Türkiye’nin geçmişi bir enkaz yığını

Ege Üniversitesi öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun cinayete kurban gitmesi ülkede birçok yerde eylemlere neden oldu. Çakıroğlu’nun ülkücü kimliği ise akıllarda yeni soru işareti doğuruyor!

Ege Üniversitesi öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu cinayeti

İç ve dış güçlere karşı dikkatli olunmalı!

Türkiye’nin yakın geçmiş dönemi bir hayli olaylı geçti. Bu dönemler Türkiye’nin başını da birçok kez ağrıttı diyebiliriz. Özellikle Türkiye üzerinde çeşitli emelleri olan iç ve dış güçler, ülke üzerinde birçok konuda eylemlerini sürdürdüler. Dikkat edildiğinde 20. yüzyılın ikinci yarı dönemi daha da çetrefilli bir sürece neden oldu.

1960 Darbesi ile başlayan sancılı süreç, 1971 Muhtırası ve ardından gelen 1980 Darbesi Türkiye’de ciddi kaoslar yaşanmasına neden oldu. Bununla birlikte 1980 Darbesi’ni hazırlayan olaylar dizisi… 1978 Maraş Katliamı, 1978 Malatya Katliamı, 1980 Çorum Katliamı, 1979’da Abdi İpekçi cinayeti, 27 Mayıs 1980’de MHP Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak cinayeti ve hemen ardından 22 Temmuz 1980’de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Başkanı Kemal Türkler cinayeti gibi olaylar dizisi askeri darbe ile sonuçlanmıştı.

kemal türkergün sazakabdi ipekçi
Kemal TürklerGün SazakAbdi İpekçi

1990’lı yıllar da en az 80’li yıllar kadar problem meydana getirmiştir… Kuvvetlenen PKK terörü 1990’lı yıllarda güçlenerek kanlı eylemlerine devam etti. Bir taraftan ülke; PKK ile dağda çatışırken, şehir merkezlerinde de suikast ve cinayetlerle mücadele etmek zorunda kaldı. Kanlı Yıl olarak dile getirebileceğimiz 1993 yılı Türkiye’de kara bulutların dolaştığı yıl olarak tarihe geçti. Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis‘in helikopterinin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi, Ocak ayında gazeteci Uğur Mumcu suikastı, Şubat ayında Adnan Kahveci ve Nisan ayında Cumhurbaşkanı Turgut Özal‘ın şüpheli ölümleri, 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı, 5 Temmuz’da Başbağlar Katliamı… Ardından 1995 Gazi Olayı

Türkiye’nin geçmişi bir enkaz yığını

Geçmiş yıllar gösteriyor ki Türkiye’nin geçmişi bir enkaz yığınıdır. Bu en kaz yığını içerisinde ekonomik ve siyasal yönden büyümeye çalışan dinamik bir ülke… Bugüne gelindiğinde ise sanki birileri yine Türkiye’yi eski günlerine geri götürmek istiyor. Siyasetin gündeminde olan Çözüm Süreci, iktidar yetkilileri ve Kürt siyasetinin parlamentodaki önemli temsilcisi olan HDP üyeleri arasında ciddi tartışmalara neden olmakta. Bunun konuşulduğu günlerde Ülkü Ocakları‘nın üniversite sorumlusu 23 yaşındaki Fırat Yılmaz’ın PKK’lı grup tarafından öldürüldüğünün iddia edilmesi akıllara “acaba yine mi?” sorusunu getirmekte. Çözüm Süreci’nin etkin bir şekilde gündemde tutulup tartışılmasının ardından böyle bir olayın meydana gelmesi birçok şeyin düşünülmesine neden oluyor.

images
Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun annesi Özlem Çakıroğlu

Fırat Yılmaz Çakıroğlu‘nun öğrencisi olduğu Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, son yıllarda PKK’lı ve “sol” maskeli grupların “kurtarılmış bölgesi” olarak ün yaptı. Tarih Bölümü öğrencileri ve öğretim üyeleri bölümün duvarlarının PKK, YDG-H vb. grupların afişleri ve sloganlarıyla donatılmış olduğunu, “ülkücü” görüşte olan öğrencilerin sınavlara dahi girmekte zorlandıklarını, rektörlük ve üniversite yönetimi tarafından hiçbir engellemeyle karşılaşmadıklarını belirtiyorlar.(1) Bu iddia doğru ise gelecek adına kaygı duymamak mümkün değil. Bu durum, süreçte ciddi problemleri de beraberinde getirebilir.

Bu cinayetin ardından ülkede de çeşitli protestolar düzenlendi. Edirne’de Ülkü Ocakları’na üye yaklaşık 500 kişi, Zübeyde Hanım Parkı’nda toplandı. Ellerinde Türk bayrakları ve öldürülen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun fotoğraflarını taşıyan kalabalık sloganlarla yaklaşık 5 kilometre yürüdü.(2) Sivas’ta Ülkü Ocakaları ve Alperen Ocakları mensupları dev Türk bayrağı açarak birlikte olayı protesto etti. Atatürk Caddesi üzerinde toplanan yaklaşık 2 bin kişilik grup sloganlar atarak İstasyon Caddesi güzergahı üzerinde yürüdü.(3) Erzurum’da da dev Türk bayrağı açılarak olay protesto edildi. Cumhuriyet Caddesi üzerinde toplanan bir grup, sloganlar atarak Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun öldürülmesine tepki gösterdi.

Bu acının ardından dikkatli olunmalı. Birileri bir yerlerde bu olayın ardından bir şeyleri kaşıyabilir, içini deşebilir. Türkiye’nin yakın geçmişte yaşadığı olaylardan ders çıkarılmalı ve ülke bu tür olaylardan uzak tutulmalı. Genç öğrencinin bu ölümünün son olması ve tekrarının, ülke olarak yaşanmamasını temenni ediyoruz. Geçmişte bu kadar ağır günler geçiren Türkiye’de yeni olayların olmamasını diliyoruz. Türk – Kürt ayrımı olmaksızın ülke olarak kardeşçe yaşama dileğiyle…

Kaynak:

  1. http://www.aydinlikgazete.com/turkiye/ege-universitesinde-kavga-firat-yilmaz-cakiroglu-isimli-ogrenci-bicakla-olduruldu-h63451.html
  2. http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/ulkuculer-firat-icin-yurudu-750673/
  3. http://www.milliyet.com.tr/erzurum-da-firat-yilmaz-cakiroglu-gerginligi-erzurum-yerelhaber-633574/

Türkiye’de iş cinayetleri: Günde ortalama 4 işçi öldürülüyor!

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…