Cemal Süreya Onüç Günün Mektupları

Kendi kendinize mektup yazdınız mı? Ya da aynı evi paylaştığınız hayat arkadaşınıza? Haberleşmede teknolojinin nimetlerinden sonuna kadar faydalandığımız bir dönemde yaşarken “mektuplaşmanın tadı da ayrıydı” diyenlerden misiniz? O halde on üç günün mektuplarını okumaya ne dersiniz?

cemal süreya

Edebiyatımızın önemli isimlerinden, ikinci yeni şiir akımının şairlerinden, sevda şiirlerinin adamıdır Cemal Süreya. Asıl adı Cemalettin Seber’dir. 1956 yılında şiirlerini Cemal Süreyya adı ile yayınlamaya başlar. Daha sonra bir arkadaşıyla, bir telefon numarası üzerine soy ismindeki ikinci “y” üzerine iddiaya girer. Süreya bu iddiayı kaybedince diğer “y” harfini hiç kullanmaz. Sonraki şiirleri Cemal Süreya isim ve soy isim ile yayınlanmaya başlar.

Kelime Kuyumcusu

cemal süreya onüç günün mektupları YKY yapı kredi yayınları

Cemal Süreya, nam-ı değer kelime kuyumcusu, 59 yıllık yaşamına 38 sürgünü sığdırmış Zaza asıllı bir muhacirdi. Kendi kendine mektup yazacak kadar naif bir insandı. Ona göre aşk; aynı masada mektuplaşmaktı.

Cemal Süreya’nın ikinci eşi Zuhal Tekkanat, 1972 yılında evliliklerinin ikinci yılında, sonu felç olma riski olan ciddi bir ameliyat geçirir. Neticede sağlığına kavuşur. Ama ameliyat sonrası onüç gününü hastanede geçirmek zorunda kalır. Bu zorlu süreçte eşinin yattığı her güne mektup yazar Cemal Süreya. Yazdığı mektupları hasta ziyaret günlerinde getirip verir eşine. Daha hastaneden çıkar çıkmaz bir diğer mektuba başlar.


Hastanede çok zorlu geçen bu onüç gün içinde, bir nebze de olsa sıkıntılarını hafifletmek için sıcak sevgi dolu mektuplarıyla yalnız bırakmamaya çalışır. Ve nitekim her biri itina ile seçilmiş sevgi sözcükleri ve yer yer o yokken günlük yaşantısında yaşadığı olaylardan bahsettiği mektupları moral vermiş eşi Zuhal Hanım’a. Cemal Süreya vefat ettikten bir yıl sonra, Eşi Zuhal Tekkanat’ın arzusuyla bu mektuplar kitap haline getirilmiş. Hem yazar hem yayıncı olan Erdal Öz’ün düzenlemesiyle kitap basılır ve Zuhal Hanım’ın arzusuyla onüç günün mektupları adını alır.

Kitapta Cemal Süreya’nın el yazısına da yer verilmiş. Her bir satırı sevda sözleriyle dolu olan Onüç Günün Mektupları kitabı çok güzel bir sevdaya tanıklık etmekte. Yer yer duygulandırmakta yer yer tebessüm ettirmekte. En güzeli de mektuplaştığımız o güzel günleri anımsatmakta…

Güzel okumalar…


“Sen birinci hamura basılmış dokuz punto karaktersin. Alın yazımsın, daha doğrusu alın yazımın en okunaklı yerisin.”  – Cemal Süreya

Paulo Coelho: Hippilikten Mistik Büyücülüğe