hem de yeri geldiğinde bu bilgileri kullanmayı gerektirir. Bu bilgileri doğru zamanda kullanabilmek ise üst aşamada düşünebilmeye ihtiyaç duyar.

sporcunun

Çünkü bu düşünmede strateji üretimi vardır. Bir sporcu branşıyla ilgili teknik bilgilere fazlaca hakim olsa da maç içerisinde bunları hızlıca ve stratejik olarak kullanmalıdır. Bu döngüde de sporcunun yaratıcı zekası devreye girer. Probleme ne kadar çabuk yanıt buluyor, birden fazla çözüm üretebiliyor mu, teknik bilgilerini oyun içinde ezbere mi uyguluyor yoksa amaca hizmet edecek biçimde düşünüyor mu vb. sorular sporcunun yaratıcılık becerisiyle ilişkilidir.

Sporcunun Yaratıcılık Gereksinimi

Yaratıcılık, ülkemizde okul sisteminin bağımsız düşünme yetisini arka plana alması, çocukluk çağındaki orijinal fikirlerin yetişkinler tarafından alay konusu olması, bazı anne babalar tarafından empoze edilen “herkes gibi olmalısın” düşüncesi, sosyal çalışmaların akademik başarıdan sonraya bırakılması vb. pek çok nedenlerle körelir.

Ancak; yaratıcılık, sezgilerle bağlantılıdır ve sezgiler sporcuya maç içerisinde motivasyonu dengede tutmak için nasıl davranması, varsa takım arkadaşlarına duygusal olarak nasıl destek olabileceği, karşı takımın ya da sporcunun hangi stratejiyi kullanabileceği gibi pek çok konuda varsayım oluşturması için yardımcıdır.

çocuk hayal gücüSporcunun bir hedefi vardır ve mutlaka olmalıdır. Çünkü hedef var olan potansiyeldeki sınırları belirler. Yapabileceğin aşağısında kalmayı ya da bunun daha fazlasını ortaya çıkarmayı sağlar. Ancak; hedef, hislerle ve duygularla oluşturulur. İçinde hayali bir senaryo vardır. Hedefin oluşturulması ve ona sahip çıkılması için sezgilerin kullanımı gerekir.

Araştırmalar gösteriyor ki; yaratıcı düşünme becerisi artıkça problem çözme becerisi de artmakta. Sporun içinde de hep bir problem vardır: İstenilen performans ortaya çıkmadığında duygusal dağılma, rakip kritik zamanlarda öne geçtiğinde telaşa kapılma, antrenör ya da takım arkadaşlarıyla uyumu yakalayamama, sakatlık, beklenmeyen oyuncu değişikliği, herhangi bir malzemenin eksikliği, rakiple oluşan gerginlik…

Heyecanla dolu fakat problem karşısında sakinliğini koruyarak çözüm odaklı düşünebilen sporcular yetiştirmek için antrenmanlarda yaratıcılık eğitimine de önem vermek gereklidir. Yaratıcılığı artırabilecek durumları belirlemek için insan beyninin fizyolojik yapısı hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. İnsan beyninin sağ ve sol olmak üzere iki bölümü vardır. Beynin sol yarısı eğitim programlarının kapsamına giren, mantık işlemlerinin yapıldığı bölümdür. Sağ yarısı ise sezgilerin gizli olduğu, bilinçaltının yer aldığı bölümdür.


çocuk hayal gücüİnsanlar beyinlerinin sağ yarısında kişisel yaratıcılıklarını artırabilecek çok güçlü ve gizli bir zihinsel kaynağa sahiptir. Antrenmanlarının teknik kısmı beynin sol küresine, motivasyon çalışmaları ise sağ yarım küresine hitap eder. İnsan, önemli fikirlerini rahat ve sakin ortamlarda üretir. Bu sebeple, motivasyonu artıracak çalışmalar es geçilmemeli ve bunu sağlamak için antrenman öncesinde gevşeme-nefes egzersizleri, otojenik çalışmalar, imajinasyon gibi teknikleri kullanmak önemlidir.

Başta takım sporlarında, sporcunun hangi pozisyonda olacağı bireysel özelliklere göre belirlenmekte. Ancak günümüzdeki antrenman sisteminde sporun sadece tekniklerine odaklanarak, farkında olmadan yaratıcılık ihtiyacı bastırılmaktadır. Antrenmanlarda bu ihtiyaç yeterli düzeyde doyurulmalıdır ki; tek tip sporcular olmasın.

Yaratıcılık, var oluşumuzdan gelen bir isyandır ve her sporcu nazik bir savaşçıdır…