Aşırı Dozların Ülkesi

Ülkemiz aşırı dozların anavatanıdır. İki damlacığı mantığı boşa çıkarır, vidaları gevşetir. Ajitasyon, tapacak kitle oluşturma, beyinsizleştirme, bilimi terk edip hissiyata yöneltme…

aşırı dozların ülkesi türkiye

Yeter ki…

En iyi tütünle en kötü tütünün bir araya gelişinden dünyanın en iyi harmanı ortaya çıkar. Burada kötü tabir edilen tütün, aroması ve kalitesi düşük anlamındadır. Yeter ki tütün vasfını yitirmemiş olsun.

Orkestra da böyle bir harmandır. Tellisi, üflemelisi, vurmalısı… Farklı seslerin zenginliğidir. Yeter ki icra müzik üzerine olsun.

Ve siyaset de öyle. Sağı solu renk katar. Farklı söylemlerle zenginleşir. Yeter ki Boynukalın gibi Her ne sonuç çıkarsa çıksın böyle olacak diyerek halkın seçim iradesi yok sayılmasın.

***

Ödül geliyor ardından

Bir zamanlar Yerkel’i kalın vardı, düşen madenci yakınına vurmuş ama görevinden dahi azledilmemişti. Yine benzer bir ödüllendirme yaşandı.

Mesele bu cesareti nereden aldıklarıdır?

Mesele boyun kalınlıkları sebebiyle partilerinden yergi yerine ödül almalarıdır.

Mesele seçim olmadan “Sonuç ne çıkarsa çıksın” diyerek seçime ve halkın iradesine saygı duymamasıdır. Seçmeni yere yatırmadan dövmek böyle bir şeydir.

Mesele “dört yüz” derken, milattan sonra dörtyüzlü yıllarda ilk kez ortaya çıkan Vandallar gibi olmamaktır.

Mesele Hürriyet’e, basın kuruluşlarımıza yapılan saldırı ve tahriktir. Kınıyoruz.

***

Yetti bu ağlaklık!

Ruh sağlığını düzelttiği, endorfini açığa çıkardığı, toksinleri uzaklaştırdığı, kan basıncını düşürdüğü…

Bu yüzden Japonlar bir başlarına, damla damla dökerler, bunun kulüplerini kurmuşlardır.

Türkiye’de durum biraz farklıdır. Bizde çoğunlukla kalabalıkların içinde damlatılır, ayarı yoktur, sel olur. Ne yazık ki ülkemiz aşırı dozunun anavatanıdır.

Dağılmaman için çok az sebep vardır, çünkü damladığında hassas yerinden yakalarlar, kolaydır oradan tutmak. İki damlacığı mantığı boşa çıkarır, vidaları gevşetir.

Ajitasyon, tapacak kitle oluşturma, beyinsizleştirme, bilimi terk edip hissiyata yöneltme…

Sempatinin de altın anahtarıdır. Damlaya damlaya birikip Sultanahmet’te otel, başka kıtalarda çiftlik, liderlere seçim kazandırdığı dahi bilinir.

Sadede gelelim.

Siyasetçisi, kanaat önderi, din alimi, televizyon programcısı sağ olsun. Hepsi bu argümanı dibine, delene kadar kullandı. Sevimsizliği:

Ağlayarak hisse değil söyleyerek beyne hitap etmeme hinliğine,

Sakız orucu bozar mı diye soranların çoğalmasına,

Akıl sormadan akıl vermeye,

Kürsüyü bulunca konuşmaya, ağlamaya, ağlatmaya,

Mutlak televizyon kanalı sahibi olmaya, medyayı yönlendirmeye,

Gönül vermiş olmalarıdır.

Akıttığınız gözyaşıyla boğdunuz memleketi, yetti garı ağlaklığınız.

RTÜK bu ajitasyon ve ağlamalara ruh sağlığımızı tehdit ettiği üzere bir yasak koysa da içimizde, dışımızda, çevremizde neleri kaçırdığımızı fark etsek, değil mi?

 

PAYLAŞ
Önceki yazıBir insan Everest’e neden tırmanır?
Sonraki yazıUstaya güven: Hayat en gerçek usta!
1979 yılında Samsun'da doğdu. İşletme bölümünü bitirdi ve İşletme Yönetimi üzerine yüksek lisans yaptı. 2000 Yılında İstanbul'a gelerek mesleki kariyerine başladı. 15 yıl süresince yerli ve yabancı sermayeli şirketlerde Satın alma ve İdari İşler Yöneticiliği görevlerinde bulundu. 2005 Yılında başladığı köşe yazarlığı serüveni Karadeniz'in yayın organlarından Samsun Haber ve Bafra Haber gazetelerinde halen devam etmektedir. Murat Tutgin'in analog fotoğraf çalışmaları, 2008 yılında Sabancı Holding/Teknosa ve karma sergilerde yayınlandı. Tutgin, evli ve bir çocuk babasıdır.