Genel seçimlerde oyumuzu kime vereceğiz?

7 Haziran Genel Seçimleri hızla yaklaşıyor ve heyecan gün gün artıyor. Peki oyumuzu kime vereceğiz?

Genel seçimlerde oyumuzu kime vereceğiz?

Seçimler yaklaşıyor oyumuzu kime vereceğiz?

Seçimler gittikçe yaklaşıyor. Partiler, parti programlarını açıkladılar ve seçim startını verdiler. Her biri ayrı seçim sloganı ile karşımıza çıkıyorlar. AKP’nin seçim sloganı “Onlar konuşur AK Parti yapar!”; CHP’nin sloganı “Alkışlıyoruz!”; MHP’nin seçim sloganı “Bir millet uyanacak, Türkiye’nin kalbi MHP’de atacak”; HDP’nin ise  “Biz’ler HDP, Biz’ler Meclise”. Her biri ayrı ayrı seçim sloganlarıyla düştüler yollara…

Seçimlerin adil yapılıp yapılmadığı tartışıla dursun meydanların galibi kim çıkacak merak konusu! 2002’den itibaren Bülent Ecevit’in başbakanlığından sonraki 13 yıl iktidarda bulunan AKP mi; yoksa muhalefette bulunan MHP, CHP veya “Türkiye partisi olacağım.” diye yola çıkan HDP mi?

Seçmenler yani sizler neye göre oy verecek? Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 1.500 TL’lik asgari ücret vaadi halk tabanında güçlü anlamda karşılığını bulmuş olacak ki diğer partiler “asgari ücret” kervanına uydular. CHP lideri Kılıçdaroğlu 1.500 TL’lik vaadini, HDP’nin 1.800 TL’lik asgari ücret vaadi ve MHP’nin 1.400 TL’lik asgari ücret vaadi izledi.

images (1)

AKP iktidarı 13 yıllık süreci siyasette dolu dizgin götürdü. 2009 yerel seçimleri haricinde her seçimden güçlenerek çıktı. Türk halkının yarısı AKP’yi anladığımız kadarıyla çok sevdi. Düne kadar ülkenin başında “Milletin adamı” olarak nitelendirilen dünün Başbakanı, bugünün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AKP’yi her seçimde iktidar yaptı.

Bu anlamda ne kadar güçlü bir siyasi figür olduğunu gösterdi. Ülkede onca olaya rağmen Türk halkı AKP’yi iktidar yaptı. Bu da AKP’nin başarısını gösterir! Neye rağmen peki?

* 2002 yılında “milletvekili dokunulmazlığını kaldıracağız.” vaadini yerine getirmemesine rağmen.

* Üç Y (yolsuzluk, yolsuzluk, yasaklar) ile mücadele yapılamamasına rağmen.

* 2002 yılından itibaren hızla artan şehitlere rağmen.

* Oslo’da, PKK yetkilileri ile görüşülmesine rağmen.

* 2008’deki teğet geçen (!) ekonomik krizine rağmen.

* 2009’daki Habur Krizine rağmen.

* Cemaate karşı “aldatılmışız!” söylemine rağmen.

* Asgari ücretin açlık sınırının altında olmasına rağmen.

* Gerçek dışı Ergenekon, Balyoz Davasına rağmen.

* Mavi Marmara Saldırısına, Alçak Koltuk Krizine rağmen

* “Dostum” Esad’ın, “Katil” Esad olmasına rağmen,

Rağmen, rağmen, rağmenlere rağmen…

Bu rağmenlere rağmen AKP, bu kadar güçlü bir parti, güçlü bir iktidar…

Diğer yanda ise halkın partisi olan CHP; Atatürk’ün, yoksulun, emeğin, emekçinin, emeklinin partisi CHP; diğer yanda “Ülkenin güvenliği her şeyin üstündedir. O yüzden teröristle görüşmek bu ülke insanına ihanettir.”  diyen MHP; başka bir yanda ise “tüm halkın oyuna talibiz ve Türkiye partisi olma yolunda ilerliyoruz.” diyen HDP…

Şimdi Karar Sizin…

Bu demokrasiyi bize armağan eden “Büyük Önder” Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘e şükranlarımla…

Seçim Süreci Yolunda AKP-HDP Restleşmesi

 

Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…