Dominant Sevgililer

Dominant sevgililerin büyüklük veya küçüklük davaları yok. Bu davasızlık onlara en büyük gücü veriyor! Çünkü onların gücü, sahte yaşam savunuculukları değil! Çünkü onların gücü, ‘güçsüzlükleridir’. Çünkü ‘zayıflık bazen en büyük güç olabilmektedir!..’

dominant sevgililer

Kimdir dominant sevgililer?

Tam bir özgünlük abidesi! Kendine özgü, nevi şahsına münhasır ve çabanın yaşayan ruhu! Zekânın parlak mı parlak kıvılcımları!.. Etrafına yaydığı pozitiflik ve neşede fazlası! Doğallığın bu kadarı sadece kendiliğinden olur. Kendiliğinden doğal olduğu için de tamamen serbest bir şekilde yaşam üreten varlıklar bütünlüğü.

Ne bir sahtelik ne en ufacıcık ve ne de tefecicik bir özentinin en küçücük izini bulabilene aşk olsun. Hiçbir şey bulunamadığı için sahteliğe dair ve geride sadece aşkı doğuran anlam ormanı kaldığındandır sanırım sevgiden başka bir duygu hissettirmeyenler!.. Onlar dominant sevgililer… Haklarında ne kadar konuşursak o kadar az kalıyor anlatabildiklerimiz… Konuşarak bitirilemeyecek bir anlamlar okyanusunu ancak yaşayarak çözebiliyor bizim gibi zavallı resesif ruhlar.

Ne yaşamda ne de yazı hayatında asla eskimeyen daimi bir gündem olduğu için sevgi ve bizler de müptelası olduğumuzdan gerçek olan sıcacıklıktan arada bahsedebiliyoruz işte! Bahsi geçen konuyu farklı anlatmaya çalışan bazı ruhların farklılık arayışı, yeni bir şeyler söyleme çabasından bunu biliyoruz ama bu çabanın gereksiz olduğunu düşünüyoruz. Çabayla farklılık arayışı doğal değildir bunu biliyoruz. Sadece hisset ve yaz düsturuyla hareket ediyoruz. Hisler okyanusunun derin enginliğine daldığında aynı anlam iki defa karşına çıkmaz zaten. Zaten işin içinde eriyip gidiyorsan eğer, okyanusta boğulanın ta kendisisin demektir!

Biz gerçeğin neresinde ya da ne tarafında kalıyoruz ki asıl tertemiz ve saf olana göre kendimizi konumlandırabilelim? Biz benzeyelim önce sahte bir şekilde. Henüz dominant, asıl saf ve temiz olamadığımıza göre taklitle başlayalım bakalım bu işe ve taklidi imandan tahkiki imana ulaşalım!

2Dominant sevgililerin büyüklük veya küçüklük davaları yok.


Aşk ehlinin, dürüstlüğünden dolayı dosdoğru yaşadıkları her türlü anlamı hissedişleri, onları anlaşılmaz kılıyor olabilir. Anlaşılmaz oluyorlar. Çünkü küçüklük ya da büyüklük davaları yok! Bu davasızlık onlara en büyük gücü veriyor! Çünkü onların gücü, sahte yaşam savunuculukları değil! Çünkü onların gücü, ‘güçsüzlükleridir’. Çünkü ‘zayıflık bazen en büyük güç olabilmektedir!..’

İnsanlığın zayıflığı diyorlar bazı kendini güçlü hissedenler ve diyorlar ki onlar seviyor ve ekliyorlar; ‘sevgi zayıflıktır’! Çünkü diyorlar ki gücün sırrı acımasızlıktadır! Bilmiyorlar ki onların marifet zannettiği bu düşünce alt yapısı her nefsin kodlarında saklı! Bu kodları kullanmak son derece basit ve bu kodları kullanmayanlar da son derece güçlü!

Diğeri üzerinde baskı kurduğundan dolayı dominant değiller. Sevgi tarafından baskın bir şekilde teslim alındıkları için dominant bir haldeler. Hormonal kökenli, sahip olma mantığı ile işlev gösteren marazi hallerden bahsetmiyoruz. Tüm sahtelikler ortadan kaldırıldıktan sonra ortaya çıkıp beliren saf doğal halin güzellini seslendiriyoruz. Onlar bir diğerine sevgi duydukları için sevgili değil. Sevgi ile yaşayıp durdukları için herkesi sevenlerdir. Taşı, toprağı, dünyayı, havayı ve varoluşu sevgi ile görebilenlerdir. Onlar tam bir özgünlük abidesidir.