Halit Kıvanç: Futbol! Bir Aşk…

Halit Kıvanç, bir aksakal… Gazeteci, radyocu, televizyoncu, yazar olarak yaptığı çalışmalarla futbol kültürümüzün kurucularından biri. ‘Futbol! Bir Aşk…’ tüm sporseverler için bir başucu kitabı niteliğinde…

halit kıvanç futbol bir aşk

Benim kuşağım Halit Kıvanç’ı öncelikle TRT’de naklen yayınlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Şenliklerinin beyaz saçlı, güler yüzlü, tatlı dilli sunucusu olarak tanıdı. Biz büyük bir zevkle çocuk şenliklerini izlerken, deneyimli kuşaklar kendisini medyanın en büyük otoritelerinden birisi olarak anarlardı. Medyanın tozlu yapraklarını geriye doğru çevirdiğinizde Halit Kıvanç’ın adına sıkça rastlarsınız. Futbol kültürümüzün kurucuları arasında olması nedeniyle Türk sporunda çok özel bir yere sahiptir.

Halit Kıvanç; 1925, İstanbul’da doğumlu… Pertevniyal Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olur ama gazeteciliğe gönlünü kaptırarak medyada çalışmayı seçer. 18 Kasım 1953 tarihinde ‘Türkiye Spor’ adıyla, Türkiye’nin ilk günlük spor gazetesini yayına koyan ustalar arasında yer alır. Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin kuruluşunda rol oynar. ‘Futbolun Güzellik Yarışması’ olarak gördüğü dünya kupasını ilk izleyen üç Türk gazeteciden biri olur. Radyodan davet alınca, kutsal bir güzellik görerek bağlandığını ifade ettiği maç spikerliğine başlar. Televizyonda yapılan ilk maç yayınında mikrofon Halit Kıvanç’ındır. Türk yayıncılık tarihinin ilk büyük naklen yayın girişimi olan 1971 Akdeniz Oyunları’nda ‘Başspiker’ olarak görev yapar. Nice başarılara ulaşır, nice ilkler gerçekleştirir. Nice büyük ödüller ona aittir.

Futbol! Bir Aşk…

735050_2‘Futbol! Bir Aşk…’ Halit Kıvanç tarafından kaleme alınan en güzel kitaplardan biri… Usta yazar, mesleki yaşam öyküsünün futbola ilişkin parçasını anıları ekseninde aktarmış. Kitabın ana teması kendisinin kişisel anıları olsa da, yaşadıklarıyla bağlantılı olarak Türk futbolunun kurumsal gelişimine ve Türk spor medyasının geçirdiği evrelere de değinmiş.

Gazeteciliğe başladığı yıllardan itibaren görevi gereği tanıdığı, seyrettiği, dostluk kurduğu Pele, Maradona, Cruyff, Eusebio, Beckenbauer, Baba Hakkı, Lefter, Metin Oktay, Yusuf, Cemil ve daha nice futbol yıldızını unutulmaz maçlar ve kişisel anıları aracılığıyla tanıtmış, futbol tarihine ilişkin bir seçki sunmuş.

Kitap, radyo spikeri üslubuyla yazılmış; her sözcükte Halit Kıvanç’ın sesini duyuyormuş gibi hissediyorsunuz. Tatlı dili, akıcı ve canlı anlatımı sayesinde 400 sayfalık kitap bir çırpıda bitiyor. ‘Futbol! Bir Aşk…’ bir anı kitabı olarak yazılmış olsa da, içerdiği bilginin değeri açısından bakıldığında, tarih kitabı olarak da kabul edilebilir. Kitapta anlatılan onlarca anı içerisinde beni en çok etkileyenlere kısaca değinmek istiyorum.

Brezilya Milli Takımı kampında Yıldız Adayı Pele ile Röportaj

4-Pele-Halit-Kıvanç1958 Dünya Kupası’nda Brezilya Milli Takımı kampında Pele ile yaptığı röportaj en ilginç anılardan birisi… Brezilyalı meslektaşı aracılığıyla röportaj yapmak için kampa giden Halit Kıvanç, olayı şu şekilde aktarıyor:

‘İki genç bir köşede oturuyordu… Birisi, orta sahanın beyni Zito; diğeri henüz yedek, 17 yaşında bir delikanlı idi. Gazeteci ve spikerlerin Zito ile konuşmayı yeterli bularak, 17’lik gencin yanına sokulmadığını görünce insanlık duygusu itti beni o gence doğru. Yanına oturdum. Kendisine niye “Pele” adını taktıklarını anlattı, Türkiye’ye ait bir-iki soru sordu, bizim gazeteleri gösterdim. Baktı, ilgilendi. Brezilyalı spiker fotoğrafımızı çekti. Teşekkür edip ayrıldım.’

Pele, kendisine gösterilen bu özel ilgiyi hiç unutmayarak, ilerleyen yıllarda Halit Kıvanç ile ne zaman karşılaşsa kendisine ilgiyle yaklaşmış; Kıvanç’ın jestine jestlerle karşılık vermiş.

Ali Sami Yen Stadyumu’nun Açılışında Facia Yaşanıyor

Usta yazar; kitabını tebessüm veren anılarla doldurmuş olsa da, yer yer eleştirel yaklaşımlarda bulunmaktan geri durmamış. 1963 yılında Ali Sami Yen Stadyumu’nun açılış günü yaşananlar, belleğinde acı dolu bir anı bırakmış. Şöyle ki; açılış günü Türkiye ile Bulgaristan arasında oynanan maç öncesinde tribünler akın akın içeri giren seyircilerle dolar, tribünlerde kimse yerinden kıpırdayamayacak haldedir. Stadyumdaki yetkililere ulaşılamaz. Tribündeki sosisçinin tutuşan ocağı çevredeki seyircilerin paniğe kapılmasına neden olunca, ciddi bir facia yaşanır. Yayın başlamak üzereyken İstanbul Valisi tarafından ‘telaş edilecek bir olay olmadığı’ yönünde bir bildiri gönderilir ve maç yayınının başında okunması istenir. Halit Kıvanç bildiriyi okumayı reddeder, gerekçesini ‘stadyumdaki olayı duymayanlar da duyacak, panik büsbütün büyüyecekti. Çocuğu maça gelen ana-babalar telaşa düşüp stada koşacaklardı’ şeklinde açıklıyor. Bildiri, Radyoevi tarafından okunur ve Halit Kıvanç’ın endişesi gerçeğe dönüşür; halk stadyumun kapılarına koşar, panik artar. Olay sona erdikten sonra suçluların cezalandırılacağı açıklanır ama kayıpları yerine koymak tabii ki mümkün değildir.

1966 Dünya Kupası Finali, Telefon Aracılığıyla Aktarılıyor

downloadÜnlü Otorite’nin 1966 Dünya Kupası finalinde yaşadığı bir güçlük ise görev bilinci adına tüm genç profesyonellere örnek olacak nitelikte… Türkiye’deki yetkililer tarafından bildirimin geç yapılması nedeniyle, İngiltere ile Almanya arasında oynanan dünya kupası finali sırasında organizasyon yetkililerinden yayın desteği alınamaz. Halit Kıvanç, İngiliz yetkililer ve yabancı basın mensuplarının şaşkın bakışları arasında, maçı telefon aracılığıyla anlatır. Londra ile Türkiye arasında sağlanan telefon bağlantısı aracılığıyla maçın normal süresi, uzatma dakikaları ve kupa töreni hiçbir sorun yaşanmadan Türk futbolseverlere aktarılır. Büyük Usta, durumu Türk, her türlü çaresizlik karşısında bir şeyler yapardı. Yapmıştık da. Maçı telefonla anlattım. Türkiye’deki teknisyenler ellerinde en güçlü aygıtlar olmasa da kafalarını kullanır, azmeder ve yapılmazı yaparlar.’ şeklinde ifade ediyor.

‘Futbol! Bir Aşk…’ genç sporseverlere kapsamlı ve eğlenceli bir tarih dersi sunarken, yaşlı sporseverlere derin bir geçmişe özlem yaşatıyor. Azim, ilkeli duruş, tevazu, inanç ve mesleki sevgiyle ilişkili anılarını aktarırken, genç profesyonellere başarı yolunda yararlı olabilecek güçlü mesajlar veriyor. Mutlaka okunması gereken, son derece güzel bir kitap… Özellikle futbola aşık olanlar için…

 

PAYLAŞ
Önceki yazıİtirazım Var!
Sonraki yazıDerler Derler Derler
1975 yılında İstanbul’da doğdu. Lise öğrenimini 1993 yılında Özel Işık Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1998 yılında Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi (Fransızca) dalında lisans derecesini aldıktan sonra Western Michigan University ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde MBA dalında yüksek lisans yaptı. 2004 yılında beri özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışmaktadır. 1994 yılından beri Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün Genel Kurul Üyesidir. 2003 yılından beri BJK’nin önde gelen gruplarından Beşiktaş Gelişim Grubu’nun üyesi olup, 2014 yılı başından beri Genel Koordinatörlük görevini yürütmektedir. Filateli, tarih, spor, sinema ve müzik başlıca ilgi alanlarıdır.