IŞİD’i İşittin mi Dünya? IŞİD kim?

10 Ekim’de Ankara’daki patlama sonucunda Türkiye kana bulanmıştı; şimdi ise Fransa’nın başkenti Paris. Bunlar bir tesadüf mü; IŞİD’in burada dünyaya mesajı nedir?

paris saldırıları 14 kasım

IŞİD kim?

Bir saldırı daha meydana geldi. Saldırının bu sefer ki adı Paris.

Eylemi gerçekleştiren kim?

El Kaide kim ise IŞİD de odur. Yani El Kaide, artık dünyanın da bildiği üzere ABD’nin kendine tehdit unsuru olarak görüp dünyada gözünü diktiği yerlere rahatça girebilmek, oraya yerleşip oturmak amacıyla kendisinin oluşturduğu bir paravan terör örgütü.

11 Eylül 2001 tarihinde ABD’de yapılan ikiz kule saldırılarının ardından ABD, Müslüman cemaatine saldırabilmek, Ortadoğu’da pratik bir ABD varlığını dünyaya kabul ettirmek için bu tür terör örgütlerine çeşitli şekillerde, dünyanın çeşitli ülkelerinde önce koridor açmak, onu büyütmek, ardından da onu dünyaya bir tehlike olarak gösterip ortak düşman çabası yoluna gitmektedir…

ABD, yıllarca El Kaide’yi dünyada çıkarları doğrultusunda kullanmış ardından hatırlarsanız 11 Eylül saldırılarının ardından, El Kaide lideri Usame Bin Ladin’i tehlike olarak dünyaya gösterip, çıkarları doğrultusunda da bir noktaya kadar kullanmış ve bir süre sonra da Ladin’i dünyanın farklı noktalarında aramış ve Pakistan’da öldürmüştü…

IŞİD’i kim kurdu?

IŞİD de, ABD’nin koordinatörlüğünde Avrupalı ülkeler tarafından kurulmuştur. Bunun nedeni de Ortadoğu’da yeni ve kitlesel bir güç oluşturma çabası içerisinde olan sömürgeleşme yarışıdır.

ABD’nin, son yıllarda Avrupalı devletlerle birlikte olup Suriye konusundaki ısrarlı tavrı ne yazık ki terörle çatışmayı bu noktaya getirmiştir. ABD’nin, Suriye’ye legal yollardan giremeyeceğini bilmesi onu IŞİD gibi bir terör örgütü kurma yoluna yöneltmiştir.

ABD’ye destek sadece Avrupa’dan değil, Türkiye yönetimi tarafından da meşru hale getirilmiştir. Unutmamak gerekiyor Türkiye – Suriye sınırından IŞİDe destek için daha düne kadar onlarca, yüzlerce militan Suriye’ye geçmiştir.

IŞİD terör örgütünün militanları arasında birçok ülkeden toplanmış çeşitli kimlikler vardır. Bunu göz ardı etmemek gerekiyor.

ABD’nin, Suriye politikası konusunda daha fazla detaya girmeden Fransa üzerine de birkaç söylemek gerekiyor…

IŞİD’e, ABD’nin yanında İngiltere, Fransa ve çeşitli ülkelerden destek sağlanmıştı. Dikkat edildiğinde IŞİD, Fransa’daki patlamadan önce Ankara’da böyle bir patlama gerçekleştirmişti.

Ankara’da da 100’ün üzerinde ölüm meydana gelmişti. Ankara, Türkiye’nin başkenti; yani bombayı Türkiye’nin kalbinde patlamıştı.

Paris neresi?

Paris de Fransa’nın başkenti. Burada dikkat edildiğinde bu terör örgütünün bu ülkelere mesajı net.

“Vurursan, vurulursun.”

Yani “Senin kalbine girer ve ansızın vururum.”

Fransa’daki patlamayı sadece IŞİD gözünden değil; bir de Fransa yönetimi açısından değerlendirilmeli. Çünkü Fransa’nın istihbarat örgütü DGSE (Direction Générale de la Sécurité Extérieure) de burada sorgulanmalı; tıpkı Ankara patlaması sonrası Türkiye’nin emniyet istihbaratının, MİT’in sorgulanması gerektiği gibi…

Paris’teki saldırı, 7 ayrı yerde eş zamanlı olan bir olay… Bu tür olaylar geniş çapta ve örgütsel birliktelik sonrası ortaya çıkmış bir olaydır. Yani ABD’de olan okul baskınları sonucu ortaya çıkan bireysel bir terör olayından bahsetmek burada mümkün olmaz.

Paris’teki bu patlamanın bir mutfağının da olduğunu unutmamak gerekiyor. O yüzden Fransa istihbarat örgütü DGSE’nin de muhakkak sorgulanması gerekiyor.

Ayrıca bu olayın Antalya’daki G-20 zirvesinin hemen öncesinde olması, dünyaya da bir mesaj olarak algılanmalıdır. Dünya’ya şu mesajı böylece vermiş oldular:

“IŞİD’İ işittiniz mi?”

Ankara’da öldürülen IŞİD’li canlı bomba Anıtkabir’de keşif yapmış

 

Önceki yazıCevapsız Sorular: Paris
Sonraki yazıPlan İşliyor Bombalar Patlıyor
Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…