Avukatlık Suç Örgütü müdür?

Saul Lande, “kaba gücün yerine merhameti, adaleti, hakkaniyeti koyan insanoğluna; diğerlerinin hakkına, mülkiyetine, hürriyetine saygıyı, vicdan, ifade ve toplanma özgürlüğünü öğreten, yoksulun, mazlumun dul ve yetimin savunucusu…” olarak tanımladığı avukatlık mesleği daha insani ve gerçekçidir.

indigo avukat
1924 tarihli 460 sayılı Muhamat Yasası, 1. maddesinde avukatı “Bilimum hukuki meselelerde başvuranlara sözlü ve yazılı görüş bildiren, dilekçe veren, her nevi evrakı düzenleyip mahkemelere hakemler ve tüm daire ve meclisler huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hukuku vekaleten takip ve dava ve savunmayı meslek edinenler” olarak tanımlar; Saul Lande, “kaba gücün yerine merhameti, adaleti, hakkaniyeti koyan, insanoğluna diğerlerinin hakkına, mülkiyetine, hürriyetine saygıyı, vicdan, ifade ve toplanma özgürlüğünü öğreten, yoksulun, mazlumun dul ve yetimin savunucusu…” olarak tanımladığı avukatlık mesleği daha insani ve gerçekçidir.

“Hakimden önleme araması kararı alınması gerekmeyen haller” başlıklı 25’inci maddesi 1. fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, devletçe kamu hizmetine özgülenmiş bina ve her türlü tesislere giriş ve çıkışın belirli kurallara tabi tutulduğu hallerde, söz konusu tesislere girenlerin üstlerinin veya üzerlerindeki eşyanın veya araçlarının aranmasında ayrıca bir arama emri ya da kararı gerekmemektedir.”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, avukatların üst araması yapılarak adliyelere giriş yapması konusunda 3 Nisan 2015 tarihinde yayınladığı genelgenin dayanağı olarak, 31 Mart terör saldırısını gerçekleştiren iki militanın adliyeye avukat kimlikleriyle giriş yapması gösterildi.

[quote]Adalet Sarayı’na girecek olan avukat, personel ve vatandaşın x-ray cihazlarından geçirilerek, elle yapılan üst aramalarından sonra yeterli güvenlik önlemlerinin sağlanacağı bu genelgeyle savlanmaktadır! [/quote]

Avukatların üzeri aranabilir mi?

Adliye girişlerinde sokaktaki adamın veya davası olan insanların güvenlik gerekçesiyle aramadan geçirilmesi rutin bir uygulama olmasına rağmen, avukatların konuya ilişkin itirazları haklı mıdır? Arama yapılacakların kapsamı Hakim ve Savcıları da içerecek midir?

Genelgenin dışında, Avukatlık Kanunu’nun 58. Maddesinde, mesleği icra edenlerin neden aranamayacağı açıkça belirtilmektedir: ‘Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığı’nın vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.’

Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi genelgeyi geçersiz kılmaktadır. 31 Mart 2015 terör saldırısından sonra, önlem adı altında yapılması gerekenleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin en üst makamı: “Bugün buradaki tablo, arkasından Vatan Caddesi’ndeki tablo, bizlere bir şeyler noktasında tabii ki çok daha dikkatli, çok daha hassas olmamızı gerektiriyor. Onun için de ‘Efendim bunlar cübbeli, cübbeli aranmaz’… ‘Hayır, bal gibi de aranır’
diyeceğiz ve bunun tedbirlerini alacağız. İşte cübbeli dendi, bu şekilde girdi. Bunlar yıllar öncesinin, ne yazık ki şu anda bize faturasıdır. Biz ‘Onlar da aranmalıdır’ dediğimiz zaman bize saygısızlık yapıldı. İşte şu anda gelinen nokta.”
 açıklamasını yaparak, savunma özgürlüğünün kısıtlanabileceği dillendirmektedir aslında.

indigo
Yargılama sürecinde, savunma hakkı sanık için tartışma götürmez bir gerçekliktir. Yargılaması yapılan birey mutlaka suçlu demek değildir ve ceza usulü öğretisinin de mutlak ilkesi budur! Sanık, suçlu olduğu henüz bilinmeyen, fakat suçlu olduğu sanılan, yoğun kuşku altında kalan kimsedir. Bu kuşkunun giderilmesi ve sanığın gerçekten suçlu olup olmadığını belirleyecek sağlıklı bir karara varılabilmesi için savunma zorunludur. Bunun için savunmayı kolaylaştırmak gerekir.

Türkiye Barolar Birliği (TBB), adliyelerde avukatların aranmasına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, ‘Adliyelerdeki güvenlik açığının sebebi olarak avukatlar gösterilemez; avukatlara potansiyel suçlu muamelesi yapılamaz. Adliyeler, avukatların da iş yerleridir. Dolayısıyla güvenliğin sağlanmasını bizler de talep ediyoruz. Hakim ve savcılara hangi tedbirler uygulanıyorsa, avukatlar bunların dışında hiçbir işleme tabi tutulamaz.’ diyerek, kendilerinin suç örgütü değil, hukukun bir parçası olduklarını belirtmiştir.

[quote]Peki, avukatların müvekkillerine karşı sorumluluğunu hangi yasa koruyacak? Görülen ve görülecek davalardaki deliller, savunma notları, tanık bilgileri gibi savunmayı ilgilendiren haklar yok mu sayılacak? [/quote]

Yapılacak üst-çanta aramalarında üçüncü kişilerin niyeti nasıl anlaşılacak? Görme yetkisinin olmadığı evraklara bakmasını kim engelleyecek? Hapishanelerdeki avukat görüş odalarının hem ses geçiren hem de dışarıdan içerisinin olduğu gibi göründüğü biçimde düzenlendiği bilinmektedir. Bu uygulamayla tutuklu ve hükümlüler üzerinde baskı oluşturularak avukat görüşlerinin gizliliği ihlal edilmekte, en doğal hak olan savunma hakkı engellenmektedir.

Adliye girişleri için yayınlanan genelge, savunmanın ihlalinde son noktadır! İç Güvenlik Kanunu ile Polise ve kolluğa verilen yetkilerin artırılması sonrasında, savunmanın sistem dışına çıkmaya zorlanması ‘Demokrasi’ adına geldiğimiz yeri göstermektedir.

 

PAYLAŞ
Önceki yazıSavcı Kiraz Sağ Kurtarılabilir miydi?
Sonraki yazıYazı Dizisi: 10 Soruyla İran (3)
Hayat, sadece biyografik bilgilerimizin çoğalması için yaşadığımız anlardan ve kariyer için oluşturduğumuz '' CV'' lerden ibaret değil diye düşünüyorum. 2010 Yılında bir suçtan dolayı 6 ay kadar tutuklu kaldım ve yaşamın anlamını 180 gün boyunca sorguladım, tutsaklığın dört duvarla sınırlı olmadığını öğrendim, düşünce sistemimde ve yazdıklarımda sınırlama olmamasına ve herhangi bir konuyu tabu olarak kabul etmemeye çalışıyorum. Bu büyük bir mücadele, gelişim, dönüşüm uzun bir yol ve bu yola gönüllü çıktım.