Allah Kabul Etsin!

Cuma gününde Türkiye, tarihe tanıklık edecek… Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Cuma günü Beştepe Millet Cami’nde Cuma namazını kıldırmaya hazırlanıyor… Ne diyelim Allah kabul etsin!

tayyyip-namaz

Allah Kabul Etsin!

Biliyorsunuz değerli okurlar, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan 3 Temmuz 2015′ de ülkede sayısı çok az (!) olan bir eser daha kazandırdı. Eser, Beştepe’de yapıldı ve adı Beştepe Millet Cami… Ankara’nın en büyük üçüncü cami… Caminin açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptı; ancak Erdoğan tam muradına erememiş olacak ki  Cuma namazını da Erdoğan’ın kıldıracağı iddia edildi.

Yeni Akit yazarı Sinan Burhan, Beştepe’deki Millet Cami’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cuma namazını kıldıracağını iddia  etti. Caminin açılışına katıldığını belirten Burhan, “Cami açılışında eksik olan bir nokta vardı. O eksiklik de Sayın Cumhurbaşkanının Cuma kıldırmamasıydı. Dini bilgisinin iyi olduğunu bildiğimiz Erdoğan, Cuma namazı da kıldırsa iyi olur dedim. Sonra ufak bir araştırma sonunda aldığım bilgi ve edindiğim izlenim, evet Cumhurbaşkanımız Cuma namazı kıldıracak. Köşke yakın dostlarımız da bu bilgiye itiraz etmedi” ifadelerini kullandı. (1)

Bu iddiaya gelmeden önce birkaç şey ifade etmek gerekiyor; Aksaray kimi iddialara göre 1 milyar küsur liraya mal oldu, kimi iddialara göre ise 5 milyar liraya mal oldu. Bunun maliyeti çok da önemli değil aslında! “Çerez parası” kadar desek yanlış olmaz herhalde. Bu seferki yeni iddia ise Beştepe Millet indirCami’nden. Cumhuriyet Gazetesi’nden Fırat Kozok’a göre caminin kürsüsünün 40 bin liraya mal olduğu ifade edildi. Bu da çok önemli değil! Devletin parası nasıl olsa diye düşünülüp harcanabilir yani! Burhan Kuzu dememiş miydi? “Devlette öyle israflar var ki anam anam anam!”

Şimdi isterseniz gelelim Erdoğan’ ın Beştepe Millet Cami’nde Cuma namazı kılması konusuna… Öncelikle, seküler bir toplumda, devletin en üst noktasındaki siyasi bir gücün ya da iradenin neden bir camide imamlık yapması istenir veya beklenir? Bu normal midir? İslam alemine, kurallarına göre; evet, bir sorun yoktur; ancak konuya siyasi pencereden bakıldığında laik devlet düzeninde bunun doğru olmadığı da aşikar.

Erdoğan’ın İmam Hatip lisesindeki din derslerinde aldığı notlar: (2)

Kur’an-ı Kerim’den ancak bütünlemede geçebilmiş.
Arapçası zayıf; tek ders sınavından 5 alabilmiş.
Tefsir: 6…
Hadis: 7…
Fıkıh: 7…
Milli Savunma: 8

Erdoğan’ın mezuniyet karnesinde bir tek 10 var: Beden Eğitimi…

Her neyse sonuçta insanlar daha sonra kendisini hem dini anlamda hem de ekonomik anlamda geliştirebilir değil mi?

Erdoğan, peki din adamı olmamasına rağmen namaz kıldırabilir mi? Neden kıldıramasın ki hiçbir engel yoktur!

İslam herkese kapıyı açıyor… İster işçi ol, ister patron ol, isterseniz Cumhurbaşkanı olun! İslamın bu hoşgörüsü daima vardır. Namazı da gerekli şartları getirdiğinizde herkes kılabiliyor, kıldırabiliyor… Konuyu Sn. Cumhurbaşkanından soyutlayıp isterseniz şimdi namazın başka bir yönüne bakalım… Peki, acaba herkesin cenaze namazı kılınabilir mi? Gelin bunu şu örnekle açıklayalım: (3)

Bir harp sırasında Hz. Peygamber’e filanca falanca şehit oldu diye tekmil verdiler. O bunlardan biri için şöyle dedi:

Hayır! İşte o dediğiniz kişi şehit olmamıştır. Ben onu cehennemin içinde görüyorum. Sebebi de kamu mallarından çaldığı bir giysidir.”

Hayber Seferi‘nde ise şunu söylemiştir:

“Arkadaşınızın cenaze namazını siz kılın.” Bu sözü duyan sahabelerin yüzü renkten renge girdi. Bunu gören Hz. Peygamber dedi ki: “O arkadaşınız kamu mallarından bir miktar aşırmıştı. Sebep işte budur.” Bunun üzerine sahabeler ölen adamın eşyasını karıştırıp baktılar; bir de ne görsünler, Yahudilerden ganimet olarak ele geçmiş, bir deri pabucu aşırmış.

Herkes namaz kıldırıyor ama herkesin cenaze namazı kılınır mı bunu Peygamber Efendimiz açıklamış… Peygamberimiz, kamudan bir giysi mal çalanın cenaze namazını kılmazken, kamudan derya denizi götürenler ne yapar onu da yapanlar düşünsün diyorum!..

Şimdi Allah, Cuma günkü Millet Cami’sinin cemaatinin namazını kabul etsin…

Kaynak:

  1. http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/erdogan-cuma-namazi-kildiracak-879396/
  2. http://www.milliyet.com.tr/2007/07/18/yazar/dundar.html
  3. http://www.milliyet.com.tr/-/hasan-pulur/yasam/magazinyazardetay/09.06.2008/874294/default.htm
Önceki yazıDuyarsızlık Kaybettirir
Sonraki yazıManisalı Mevsimlik İşçiler: Acılar Yaşanıyordu Yurdumda
Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…