Televizyon ve Reklamlar

Televizyon izliyoruz; tekrar tekrar izliyoruz, üzerine konuşuyoruz, beğeniyoruz ya da hoşlanmıyoruz. Yine de çoğu ürünün reklamı hakkında bir fikre sahibiz.

reklamlar ve televizyon

Dünya bir günde ortalama 3 saat 12 dakika televizyon izliyor. Yapılan araştırmalar Türkiye’ de bu sürenin çok daha fazla olduğunu gösteriyor. Bu süre zarfında sıkça maruz kaldığımız, sosyolojik bir pazarlama tekniği olan reklamların amacını hiç düşündünüz mü?  Mantık süzgecinden geçirdiniz mi?  Biz yetişkinler, reklamların kişilerde ihtiyaç oluşturup, ürünü satmaya yönelik olduğunu anlıyor ve yanlış bilgi aktarımında bunu ayırt edebiliyoruz.

Peki ya çocuklarımız?

televizyon ve reklamlar

Markete gittiğinizde ‘anne bana bunu al’ şeklinde istekleri, kabul edilmezse feryat-figanları illa ki duymuşsunuzdur. Nedir bu çocukları bu şekilde davranmaya iten?

Yapılan çalışmalar, gıda reklamlarının çocukların beslenme alışkanlıklarını değiştirebilecek kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Üstelik sadece 10 saniye bile etkilenmeleri için yeterli. En ilgi çekici reklamlarınsa besin değeri en düşük, enerji ve yağ içeriği en yüksek gıdalar hakkında olmasına ne diyeceksiniz?

Sağlıklı beslenme hakkında verdiğimiz tavsiyelerin hiçbirini reklamlarda göremez iken; çocukların en fazla televizyon izlediği zaman dilimi olan cumartesi sabahları en çok gazlı içecek, fast-food, çikolata, gofret reklamlarıyla karşılaşmaktayız.

Bir kereden bir şey olmaz deyip çocuğa izin vermek de kendi çocuğunuza yaptığınız en büyük kötülük. Çünkü bu gıdalar bağımlılık yaratmakta, şekerli tada ve kolay tüketime alışan çocuk  sürekli tüketmek istemektedir. Sağlıksız dişlerle başlayan süreç, obeziteyle devam etmektedir.


Artan televizyon izleme süreleriyle birlikte uyku düzeni bozulan çocuklarda yeme davranış problemleri daha sık görülmekte, fiziksel aktivitenin azalması da artan obeziteyi tetiklemektedir. İlerleyen süreçte İnsülin direnci, diyabet, kalp-damar hastalıkları, çeşitli kanserler, hormon bozuklukları görülme riski artmaktadır.

Peki siz hala geleceğin hasta insanlarını yetiştirmeye devam mı edeceksiniz?

Ne yapmalı?


  • Zararlı içeriklere maruziyeti minimuma indirebilmek adına televizyon izleme süresi kısıtlandırılmalı, televizyon bir ödül aracı olarak kullanılmamalı.
  • Çocukların hayatının her alanında olduğu gibi beslenmelerinde de anne rol modeldir. Bu nedenle önce yetişkinlerin sağlıklı beslenme bilgilerini genişletip –doğru kaynaklardan- bunu uygulamaya geçirmeleri gerekmekte ki çocuklara örnek olabilsinler.
  • Çocukların doğru şekilde beslenmeyi öğrenmesi sağlanmalı, evde pişen yemeklerin tüketimi teşvik edilmeli.
  • Reklamcılar, ülke geleceği, çocukları, korumalı, etik ve dürüst bir anlayışa sahip olmalı.
  • Reklamla ilgili algıları 10 yaşından sonra gelişen çocukları korumak için; Danimarka, İsveç, Norveç, Finlandiya’daki gibi çocuk programları içinde reklam yayınlanmasına izin verilmemeli.