Sabah baskısı: Rusya başarılı oldu mu?

Rusya ile yaşanan sessiz kriz her gün yeni bir hareket ortaya koyuyordu. Laf anlamaz Rus uçağının düşürülmesinin hemen ardından boğazlar sözleşmesine güvenen Rusya, muhtemelen misilleme olarak savaş gemisinin sularımızdan geçişi sırasında füzeli askerine poz verdirerek ilk kabadayılığını yapmıştı.

rus savas gemisi istanbul bogazi gecisi fuze bataryasi

Hava soğuktu. Sokak aralarına güneşten evvel koyu bir sis perdesi inmiş şimdiyse yavaş yavaş incelen sisten arda gri renkli bir sabah kalıyordu. Bir çay içmek istiyordu. Köşedeki Fahri Abi’nin kahvesine vardı. Canı sıkkındı. Bir sigara içsem mi, diye geçirdi içinden. Beş yılı aşkındır eline almamıştı. Şimdiyse dün akşamdan beri kafasını delen ağrıdan kurtulmak umuduyla bir sigara arıyordu. Sokağın karşısında duran küçük bir marketin sahibi yeni kaldırıyordu dükkânının kepenklerini. Hızlı alınan bir kararla marketin yanına vardı sonra ilk kararını verdiği hızla, ikinci bir karar verip sigara almaktan vazgeçti. Dükkânın önünde yere atılmış halde duran kalın ipe sarılı gazetelerden bir tane alıp kahveye gitti.

İçeride sadece kahverengi montunun üzerine siyah bir atkı atmış, seyrekleşmiş saçlarına beyaz rengin hakim olduğu bir adam vardı. Kapıyı kapatıp masaya geçmeden evvel kahvenin sahibi Fahri Abi ile bir el hareketiyle selamlaştı. Masaya oturmasıyla çayının önüne gelmesi bir oldu. Koltuğunun altına sıkıştırdığı gazeteyi alıp yeşil kadife örtüyle sarılmış masanın üzerine açtı. Âdeti üzerine önce manşetleri okumaya başladı.

Rusya başarılı oldu mu?

Rusya ile yaşanan sessiz kriz her gün yeni bir hareket ortaya koyuyordu. Laf anlamaz Rus uçağının düşürülmesinin hemen ardından boğazlar sözleşmesine güvenen Rusya, muhtemelen misilleme olarak savaş gemisinin sularımızdan geçişi sırasında füzeli askerine poz verdirerek ilk kabadayılığını yapmıştı. Söz sözü açar, doğru da yanlış da konuştukça farklı hal alırdı. Ama düşen uçaktan evvel, sınırlarımızı ihlal eden ve ihtimal-i kesir seçim öncesi olduğu için göz ardı edilen uçaklar olmuştu.

rus savas gemisi fuze rusya krizi turkiye istanbul bogazi gecisi

Evet, ülke güvenlik protokolünde yapılması gereken yapılmalıydı. Yapıldı da ve halktan çoğunluğun göğsünü kabarttı. Yalnız evvelden var olan ihlallere neden tepki verilmediği sorusu, bu olayları yaşayan küçük bir kesimin sorduğu sorulardan biriydi. Sonrasında Rusya tarafının attığı adımlar ise sokakta kavga eden çocukların yaptığı çocukça tepkiler gibiydi.

Öncesinde haklı olarak düşürülen uçaktan dolayı Türkiye’den özür istendi. Aslında özür, başbakan yardımcıları tarafından tam olarak özür olarak yapılmasa da dolaylı olarak yapıldı. Ama Rus tarafı bununla yetinmeyip, verin benim topumu dercesine Türkiye’den aldığı domatesten ve portakal benzeri gıdaları almaktan vazgeçti. Rusya’da çalışmakta olan Türk işadamlarına sıkıntılar yaşatıldı. Hatta bu sıkıntıdan spor camiası da nasibini aldı. Başta doğalgaz sıkıntısı yaşatılacağı düşünülen Rusya, muhtemelen yaşamakta olduğu ekonomik krizi göz önüne getirerek kendince Türkiye’ye bu şekilde basit ambargo yaptırımlarıyla gözdağı vermek istedi. Yalnız başarılı olamadı.

Seçimden önce ve seçimden sonra terör olayları

Çayından bir yudum aldı Salih. Kahvenin içi dışarıya karşın oldukça sıcaktı. Salih sıcağın etkisinden dolayı biraz rahatlamak için üzerindeki geri renkli kabanını çıkarıp oturduğu sandalyenin arkasına astı. Manşetlere göz atan Salih, sonra ilgisini çeken manşetlerin ayrıntılarını okumak üzere gazetenin iç sayfalarına göz gezdirmeye başladı.

Seçimlerden önce yüksek sesle yazılı ve görsel tüm basında dile getirilen terör olayları, seçimden sonra bu kez biraz daha kısık sesle dile getirilmeye başlansa da halen devam etmekteydi. Seçim öncesi gibi yüksek kayıplar verilmese de var olan sorun halen güvenlik görevlilerinin canlarını almaktaydı. Sadece bu sonuç bile göz önüne alındığına terör olaylarının tek parti iktidarı ya da çok parti koalisyonu ile alakasının olmadığının, işin içinde başka sebeplerin aktif olduğunun tezine varmak mümkündü.

diyarbakir-catismalar-teror-operasyon

Doğu bölgesindeki yatırımlar

Diğer yandan her ne kadar yaşananlar ve sonuçları görsellerle halka gösterilmeye çalışılsa da okulların, camilerin, yolların, elektrik direklerinin, hatların ve benzeri kamu mallarının yakılıp, yıkılıp, tahrip edilmesinden dolayı ortaya çıkan tam olarak göremediğimiz büyük bir maddi ve manevi zararın giderek büyüyerek yaşadığını da hatırlamakta fayda var. İşin acı tarafı ise doğu bölgesi şehirleri özellikle son 10 yılda yapılan bazı çalışmalar ve şahsi yatırımlar sonucu gelişme gösteren ve ekonomik yönden ilerlemeye başlayan şehirlerimizdendi. Oysa şimdi patatesi elinde kalan, balını satamayan, kaşarını nakil ettiremeyen kişileri gördükçe bu olayların hem oradaki üreticiye hem de genel olarak Türkiye pazarına sıkıntı verdiğini görmek üzüntü veriyor.

Devlet görünürde büyük ve büyük olduğu kadar kararlı operasyonlarla terör ve oluşumlarına büyük darbe indirmeye, hatta en azından silahlı yıkıcı gücünü yok etmeye çalışmakta. Ve halen okunan salalardan bazıları terörden dolayı şehit düşen insanlarımız için okunmakta.

Asıl medeniyet, insanın benliğinde ve ruhunda

Salih çayından bir yudum daha aldı. Çayı bitmek üzereydi. Gazetenin son sayfalarına doğru ilerlemeye başladı. Ülkede en az terör olayları kadar önemli olan bir başka sorun da kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetti. Taş duvarlarla, beton yapılarla, süslü parklar, pahalı kamu binaları, asfalt yollar ve benzeri materyaller medeniyetin, gelişmişliğin her zaman göstergesi olmuyordu maalesef. Asıl gelişim ve medeniyet, insanların benliğinde ve ruhunda yaşanması gerekiyordu. İnsanlar düzelmedikçe dünyayı düzeltmek ya da var olan düzeni korumak maalesef mümkün olmayacaktı. Kadınlarımızın yaşadığı sorunları yaşatan sebeplerin başında her şeyden önce insan geliyordu. Ve insanları eğitmek ve geliştirmek için en büyük görev yine kadınlara düşüyordu. Sözün ağırı ise; bir kadına uygulanan erkek şiddetinin müsebbiplerinden biri de o erkeği yanlış yetiştiren diğer kadın olmasıydı. Salih hem gazetesini hem çayını bitirdi. Parasını ödeyip kahveden çıktı. Dışarısı hala soğuktu.

İlgili yazılar

Anadolu Kartalları Rus Ayılarına Karşı

Beşar Esad Türkiye – Rusya krizine ne yorum yaptı?

Rusya gazı 15 gün keserse Türkiye’de ne olur?

Rusya Gazı Keser mi? Rus Turist Yazın Gelir mi?

PAYLAŞ
Önceki yazıİşte yeni neslin aşka bakış tarzı
Sonraki yazıTelevizyon ve Sinema’da Kemal Sunal Güldürüsü
İstanbul'da okudum. Van'da öğretmenlik görevime başladım. Sonrasında yolum Şanlıurfa'ya düştü. Ne zaman başladım yazmaya bilmiyorum. Ama kendimi yazarak yaşamaya adadım. Ben sözden daha kuvvetli olanın sözü yıllara karşı dayanıklı kılanın yazı olduğuna inanırım. Düşüncelerin sözlerde eskidiğine yazılarla geliştiğine inanırım. Hayatımızın her alanında yazı ile barışık olma ümidi ve dileği ile yazılarımla burada olacağım. Bunun için Indigo Dergisi ailesine sonsuz teşekkürler.