Güreşen Siyaset: Hamza Yerlikaya Cumhurbaşkanı Danışmanı

Dört bir yanımız denizler ve ihanetle çevriliyken bu kutlu mücadeleye katkı vermek, şöyle adam akıllı güreşebilmek için Cumhurbaşkanlığı yeni bir ismi bünyesine kattı. Hamza Yerlikaya…

hamza-yerlikaya-cumhurbakani-danismani

Güreşen siyaset

Ne zaman siyaset ve danışmanlık kelimeleri yan yana gelse aklıma iki kişinin ismi gelir. Uyguladıkları politikalarla acımasız ve sert; açıklamalarıyla nüktedan ve alaycı, kesinlikle iyi eğitimli, zeki ve şüphesiz fırsatçı iki kişi: Polonya asıllı Zbigniew Brzezinski ile Alman asıllı Henry Kissinger… İkisi de yıllar boyu Amerikan politikasına hizmet etti, dünya politikasının seyrine hatırı sayılır etkileri oldu.

Brzezinski, yüksek lisans tezini Sovyetler Birliği hakkında yazarken şüphesiz yıllar sonra Carter ile Brejnev’i aynı masaya oturtacağının farkında değildi. Harvard Üniversitesi tarihinin en uzun lisans tezini yazan Kissinger ise 360 sayfada “Tarihin Anlamı”nı özetlemeye çalışırken yakın tarihin en önemli siyasi oyuncularından biri olacağını ön görmemişti.

Detaya girerek canınızı sıkmak ve bu yazıyı bir ansiklopedik bilgiler silsilesine dönüştürmek istemem. Ama sanırım Brzezinski’nin Kennedy, Johnson ve Carter’ın yakın danışmanlığını yaptığını, Sovyetler’i yok etmek uğruna Taliban’ı besleyen kişi olduğunu söylemek yeterli. Ya da Kissinger’ın Nixon’a karşı Rockefeller’ı desteklemesine rağmen seçim sonunda Nixon’ın ulusal güvenlik danışmanı olmayı kabul etmesinden bahsetmek bu yazı için kâfi.

ABD’nin zorlu döneminde sahne aldılar ve tarihe isimlerini bir şekilde yazdırdılar. Darbelerle, kanlı katliamlarla, ‘detant’ politikalarıyla, silahsızlanma anlaşmaları yahut silah sevkiyatlarıyla! Zamanın en etkili siyasi danışmanları bugün yaşları 90’lara dayanmış, dünyayı kısık ve uzaktan ama kuvvetle muhtemel kibirli gözlerle izlemeye devam ediyorlar. Yabancı basına hala göz atıyorlarsa, Türkiye’den gelen Cumhurbaşkanı Danışmanı haberlerini de muhakkak ‘ilgiyle’ izliyorlar.

hamza yerlikaya ters takla

Güreşen demokrasi

Siyaset kurumu dün olduğu gibi bugün de danışmanlara ihtiyaç duyuyor.

21. yüzyılda da liderler ekiplerini şekillendirirken titiz davranıyor. En önemli istişareler önce bu iyi eğitimli seçilmişlerle yapılıyor, kararlar imbikten geçirilerek alınıyor! Dünyanın hemen her yerinde; Amerika’dan Avrupa’ya, demokrasilerden baskıcı yönetimlere kadar birçok ülkede danışmanlar arz-ı endam ediyor. Hatta tek bir danışman ile yetinilmiyor, farklı uzmanlıklara sahip farklı isimler birikimlerini ülke yararına, liderlerine aktarıyor.

Çünkü politikada her daim uyanık olmak gerekiyor. Çünkü siyaset demek çatışma demek! Biz ve onlar ayrımı demek.

Birlik kuranlar, örgütleyenler, düzen inşa edenler (ya da bazı terbiyesizlere göre var olan düzenin içine edenler) demek. Ve çünkü siyaset güreşmek demek! Aslında tam sözcük bu: “güreşmek”. Hem de Antik Yunan’dan bu yana. Adına da “agonizma” deniliyor. Güreşen, yarışan ve karşısında sürekli rakibe ihtiyaç duyan bu anlayış bir bakıma katılımcı demokrasinin olmazsa olmazı… Mühim olan o agorada, o politik devler sahnesinde yarışmak. Güreşen demokrasi bunu gerektiriyor!

Buyurun er meydanına…

Malum herkesin minderde olduğu, kispeti üzerine geçirdiği bir dönemden geçiyor dünya. Herkes er meydanında. Türkiye ise başta Suriye ve Rusya olmak üzere Irak, İran gibi ülkelerle siyasi ve ekonomik sorunlar yaşıyor. Bu değerli yalnızlığın içinde daha sağlam durabilmek, devletin gücünü cümle âleme gösterebilmek ve akılcı hamleler yapabilmek için her zamankinden çok desteğe ihtiyaç var.

Dört bir yanımız denizler ve ihanetle çevriliyken bu kutlu mücadeleye katkı vermek, şöyle adam akıllı güreşebilmek için Cumhurbaşkanlığı yeni bir ismi bünyesine kattı. Atik, pes etmez ve sırtı kolay kolay mindere gelmez bir ismi… Rakiplerinin ensesinde patlattığı tokatla tüm umutlarını yerle yeksan eden bir dev o. Sadece atacağı bir taklayla bile tüm dünyanın başını döndürecek bir yetenek! Nihayet o da Saray’ın onlarca danışmanından biri olarak göreve başladı.

Böylesi bir gündem yoğunluğunda, Büyük Türkiye’nin üzerine oynanan oyunların önüne geçebilmek için onun Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı’na getirilişi bir nebze olsun içimizi ferahlattı. Son yılların en çok kıskanılan, imrenilen ve üzerine büyük oyunların oynandığı ülkesinde oyunu bozabilecek bir vizyona sahibiz artık.  Kolay değil! Üçüncü köprüsüyle, havalimanıyla, duble yollarıyla, TOKİ konutlarıyla, metro hatlarıyla hemen her yabancının imrenerek, kıskanarak, hasetinden çatlayarak baktığı bu güzelim diyara zeval gelmesin, nazar değmesin diye aranılan isimdi Hamza Yerlikaya.

hamza yerlikaya siyaset cumhurbaşkanı danışmanı cumhurbaskanligi bas danismani

“Hedef: Yeni Türkiye’nin önünü kapamak”

Yıllar önce bir iftar programına katıldığında “Tabi herkes bizim gibi refah içinde değil ama yine de açlıktan ölen yok” dediğinde de, “Sosyal mesaj veren zatlar, biraz milli olun, milletinizin yanında saf tutun” diye buyurduğunda da Türkiye siyaseti için ne denli mühim bir şahsiyet olduğunu kanıtlamıştı.

Türkiye ile Rusya arasında yaşanan sınır ihlali meselesinde ise “Mesele sınır ihlali değildir, güçlü devlet olmanın bedelleri vardır” yorumu yaptığında ise biz işin özünü anlamayan faniler kendimizden utanmıştık.

Hamza Yerlikaya’ya göre hedef Yeni Türkiye’nin önünü kapatmak, itibarsızlaştırmak, iç savaş çıkarmak, halkımızı sokağa dökmek, geçmişteki senaryoları uygulamaktı.

Eğer “agonistik demokrasi” varsa ve siyaset bir nevi güreş ise ve bu sözler milli mayoyu 2 binden fazla giymiş, sekiz Avrupa, üç Dünya ve iki Olimpiyat Şampiyonluğu olan bir zata aitse bize boynumuzu eğip susmak düşer…

Yine de olur ya aranızdan diğerlerini merak eden vatan hainleri çıkar diye aşağıya yedi dünya ülkesinin (çoğu Türkiye’yi feci kıskanıyor) öne çıkan siyasi danışmanlarından bahsedeyim, kerhen…

Türkiye

Hamza Yerlikaya kimdir?

Önce memleket. Dediğim gibi bizde danışmandan geçilmiyor, hemen hepsi alanında uzman kişiler. Son aktörümüz ise Hamza Yerlikaya. 1976’da İstanbul’da doğdu. Aslen Sivaslı. Evli ve 2 çocuk babası.

Asrın güreşçisi lakabını Fanatik gazetesi takmadı, Dünya Güreş Federasyonu FILA verdi. Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü’nden mezun oldu. 1993’de TCDD’ye girdi. Sabah’tan Nuriye Akman’a verdiği röportaja göre 7 Nisan 1996’ya kadar bu kurumda kadrosuz çalıştı.

1999’da İBB’de memurluk, 2006’da Gençlik Spor Genel Müdürlüğü’nde müşavirlik yaptı. Devlet Üstün Hizmet ve Şeref Madalyaları sahibi olan Hamza Yerlikaya, 23. Dönemde AK Parti Sivas Milletvekilliği yaptı. Antalya’da düzenlenen G-20 zirvesini de yakından takip eden Hamza Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Özel Danışmanı olarak bugün mesaisine başladı.

hamza-yerlikaya-twitter erdogan
Hamza Yerlikaya, dış politikaya dair yaptığı nüktedan dokundurmalarıyla da tanınıyor.

Türkiye’yi feci kıskanan ülkelerin devlet başkanı danışmanları

ABD

Yukarıdaki fotoğrafın ortaya çıkmasını engelleyemeyen kişi ise Brian Christopher Deese. 1978’de doğdu. 2000’de Middlebury College’den siyaset bilimi bölümünden mezun oldu. 2009’da Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Washington’daki ilk işi Küresel Gelişim Merkezi’nde araştırma asistanlığıydı. 2008’de Hillary Clinton’un Başkanlık kampanyası ekibinde ekonomi ve politika danışmanı olarak yer aldı.

Josh Earnest, Brian Deese obama white house beyaz saray baş danışmanı
Brian Deese

Clinton’ın yenilgisinin ardından Obama-Biden ikilisi için ekonomi danışmanlığı yapmaya başladı. Obama’nın Başkan seçilmesiyle birlikte Başkan’ın ekonomi politikalarında özel asistanı oldu. 2011’de Ulusal Ekonomi Konseyi’nin başına geçti. Vergilendirme, mali tüzük, temiz enerji, üretim, otomobil endüstrisi gibi önemli konu başlıklarını Beyaz Saray adına koordine etti. Washington’ın en güçlü fakat en tanınmayan kişilerinden biri. Geçen yıldan beri Başkan Obama’nın kıdemli baş danışmanı olarak görev yapıyor. Ama dediğim gibi Obama’nın G-20 zirvesinde madara olmasını engelleyemedikten sonra ne işe yarar onca tahsil! Peh!

Çin

Hamza Yerlikaya’nın olimpiyatlardaki en önemli rakipleri Ruslarla birlikte Çinlilerdi. Siyasette de bu rekabet sürer mi orasını zaman gösterecek. Çin Devlet Başkanı’nın bir numaralı danışmanı ise Wang Hunning. 1955’de Şangay’da doğdu. 1977’de Fudan Üniversitesi’nde Uluslarası Politikalar okudu. 30 yaşında Hukuk Profesörü unvanı aldı, üniversite tarihinin en genç profesörü oldu.

Wan Hunning çin devlet başkanı danışmanı
Wang Hunning

Sonuçta Hamza Yerlikaya da 17 yaşında en genç dünya şampiyonu olmuştu. Neyse, Çinli siyaset teorisyeni, Komünist Parti’nin önde gelen liderlerinden ve politbüro üyesi. Eski Devlet Başkanı Zemin  için çalıştı. Yine eski Başkanlardan Hu Jintao’nun yurtdışı gezilerinde önemli rol üstlendi. Hâlihazırdaki Devlet Başkanı Xi Jinping göreve gelmeden önce yakın ilişkiler geliştirdi, en yakın danışmanı oldu. Wang, Politikanın Mantığı, Marksizm’in Temel ilkeleri, Amerika Amerika’ya karşı, Yeni Politikalara Giriş, Modern Batı Siyasetine dair bir Analiz gibi birçok kitabın yazarı. 1988’de ABD’ye yaptığı 6 aylık ziyareti ise 400 sayfalık bir anı inceleme yazısıyla kitaplaştırdı.

İngiltere

Adı; Edward Llewellyn. 1964 doğumlu. Downing Street 10 numaranın yani Başbakan David Cameron’un siyasi danışmanı. Cameron ile aynı üniversitede, Eton College’de eğitim aldı. Ondan iki sene önce mezun oldu. Oxford’da eğitimini devam ettirdi.

Edward Llewellyn
Edward Llewellyn

Oxford’dan ayrıldıktan sonra eski Hong Kong Valisi Chris Patten’ın yardımcılığını yaptı. Daha sonra dönemin Liberal Demokrat Lideri Paddy Ashdown’ın Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi oldu. 2005’de Cameron Muhafazakâr Parti’nin Genel Başkanlığı’na seçildiğinde personel şefi olarak görev yaptı. 11 Mayıs 2010’da Britanya Başbakan’ının sağ kolu oldu ve başdanışmanlık görevine getirildi. Hiçbir sportif başarısı yok, çünkü pek şişko.

Rusya

Adı; Sergey Markov. 1958 doğumlu. Rus siyaset bilimci, gazeteci, aktivist… Moskova Devlet Üniversitesi’nde siyaset bilimi üzerine dersler veriyor. Moskova Uluslarası İlişkiler Enstitüsü ve Siyaset Bilimi Enstitüsü’nün başında. Uluslarası yayın organlarında Rusya’ya dair birçok yazısı yayımladı. Duma’da danışmanlık görevinde bulundu. Putin başdanışmanlarından. Ama 12 saniye kuralını bile bilmiyor…

Sergey Markov
Sergey Markov

Suriye

Adı; Bouthaina Shaaban. 1953’de Humus’ta doğdu. 16 yaşında katıldığı Baas hareketinde yıllar içinde sivrildi. Yükseköğretimi için İngiltere’ye gitti. Warwick Üniversitesi’nde okudu. Doktorasını aynı ülkede edebiyat alanında tamamladı.

Bouthaina Shaaban
Bouthaina Shaaban

1985’ten 2003 yılına kadar Şam Üniversitesi’nde 19. Yüzyıldan bahsetti, romantik şiir akımı hakkında dersler verdi. Siyasi kariyerinde önce baba Hafız Esad’ın tercümanlığını yaptı. Kısa süre sonra baba Esad’ın dış politika danışmanlarından biri oldu. 2003 – 2008 yılları arasında Göç ve Mültecilerden Sorumlu Bakanlık görevini üstlendi. Baba Esad’ın ardından oğlu Beşar ile çalıştı. 2008’teki Bakanlık görevini tamamladıktan sonra onun politika ve medya danışmanlığına getirildi. Suriye hükümetin dış dünyadaki yüzü olarak tanınıyor. Shaaban’a Arap Birliği tarafından 2005 senesinde “İdari Kademedeki en seçkin kadın” ödülü verildi. Ama sonuçta bir altın madalya değil…

Almanya

Adı; Christoph Heusgen. 1955’te Düsseldorf’da doğdu. 2005’ten beri Alman Şansölyesi Angela Merkel’in dış politika ve güvenlik politikaları danışmanı. Aynı zamanda Alman Başbakanlık İdari İşler Departmanı Başkanı. Bu göreve getirilmeden önce Avrupa Birliği Konseyi’ne altı yıl boyunca yöneticilik yaptı. Javier Solana’nın siyasi kadrosunun başındaki isimdi. Heusgen, St. Gallen, Statesboro ve Paris’te ekonomi eğitimi aldı. Sadece bu kadar mı?

Almanya Şansölyesi Başbakanı Angela Merkel'in danışmanı Christoph Heusgen
Christoph Heusgen

İran

Adı; Ali Younesi. 1951’de İran’da doğdu. Kumm’da Hakkani Okulu’ndan mezun oldu. İlahiyat eğitiminin ardından 1997’de siyaset bilimi eğitimi aldı, ulusal güvenlik üzerine uzmanlaştı. Devrimden önce Şah’a karşı grupta yer aldı. Şah’ın gizli polisi SAVAK’ın İslam Devrimi yanlılarını tutuklaması üzerine eylemcilere yardım etti. Ancak o da tutuklanmaktan kurtulamadı.

Iran's former Intelligence Minister Younesi, chief nuclear negotiator Larijani and former chief nuclear negotiator Rohani attend conference in Tehran

İran’dan kaçıp Filistin ve Beyrut’taki gerilla kamplarında eğitim gördü. İslam Devrimi ile birlikte Tahran İslam Devrimi Mahkemesi Başkanı oldu. Daha sonra Devrim Muhafızları’nın siyasi bürosunun başına geçti. Muhammed Hatemi’nin Cumhurbaşkanlığı döneminde Milli Güvenlik Konseyi üyeliği ve İstihbarat Bakanlığı yaptı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin siyaset ve güvenlik meseleleri ilgili danışmanlığını yapıyor. Ancak fotoğraflarda bile flu görünüyor…

İlgili yazılar

Türkiye: Naif ve Şımarık bir Ülke

Türkiye Dış Politikası’nda İslam Unsuru


İran: Elimizde Türkiye ile IŞİD petrol ticaretinin kanıtları var

Suriyeli bilim adamı Türkiye’yi bırakıp ABD’ye göç etti