Asgari ücrete yapılan artışı söke söke alırlar

7 Haziran seçimlerinde asgari ücret ile alakalı hiçbir vaatte bulunmayan Ak Parti hükümeti 1 Kasım seçimlerine günler kala asgari ücrete yapacakları zamla büyük bir kitleyi taraflarına çekebilmişti. Öyle ki; konu ile ilgili çok görüşmeler ve toplantılar yapıldı. İşverenler isyan etti, “Artacak olan yükümüzü hafifletin, vergi muafiyeti, sigorta prim indirimi istiyoruz” dediler, ancak “Benim ağzımdan çıkan her söz teminattır.” diyen Sayın Başbakanımız kimsenin gözünün yaşına bakmadı…

asgari ücrete zam elektrik zammı kopru zammı

Bu senaryoda kimin yüzü gülecek yaşayıp göreceğiz. İşverenin yüzünün gülmeyeceği kaçınılmaz bir gerçek, peki asgari ücrete çalışan işçiler? Bu maçın kazananı onlar mı zannediyoruz?

Asgari ücretin 1300 lira olması işverenleri büyük sıkıntılara soktu. Ama hatırlarsak muhalefet partiler seçim kampanyasında asgari ücreti 1500 – 2000 liraya çıkaracaklarına dair vaatlerde bulunmuşlardı. Böyle bir durumda hayal gerçek olsaydı işverenin tepkisi daha da büyük olurdu. Olaya farklı açıdan bakınca da verilen vaatler yerine getirilir miydi tartışılır.

Her halükarda memleket meselemiz olan asgari ücret zammı sonunda netlik kazandı. Herkes heyecanla Ocak ayı maaşını beklemekte. Herkes şaşkın, herkes aynı soruyu soruyor birbirine; ” Bizim maaşlara etki yapar mı bu artış?” Birçok işveren asgari ücretin artmasıyla bütün çalışanlar için maaşlarında zam isteme hakkı doğacağını ve zincirleme artışın işvereni çok zor durumlara sokacağını belirtiyor. Bunu anlamak için ekonomi okumaya gerek yok.

Kim ne kadar maaş artışı ister, kim isyan eder, kim beklediğini bulur, kim işten çıkarılır bilinmez ama asgari ücretin net 1300 lira olması işverenin kişi başı aylık 437 lira daha fazla zarara gireceği anlamına gelir. Ama bardağa dolu tarafından da bakmak gerekir. Sayın Cumhurbaşkanımızın “Bereket ekonomisi” işverenin çalışanıyla paylaşıma girdiği andan itibaren kazancının daha da çok bereketleneceğini vurguluyor. “Sizin şer bildiğiniz şeylerde hayır, hayır bildiğiniz şeylerde şer vardır.” ayeti de moral olsun işverenlere…

Asgari ücretin net 1000 liradan 1300 lira olmasıyla elden edilen yüzde 30’luk artış asgari ücretin kişi başına düşen milli gelirdeki payının yüzde 47’den yüzde 57’ye yükselmesine sebep olacak. Bu da asgari ücretin kişi başına düşen milli gelire oranı yüksek olan Avrupa ülkelerini (Almanya, İngiltere, Hollanda…) yakalamamızı sağlayacak. Kişi başına düşen milli geliri ülke vatandaşlarına düşen ortalama gelir düzeyi diye hesaplarsak ve Türkiye’de her 4 kişiden birinin asgari ücretle çalıştığını göz önünde bulundurursak bahsi geçen ülkelere yetişmemiz mümkün mü bunu uzmanlara bırakalım.

2016 yılı zamlar yılı olsun. Asgari ücretteki artış işçi için pek bir şey ifade etmeyecek zira gelen para gideceği yeri bulacak. Elektrik faturalarına güzel bir zam oldu, zorunlu trafik sigortası, köprü – otoyol ücretleri, sigara – alkol ve benim unutmuş olduğum sizin aklınıza gelen ne varsa…

Allah’tan zamlara alışık bir milletiz. Hal böyle olunca vatandaşa yine ayağını yorganına göre uzatmak düşüyor.

İlgili yazılar:

Asgari ücret gerçekliği


Seçim vaatlerinde asgari ücret tartışması

Asgari ücret açıklandı! Asgari ücret ne kadar oldu?