Devlet ananızı nasıl ağlatır?

Devlet, halk için midir; Yoksa halk, devlet için midir? Hangisini yaşatalım da hangisi yaşasın? Devlet ile ilgili nice soru var… Bakalım devletin ortaya çıkış sebebi ile bugün var olan devletin yaptıkları birbiriyle örtüşüyor mu?

asgari ücret zam devlet

Halkını mutlu edemeyen devlet neden vardır?

Devlet neden vardır, devletin amacı nedir?

Devlet, halk için midir; yoksa halk, devlet için midir? Hangisini yaşatalım da hangisi yaşasın?

Devletin ortaya çıkış sebebi nedir?

Daha devlet ile ilgili nice sorular, sor sor bitmez…

Benim düşünceme göre devlet, halk için vardır… Halkını mutlu etmek için vardır. “Halkını mutlu edemeyen devlet neden vardır?” sorusu da sorgulanmalıdır…

Devlet, kuruluş aşamasında kendi sınırları içerisinde bulunan topraklar içerisinde, kendi bünyesinde bulunan halkın önce güvenliğini, sonra da demokratik, hukuki işlemlerini koruyup kollamak için kurulmuş örgütsel bir kimlik, kurumdur…

Şimdi, devletin yapısı ile ilgili fazla felsefe, edebiyat yapmadan günümüze gelelim ve var olan devletimizin bizim için son zamanlarda neler yaptıklarına bir bakalım…

Hani herhangi bir olay olduğunda deriz ya “Devlet Baba bize sahip çıkar; Devlet Baba yardım etsin!” diye…

Bakalım, Devlet bize ana mı oluyor, baba mı?

Son günlerden başlayarak şu devletin bize ne yaptığına bir bakıp nasıl “baba (!)” olduğunu bir görelim…

7 Haziran seçimlerinde CHP çıktı ve seçim vaadi için şöyle dedi: “Asgari ücretliye 1.500 TL vereceğiz.”

Sonra AKP, “Bol keseden atma kaynak göster!” dedi. Hatta Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de “O kadar yapsınlar ben de oyumu CHP’ye vereceğim” dedi. 7 Haziran AKP için hüsran olunca baktılar ki CHP’nin vaadi yerini buldu, “Biz de bol keseden atalım!” dediler.

“Sonra yapmasak da olur halk vaadi kabulleniyor sonuçta!” öyle değil mi?

AKP, 1 Kasım’da da öyle dedi tabiri caizse, “Ey halk biz, kesemizi yanlış hesaplamışız, alın size 1.300 TL, yeter ki oyunuzu bize verin!” dediler…

Öyle de oldu, halk öyle de yaptı ve AKP’ye oylar kaydı (terör olayını ayrı tutuyorum)…

Peki maaşlar 1.300 TL oldu mu? Hakkını yemeyelim AKP’nin; hakikaten yaptılar, ama nasıl yaptılar?

Basit bir değerlendirme yapalım…

Asgari ücret 2015 yılının son 6 ayı net 1.000 TL’ydi, 2016 yılından itibaren 1.300 TL oldu.

Şimdi yapılan bu zammın nasıl zam olduğuna bir bakalım!..

Asgari Ücret karikatür

2016’ya girerken asgari ücret ile zam ilişkisi

• Önce elektriğe % 6,8 oranında zam yaptı “Devlet Baba”…

• Vergi, harç ve hizmet bedellerine % 5,58 zam yapıldı.

• Alkollü içeceklerin ÖTV’si % 15 zam

• Sigara ve tütün ürünlerinin ÖTV’sine % 25 zam

• Zorunlu trafik sigortasına % 20 zam

• Köprü ve otoyol geçişlerine % 16 zam yapıldı ve OGS / HGS’de  var olan % 20‘lik indirim kaldırıldı. Kaldırıldığında da toplamda alın size % 39‘luk bir zam karşınızda…

• Cep telefonlarının vergisi 120 TL’den 160 TL‘ye çıktı.

• Müze ve ören yerlerine % 400, yanlış değil yüzde 40 değil, yüzde 400…

• Dünyada petrolün varil fiyatı 30 doların altına düştüğü şu ortamda biz petrolü hala aynı fiyata alıyoruz…

Devlet, ayrıca size olduğundan fazla zam yapar, sonra onun üzerinden biraz indirim yaparak size şirin görünmeye çalışır. Halbuki devlet, yapmak istediği zammı size yapmıştır bir kere, siz de ‘devlet baba bizi koruyor’ diye düşünürsünüz…

Asgari ücret zammına gelince bir kere devletin her yılın başında bir zammı vardı zaten; bunun yanında yapılan yukarıda saydığım zamlarla asgari ücret zammı erimiş oldu…

Her zaman dile getirildiği gibidir durum aslında…

“Devlet kaşıkla verdiğini, kepçeyle geri alır!”

Hepsi bu kadar işte…

İşte devletin varoluş sebebi burada ortaya çıkıyor, devlet kimi koruyor, halkını mı?..

Koca bir yalan ve koca bir hayır!..

Tarihte, devlet bir yere kadar halkını korumuş, kollamıştır. Bir yerden sonra toplumda “üstün olanlar”ın diğer bir deyişle kodamanların devleti olmuş, onların hukukunu korumuştur.

Kusura bakma ey halkım, sen sustuğun sürece belli zümrelere hizmet edersin, onun için emeğini verirsin. Devlet de bugüne kadar senin sömürülmene izin vermiş, bundan sonra da verecektir ve sadece bunu seyredecektir. Sen de, ömrün boyunca bu düzenin hizmetkarı, kölesi olacaksın. Bunu da sakın unutma emi halkım!..

İşte bu yüzden “devlet baba” da, bugüne kadar da anamızı ağlatmış ve böyle giderse daha da ağlatacaktır!

Belki de “Haydi, ananı al da git!” der bilinmez ki! Sonuçta bu devlet, öyle değil mi?

İlgili yazılar

Asgari ücrete yapılan artışı söke söke alırlar

Gençlere göre Türkiye’nin en önemli sorunu ne?

Atatürk resmini duvardan kim indirmiş?

PAYLAŞ
Önceki yazıAteistlerin dine bakışı ve Türkiye’de din eğitimi
Sonraki yazıLiseler arası 3D Yazıcı Atölyesi ve Yarışması
Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…