Yeni Yüzler Lazım: Vahdettin’in Resmini Asın

Editörüm arayıp “Şeytan mısınız Taner Bey?” deyince önce bir duraladım. Gerçi şeytanın hayırlısı olmaz ama “hayırdır!” der demez; “Hani susan dilsiz şeytandı. CHP’nin duvarından Atatürk’ün resmini indiriyorlar, iki satır yazı yazmıyorsunuz” dedi. Ben de “Bakırköy Belediyesi’nin kaldırım duvarı ihalesine (*) girdim de ondan susuyorum” dedim. Gerçekten, susan dilsiz şeytandır diyen ben; kaldırım ihalesi için dilini yutmuş bir şeytana dönüşmüştüm. Dün itibariyle ihale sonuçlandı, kaybettim, artık yazabilirim.

Vahdettin Atatürk chp yeni aylin nazlı aka duvardan atatürk resminin kaldırılması atatürk

 

Hani derler ya önce ekmekler bozuldu diye. Bu değişimin farklı bir dille anlatımıdır aslında. CHP’de de önce kara çarşafın üzerine Altı Ok rozeti takıldı. 2008 yılında çarşafa takılan rozet çarşafın içindekini bile utandırdı ama Deniz Bey utanmadı. Aslında çarşaf sadece bir semboldü. İçinde kimin olduğunun hiç önemi yoktu. Şevki Yılmaz da olsa olurdu, Hasan Mezarcı da… Önemli olan yeni yüzlerle yeni şeyler söylemekti. Hemen arkasından bir seçim, CHP Akdeniz’e dökülmek üzere.

Belki çok vasıflılardır onu bilmem, ama Sayın İhsan Özkes’in müftülükten, Sayın Mehmet Bekaroğlu’nun da Saadet Partisi’nden transfer edilip milletvekili yapılmasındaki amaç herhalde marksist oyları partiye çekmek değildi. İki dini bütün müslüman, milletvekili adayı yapıldı. Arkasından bir seçim, CHP Akdeniz’e dökülmek üzere.

2014 yılında Kemal Bey Mansur Yavaş’ı otobüse bindirip gezdirdi. Vatandaşları bozkurt işareti yaparak selamladı. Devlet Bey bile kıskandı: “Yahu öyle ülkücü işareti mi olur? Onun yaptığı heavy metalci işareti. Bizimkinin burnu sivri olur, o yuvarlak yaptı” dedi. Ne yaptığının aslında hiç önemi yoktu. Önemli olan yeni yüzlerle yeni şeyler söylemekti. Hemen arkasından seçim, CHP Akdeniz’e dökülmek üzere.

Bu seçimden sadece 3 ay sonra Devlet Bey baktı ki bunda potansiyel var, “Gel, beraber çatı aday sunalım” dedi. Aradılar, taradılar, izocam olarak Ekmeleddin Bey’i buldular. Herkes birbirine baktı, sevap için tanıyan bir Allah’ın kulu çıkmadı. Ama olsun tanınıp tanınmamasının hiç önemi yoktu. Önemli olan yeni yüzlerle yeni şeyler söylemekti. Hemen arkasından bir seçim daha, millet çatıyı kafasına geçirdi.

Ve en son Aylin Nazlıaka, “Atatürk’ün resmini duvardan indirdim. Artık yeni şeyler söylemek lazım” dediği iddia edildi. Kıyamet kopunca da “Ben indirmedim, hatta indiren birine engel oldum” diyerek düzeltti. Resmi indirene tavsiyem, Vahdettin’in resmini asması.

Ne de olsa yeni yüzlerle yeni şeyler söylemek lazım

arapça chp yeni Vahdettin Atatürk chp yeni aylin nazlı aka duvardan atatürk resminin kaldırılması atatürkİster misiniz Tayyip Erdoğan çıkıp “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir” diyerek CHP’yi denize döksün. Bakma sen! Atatürk’ün vasiyeti diye sahip çıkanlar olmasa şimdi hepimiz Suriyeli göçmenler gibi Midilli açıklarında lastik botların içindeydik.

CHP’nin anlamadığı ne biliyor musunuz? Kimse aslı orada dururken taklidine oy vermez. Bunu anlamıyorlar. Kardeşim, yeni şeyler söyleyip durmayın; eskiyi tekrar edin. “Yurtta sulh cihanda sulh” deyin, “Ne mutlu Türküm diyene” deyin, “Biz sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severiz” deyin, “Adalet mülkün temelidir” deyin, “Köylü milletin efendisidir” deyin, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” deyin, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” deyin. Deyin oğlu deyin…

(*) Şimdi inanıp da savcılığa ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla suç duyurusunda bulunurlar. Kardeşim ben cerrahım. Kaldırım duvarı ihalesine falan girmedim. Biz sadece tanrının huzurunda ihaleye gireriz, şimdilik hiç kaybetmedik.

İlgili yazılar

Kılıçdaroğlu’nun CHP’si eskiyor mu?


CHP Kurultayı: Demokrasi mi Kazandı?

Kılıçdaroğlu ile Ne Uzayan Ne Kısalan CHP