Göz Gözleme

Müşteriye 500 gram kıyma için makineyi çalıştırtma bana diyemediğinden, göz gözlüyor Kasap. Malum diyor et pahalı, elektrik de.

kıyma makinesi göz gözleme

 

Otobüs şoförü Klimayı aç demesinler diye yolcuların gözünü gözlüyor. Mazot diyor bu kadar pahalıyken klima açılır mı?

Makam şoförü de göz gözlüyor, kasisten hızlı geçince dikizden bakıyor, patronun yüzü ekşimese, beni işten atmasa diye dua ediyor.

Hata yapınca Olur böyle …tir et, senin güzel canın saolsun diyecek bir patron hayal ediyor.

*

İşe yürüyerek giden işçi kardeş de öyle. Boğaz da bir yalının önündeki 30 santimlik kaldırımdan geçerken kapıda duran ve adına Bodyguard denilen Çam Yarmasını görünce duraklıyor. Kaldırımı yürüyerek meşgul ettiği ve hatta yalının kaldırımını kullandığı için suçluluk hissiyatıyla göz gözlüyor, Çam Yarması kızmasın istiyor.

Akabinde basıyor deparı…

Memleket meselelerini bir kenara koyan genç Azgın tekeler Akdeniz’e, turist görmeye gidiyor. Hem göz hem g.t gözlüyor.

Ülke de ölenler var, terör var, hükumet henüz kurulmamış pek umurunda değil. Varsa yoksa tatil, turist, akılsız başa akıllı telefon!

*

Minikken öğreniliyor göz gözleme.

Benden bir isteğiniz var mı? diye soran devlet büyüklerinin gözünü gözlüyor çocuklar; Acaba ne söylesek kızmaz?

Boyunları tam burada bükülüyor.

Ses tam burada kısılıyor.

Konuş dese ağlamaya meyilli…

Fikri hür vicdanı hür olacak çocuklarımızın çocuklukları işte böyle. Edepli bir nesil için sükut içinde uzatılan hediye çikolataya gülümsüyor.

Siyasetçiler sokak sokak onları çikolatasız bırakmıyor. Basın her seferinde yılmadan haber yapıyor.

Abisi, Babası, Kasap, Şoför, Bakkal gibi Çocuklar da göz gözlüyor, çekinik durmayı, hesap sormamayı öğreniyor.

*

Seçen taraf böyle de Seçilen farklı mı?

Vekil açıklama yapacak. Söze başlamadan Genel Başkan’ın halet-i ruhiyesi nedir merak ediyor. Başkan gerginse Vekil yutkunuyor: Böyleyken kızdırırsam pis gerer beni diyor.

O da göz gözlüyor…

Genel Başkanımızın dediği gibi diyerek işi riske atmıyor.

Tüm parti olarak böyle düşünüyoruz la konuşmasını bitirerek parti de tek pısırığın o olmadığını ispat ediyor.

Özgür ve farklı tek ses çıkmıyor.

*

Ne yazık böyle.

Mazot ta, işsizlik telaşı da böyle.

Cehalet te böyle yüksek.

Ve korku,

Ah o pısırıklık!

Bıkmadan usanmadan hala göz gözlüyor.

PAYLAŞ
Önceki yazıNe Olacakmış Memleketin Hali?
Sonraki yazıKağıttan Kentler
1979 yılında Samsun'da doğdu. İşletme bölümünü bitirdi ve İşletme Yönetimi üzerine yüksek lisans yaptı. 2000 Yılında İstanbul'a gelerek mesleki kariyerine başladı. 15 yıl süresince yerli ve yabancı sermayeli şirketlerde Satın alma ve İdari İşler Yöneticiliği görevlerinde bulundu. 2005 Yılında başladığı köşe yazarlığı serüveni Karadeniz'in yayın organlarından Samsun Haber ve Bafra Haber gazetelerinde halen devam etmektedir. Murat Tutgin'in analog fotoğraf çalışmaları, 2008 yılında Sabancı Holding/Teknosa ve karma sergilerde yayınlandı. Tutgin, evli ve bir çocuk babasıdır.