Aşıklar Yolu Polonezköy

Adını Polonyalı Prens Adam Czartoryski’den alan Adampol (Polonezköy) her mevsim baharın yaşandığı ve zamanda sıçrama yaptığınız hissi veren bir rüyadır.

polonezköy adampol

İstanbul’un Anadolu yakasında Beykoz’a bağlı bu masal ortamı; kır lokantaları, bahçeleri, betona yenik düşmeyen doğası, pansiyon ve otelleriyle insani yanınızı yeniden anımsayacağınız, gerçekten rüyanın gerçekleşme halidir. Polonezköy’ün farklı atmosferinde yapacağınız tüm kaçamakları gönül rahatlığı ile gerçekleştirebilirsiniz.

Temiz orman havası, yeşilin tüm tonlarındaki bitki örtüsünün hakimiyetindeki bu çok özellikli köyü, isterseniz hafta sonu veya yakınlığından dolayı hafta içi bile tercih edebilirsiniz.

Polonezköy’ün doğasında yapılabilecek çok şey var. Orman içi parkurunda yürüyüş, kros, koşu, bisiklet, tesislerin spor sahaları ve salonlarında aletli jimnastik yapabilir, yüzme havuzlarından yararlanabilirsiniz. Milli parklar kapsamına alınan Polonezköy Tabiat Koruma Alanı mevsimsiz mevsimlerin yaşandığı tek yerdir.

polonezköy adampol

Köy meydanında, ağaçların gölgesindeki bahçede oturanların dışında ortada büyük bir kalabalığa rastlamasanız da, konaklama tesisleri önüne park etmiş araçların çokluğunu görünce köyün hiç de tenha olmadığını anlarsınız!

Polonezköy bağımlıları temiz havada ya kahvaltı yapmakta, ya uzun süren yemeklerde sohbet etmekte, ya da konakladıkları tesislerin huzurlu ve gizemli odalarında kendi masallarını yazmaktadırlar!

polonezköy adampol

Polonezköy, ‘T’ şeklinde yerleşime sahip küçük bir alan. Köye girişte sizi tahta oyma heykellerle Polonyalıların sembolize edildiği şirin bir park karşılar.

Küçük köylerin genelinde olduğu gibi, burada da cami, muhtarlık, market, çay bahçesi, mezarlık, hediyelik eşya pazarı gibi yapılar bulunmaktadır. Düz doğrultuda uzanan cadde boyunca, bahçe içinde yerleşmiş evlerde Polaklara özgü bir mimari bulamazsınız; ahşap Osmanlı mimarisi korunmuş, ama ağırlık yavaş yavaş yeni zevksiz müteahhit işi kimlik yoksunu binalara bırakmak üzeredir. Ana yoldan düz devam ederseniz piknik alanlarına ulaşabilirsiniz.

bayram-adampol-bayram sarı
Dünyaca tanınan soprano Leyla Gencer’in doğum yeri olan Polonezköy’ün ziyaretçilerine baktığımızda, Macar piyanist Franz Liszt (1847), Fransız yazar Gustave Flaubert (1850), Çek yazar Karel Droz (1904), Kemal Atatürk, Jan 23 adıyla Papa olan Nuncio Piskopos Angelo Roncalli’yi görürüz; mangal dumanlarına boğulamayacak kadar seçkin bir yer olmayı bu köy hak etmektedir.

Polonezköy’den geçerken bile mutlaka görülmesi gereken yerler var ve unutulması olanaksızdır.

Zofia Rizi Anı Evi: Polonezköy’ün en eski evlerinden biridir. Halkın ziyaretine açık olan Zoşa Rizi Teyzenin Anı Evi’nde, Rizi ailesiyle ilgili fotoğraf ve dokümanlar sergilenmektedir. Zoşa Rizi’nin babası Wincente Rizi tarafından 1881-1883 yıllarında inşa edilmiş. O dönemin tipik Polonya köy evi mimarisini sergilemektedir. Bugün Zoşa Rizi Teyzenin Anı evi Polonezköy tarihinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Polonya – Türk ilişkilerinde de dostluğun sembolü olarak anılan bu ev, resmi ziyaretlerde önemli bir rol almaktadır.

Mezarlık: Polonya milli şairi Juliusz Slowacki’nin aşık olduğu Ludwika Śniadecka’nın mezarının yanı sıra Polonya Cumhuriyeti Milli Savaş ve Şehitlikler Konseyi tarafından restore edilen 92 diğer tarihi mezar bulunmaktadır.

Hayvan Parkı: Country Club bünyesinde çitlerin arkasında özgürce dolaşan çeşitli hayvanlar bulunmaktadır. Tesisin 1995 yılında hobi olarak başlatılan çeşitli hayvan besleme merakı, günümüzde ileri düzeylere gelerek kangurudan geyik ve lamaya kadar çok geniş bir koleksiyon şeklini almış.

indigo dergi-polonez-bayram sarı
BMX Bisiklet Parkuru: Türkiye’nin dünya standartlarındaki ilk BMX parkurudur. Ayrıca, Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun düzenlediği yarışlarda da parkur olarak yer almaktadır.

Ve Czestochova Meryem Ana Kilisesi.

polonezköy adampol 3

Polonezköy’ün tarihi

Polonezköy ya da diğer adıyla Adampol’ün hikayesi 1842’de Polonya işgal edilip paylaşılınca Prens Adam Czartoryski sürgünde bulunduğu Paris’ten bağımsızlık için mücadele başlatması ile başlar. O zamanlar Polonyalıların siyasi göçünün merkezi Paris’ti. Prens Adam Czartoryski’nin amacı ise ikinci bir siyasi merkezini Osmanlı Devleti sınırları içinde kurmaktı. Bu amaçla Michal Czajkowski’yi temsilcisi sıfatıyla Osmanlı Devleti’ne gönderdi. 1856’da Osmanlı, Kırım Savaşı’na girerken, Polonya’dan kaçan asker ve sivilleri toparlayıp Osmanlı ile birlikte savaşa katılır. Savaş sonrasında Sultan Abdülmecit şimdiki Polonezköy’ün bulunduğu topraklara yerleşim izni verir. Polonyalı göçmenlere kucak açan Türkler, zamanın vahşi çingene bölgesi olan büyülü çingene topraklarına yerleştirirler. Aslen Polonyalı olan Michal Czajkowski’ye Mehmet Sadık Paşa ismi verilir. Kendi yazlık çiftliğinin bulunduğu bu köyde yerleşime ön ayak olur. Daha önce köyün sakinleri olan Katolik Lazarist rahipleri de köyü terk edince, Polonyalılar burada yaşamaya başlarlar. Çevreyi kendi anlayışlarına göre düzenleyen, kendi mimari anlayışları ile evler kuran göçmenler, Padişah Abdülmecit’in tarımsal üretimlerini vergiden muaf tutmasının da etkisiyle bir daha ülkelerine dönmezler.

 

PAYLAŞ
Önceki yazıSatılık Prens
Sonraki yazıKara Listemiz: Hayatını Kaybeden 40 Jandarma
Hayat, sadece biyografik bilgilerimizin çoğalması için yaşadığımız anlardan ve kariyer için oluşturduğumuz '' CV'' lerden ibaret değil diye düşünüyorum. 2010 Yılında bir suçtan dolayı 6 ay kadar tutuklu kaldım ve yaşamın anlamını 180 gün boyunca sorguladım, tutsaklığın dört duvarla sınırlı olmadığını öğrendim, düşünce sistemimde ve yazdıklarımda sınırlama olmamasına ve herhangi bir konuyu tabu olarak kabul etmemeye çalışıyorum. Bu büyük bir mücadele, gelişim, dönüşüm uzun bir yol ve bu yola gönüllü çıktım.