AKP’nin Siyaset ve Din İlişkisi

Dinin temel dinamiklerinden olan “Kuran” seçim öncesinde meydanlarda yer aldı. Bununla birlikte camilerde siyaset yapıldı. Din, bir anlamda seçimlerde siyasetin merkezine oturtuldu. Seçim öncesinde bu konuda neler yaşandı, şimdi bunlara bir göz atalım…

akp kuran seçim din erdoğan cumhurbaşkanı 2015 genel seçimleri seçimi din istismarı

AKP’nin Siyaset ve Din İlişkisi

Biliyorsunuz değerli okurlar Cumhurbaşkanı, seçim öncesinde meydanlara inmiş meydanlarda bir tarafta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu, diğer tarafta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi başka bir tarafta ise HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı eleştirmişti. Eleştirirken de bir yanda terörden bahsetmiş, bir tarafta AKP iktidardayken ve kendisi de Başbakan iken yaptığı icraatları anlatmıştı. İl il dolaşıp daha önce açılmış ama herhalde halkın bu açılışlardan haberdar olmadığını düşünerek açtığı yerleri tekrar açmıştı.

Erdoğan, yaptığı mitinglerde halkın karşısına çıkıp “Sizden 400 milletvekili istiyorum ya da 400 olmazsa 335 de yeter.” demişti. Diyebilirdi, sonuç itibari ile “Cumhur”un başıydı. Kendileri öyle ifade etmişti. Erdoğan mecliste ettiği “namus ve şeref” yeminine sadık kalarak tam bir Cumhurbaşkanı gibi davrandı seçim öncesinde… Bir de yanılmıyorsam Cumhurbaşkanlığı yemininde, “tarafsızlık” diye bir ifade vardı, değil mi? “Cumhurbaşkanı olursam tarafsız olamam!” demişti Erdoğan!.. Olmasın canım, ne olacak sanki! O kadar kusur kadı kızında da olur! Bu Türk milleti de pireyi deve yapıyordu hani!

Kur’an-ı Kerim seçim meydanlarında…

Biliyorsunuz Erdoğan, meydanlara elinde Kur’an-ı Kerim ile çıkmıştı. Seçimlerde “Biz, diğerlerinden daha Müslümanız!” imajı verir gibi Kuran’ı çıkarıp yaptığı seçim mitinglerinde AKP’ye oy istemeye devam etti. Hatırlayacağınız üzere Batman’da Kuran’ı çıkarıp HDP için şu ifadelerde bulunmuştu:

‘Diyaneti kaldıracağız’ diyorlar. Hale bak Diyanet’i kaldıracak. Çünkü bunların dinle işi yok. (Kürtçe Kuran-ı Kerim’i göstererek) Bakınız kaldıracağız dedikleri Diyanet, Kürtçe Kuran-ı Kerim mealini yayınladı. ‘Kudüs, Yahudilerindir’ diyecek kadar ileri gidiyorlar. Zerre kadar bunların İslam ile alakası olsa bu ifadeyi kullanamaz. Kudüs Müslümanların en önemli Kabe’si. Biz buralarda hayat bulduk, ayağa kalktık. Şu anda Musevilerin orada attığı adımın ne olduğunu biliyorsunuz. Dağlardaki kamplarda elimizdeki belgeler; bunlar Zerdüşt dininin eğitimini veriyorlar. (1)

Tam bu noktada sizin için tarihin çok ilginç savaşlarından biri olan Sıffin Savaşı’na kısaca değinmek iyi olacaktır.

Sıffin Savaşı, Halife Hz. Ali ile Suriye Valisi Muaviye arasında yapılan savaşta Hz. Ali ordusu başarıyı yakalamışken Muaviye’nin emri ile askerlerin mızrakların uçlarına Kuran yapraklarını koyması nedeniyle savaş tam tersine dönmüştür. Muaviye burada Kuran’ı istismar yapıp, savaş uğruna kullanmıştır.

indir (1)
Ahmet Davutoğlu

Sadece Sn. Cumhurbaşkanı mı dini, siyasetle yoğurdu? Hayır! Başbakanlık görevindeyken Sn. Ahmet Davutoğlu da 2015 yılının Mart ayında ABD’ye gitmiş ve cuma namazını Paterson kentinde bulunan New Jersey Ulu Camii’nde kılmıştı. Ardından da cami cemaatine seslenmişti. Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı döneminde de Van Ulu Camii’nde öğle namazı kılmış, namazın ardından caminin balkonundan vatandaşa seslenmişti. Davutoğlu’nun cami avlusunda konuşma yapması tepki toplamıştı. (2)

15
Ayşe Keşir

Yalnız Davutoğlu mu camide siyaset yaptı? Hayır. Yine 2015  yılının Mayıs ayında AKP Düzce Milletvekili adayları Faruk Özlü ve Ayşe Keşir, Düzce’nin Yığılca ilçesinde camilerde seçim çalışması yaptı. (3)

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da 2014’deki belediye seçimleri için gittiği Pendik’in Yenişehir Mahallesi’nde bulunan Ulu Camii’ne yaptığı ziyaret sırasında caminin içindeki cemaate, imamın namaz kıldırdığı yerden propaganda yapmıştı. (4)

Kısacası din ile siyaset silsile şeklinde devam etmiş…

indir (2)
Numan Kurtulmuş

Anayasa’da Dinin Siyasetteki Yeri

Değerli okurlar, bakın şu an yönetildiğimiz 1982 Anayasası’nda dinin, siyasete malzeme yapılmaması konusunda hangi maddeler  yer alıyor: (5)

(Değişik: 3.10.2001-4709/1 md.) Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamaz.

Madde 24:

Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.

Bu maddelerle birlikte “Laik devlet” nedir? En basit tanımı ile, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Peki seçimden önce bu tanıma ne kadar bağlı kalındı sizce?!..

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Adnan Menderes’ten tutun da muhafazakar Turgut Özal dahi hiçbir parti yetkilisi dini, AKP iktidarı kadar kullanmamıştır. AKP, bu kadar dine sarılmış ve dini değerlere saygı duyuyor mu gerçekten? AKP seçmenleri bu soruya “evet” diyebilir; ancak bu doğru değil! Neden mi? Soner Yalçın’ın ortaya çıkardığı şaheser bir kitap olduğunu düşündüğüm (herkesin okumasını tavsiye ettiğim) “Kayıp Sicil – Erdoğan’ın Çalınan Dosyası” kitabının 372’nci sayfasında Erdoğan iktidarındaki AKP’nin yaptıkları için Soner Yalçın şu ifadeleri kullanmaktadır:

indir
Soner Yalçın

Cami yıkıp AVM yaptı. Malatya’da eski hal binasının bulunduğu alanın içindeki cami ve sosyal tesisler 52 milyon 500 bin TL’ye Hollanda kökenli ACT4 A.Ş.’ye satıldı. Cami dozerlerle yıkıldı. AKP İstanbul’da Amine Hatun Camii, Bahçelievler Camii’ni sattı!

AKP’li belediye borçlarını kapatmak için camileri para karşılığı sattı! Gaziantep Şehit Kamil Belediyesi’nde CHP’nin ret oylarına rağmen AKP’liler caminin yıkılmasına onay verdi. Yine İstanbul’daki Fatih ilçesinde bulunan Halil Paşa Camii yıkılmış ve 300 metrekare arsayı Halis Toprak’a satmıştır. (6)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eminim ki israfın da dinde çok önemli bir yeri olduğunu biliyordur. Bunu bilen bir kişi olan Erdoğan’ın, ülkede bu kadar sefalet çeken halk olmasına rağmen bin küsur odalı AK-SARAY’ı yaptırması da akıllarda soru işaretleri bıraktı.

Erdoğan’ın dini motif olarak kullandığı diğer unsur ise başörtüsüydü. Hatırlarsanız “Gezi Eylemleri” sırasında yalan olduğu ortaya çıkan ‘Kabataş Olayı’nda “başörtülü bacım” ifadesini kullanmıştı…

images
Fuat Yıldırım

Gezi olayları sırasında yine Dolmabahçe Bezmi Alem Valide Sultan Cami’ne eylemcilerin bira şişeleriyle girdiğini ifade etmişti. Peki “Ben öyle bir şey görmedim” diyen müezzine ne oldu? Müezzin Fuat Yıldırım, bu olaydan hemen sonra Kayabaşı Köyü’ne müezzin olarak görevlendirildi. Dolmabahçe Camisi imamı Halil Necipoğlu’nun tayini ise Zeytinburnu’na yapıldı. İşte bu olaydan sonra din adamlarına yapılan muamele de bu oldu.

Meydanlarda Kuran’ın çıkarılıp gösterilmesi, bana geçen aylarda Üsküdar Belediyesi’nin “maket kabe” olayını hatırlattı.

Bunlarla birlikte siyasiler bunları yaparken hatırlanacağı üzere Almanya’da da İmam Hasan Tüfek de 2015 genel seçimlerinde başkası yerine oy kullanırken yakalanmıştı. (7) İmam bunları yapıyorsa cemaat ne yapmaz ya da siyasiler!..

Büyük Önder Atatürk, dini siyasete alet edenleri bir konuşmasında şöyle eleştiriyor: (Atatürk’ün bu sözleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ithaf edilmemektedir.)

“Adi ve alçak hilelerle hükümdarlık yapan halifeler ve onlara dini alet yapmaya tenezzül eden sahte ve imansız alimler tarihte daima rezil olmuşlar, rezil edilmişler ve daima cezalarını görmüşlerdir. Dini, kendi ihtiraslarına alet yapan hükümdarlar ve onlara yol gösteren hoca namlı hainler hep bu sonuca sürüklenmişlerdir”. (8) Mutaassıp İslamcıların, din komisyonculuğuna izin verilmemelidir. Bütün müstebit hükümdarlar hep dini alet edindiler. İşte biz, bu duruma karşıyız. Buna izin vermiyoruz. Bu gibi din ticareti yapan kimseler, saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizin mücadele edeceğimiz ve ettiğimiz bu kimselerdir… (9)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçimlerden önce “İktidara gelirsek ‘siyasi ahlak yasası’nı çıkaracağız” demişti. Kılıçdaroğlu hükümet ortağı olur mu bilinmez; ama bu yasanın, Türk siyasetinde bir an önce olması kesinlikle gerekli olacaktır. Yoksa imamın mı siyasetçi; siyasetçinin mi imam olduğunu biz daha çok karıştıracağız!..

[divider]

Kaynak:

  1. http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/erdogan-yine-din-dedi-821362/
  2. http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/davutoglu-camide-siyaset-yapti-770679/
  3. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/281917/Camide_siyaset.html
  4. http://odatv.com/n.php?n=akpli-numan-kurtulmus-cami-icinden-propaganda-yapti-0803141200
  5. https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa82.htm
  6. Yalçın, S. (2014). “Kayıp Sicil-Erdoğan’ın Çalınan Dosyası”. Kırmızı Kedi Yayınları. İstanbul. S:372.
  7. http://www.aktifhaber.com/diyanet-oy-calan-imamla-ilgili-bir-yaptirimda-bulunacak-mi-1172279h.htm
  8. Zümrüt, O. (t.y.). Atatürk’ün Kur’an’a Bakışı.  S:14. http://dergipark.ulakbim.gov.tr/omuifd/article/viewFile/5000073478/5000067737 (21 Mayıs 2015).
  9. Kayadibi, F. (t.y.) Atatürk’ün Dini Yönü ve Din Eğitimine Bakışı. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-48/ataturkun-dini-yonu-ve-din-egitimine-bakisi (25 Mayıs 2015).

 

PAYLAŞ
Önceki yazıKoalisyon Damatlarının Kız Evindeki Mahçup Sınavı
Sonraki yazıNesnelerden Nesnelleşme’den Özgürleşmek
Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…